Son Haberler

Hisarcıklıoğlu maraton koşuyor

Eğer STK liderleri, Türkiye’nin son yıllardaki büyük koşusunda Başbakan Erdoğan’a destek olabilselerdi, Türkiye bugün çok daha ileri bir noktaya gelebilirdi. Dünyaca ünlü mega şirketler, mega icraatlar için Türk şirketleriyle dev ortaklıklar yapabilirlerdi.

Hisarcıklıoğlu bir kez daha TOBB Başkanı… Bu çok önemli keza TOBB ve TüSİAD Türkiye ekonomisinin iki önemli lokomotifi. Ama birbirlerine hiç benzemiyorlar. Liderliğe giden yolları da, icraatları da farklı! TüSİAD’a haksızlık yapmamak gerekiyor. Yanlış bir algı nedeniyle TüSİAD, Anadolu’ya karşı olan bir İstanbul sermayesi sanılıyor. Oysa gerçek bu değil. TüSİAD’ın kurucu babalarının tümü Anadolu kökenliydi. Vehbi Koç, Sakıp Sabancı ve Nejat F. Eczacıbaşı sonradan İstanbullu oldular. Yine az bilinen bir nokta: Hepsinin arkasında devlet desteği vardı. Türkiye Cumhuriyeti başlangıçtan itibaren Türkiye’de var olmayan milli kapitalizmi geliştirmek için belli kişileri bütün gücüyle destekledi. TüSİAD’ın kurucu babaları varoluşlarını Atatürk’e, Celal Bayar’a, Adnan Menderes’e, Süleyman Demirel’e borçlular.

TüSİAD’ın iki büyüğü Sakıp Sabancı ve Nejat F. Eczacıbaşı benim sponsorum oldular ve evlerini bana açtılar. TüSİAD’ı iyi tanıyorum. Bu konuda Sakıp Sabancı ile beraber yaptığımız ve 2000 yılında TGRT’de “prime-time” da yayınlanan “Sakıp Ağa ile başbaşa” belgeselini lütfen izleyiniz. TüSİAD ve onun kurucu babaları konusunda çok daha sağlam bilgi sahibi olacaksınız. Kurucular memleket sevgisiyle dolu büyük milliyetçilerdi. Evet TüSİAD bir patronlar kulübü. Bugün de kurucu babalarının izinden gidiyor.

Bugün TüSİAD’ın çizgisini belirleyen liderler Koç ve Sabancı ailelerinden geliyor. TüSİAD’ın orta boydaki üyeleri onları izliyor. TüSİAD’ın başkanlığı zirvede belirleniyor. TüSİAD’ın amacı; Türkiye’de batı türü bir demokrasinin kökleşmesi ve Türk ekonomisinin, özel sektörünün büyümesidir. Göreve gelen başkanlar kişilikleri, vizyonları, güçleri ölçüsünde varolan TüSİAD stratejisine az veya çok katkıda bulunuyorlar. Sınırlı bir süre koltukta oturuyorlar ve TüSİAD’ın büyük ailelerinin belirlediği yeni adaya koltuklarını bırakıyorlar.

TOBB çOK FARKLI
TOBB ekonomide Türkiye’nin devi. Bu devlik sayısal büyüklükten geliyor. TOBB içinde rakamlar çalışan insan açısından on milyonlarla, üye şirketler açısından milyonla, üye odalar ve borsalar açısından yüzlerle ifade ediliyor… Ve Türkiye’nin en ücra noktalarına kadar kolları uzanan bu kuruluşun başkanı 2001 yılından beri Rifat Hisarcıklıoğlu! O günden bugüne Türkiye’de 5 hükümet kuruldu.

Böyle büyük bir kuruluşun başına gelmek son derece zor ama daha da zor olan bu kadar uzun süre bu kuruluşun başında kalabilmektir. Hisarcıklıoğlu bir önceki seçimde TOBB başkanlığına son kez geldiğini ihsas etmişti. En azından onu dinleyenler böyle bir izlenim içine girdiler. Zaten yasalar bir daha seçilmesinin önünü kesiyordu. Ama bundan sonra olanlar durumu temelden değiştirdi.

Hisarcıklıoğlu’nun tekrar başkan seçilmek konusunda açık şeffaf talebi olmadı. Her zamanki gibi sessiz kaldı. Bu süreçte TOBB’un bazı oda başkanları yasanın değişmesi yönünde girişimde bulundular. Yasa değişti ve Hisarcıklıoğlu’nun önü açıldı. Bu çok tipik bir Hisarcıklıoğlu modeli uygulaması oldu. Hisarcıklıoğlu yalnız TOBB başkanı değil. Başkanı ve üyesi olduğu ulusal ve uluslararası kuruluşlar bir sayfaya sığmıyor. DEİK Başkanı, Dünya Türk İş Konseyi Başkanı, TOBB Ekonomi Ve Teknoloji üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı, Avrupa Odalar Birliği Başkan Yardımcısı… Liste uzayıp gidiyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan son 5 yılda dünyada bir fırtına gibi esti. Bu onun olağanüstü liderlik başarısıydı. Ama bu olağanüstü Türk fırtınasında Dünya Türk İş Konseyi, Başbakan’a ne oranda destek oldu?

PEKİ HİSARCIKLIOĞLU’NUN SIRRI NE?
Hedefleri çok önceden belirlemek ama bu hedefleri hemen açıklamamak. çok güçlü ama gerçekten çok güçlü kilit kişilerle tam zamanında güçlü bağlar oluşturmak, sessiz ve derinden onların tam desteğini sağlamak ve tam zamanında hedefi 12’den vurmak. Koltuklar icraat olduğu ölçüde değer kazanır. İz bırakmayan sürekli iktidar, bir süre sonra sorular sorulmasına yol açar.

TOBB VE AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER.
Hisarcıklıoğlu, Avrupa Odalar Birliği Başkan Yardımcısı. TOBB, Fransa’da Türk mevsimi faaliyetlerine katıldı ama netice Türkiye açısından tam bir hüsran oldu. Ya Avrupa Birliği ile ilişkiler. Son birkaç senede Türkiye-AB ilişkileri donma noktasına geldi. Türkiye-AB ilişkileri hiç bu kadar kötüleşmemişti. AB’yi fiili olarak yöneten, AB kurucusu, Avrupa’nın iki devinin ikisi Fransa ve Almanya, Türkiye’nin tam üyelik talebini rafa kaldırma yolunu izliyor. Hisarcıklıoğlu’nun, Avrupa Odalar Birliği Başkan Yardımcılığı bu soğumayı neden çözemedi? AB-TOBB ilişkileri en asgari düzeyde, teknik yardım seviyesinde kaldı. Bu yeterli mi? Hisarcıklıoğlu, Dünya Türk İş Konseyi Başkanı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan son 5 yılda dünyada bir fırtına gibi esti. Bu onun olağanüstü liderlik başarısıydı. Ama bu olağanüstü Türk fırtınasında Dünya Türk İş Konseyi, Başbakan’a ne oranda destek oldu? örneğin ABD’deki, Türkiye’ye karşı lobiler Dünya Türk İş Konseyi faaliyetleri sonucu ne kadar aydınlatıldılar, ikna edildiler ve Türkiye’nin tezlerine yakınlaştırıldılar?

TüRK STK’LARI MEMURLARA MI TESLİM OLDU?
Son yıllarda yurt içinde ve yurt dışında Türk STK’lardan oteller ve uçaklar çok para kazandı. Amaç otellerde toplantı yapıp kameralara konuşmaya dönüştü. Memurlar olmadan olmaz. Ama memurlar lider olunca da olmuyor. Lider ortada olmayınca memurlar kral oluyor. Uluslararası faaliyetler bedavaya gelen kongre turizmine dönüşüyor. Lider salona geliyor, konuşuyor gidiyor. Bu durum beni şahsen çok üzüyor. çünkü iktidarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan var. Onunla hiçbir çıkar ilişkim olmadı. Hiç çalışmadım ama onun olağanüstü işler yaptığının bir siyaset ve uluslararası ilişkiler profesörü olarak farkındayım. Eğer STK liderleri, Türkiye’nin son yılardaki büyük koşusunda Başbakan Erdoğan’a destek olabilselerdi, Türkiye bugün çok daha ileri bir noktaya gelebilirdi. Dünyaca ünlü mega şirketler, mega icraatlar için Türk şirketleriyle dev ortaklıklar yapabilirlerdi. Türkiye’nin imajı yurt dışında daha da yükseğe çıkabilirdi. Ama maalesef STK Liderleri Başbakan’ın uçağında o kameraya konuşurken, arkasında durup görüntü vermeyi yeterli gördüler.

Prof. Dr. Bener Karakartal

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası