Son Haberler

Cari işlemler açığına dikkat!

Finansal Bakış

2014 yılında dünyada global krizin etkilerinin ortadan kalkacağı ve yeni bir ekonomik dönemin başlayacağı bekleniyor. özellikle ABD, Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa’nın başını çektiği gelişmiş ülkelerdeki ekonomik iyileşmenin etkileri dünyanın diğer bölgeleri ve ülkeleri için farklı sonuçlar yaratacak. Gelişmekte olan ülkeler açısından ise durum daha da farklı ve çok değişkenli bir yapı arz ediyor. Bu çerçevede, Türkiye açısından 2014 yılı çok farklı sonuçlar ortaya koyabilir. Gelişmekte olan ülkeler içinde ciddi cari işlemler açığı veren ülkelerin olası sermaye çıkışlarında olumsuz etkileneceği beklenmeli.

TüRKİYE’NİN CARİ İŞLEMLER AçIĞININ SüRDüRüLEBİLİRLİĞİ TARTIŞMALI

ülkemizin son 10 yıllık dönemde cari işlemler açığının 2009 yılını hariç tutarsak yıllık 40 milyar USD üzerinde seyrettiği görülüyor. Cari işlemler açığının bu kadar uzun bir süre kesintisiz devam ettiği ülkeler sınırlı. Bu ülkeler ABD, İspanya, Türkiye ve Yunanistan şeklinde sayılabilir. Cari işlemler açığının geçici bir dönem için varlığı kabul edilebilir. Fakat gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye açısından 10 yıldır kesintisiz cari işlemler açığının devamlılığı ciddi sıkıntıların varlığına işaret ediyor. Bununla beraber bu boyutta bir dengesizliğin uluslararası piyasalarda meydana gelecek olumsuzlular neticesinde sürdürülemeyeceği kuşkusuz.

2000-2013 ARASI KüMüLATİF CARİ İŞLEMLER AçIĞI 400 MİLYAR DOLAR

Cari işlemler açığının 2000-2013 (Eylül) arası 14 yıllık dönemde ortalaması 28 Milyar USD, 2003-2014 dönemde ise 35 milyar dolar olduğu görülüyor. Son 14 yıllık dönemde birikmiş cari işlemler açığı 400 Milyar doları aşacak.
Bu rakam ülkemiz GSMH’nin yarısına yakın bir kısmına tekabül ediyor.

YAPISAL TEDBİRLERİN ALINMASINDA GECİKMENİN MALİYETİ YüKSEK OLABİLİR

ülkemiz cari işlemler açığının yapısal bir durum olduğu ve bunun için tedbirler alınması gerektiği hemen hemen toplumun her kesiminde dile getiriliyor. Ancak yukarıdaki tabloya bakıldığında bunun sonuçlarının hala somut olarak alınamadığı değerlendirilebilir. ülke olarak bu sürecin bir gün kesintiye uğrayacağını ve sonucunda daha büyük maliyetler ortaya çıkabileceğini gözden uzak tutmamak gerekir. Başkalarının tasarruflarıyla harcamalarımız ve yatırımlarımız uzun süre ve kesintisiz finanse etmek mümkün olmayabilir. Mümkün olsa bile bunun çok ciddi maliyetleri olacağı da kuşkusuz.

GüNEŞ EN öNEMLİ ENERJİ KAYNAĞI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

ülkemizin özellikle enerji ihtiyacı için yaptığı ithalatın azaltılması amacıyla yapısal tedbirler alması gerekiyor. Bu anlamda AB üyesi ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi ve enerji ihtiyacının ciddi bir kısmını buradan sağlaması örnek alınabilir. örneğin, güneş enerjisi Türkiye açısından çok önemli bir kaynak olarak ele alınmalı ve ulusal bazda planlama yapılarak elektrik ihtiyacımızın ilk etapta yüzde 10’u ve devamında yüzde 25’inin buradan elde edilmesi hedeflenebilir. Bunların orta ve uzun dönemde gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin enerji ihtiyacında önemli bir bölümünün karşılanacağı ve cari açığa yapacağı pozitif katkının çok büyük olacağı tartışmasız. 

Rafi Karagöl
JCR Eurosia Rating Başkan Vekili

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası