Son Haberler

Değişen dengeler ve perakende stratejileri

önümüzdeki günlerde değerli TL yerini, değerli dövize bırakacak. Söz konusu durumun piyasalara ilk etkisi öngörülenin üzerinde pahalı döviz, borsada düşüş, faizlerde nispi yükseliş şeklinde olacak. Peki önümüzdeki yeni dönemde nasıl bir strateji izlenmeli?

Perakende piyasamız ve yerli markalarımız özellikle 2008’den bu yana ciddi büyüme rakamlarına ulaştı. Son 5 yıl içinde açılan alışveriş merkezlerinde perakendeciler hızla büyüdü. Global krizle mücadele edebilmek için son 5 yıllık süreçte piyasalarda dolar bolluğu yaşandı. ABD Merkez Bankası (FED), piyasalara bu çerçevede aylık yaklaşık 85 milyar dolar sürüyor. Sonuç olarak özellikle Türkiye gibi gelişen ülke piyasalarında yatırım, ithalat ve nihayette tüketim artışlarıyla birlikte yabancı para kaynaklı rekor büyüme oluşuyor. (çin, Brezilya, Rusya)

Bol ve ucuz dolar likiditesi gelişen ülke pazarlarında adeta talep patlaması yarattı. Perakende satışlar ve dolayısıyla şirket büyümelerinde rekor seviyeler görüldü. FED tarafından verilen sinyaller önümüzdeki günlerde dolar likiditesinin azalacağı yönünde. Gelişen ülke piyasalarından ‘dolarda eve dönüş başlayacağından’ doğal sonuç olarak tüm gelişen ülke para birimleri değer kaybedecek.
önümüzdeki günlerde değerli TL yerini, değerli dövize bırakacak. Söz konusu durumun piyasalara ilk etkisi öngörülenin üzerinde pahalı döviz, borsada düşüş, faizlerde nispi yükseliş şeklinde olacak.

Birkaç haftalık süreç sonunda yeni ve daha makul seviyelerde döviz ve faiz dengesi sağlanacak.

Geçtiğimiz 3-4 yıl süresince değerli TL nedeniyle yurtdışı pazarlarda rekabet avantajı yakalayamayan birçok firma, yurtiçi büyümeye yöneldi. Yeni dönem değerli döviz, yükselen faizler ortamında perakendeciler, temkinli adımlarla firmalarını büyütme yoluna girmeli ve içinde bulunulan durumu fırsata çevirme imkanlarını araştırmalı. İzlenmesi gereken ana stratejiyi her firma kendisi belirlemeli fakat burada vurgulanması gereken önemli noktalar var. Tüm firmalar mümkün olduğu kadar döviz borçlanmaktan uzak durmalı. Hangi para birimi üzerinden satış yapılıyorsa, aynı para biriminden alım ve borçlanmalarını organize etmeli. Diğer bir değişle kur riskini minimize edip açık pozisyon taşımamalı. Değerli döviz kurları fırsat olarak görülüp bu sayede yakalanacak rekabetçi fiyatlar ile yurt dışı açılım fırsatları süratle devreye alınmalı. özellikle en büyük ticari ortağımız olan Avrupa ülkelerinin krizden çıkış süreci göz önüne alınarak, bu ülkelerde yeniden yapılandırma ve mağazalaşma çalışmaları hızlandırılmalı.

Yeni dönemle birlikte kredi maliyetlerinde yaşanacak artışlar da dikkate alındığında kredi, döviz gelir-gider dengesi çok iyi ayarlanmalı, ithal ürünlerde temkinli davranmalı ve çok sıkı kontrol altında tutulmalı. Mümkün olduğunca riskli yatırımlardan kaçınıp, döviz yaratıcı işlemler arttırılmaya çalışılmalı.

Dr. Fatih Anıl
ORKA Group İcra Kurulu üyesi

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası