Son Haberler

Dünya krizde daralırken Türkiye büyüdü

dunya_krizde_daralirken_turkiye_buyudu.jpg ♦ Cumhuriyetimizin 100. yıldönümü olan 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşma doğrultusunda; hem ihracatın arttırılması, hem dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik ‘İhracata Dönük üretim Stratejisi’yle hareket edip ekonomik krizle mücadele edeceğiz.

♦ AB’deki daralmadan kaynaklanan riski azaltmak için ihracatta pazar ve ürün çeşitlendirmesine daha fazla önem vereceğiz. Türk ihracatçılar, 233 ülke ve gümrük bölgesine ihracat yapıyor. Dünyada ihracat yapmadığımız ülke kalmayana kadar çalışacağız.

♦ “Girdi Tedarik Stratejisi” çalışması ile sanayicilerimiz önünü görecek. İhtiyaç duyulan girdilerin tedarikinde sürekliliğin sağlanması, etkinliğin ve verimliliğin artırılması, ihracatta rekabet gücünün iyileştirilmesinin yolunu açacağız.

500 MİLYAR DOLARLIK İHRACATA KİLİTLENDİ

Almanya’dan Türkmenistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’den çin’e varıncaya kadar dünyayı karış karış gezerek, yurtdışındaki Türk iş adamlarına destek veren Zafer çağlayan; TİM, TOBB, DEİK ve diğer tüm sivil toplum kuruluşlarının hedeflediği 500 milyar dolarlık ihracat için kaptanlık yapıyor.

Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023’te; 500 milyar dolarlık ihracat, 25 bin dolar kişi başı gelir ve dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ilk 10’a girme hedefine kilitlendi. Rekor sayıda toplantı ve programa imza attı, uçakla en fazla yurtdışı seyahati yaparak inanılmaz bir performans sergiledi ve bu nedenle adı ‘Evliya çelebi’ye çıktı… TİM, TOBB, DEİK ve Türkiye’deki diğer tüm sivil toplum kuruluşlarının ihracat hedefi için oluşturduğu takımın kaptanlığını yapan Ekonomi Bakanı Zafer çağlayan, Türkiye ekonomisinin daha da büyümesi için deyim yerindeyse gecesini gündüzüne katıyor. Afrika’dan Türkmenistan’a, Almanya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Libya’dan çin’e varıncaya kadar dünyayı karış karış gezerek, yurtdışındaki Türk iş adamlarına destek veriyor ve gittiği her ülkede Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesini anlatıyor.

çağlayan yurt içinde bulunduğu günlerde de iş dünyasıyla birlikte mekik dokuyor. Tüm yoğunluğuna rağmen seçim bölgesine destek vermeyi unutmayan çağlayan, geçtiğimiz ay sonunda Mersin’de,

Türkmenistan Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Basımmurat Hocamammedov ile Türkmenistan Denizcilik Bakanı Meylis Mudtikov’u ağırladı.

Gün içindeki yoğun trafikte Mersin Limanı, Mersin Serbest Bölgesi ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile diğer sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği toplantılara katıldığımızda Bakan çağlayan’ın, Mersin’de ne kadar sevildiğini fark ediyoruz. Toplantının yapılacağı binaya girerken, sokaktaki vatandaştan yoğun ilgi gören ve programında olmamasına rağmen neredeyse mini bir esnaf ziyareti yaparak önüne çıkan herkesle tokalaşan, sıkıntı olup-olmadığını soran, sıcak ve son derece doğal bir Bakan profiline şahitlik ediyoruz. Sokakta yaşanan o diyaloglar; Ankara’ya sıkışıp kalan siyasetçi profiliyle, halkın içinde olan Bakan arasındaki farkı anlatması nedeniyle oldukça önemliydi.

Ceylan derisi koltuklara kavuşunca geldiği yeri unutmayan, Bakanlık makamındayken halkın içinde kalmayı başarabilen, iyi bir siyasetçi, idealist bir Bakan ve kabinenin en başarılı isimlerinden biri olan Zafer çağlayan’la; yoğun geçen Mersin toplantılarının akşamında Havaalanı VİP salonundayız, “Sizi, Ankara Sanayi Odası Başkanlığı yaptığınız dönemden bu yana takip ediyorum, bugün seçim bölgeniz Mersin’de sizi daha da iyi tanıma fırsatı buldum” diyorum.

Her zamanki sıcak kanlılığıyla, “Peki o halde söyle bakalım beni nasıl bilirsin” diye espriyi patlatıyor Bakan çağlayan. Soruyu, “İyi bilirdim, bugünde öyle biliyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum” diye yanıtlayıp ekliyorum: “Sayın Bakanım, bu başarılarınızı Ekonomi Finans Dergisi Turcomoney Ocak sayısında ‘Süper Bakan’ manşetiyle kapağa taşıyacağız…” Bir espri daha geliyor: “Beğenilmek herkesin hoşuna gider ama fazla gaz vermeyin, hem süper değil motorin kullanıyorumdur belki de…”

Latife bir yana elbette Sayın Bakan’a soracak önemli sorularımız vardı, daha doğrusu dünyanın krizle pençeleştiği dönemde Türkiye’nin, 2012’de nereye doğru gideceği merak ediliyordu. İşte bu projeksiyonla Süper Bakan’a, yeni yıla girerken yönelttiğimiz sorular ve Ekonomi Bakanı Zafer çağlayan’ın verdiği yanıtların ayrıntıları:

PAZARLARIMIZI VE üRüNLERİMİZİ çEŞİTLENDİREREK RİSKİ AZALTACAĞIZ

2012 yılında da risklerin azaltılması için pazar çeşitlendirilmesine büyük önem verilecek. Bu çalışmalarımız sayesinde, bu ülkelerin ihracatımızdaki payı 2003 yılında % 58 iken, 2011 Ocak-Ekim döneminde % 47’ye geriledi. Ayrıca, Bakanlık olarak küresel ekonomideki gelişmeleri yakından izliyoruz ve senaryolarımızı buna göre oluşturuyoruz. 2012-2014 yıllarını kapsayan dönemde amacımız, mali disiplin, istihdam artışı ve cari açıkta belirgin azalma ile sürdürülebilir büyüme ve refah artışını sağlamak. Bu noktada, küresel bir oyuncu haline gelen ülkemizin dış şoklara karşı dayanıklılığının arttırılması, dünyada emsal teşkil edecek bir güven ve istikrar ortamı sağlanmasını amaçlıyoruz.

KRİZE RAĞMEN AB’YE İHRACATI ARTTIRDIK

Türkiye, güçlü borç ve bütçe performansı ve sağlam banka sermaye yapısına bağlı olarak, uluslararası alanda yaşanan bu gelişmelerden doğrudan etkilenme riskini taşımıyor. Ancak, AB’nin en büyük ticaret ortağımız olduğu göz önünde bulundurulduğunda bölgede yaşanan ekonomik sorunların ihracat artış hızımızı etkilemesi muhtemel. Buna rağmen, 2011 Ocak-Ekim döneminde, AB ülkelerine ihracatımız, toplam ihracatımızdan daha fazla ivme göstererek, % 21,7 oranında arttı.

MAKRO EKONOMİK HEDEFLERİ TUTTURDUK

Türkiye ekonomisi son çeyrekte hedefin üzerine çıkarak yüzde 8.2 büyüdü. Bu büyüme istihdamı da destekledi.

♦ Orta ve Uzun Vadeli Programa göre 2011 yılında sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2012-2014 yıllarına ait Orta Vadeli Ekonomik Programa göre 2011 yılı sonu itibariyle ekonomimizin % 7,5 oranında büyüyeceği tahmin edilmişti. Son çeyrekte Türkiye Ekonomisi % 8,2 oranında büyüme kaydetti. Sanayi üretim endeksinin artış gösterdiği son çeyrekte; büyüme hızımızın devam edeceğini ve yıl sonu itibariyle % 7,5-8 aralığında bir büyüme kaydedeceğimizi düşünüyoruz. Bu durum Orta Vadeli Program’ın üzerinde bir büyüme yakalayabileceğimizi gösteriyor.

Ayrıca son açıklanan işsizlik verilerine göre Türkiye’de; 2011 Eylül ayı itibariyle işsizlik oranı % 8,3’tür. Bu oran programda öngörülen % 10,5’luk işsizlik oranı öngörüsünün altında. Bu durum aynı zamanda ekonomik büyümenin istihdama doğrudan katkı verdiğinin de açık bir göstergesidir.

CARİ AçIK SİVİLCEMİZDİR

♦ Cari açık konusundaki endişelerle ilgili neler söyleyeceksiniz?

Cari işlemler açığının da son çeyrekte alınan ekonomi ve para politikası önlemleri neticesinde düşeceğini öngörüyoruz, cari açığın, gayri safi yurtiçi hasılaya oranın da programda öngörülen % 9,4 oranına yakın gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Nitekim yılın ilk yarısında aylık ortalama 7,5 milyar dolar cari açık verilirken, bu değer yılın üçüncü çeyreğinde 5,3 milyar dolara ve Ekim ayında 4,2 milyar dolara indi. Cari açığı sivilceye benzetecek olursak, bizim de suratımızda maalesef bir tane sivilcemiz var. O sivilce, biraz da apse yapmış durumda, e ne yapalım, her güzelin bir kusuru olur.

Yine orta vadeli ekonomik program çerçevesinde 134,8 milyar dolar olarak belirlediğimiz ihracat hedefimizin üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. zira son 12 aylık ihracatımız Kasım ayı sonu itibariyle 134 milyar dolardır ve bu bir rekordur.

♦ Dünya ekonomisindeki daralma 2012’de Türkiye’yi nasıl etkiler?

Küresel finansal krizin ardından izlenen politikalarla birlikte bir yandan ülke ekonomilerinde toparlanma görülürken, bir yandan da genişletici politikaların sebep olduğu bütçe açığı ve borç sorunları ortaya çıkıyor. özellikle ihracatımızın % 47’sinin yapıldığı Avrupa Birliği’nde, parasal birlik içindeki bazı ülkelerde borç ve bütçe krizi derinleşiyor ve yayılıyor.

Euro Bölgesi başta olmak üzere yaşanan bu sıkıntılar, ülke ekonomilerinin kırılganlığını arttırırken, küresel ekonomide risklerin ve belirsizliklerin artmasına da yol açtı. 2012 yılında da küresel ekonomideki belirsizliklerin devam etmesini bekliyoruz.

Küresel kriz sonrasında bizim de aralarında yer aldığımız gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerden ayrışarak yüksek büyüme performansı yakaladılar. Küresel ekonomideki büyüme gelişmekte olan ülkeler tarafından yönlendirildi.

Türkiye de 2010 yılında % 9,0, 2011 yılının Ocak- Eylül döneminde ise % 9,6 oranında büyüyerek hızlı büyüyen ekonomiler arasında yer aldı. 2012-2014 dönemine ait Orta Vadeli Programda 2011 yılı büyüme oranı % 7,5 olarak öngörülürken, 2012 yılında büyüme oranının bir miktar yavaşlaması ve % 4 seviyesine inmesi bekleniyor.

Diğer taraftan Euro Bölgesi’nde birçok ülkede bütçe açığı ve kamu borç stoku sorunları nedeniyle Maastricht Kriterleri’ni sağlayamazken, ülkemiz 2010 yılındaki % 42,2’lik kamu borç stoku/GSYİH oranı ile bu kriteri sağlamayı başardı. Diğer taraftan, merkezi yönetim bütçe açığının GSYİH’ye oranı da 2010 yılında % 3,6 olarak gerçekleşti. 2011 yılında bu oranın % 1,7 olması 2012 yılında ise % 1,5’e gerilemesi öngörülüyor.

AçIK İTHALATTAN BESLENİYOR

♦ İhracatın yanı sıra artan ithalat rakamlarını ve dış ticaret açığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

zafer_caglayan.jpgOrta Vadeli Program’da cari açığın 2011’de 71,7 milyar dolar, 2012’de 65,4 milyar dolar olacağı öngörülüyor. 2011 Ocak-Ekim itibariyle cari açık 65,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıla göre önemli bir artış (% 93,9) olmakla birlikte, cari açıkta azalma eğilimi başladı. Yılın ilk yarısında aylık ortalama 7,5 milyar dolar cari açık verilirken, bu değer yılın üçüncü çeyreğinde 5,3 milyar dolara ve Ekim ayında 4,2 milyar dolara geriledi. Ayrıca, cari açığın finansmanında sağlam bir kaynak olduğu değerlendirilen yurtiçine sermaye girişlerinin payı, 2010 Ocak-Ekim döneminde % 11,5 iken, 2011 Ocak-Ekim döneminde % 17,9’a yükseldi. Reel kurdaki gelişmeler de önümüzdeki dönemde ithalat artışının yavaşlamasında etkili olacak. Cari açığın en önemli kaynağını dış ticaret açığı teşkil ediyor, bunda özellikle ara mallar ithalatına olan bağımlılık etkili oluyor. 2010 yılında toplam ithalatımızın % 14’ü yatırım malları, % 72’si ara mallar ve % 13’ü tüketim mallarından meydana geldi. 2011 yılında toplam ithalatımız 41 milyar dolar artış gösterirken, ara mallar ithalatındaki artış 28,3 milyar dolar olmuş ve toplam artışın %69’una karşılık geldi. 2011 yılının ilk yedi ayındaki 27. fasılda gösterilen “mineral yakıtlar ve yağlar” ithalatı ise, toplam ithalatın % 21,1’ine ve ara malları ithalatının %29,5’ine karşılık geliyor.

TüRKİYE KRİZE KARŞI İHRACATA DöNüK üRETİM STRATEJİSİ‘Nİ DEVREYE SOKUYOR

♦ Türkiye krize karşı nasıl mücadele edecek?

Dış ticaret açığını azaltmak için ülkemizin dış ticarette rekabet gücünü artıracak ve dünya ihracatından aldığı payın artmasını sağlayacak politikaların üretilmesi ve uygulanması gerekiyor. Bu kapsamda, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümü 2023’e yönelik hedeflerimiz doğrultusunda, gerek ihracat artışının sağlanması, gerekse dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik olarak Yeni İhracat Stratejisi’ni şekillendirdik. Bu stratejinin en önemli unsurunu “İhracata Dönük üretim Stratejisi” oluşturuyor. İhracata Dönük üretim Stratejisi kapsamındaki hedefimiz sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak, ihracatta pazar ve ürün çeşitlenmesini gerçekleştirmek, ihracata dönük üretimin teknolojik gelişimini sağlamak, yurt içinde yaratılan katma değerin artırılmasını temin etmek, üretimle ihracatın birlikte ele alındığı bütünsel bir strateji geliştiriyor.

İhracata Dönük üretim Stratejisi içerisinde ele aldığımız “Girdi Tedarik Stratejisi” (GİTES) çalışması ile sanayinin ihtiyaç duyduğu girdilerin tedarikinde sürekliliğin sağlanması ve etkinliğin, verimliliğin artırılması, ihracatta rekabet gücünün iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Bu çalışma ile dünya girdi kaynaklarındaki belirsizliklerin, girdi tedarik kaynaklarında ülke/bölge bazlı bağımlılık gibi dengesizliklerin, girdi niteliğindeki doğal kaynakların geleceğine dair kaygıların, emtia piyasalarındaki gelişmelerin girdi fiyatları üzerinde oluşturacağı dalgalanmaların yaratacağı riskleri minimize etmeye ve ayrıca ülke ihracatının gelecek vizyonunda önemli yer tutacak yeni ürün ve teknolojilerin getireceği sürdürülebilir girdi tedarik ihtiyacının belirlenmesi ve güvenceye alınmasını sağlamaya yönelik eylem planlarının geliştirilmesi ve bunların uygun politika araçlarıyla uygulamaya aktarılması hedefleniyor. Bu kapsamda, ülkemiz ihracatında öne çıkan sektörler girdi tedarik perspektifinden derinlemesine mercek altına alınıyor.

Ayrıca, Türkiye’de üretimin ve ihracatın ithal girdi ihtiyacının azaltılması, yurt içi tedarik imkânlarının değerlendirilmesi ve genişletilmesinin yanı sıra, mutlaka dışarıdan ithal edilmesi gereken girdilerin daha ucuza ve rekabet gücümüzü destekleyen koşullarda tedarik edilmesi imkânları araştırılıyor. Bu alanda yapılan çalışmaları değerlendirmek üzere Başbakanlık Genelgesi ile ilgili kamu ve özel sektör kurumlarının en üst düzeydeki yetkilerinin temsil edildiği İhracata Dönük üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu kuruldu.

Bu kurul, dış ticarete konu sektörlerde geliştirilecek politikalar yoluyla, sürdürülebilir ihracatta ve ihracatçının rekabet gücünde artışın sağlanması, dış ticarete konu sektörlerde yurt içinde yaratılan katma değerin artırılması için alınacak politika tedbirlerini görüşüyor. 2011 yılı sonuna kadar ihracatın önemli sektörleri olan demir-çelik, otomotiv, makine, kimya, tekstil ve hazır giyim ile tarım sektörlerine ilişkin GİTES çalışmalarımız tamamlanacak ve eylem planları hazırlanıyor. 2012 yılında da bu eylem planlarının uygulamaya geçirilmesi yakından takip edilecek.

TüRK İHRACATçISININ DüNYADA GİRMEDİĞİ PAZAR KALMAYACAK

♦ Türkiye 2011 itibariyle kaç ülkeye ne kadarlık ihracat yaptı?

Türkiye 2011 yılının Ocak-Ekim dönemi itibarıyla 233 ülke ve gümrük bölgesine toplam 111,4 milyar dolar ihracat yaptı. Bu kapsamda 25 ülkeye 1 milyar doların üzerinde, 75 ülkeye de 100 milyon doların üzerinde ihracat yapıldı. Geçtiğimiz yıl ihracat gerçekleştirmediğimiz bazı bölgeleri de ihracat portföyümüze ekleyerek yolumuza devam ettik, Türk ihracatçısının girmediği bir pazar kalmayana dek pazar genişlememiz devam edecek. Yılsonunda 2008 yılı ihracat seviyeni de geçerek Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir rekora imza atacağız. Bu başarının altında bizim pazar çeşitlendirme stratejimiz yatıyor.

Geleneksel pazarlarımızda rekabet gücümüzü koruyarak pazar çeşitlenmesini sağlamak, ihracatımızın istikrar kazanması ve krizlere bağışık hale gelmesi için özellikle önem arz ediyor.

♦ Krize rağmen büyüyen Türkiye’de, ihracat rakamlarında önümüzdeki yıl için hedef nedir?

Orta Vadeli Program ile 2012 yılında ihracatımızın 148,5 milyar dolara ulaşmasını hedefledik. 2011 yılının ilk 10 ayında geçtiğimiz yılın ilk 10 ayına kıyasla % 20 artış gerçekleştirdiğimiz gerçeği göz önünde bulundurulduğunda gelecek yıl da ihracatımızda bu oranda bir büyüme gerçekleştirerek hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum.

♦ 2023 yılına ait 500 milyardolarlık ihracat hedefi için önümüzdeki dönemde ne tür plan ve projeler üzerinde çalışılıyor?

2023 İhracat Stratejisi bildiğiniz üzere özel sektör ve bir kamu kurumunun ortaklaşa hazırladığı tek Strateji olma özelliğini taşıyor.

Bu yüzden bizim ve ülkemiz için ayrı bir önemi var. 2023 İhracat Stratejisi kapsamında ihracatımız için belirlenen hedefler doğrultusunda devlet desteklerinin artırılması ve genişletilmesi, yeni destek mekanizmalarının devreye sokulması başta olmak üzere, ihracat performansımızı doğrudan etkileyen ulaştırma altyapısının güçlendirilmesinden finansmana, pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü artırmaya yönelik eylemlerden nitelikli istihdam gücü ve güvenilir ve sağlam istatistik yapılarının oluşturulmasına kadar geniş bir yelpazede pek çok proje üzerinde çalışıyoruz.

üLKE MASALARI İHRACATçIYI DESTEKLİYOR

♦ GEME’nin oluşturduğu üLKE MASALARI ihracata ve Türkiye ekonomisine nasıl katkı sağlıyor?

ülke Masalarının ihracatımıza katkısı firmalarımıza ticari bilgi hizmeti sunmak, ülke raporları hazırlamak ve güncelliğini sağlamak, yerinde pazar araştırmaları yapmak, ihracatçılarımıza yönelik olarak ülke Masası toplantıları düzenlemek yoluyla gerçekleştiriliyor. Ayrıca Bakanlığımıza çağrı merkezi, elektronik posta ve telefon aracılığıyla ulaşan firma talepleri de ülke Masaları tarafından yanıtlanıyor.

ülke Masaları tarafından, kurulduğu günden bugüne kadar 81 vilayetimizin tamamında toplam 125 adet “Pazara Giriş ve Hedef ülke” seminerleri gerçekleştirildi. Bu seminerlere 6 bin civarında iş insanı iştirak etti. 2011 yılında 16 ülkede 20 farklı sektörde Yerinde Pazar Araştırması yapıldı ve yine 2011 yılında 11 ülkede Ticaret Heyetleri katılımı gerçekleştirildi.

İhracata dayalı kalkınma modelini benimsemiş ülkemiz ihracatının artırılmasının enformasyon kısmına ülke Masaları büyük katkı yapıyor. Enformasyonu aksiyona dönüştürerek faaliyetlerini sürdürmekte olan ülke Masaları ülkemizin birçok ticaretle ilgili kuruluşları ile de yakın bir işbirliği halinde çalışmalarını yürütmektedir. 26 Kalkınma Ajansının 18 tanesiyle dış ticarete yönelik çeşitli programlar düzenlenmiştir.

İhracatçı Birlikleri, Ticaret Borsaları, Ticaret/Sanayi Odaları, DEİK, TOBB ve daha pek çok ticaretle ilgili kuruluşlar ile ortak programlar gerçekleştirdi. Halihazırda, 34 ülke Masası’nın toplam 85 ülke raporu Bakanlığımız www.ibp.gov.tr adresinde güncel bulunuyor.

64 NOKTAYA VİZELERİ KALDIRDIK

♦ Birçok ülkeyle vizeler kalktı, bu durum ihracata nasıl yansıyor, önümüzdeki günlerde vizelerin kalkacağı yeni ülkeler var mı?

Türkiye‘ye vize uygulamayan ülkeler arasına son olarak Ukrayna katıldı. Ukrayna ile yapılan anlaşma ile Türkiye‘ye vize uygulamayan ülke ve özel idare bölgeleri sayısı da 64‘e çıktı.

Vizelerin kaldırılmasına yönelik çalışmalar konusunda Dışişleri Bakanlığımızın girişimleri devam ediyor. Belarus ve Nijerya ile de vizelerin karşılıklı kaldırılması konusundaki görüşmeler sürüyor. Vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması, iş insanlarımızın seyahat özgürlüğüne pozitif katkı sağlamaktadır. Gidemediğimiz yer bizim değildir. Vizesiz seyahat az bürokratik işlem, daha az zaman, daha az para ve daha az emek kaybı demek. Bu kapsamda zamanları çok değerli olan iş insanlarımızın önündeki önemli engellerden birisi olan vizenin kaldırılması uluslar arası pazarlarda onlara iyi bir katkı demektir.

Turcomoney – Ocak 2012
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası