Son Haberler

Dubai`den dünyaya açılın

► Türkiye Dubai İş Konseyi olarak: enerji, lojistik, bankacılık, finans, turizm ve daha birçok değişik sektörde hizmet sunan 120 üyemizle Dubai’de iş yapmak isteyen tüm firmalara danışmanlık hizmeti sunuyor, yeni yatırımlar için rehberlik ediyoruz.

Türkiye, BAE ilişkileri gelişiyor. Sayın Cumhurbaşkanı‘mızın 15 yıllık aradan sonra 2012 Ocak ayı sonunda Abu Dhabi ve Dubai’ye gerçekleştirdikleri ziyaret iki ülke arasındaki ilişkilere yeni bir ivme kazandırdı. 2012 yılında Türkiye-BAE ilişkileri bağlamında diğer bir önemli gelişme ise Sayın Başbakanımızın davetine icabetle, Abu Dhabi Veliaht Prensi ve BAE Silahlı Kuvvetler Başkomutan Yardımcısı Orgeneral Şeyh Mohammed bin Zayed Al Nahyan’ın Şubat ayı içerisinde ülkemize ilk kez resmi bir ziyarette bulunması oldu. Sayın Başbakanımızın da Şarjah Hükümeti Medya İletişim Forumu’na katılmak üzere 24-25 Şubat 2013 tarihlerinde BAE’ni ziyaret etmesi de kazanılan ivmenin devamı niteliğindeydi. ülkemizin son yıllarda Ortadoğu’da izlediği aktif politika ve genelde Avrasya bölgesinde istikrarın sağlanmasına yönelik yapıcı siyaseti; Türkiye’nin, BAE’deki görünürlüğünü ve yönetim ile halk nezdindeki prestijini önemli ölçüde arttırdı. BAE halkının, ülkemize yönelik ilgi ve sevgisi büyüyor.

EKONOMİK İLİŞKİLER İVME KAZANDI

Siyasi ilişkilerdeki pozitif ivme, ekonomik ilişkilerimize de yansıyor. 2012 yılında, ülkemizden BAE’ne yönelik olarak gerçekleştirilen ihracat 8 milyar 177 milyon dolar seviyesine yükselerek, bir önceki yıla göre yüzde 120 oranında bir arttı. Bu dönemdeki ihracat artışında “ham ve yarı işlenmiş altın” ihracatı büyük rol oynadı. Altının yanısıra, ihracatımızda demir çelik ürünleri ağırlığını korurken; demir ve çelik, inşaat malzemeleri, çeşitli mamul eşya, tekstil, elyaf ve mamulleri, giyim eşyası ve aksesuarları, elektrikli makine ve cihazlar, işlenmiş petrol ürünleri, mücevherat ve gıda ürünleri de ihracatımızda önemli yer tutan kalemler arasında yeraldı. 2012 yılında BAE’den ülkemize yönelik gerçekleştirilen ithalat ise 3 Milyar 596 milyon dolar seviyesine yükselerek, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 118 oranında bir artış gösterdi. İthalatımızda görülen yüksek artışta da 2012 yılı başından Ağustos ayına kadar geçen sürede gerçekleştirilen altın ithalatı önemli rol oynadı.

TİCARET HACMİNDE HEDEF 10 MİLYAR DOLAR

İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2015 yılına kadar 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Hem ihracatımızda, hem de ithalatımızda yaşanan büyük artış neticesinde 2012 yılında 11 Milyar 773 Milyon dolarlık ticaret hacmine ulaşıldı. Türk müteahhitlik firmaları 1972–2012 yılları arasında BAE’de yaklaşık 100 civarında proje üstlendiler. Söz konusu projelerin toplam değeri 8,7 Milyar Dolar tutarında. Son dönemde, Yapı Merkezi’nin yer aldığı konsorsiyum tarafından üstlenilen Dubai Metrosu ile TAV İnşaat’ın yer aldığı konsorsiyum tarafından üstlenilen Abu Dhabi Havaalanı genişletilmesi projeleri en önemli ve prestijli taahhüt projelerin başını çekiyor. Turizm, BAE ve ülkemiz arasındaki ilişkilerin önemli parçalarından birisini teşkil ediyor. 2012 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 35.11‘lik bir artışla, 48.071 BAE vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti. Bu rakama Büyükelçiliğimiz Konsolosluk bölümünden vize verilen 6.897 kişi ve Dubai Başkonsolosluğumuz tarafından vize verilen 22.274 kişi de dahil edildiğinde, BAE vatandaşı veya oturma izinli 77.242 kişinin ülkemizi ziyaret ettiği anlaşılıyor. Bu rakam, BAE vatandaşı veya oturma izinli yabancılardan geçen sene ülkemizi ziyaret edenler anlamında yüzde 40.28 oranında bir artışa tekabül ediyor. ülkemiz ile BAE arasında tüm alanlarda mevcut bu mükemmel ilişkilerin önümüzdeki yıllarda daha da güçlenerek sürmesini bekliyoruz.
Dünyanın en güvenli şehirlerinden biri olan Dubai’de faaliyet gösteren Türkiye-Dubai İş Konseyi Başkanı Hakan Bahçeci ile merkez ofisinin bulunduğu lüks plazada bir araya geliyoruz. Başarılı iş adamı Hakan Bahçeci, aynı zamanda Dünya Bakliyatçılar Birliği Başkanı görevini yürütüyor. Aynı zamanda Dubai Merkezli Hakan Agro DMCC şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı olan Bahçeci, genç yaşına rağmen birçok şapkasıyla vizyoner bir patron olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kendisiyle Türkiye-Dubai İş Konseyi Başkanı kimliği konuşarak samimi bir söyleşi gerçekleştiriyoruz ve 17 yıldır yaşadığı Dubai’yi bir de O’nun ağzından dinliyoruz:

Türkiye Dubai İş Konseyi olarak faaliyetlerinizden söz eder misiniz?

Türkiye Dubai İş Konseyi 2004 yılında kuruldu. Konseyimizin misyonu; Dubai’deki iş adamlarımıza her türlü konu da danışmanlık hizmeti sunmak, yol göstermek, problemli alanlarla ilgili konularda yardımcı olmak ve sıkıntılı süreçlerde gerekli kontakları kullanarak çözüm geliştirme üzerine kurulu. DEİK’in Körfez ülkeleri Komitesi ile yakın ilişkiler içerisindeyiz. Stratejilerimizin uyumlu olmasına özen gösteriyoruz. Belli zaman aralıklarında firmalarla bir araya gelerek sektörel networking organizasyonları düzenliyoruz. Bunun yanı sıra kültürel aktivitelere imza atıyoruz. Konsoloslukla ile koordineli olarak Cumhuriyet bayramları, balolar, dini bayramlar, iftar yemekleri gibi etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Firmalarımıza yönelik faaliyetlerimizin yanında bu tür kültürel organizasyonlarla binlerce Türk’ü bir araya getiriyoruz.

TARIM VE GIDADA YATIRIM FIRSATLARI

İş dünyasına yönelik faaliyetleriniz arasında öne çıkan başlıklardan söz eder misiniz?

24 Şubat’ta BAE-Türkiye Gıda Güvenliği ve Yatırım Olanakları Ortaklık Forumu’nu düzenledik. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker, buradaki Bakanlık yetkilileriyle birlikte açılışı yaptılar. 126 firmanın katılımıyla gerçekleşen Forum, Körfez‘deki yatırım fonlarıyla, Türkiye’nin gıda markalarını bir araya getirmeyi hedefliyordu. Abu Dhabi’deki gıdanın yüzde 93’lük kısmı ithalata dayalı ve dolayısıyla BAE için gıda güvenliği stratejik öneme sahip. Abu Dhabi kökenli firmalar, fonlar dünyanın farklı bölgelerinde tarım arazisi alarak yatırım yapıyorlar. Tarım ve gıda şirketlerine yatırım yaparak gıda güvenliğini garanti altına almayı hedefliyorlar. Bu anlamda onlara, dinamik ve büyüme potansiyeli yüksek Türk gıda markalarını tanıtıyoruz. “75 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’ye yatırım yapın” diyoruz. Türkiye pazarından faydalanmaları için çalışmalar yürütüyoruz. Hem direk yatırım, hem ortaklık yoluyla BAE’nin, Türk firmalarıyla işbirliği yapmasını hedefliyoruz.

TURİZM, OTELCİLİK VE SAĞLIK SEKTöRü öNE çIKIYOR

Başka hangi sektörler için çalışmalar yapıyorsunuz, öne çıkan alanlar nelerdir?

Tarım ve gıda sektörüyle ilgili çalışmalarımızın yanında bir sonraki konferansımız turizm sektörüne dönük olacak. öte yandan önümüzdeki dönemde gayrimenkulle ilgili uluslararası sektörel toplantılar düzenleyeceğiz. Türkiye’de faaliyet gösteren eğitim sektör temsilcileriyle de görüşmelerimiz sürüyor, BAE’yle ilgili yatırım projeleri geliştirme planımız var. Ağırlıklı olarak bu sektörlere odaklanmış durumdayız. Turizm ve otelcilikte de önemli yatırım ve iş fırsatları bulunuyor. Sağlık turizmi konferansı düzenlemeyi istiyoruz. Ayrıca estetik ve güzellik merkezleri, saç ektirme ve lazer hizmetleri sunan klinikler de Dubai’de iyi iş çıkarabilirler. İnşaat ve müteahhitlik hizmetleri sisteme oturduğundan, bu alanla ilgili özel bir çalışma yapmaya gerek duymuyoruz.

TİCARETTE SINIR YOK

Peki buraya mal satmak isteyenler hangi alanlara yönelmeli?

Ticarette hiçbir sınırlama yok. Her türlü ürünü alıp, satabilirsiniz. Türk firmaları gıda sektöründe rekabet ederek burada başarılı olabilir. Gıda zincirlerine burada ihtiyaç var. çünkü burada, Türkiye’deki gibi gıda zincirleri, fastfoodlar, restaurantlar, lokantalar yok. öte yandan tekstil markaları da bu pazarda iş yaparak avantaj sağlayabilirler. Hediyelik eşya anlamında da pazar fırsatları mevcut. Tabii burada hitap ettiğiniz kesim önemli. 215 milletten insan var. Etnik gıda pazarı güçlü. Hint ürünleri sattığınızda nüfusun yüzde 40’ına hitap edebilirsiniz. Türk ürünü sözkonusu olduğunda, Hindistan kitlesinden belki yüzde 10’luk bir kısma hitap edebilirsiniz.

BAE’deki Türk firmalarının ne kadarı üyeniz?

850 Türk firmasından, 120 firma İş Konseyimize üye. Sözkonusu 850 firmanın çoğu günlük iş yapmıyor ve Dubai’de ofisleri yok. Türk firmaları, Birleşik Arap Emirlikleri’ni dünyaya açılma kapısı olarak değerlendirdiğinden, ofis kurmazsa bile olası projelere girebilmek adına hazırda şirket bulundurmuş oluyor. Türk firmaları, bu stratejiyle finans ve lojistik alt yapısıyla dünyanın her yerine erişim imkanı olan Birleşik Arap Emirlikleri’ni iyi bir vitrin olarak kullanma şansını elde ediyor.

TüRK FİRMALARI EL üSTüNDE TUTULUYOR

BAE’de hangi projelerde Türk firmaları öne çıkıyor?

BAE’de Türk firmaları el üstünde tutuluyor. Dolayısıyla karşılıklı olarak ticaret hacminin arttırılması adına çok iyi bir zemin var. Son olarak Abu Dhabi Havaalanı projesini, TAV’ın ortak olduğu konsorsiyum kazandı. TAV’ın yanında Nurol ve Yüksel İnşaat gibi Türk firmaları imza attıkları projelerle öne çıkıyor. 1996 yılından beri Dubai’deyim, yaşadığımız son 10 yılda çok güzel bir hava yakaladık. Türkiye, BAE ilişkilerinin güçlenip, gelişmesi adına tarihe tanıklık ediyoruz.

Peki 1996’dan bugüne kadarki en güzel yatırım atmosferinin son 10 yılda oluşmasını neye bağlıyorsunuz?

Yatırım alanında güzel bir atmosfer yakalanmasının elbette siyasi, ekonomik ve kültürel pek çok nedenleri var. Dubai’de ticaret ön planda, burada ekonomi oldukça güçlü. Türkiye’den 850 firma burada yatırım yapmaya geldi. Turizm ve müteahhitlik alanında etkiliyiz.

215 MİLLETTEN İNSAN VAR

Dubai’de daha çok hangi ülkeden insanlar var, iş adamları için burası ne ifade ediyor?

Yaklaşık 215 değişik milletten insanları çatısı altında toplamış bir emirlik burası. Sayıca en fazla olanlar Hindistanlılar. Dubai’yi gezdiğinizde dünyanın her tarafından insanı görebiliyorsunuz. Dubai’yi küçük bir dünya olarak tanımlamak yanlış olmaz.

TüRKİYE İMAJI GüçLENİYOR

Dubai’den bakılınca Türkiye’ye nasıl görünüyor?

Hükümetin uyguladığı dış politikanın yanında, Türkiye’nin ekonomik alanda da yüzünü Arap coğrafyasına ve özellikle de körfez ülkelerine çevirmesi büyük memnuniyet uyandırıyor. Türklere karşı özel sevgi ve ilgi var. Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Türk toplumunun imajı oldukça iyi. Büyük firmalarda, üst düzey Türk yöneticiler görev yapıyor. çok sayıda beyaz yakalı Türk, başarılı performansıyla “Türkiye İmajına” katkı sağlıyor. Microsoft, IBM ve Coca Cola gibi dev markalarda çalışan üst düzey yöneticiler gücümüze güç katıyor.

İSTANBUL’UN YERİ öZEL

İnsanlar Dubai’den, İstanbul’a hangi beklentiler doğrultusunda geliyor?

BAE’liler, Avrupa’ya gittiklerinde kendilerini rahat hissedemiyorlar. Bugün Avrupa’da ne varsa, Türkiye’de de var. Amerika’da ne bulunuyorsa, Türkiye’de de bulunuyor. Dolayısıyla aranan tüm güzelliklere sahip Türkiye’nin, Müslüman olması ve Arapların birinci sınıf insan olarak ağırlanması İstanbul’a olan ilgi ve sevgiyi arttırıyor.

Dubai elbette çok yeni ve modern bir şehir fakat İstanbul’daki köklü tarihe sahip değil. İstanbul’daki manevi ruh, Dubai’de yaşanmıyor. Burada İslami nostalji yok. Sultan Ahmet Camii, Eyüp Sultan, Topkapı Sarayı, çamlıca, Boğaz gibi mekanların yanında eşsiz doğal güzellikler ve zengin Türk mutfağına ait lezzetler yok. İstanbul alışveriş için de oldukça iyi bir adres. Türkiye’nin marka değeri giderek artıyor. Direkt turistlik seyahat edenlerin yanında İstanbul’a, iş amacıyla gelmek isteyenlerin sayısı da artıyor. Bu arada Avrupa’ya seyahat edenlerin, birkaç günlüğüne de olsa İstanbul’a uğrayıp daha sonra Avrupa’ya gitmeyi tercih etmesi de önemli.

BURADA İŞ YAPMAK TüRKİYE’DEKİNDEN DAHA KOLAY

Dubai’de yaşayan bir Türk iş adamı olarak ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?

Dubai’de iş yapmak, Türkiye’de iş yapmaktan daha kolay. Türk iş adamı zorluklarla mücadele edebilen bir yapıya sahiptir. Eğer siz Türkiye’de başarılı işler yaptıysanız, Dubai ve hatta dünyanın her yerinde başarılı olursunuz. 1996’da Türkiye’den ayrılarak yurtdışında iş yapmaya başladım. O dönemlerde ihracat yapmak isteyenlerin önünde tam 69 değişik prosedürden oluşan muamele mevzuatı vardı. Sanıyorum şu aralar 20’ye indirilmiş. Oysa Dubai’de iş yapmak isteyenler için böylesine zorluklar yok. Gümrük işlemleri o kadar kolay ki, bilgisayardan kolayca halledilebiliyor. özetle bürokrasi sıfır. Dubai’de ortalama 4 günde şirket kurmak mümkün. Asgari sermaye tutarı bölgelere göre değişiyor.

İş Konseyi olarak hedeflerinizden bahseder misiniz?

öncelikle sektörel bazda ciddi bir data bank oluşturmayı hedefliyoruz. Yönetim kurulu olarak 7 kişiyiz, 2 yedek üyemiz var. Yönetimde toplam 9 kişiyiz. Biz bunları mümkün olduğunca farklı sektörlerden oluşturma gayretindeyiz. Enerji, lojistik, bankacılık, finans, turizm ve daha birçok değişik sektörden firmalarımız var. Bunun yanında çalışma grupları oluşturduk. O çalışma gruplarının içinde sadece Türkler yok; sektöründe uzman yabancılar da var. Devletten destek almıyoruz, hatta kaynaklarımızı devletimizi tanıtmak için kullanıyoruz. Sadece üye aidatlarıyla kaynak oluşturuyoruz. önemli etkinliklerle iş konseyine kaynak sağlamayı ve etkinliğimizi arttırmayı hedefliyoruz. Kanunlar düzenlenirken masanın bir tarafında olmayı amaçlıyoruz. İhale şartnameleri hazırlanırken, şartnamede bize uygun maddelerin ortaya çıkmasını sağlayan güçlü bir yapıya sahip olmak için çalışıyoruz. Daha yapacak çok işimiz var. İş konseyi olarak en çok çalışanlar Amerikalılar ve Almanlar oldu, biz ise bu yıl aktif iş konseyi olarak üçüncü olduk.

TüRK YATIRIMCISI CESARETLİ DAVRANMALI

Türk yatırımcılara ne önerirsiniz?

Türkiye’de başarılıysanız, Türkiye’nin dışına çıkmaktan korkmayın. Reel sektör temsilcilerine sesleniyorum ve “ürettiğiniz ürününüz varsa Dubai dünyaya açılmak için uygun bir yer, cesaretli davranın” diyorum. Dubai, büyümek ve gelişmek isteyen firmalar iç in cazip imkanlarla dolu.

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    A. Das
    23 Şubat 2015 21:35 -

    Sayin arkadasim almanyada güvenlik firmam var VE uluslararasi gecerli Zertifikat larimiz var Orada is Bulma sansimiz varmi saygilarimla info@daschgroup.de

  • Site Haritası