Son Haberler

Dalgalı sularda kaptan olmak…

İletişimdeki beceri, kriz dönemlerinde sınanır. Bu, evliliği sürdürme becerisi gibidir. Hırgür çıktığı günlerde söylenenler, davranışlar aile kurumunu geleceğe taşıdığı gibi, kriz ve türbülans dönemlerindeki iletişiminiz de kurumlarınızı ileriye taşıyacaktır.

“Şirketler yanlış şeyler yaptıkları için değil, bir zamanlar başarı getiren doğru şeyleri çok uzun süre yapmaya devam ettikleri için başarısız olur”

Bu yorumu CMO Summit etkinliğinde, perakende sektörünün önde gelen liderlerinden Cem Boyner yaptı.

“İyinin düşmanı,  daha iyi olduğu gibi dönüşüm,  değişim ve krizler de statükonun düşmanıdır.”

“Süreci başarılı bir sonuca ulaştırmak yöneticilerin vazgeçilmez özelliği olmalıdır.”

Fortune 500 şirketlerinin yöneticilerine imreniriz. Söyledikleri, yaptıkları, başarı ve hayal kırıklıkları ile yüzlerce kitap yazıldı. Milyonlarca dolar maaş alıyorlar, biz de imreniyoruz.

Birkaç ay önce Apple, 1 trilyon dolar şirket değerine ulaştı. Herkes alkışlarken acaba CEO’su Tim Cock ne düşünüyordu?

Öyle ya, şirketi binde bir değer kaybetse 1 milyar dolar, yüzde 1 değer kaybetse 10 milyar dolar piyasa değeri düşecekti. Orada tutunmayı başarmak, 1 trilyon değere ulaşmaktan daha zor değil mi?

 

MICROSOFT, YENİDEN DÜNYANIN EN DEĞERLİ ŞİRKETİ OLDU

Geçen gün bakın ne oldu?

Microsoft, ezeli rakibi Apple’ın piyasa değerini 8 yıl aradan sonra aşarak yeniden dünyanın en değerli şirketi oldu

Microsoft’un New York Borsası’nda işlem gören hisseleri, 28 Kasım Çarşamba günü yüzde 3’ün üstünde değer kazanarak hisse başına 110,99 dolara kadar yükseldi.  Şirketin toplam piyasa değeri, hisselerdeki artışla birlikte yaklaşık 850 milyar dolara ulaştı. Böylece, ezeli rakibi Apple’ın 845 milyar dolarlık piyasa değerini ( iki ay önce trilyon dolar olmamış mıydı?) 8 yıl sonra yeniden aşan Microsoft, dünyanın en değerli şirketi ünvanını da geri aldı

CEO’LAR, ZAMANLARINI NASIL GEÇİRİYOR?

Evet, milyonlarca maaş alan CEO’lar iş süreçleriyle ilgili her gün neler düşünüyor?

Milyonlarca dolar ödüyorlar ve kurumsal dünyadaki en sevilen şirketlerin bazıları için dönüştürücü kararlar alma gücüne sahipler.

Üst düzey bir CEO olmanın bariz avantajlarına rağmen, büyük baskı, inceleme ve zaman taahhütleri ile gelen bir iş. Dahası, iş-yaşam dengesinin eksikliği, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde bir engel oluşturabilir ve aynı zamanda ilişkilere önemli bir yük getirebilir.

Bir CEO’nun hayatındaki bir gün neye benziyor ve en iyi işin sürekli talepleriyle nasıl baş ediyorlar?

Harvard Business School’un araştırmasına göre, bu iş liderlerinin zamanlarını nasıl ayırdıklarına bir bakalım:

. İşlevsel ve iş birimi değerlendirmeleri (% 25)

. İnsanlar ve ilişkiler (% 25)

. Strateji (% 21)

. Organizasyon ve kültür (% 16)

. Operasyon planları (% 4)

. Birleşme ve satın almalar (% 4)

. Mesleki gelişim (% 3)

. Kriz yönetimi (% 1)

Yukarıdaki veriler, şirketleri yılda ortalama 13,1 milyar dolar gelirle yöneten CEO’lardan geliyor.

Benim en çok dikkatimi çeken, kriz yönetimine yüzde 1 zaman ayırmaları. Bu da kurumsallığın bir sonucu diye düşünüyorum. Türk CEO’ların günlük planları nasıl oluşuyor?

CEO’LAR, HANGİ ZORLUKLARI YAŞIYOR?

Bir de zorluklar var. CEO’lar görevlerini yerine getirirken, beklenmedik en büyük zorluklar olarak neleri tanımladıklarına da bakalım:

. Kültürel değişim sürüşü (% 50)

. Kendim ve yansıma için zaman bulma (% 48)

. Üst düzey liderlik takımımı geliştirmek (% 47)

. Kısa vadeli finansalları uzun vadeli şirket dönüşümü ile dengeleme (% 40)

. Aile / kişisel yaşamım üzerindeki etkinin yönetilmesi (% 35)

. Fiziksel sağlığımı korumak (% 31)

. Dış paydaşlarla ilişki kurmak (% 25)

. İç paydaşlarla ilişki kurmak (% 23)

. Stres düzeyimi yönetme (% 20)

. Akranlarımla bağlantı kurma (% 18)

CEO’LAR, SORUNLARLA BAŞ ETMEK İÇİN NE YAPIYOR?

Ayrıca kişisel bakımları için yaptıkları, sorunlarla baş etmede büyük faydası olduğunu düşünmeden geçemiyorum:

. CEO’ların yüzde 60’ı haftada birden çok kez egzersiz yapıyor.

. Yüzde 50’si kişisel antrenör tutuyor.

.  Yüzde 32’sinin sağlık koçu var.

.  Yüzde 32’sinin yönetici koçu ve yüzde 22’si terapisti bulunuyor.

Bütün bunlara rağmen beklenmedik sonuçlar yaşıyorlar ve rekabette yolda kalabiliyorlar.

MOTİVASYONUMUZU KAYBETMEYELİM!

Zamanın çarkları bizi ve kurumlarımızı öğütürler, motivasyonumuzu kaybetmeyelim. En önemli nokta kriz, kırılma, türbülans vs bir duruma geldiğimizde kriz iletişimini iyi yönetebilmemiz gerekiyor.

Nasıl yani, kriz mi var?

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar: Hocam, kıyamet ne zaman?

Hoca, kendinden emin şekilde: Ben ölünce küçük kıyamet, hanım ölünce büyük kıyamet!

Herkesin kıyameti kendine…

ASIL BECERİ, KRİZ DÖNEMLERİNDE BELLİ OLUR

Unutmayalım! İletişimdeki beceri, kriz dönemlerinde sınanır. Evliliği sürdürme becerisi gibidir. Hırgür çıktığı günlerde söylenenler, davranışlar aile kurumunu geleceğe taşıdığı gibi, kriz ve türbülans dönemlerindeki iletişiminiz de kurumlarınızı ileriye taşıyacaktır.

Eğer politika ve spor yazmıyorsanız, böyle dönemlerde yazmanın, konuşmanın zorluğunu bilemezsiniz.

İster iletişim deyin, isterse diyalog… Marka yönetiminden bahsedin veya toplulukları yönetmeden, illa işin sırrı algıyı yönetme becerisidir.

Bu kadar hesapsız kitapsız salvoların atıldığı bir ortamda bunu yazıyorum.

İletişim yönetimi, algı yönetimi deyince genel kabul gören bir kuralı aktarayım:

Beyin mesajları kayıt için belleğe gönderir. Bellek kodu şöyle çalışır: “Falancanın paçasında çamur yoktur” diye iyi niyetli bir şey dedik. Bellek bunu “falanca, paça ve çamur” olarak kodluyor. Siz ne zaman “çamur” deseniz “falanca” akla geliyor. İnadına kötü sıfatlarla birilerini yan yana getirinleri siz düşünün…

Muhtemel ki beynin olumsuzluğa meyli, çocukluğumuzdan kalan alışkanlıklar yüzünden. Çocukların olumlu, güzel ve iyi kelimelerle yetiştirilmesi bu açıdan önemlidir.

Hele günümüz sosyal medyası bizi itidalli olmaktan alıkoyuyor. Twitter başta olmak üzere gündeme bakıyorum da olumsuz, aşağılayıcı ve hakarete varan ifadelerden geçilmiyor.  Kem söz sahibine aittir. Bu kelimeler kimden çıktı ise, o da öyle kodlanıyor.

Bütün dünya benzeri bir kırılmadan geçiyor ve şartlar gerçekten beklentilerin ötesinde.

TAHMİN EDEMEYECEĞİMİZ BİR DÜNYA BİZİ BEKLİYOR

Düşünsenize dünyada bir Trump gerçeği var.

Şöyle bir dünya hayal edin: Twitter, Facebook yok. Saddam Hüseyin hayatta ve Beşşar Esed’e İngiltere Kraliçesi şovalye unvanı veriyor. Petrol fiyatları bugüne göre beşte bir ucuz… Bu mümkün mü?..

Eyes Wide Open kitabının yazarı Noreena Hertz, de böyle soruyor. Ama 15 yıl önce bunlar vardı ve önümüzdeki 15 yıl içinde de tahmin etmeyeceğimiz bir dünya bizi bekliyor olabilir.

Karmaşık sistemler içinde akıllı kararları nasıl alacağımız konusunda Hertz, beş madde öneriyor. Karmaşık günler yaşayan hepimiz için gerekli beş işgörü…

1.Dün işe yarayan, yarın işe yaramayabilir.

  1. Şeffaflık artık kaçınılmaz.
  2. Bulunduğumuz ortamlar karar vermemizi etkiliyor. Güneşli havada verdiğimiz bahşiş bile artıyor. Bulutlu, karmaşık ortamda veya sinirli iken verdiğimiz kararlar olumlu olmayabilir
  3. Ekip oluştururken, etrafınızda farklı insanlardan çoğunluk oluşturun.
  4. Hergün kendinize ve düşünmeye en az 30 dakika vakit ayırın.

Asırlardır bu topraklarda farklı kültürler arasında çatışma olmadı.  27 milyon insanın göç yaşadığı Türkiye’de “Yeni biz kültürü oluşturmalıyız.” Aksi takdirde ne ailemiz ne de şirketimiz küresel dalgalar içinde varlığını sürdürebilecek.

Bu da ancak iyi bir kriz iletişimi yönetimi ile mümkündür…

Zuhal Mansfield /Müebbet Sanayici

TMG Doğaltaş Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı

mansfield@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası