Son Haberler

Derecelendirme kuruluşları ülkelerin kaderini nasıl etkiler?

Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye‘nin kredi notunu, son 18 yılda ilk kez BB+‘dan BBB-‘ye yükselterek yatırım yapılabilir seviyeye çekti. Bu not artırımı seviyesi ne anlam taşıyor? Hangi kuruluşlar tarafından ve nasıl yapılıyor. İşte merak edilen tüm soruların cevapları….

• Derecelendirme birçok alanda fayda sağlar. Bu alanların başında yatırımcı ve fon sahipleri, ihraççılar, devletler ve dış ticaret finansmanı, para ve sermaye piyasaları gelir.

• Dünya’daki rating kuruluşlarının sayısı takriben 104 adet civarında. 11 adedi uluslararası diğerleri ise yerel düzeyde hizmet veriyor.

• Bir derecelendirme kuruluşu tarafından üretilen değerlendirmenin doğruluğu ve tutarlılığı o kredi derecelendirme kuruluşu için çok önemli. Doğru puanlanmayan bir risk rating kuruluşlarının itibari için oldukça hasar verici olabilir.

• Yabancı para notları genellikle “ülke tavanıyla” sınırlı. Bir ülke yönetiminin vergilendirme ve kambiyo kontrolü gücü, o ülkenin uzun vade yabancı para notunun o ülke yönetimindeki ihraç edenlerin notlarını sınırlamasına sebep olur.

• Ulusal kredi notlar, ülkedeki en iyi kredi riskine göre olan kredi kalitesini belirtir. “En iyi” kredi riski her zaman olmasa da genellikle, bir ülke tarafından ihraç edilmiş veya garanti altına alınmış tüm yükümlülüklere denk gelir.

• Analizlerin temelinde şirketlerin nakit yaratma kabiliyetleri, elde edilen gelirlerin yapısı, kaynakların verimli kullanımının değerlendirilmesi yatar. Reel sektör şirketlerinde nakit akımına dayalı rasyolar, finans sektöründe ise sermaye tabanlı rasyolar ağırlıklı.

• Bu kuruluşlar Dünya genelinde toplam 2011 yılı içerisinde 2.816.599 adet rating verdi. En fazla derecelendirme hizmeti ise devletler, kamu kuruluşları ve bunların ihraç ettikleri borçlanma senetleri için veriliyor.

Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye‘nin kredi notunu yabancı para cinsinden BBB-‘ye çıkararak yatırım yapılabilir seviyeye çekti. Böylece Türkiye‘nin kredi notu, son 18 yılda ilk kez kritik seviyenin üzerine çıktı.

Türkiye‘nin kredi notunu BB+‘dan BBB-‘ye yükselten Fitch, görünümü de ‘durağan‘ olarak teyit etti. Yerel para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu da iki basamak birden artırılarak BBB‘ye yükseltildi. Fitch‘ten bir güzel haber de Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) için geldi. Kurum, TOKİ‘nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu ‘‘BB+‘‘dan ‘‘BBB-‘‘ye, yerel para kredi notu da ‘‘BB+‘‘dan ‘‘BBB‘‘ye yükseltti.

Fitch‘ten gelen not artırımının ardından gözler diğer derecelendirme kuruluşlarına çevirildi. Bankacılık çevrelerinde diğer rating ajanslarının da Türkiye‘nin notunu Fitch seviyesine yükseltmesi beklentisi oluştu.

Kriz kahini olarak tanınan ünlü ekonomist Nouriel Roubini de Türkiye‘nin notunun yükseltilmesiyle ilgili olarak ‘‘Fitch‘in notu yükseltmesi iyi haber. Daha fazla yatırımcı Türkiye‘ye para aktaracak demektir. Türkiye‘nin yolu bence doğru istikamet‘‘ değerlendirmesinde bulundu. Peki ama nedir bu not artırımı? Seviyeler ne anlama geliyor?

Derelecendirme kuruluşları çok sıkı çalışma prensiplerine bağlı
Kredi rating kuruluşları, 20.yy’ın başlarına kadar uzanan faaliyet geçmişine sahip. Kamu kuruluşları tarafından da 1930’larda kullanılmaya başlanılan kredi rating endüstrisi, oligopolcü bir piyasa yapısı içerisinde çalışıyor ve yaklaşık 6 milyar dolar ciro üretiyor.

Dünya’daki rating kuruluşlarının sayısı tespit edebildiğimiz kadarıyla takriben 104 adet civarında. 11 adedi uluslararası diğerleri ise yerel düzeyde hizmet veriyor (Tablo:4). Bu kuruluşlardan bazıları da Basel II uygulamalarından sonra ECAI-External Credit Assessment Institutions olarak anılıyor.

Sektörün faaliyet geçmişinin ve piyasalardaki itibarlarının uzun yıllara dayanması yeni girişlere izin vermeyi oldukça güçleştiriyor. Kredi derecelendirme sektörüne yeni giriş oldukça maliyetli. Kredi risk analizleri ve risk ölçümleri yüksek düzeyde profesyonellik gerektiriyor. Sektörün tamamen itibar gücüyle yürütülmesi kredi derecelendirme endüstrisinin belirli kuruluşlar üzerinden gerçekleşmesine neden oluyor. Ortaya çıkan oligopolcü yapı, yeni kurulan ve sektörde geçmişi uzun olmayan derecelendirme kuruluşlarının gerekli itibarı kazanıp etkilerini artırmalarını tamamen engelliyor.

Kredi rating kuruluşları; firmaların kredibiliteleri ve bono, tahvil hisse senedi gibi ihraç edilen finansal yükümlülükler hakkında yatırımcılara görüş veren kuruluşlardır. Sözlük anlamı itibariyle dereceleme bir şeyin veya bir kimsenin sahip olduğu değerlerin kalite düzeylerinin ortaya konulması işlemidir. Kredi derecelendirme varsayılan veya belirli bir borç yükümlülüğü veya borçlu için beklenen zarar olasılığını ve temerrüt olasılığını (prob ability of default, expected loss) yaklaşık olarak tahmin eder.

Finans literatürüne göre derecelendirme, yükümlü veya borçlunun anapara, faiz ve diğer eklenti yükümlülüklerini ödünç sözleşmesine uygun bir şekilde zamanında ve tam olarak ödeme isteğini ve kabiliyetinin var olup olmadığı ve seviyesini belirlenmiş kriterler dâhilinde ölçen bir araçtır. Diğer bir anlatımla derecelendirme, ödenmeme riskinin (default riski) göstergesi olarak tasarlanan analitik ve aynı zamanda subjektif bir süreç. Bu süreçte tespit edilen derece kategorileri, yatırım ve yatırım enstrümanının kalitesini, güvenirliliğini tespit için bağımsız bir yargıyı ifade eden ve gerek yatırımcılar ve gerekse diğer tüm taraflar için önemli bilgi kaynağı. Ancak, bir derecelendirme notu, ilgili alana yatırım yapma veya yapmama, ilgili kişi ve/veya kuruma borç/kredi verme ya da vermeme yönünde bir tavsiye değilse de yatırımcıların karar ve tercihlerini, piyasa fiyatlarını, pazarlanabilme olanaklarını etkilediği yadsınamaz.

Tutarlılık çok önemli
Kredi derecelendirme, Basel Bankacılık Denetim Komitesi (Basel Committee on Banking Supervision) (BCBS) tarafından 2000’li yıllarda yayımlanan çalışması paralelinde birçok ülkede yaygın olarak kullanılıyor.

Bir derecelendirme kuruluşu tarafından üretilen değerlendirmenin doğruluğu ve tutarlılığı o kredi derecelendirme kuruluşu için çok önemli. Zira tahminlerin gerçekleşme olasılığının tespiti oldukça zor. Doğru puanlanmayan bir risk rating kuruluşlarının itibari için oldukça hasar verici olabilir. Bu açıdan rating kuruluşları çok sıkı prensipler içerisinde çalışıyorlar. Bu prensiplerden bazılarını şunlar:

• Borçluların geri ödeme kabiliyetlerinin bağımsız bir statüyle değerlendirilmesi,
• Rating hizmetinin çeşitli sektörler ve değişik ülkeler arasında karşılaştırılabilir normlara göre verilmesi,
• Borç veren ya da yatırım yapan veyahut ta en genel tabirle piyasa oyuncularının üstlendikleri/üstlenecekleri risklerin tanınmasında aracılık etmek,
• Rating işleminin, kredi verilmesi, menkul kıymet alınması, elde tutulması veyahut da satılması yönünde bir öneri mahiyetinde olmaması,.
• Rating sonuçlarının sayısallaştırılarak sembollere dönüştürülmesi geleneğinin sürdürülmesi,.
• Şirketlerin finansal yapılarında şeffaflık sağlayarak güvenirliklerinin artırılması.

Derecelendirmede belirli kategoriler kullanılıyor ve bu kategoriler harf, sayı ya da bunların karışımlarından oluşan sembollerle ifade ediliyor. Genellikle üst dereceler Yatırım kategorileri olarak, daha riskli veya spekülatif özellikliler ise Risk Kategorileri olarak ayrıştırılıyor. JCR-ER’in notasyon sistemi örnek alınarak notasyon sistemi ve geri ödeme kapasite kategorileri Tablo:2’de veriliyor.

Derecelendirmenin faydaları
Derecelendirmenin birçok alanda fayda sağladığı tartışılmaz. Bu alanların başında yatırımcı ve fon sahipleri, ihraççılar, devletler ve dış ticaret finansmanı, para ve sermaye piyasaları gelir. Ayrıca derecelendirme hizmetlerinin artışına bağlı olarak ülke içindeki kayıt dışılık, yolsuzluk ve benzeri durumların seyrinde azalma görüldüğü ve piyasa disiplininin sağlanmasında olumlu katkılarının olduğu gözlemlerle saptanmış bir durumdur. Yatırımcıların üstlendikleri riskler için Derecelendirme Kuruluşları aracılık etmesi ve piyasa oyuncularına yatırımları için yol göstermesi diğer yararlarındandır.
Nispeten küçük kuruluşlar derecelendirmeyi, pörtföylerinin seçiminde yardımcı olarak görürlerken, büyük kuruluşlar kendi işlemlerinin analizi için ciddi bir kontrol aracı olarak kullanıyorlar.

Kuruluşlar hakkında yatırımcıların yapamayacağı bağımsız analizleri bağımsız statüde bulunan derecelendirme kuruluşları yapar ve bunların sonuçları yatırımcılara ve bilumum kamuoyuna çok değişik kanallardan aktarılır.

Vadelerine ve türlerine göre çeşitlilik gösteriyor
Ratingin aşağıda yer alan şekliyle vadelerine ve türlerine göre bir takım çeşitleri olup, tamamı JCR-ER tarafından sağlanıyor. Vadeleri yönünden Derecelendirme hizmetleri uzun yada kısa oluyor.

Uzun vadeli ratingler, kurumun kendisi ve içinde bulunduğu sektörün performansına, temel ekonomik karakteristiklerine, konjonktürel gelişmelere, teknolojik duruma, kanuni düzenlemelere ve yönetim kalitesine dayanılarak verilen bir görüş olup uzun vadeli yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ilgili.

Kısa vadeli ratingler ise bir yıldan az yükümlülüklerin yerine getirilmesi için kurumun para ve sermaye piyasalarına ulaşma ve oradan likidite ve sermaye elde etmesiyle ilgili.

Türleri yönünden derecelendirme hizmetleri ise uluslararası döviz cinsinden ve uluslararası yerel para cinsinden derecelendirme olarak ayrıştırılır. Söz konusu paralar cinsinden yükümlülüklerin sözkonusu paralar cinsinden yaratılarak ödenebilmesi ile ilgilidir.

özellikle yabancı para ratingleri açısından daha çok geçerli olmak kaydıyla ülke ratingleri, kuruluş ratingleri açısından bir tavan oluşturur.

YAZININ DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY ARALIK 2012 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA..

Orhan öKMEN

JCR EURASIA RATING Başkan
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası