Son Haberler

Dünya krizden çıkarken aşırı iyimserlik mi var?

Merkez bankaları, politikacılar, IMF, Dünya Bankası ve bankalar-firmalar 2014/2015 yıllarına ilişkin iyimser beklentilerini açıklayıp, daha önceki karamsar hedeflerini peşi sıra revize ediyorlar. Peki estirilen bahar havası gerçek mi?

2012 yılının ikinci yarısından itibaren ABD’den başlayarak, Avrupa ve Japonya ile devam eden ekonomik toparlanma dünyanın geneline yayılmış durumda. Makroekonomik görünüm ve göstergeler beklenti yönetimiyle yakın ilişki içerisinde. Piyasaların ve bunun da ötesinde ekonomik aktörlerin, ekonominin geleceğiyle ilgili algılamaları hem üreticilerin, hem de tüketicilerin davranışlarını doğrudan etkiliyor. Krizin beklenenin üzerinde derinleşmesinin nedenlerinin başında ekonomik aktörlerin beklentilerini abartılı biçimde negatife dönüştürmüş olması geliyordu. 2013 yılının ilk çeyreğinde ise bu beklentiler 3-4 yıl öncesinin tersine, beklenenden de öte iyimser olmaya doğru gidiyor. Merkez bankaları, politikacılar, IMF, Dünya Bankası ve bankalar-firmalar 2014/2015 yıllarına ilişkin hedeflerini peşi sıra revize ediyorlar.

Bu gelişmeler ister istemez piyasalardaki bahar havasının abartılı olabileceği kuşkularını da beraberinde getiriyor. Tam da bu ortamda Güney Kıbrıs ile ilgili gelişmeler moralleri bozabilir mi sorusunu gündeme getirdi. Her ne kadar Güney Kıbrıs’ın, AB içindeki payı yüzde 0,3 gibi çok düşük olsa dahi bulaşıcılık etkisi nedeniyle piyasalarda geçici bir etki yapabilir.

İYİMSER BEKLENTİLER ŞİMDİLİK DEVAM EDECEK

Piyasalardaki yaygın kanaate paralel olarak ABD krizden ilk çıkan ekonomi konumunu giderek güçlendiriyor. Nitekim gelen makro-ekonomik veriler de bunu teyit ediyor. Avrupa tam olarak olmasa da büyük oranda krizin en olumsuz noktalarını geride bıraktı. Ancak AB’nin bazı ülkeleri halen iyileşme yolunda beklenen olumlu gelişmeleri gösteremiyor. Diğer taraftan, özellikle Japonya’da son dönemde meydana gelen gelişmeler Japon ekonomisinin uzun süredir içinde bulunduğu durgunluktan çıkacağına ilişkin beklentileri yükseltiyor. çin ve Hindistan’ın ise gelişen ülkelerdeki beklentilere paralel hareket ederek büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Dünyanın geri kalan kısmı açısından ise şimdilik olumlu beklentilerin dışında kalmak gibi bir ihtimal zayıf gözükmüyor. Ancak bu dönemde ülke/bölge özelindeki kırılganlıklar ortaya çıkabilir.

GüNEY KIBRIS’TAKİ GELİŞMELERİN OLASI ETKİLERİ

Güney Kıbrıs’taki son gelişmeler piyasalarda ilk etapta küçük çaplı şok etkisi yaptı. Bu durum hiç konuşulmamış, ya da tartışılmamış olarak görülemez. Bundan sonraki süreçte başta Güney Kıbrıs çok zor bir süreçten geçecek. Bununla beraber benzer bir uygulamanın olabileceğine yönelik beklentiler uluslararası fon akımlarının yönünü belirleyebilecek bir etken olarak dikkate alınacak. Yabancı sermaye akımlarına karşı kırılganlığı olan ülkelerin bu tür sermaye çıkışlarında ciddi sıkıntılar yaşayabileceğini beklemek yüksek olasılık. O nedenle, sermayenin gelecek dönemde güvenli limanlara ihtiyacı olacak. Bu çerçevede, başta İsviçre ve İngiltere olmak üzere bazı gelişmiş ülkeler tercih edilebilecek. Euro’nun değer kaybetmesi buna karşın orta vadede İsviçre Frangı ile Pound’un değer kazanması da beklenmeli.

TüRKİYE YENİ FIRSATLARLA KARŞILAŞACAK

Türkiye’de 2013 yılında büyümenin hızlanması beklenmekte, bununla beraber cari açığın artması da kaçınılmaz. ülkemizin 2013 yılında büyümesini yüzde 4-5 cari açık/GSYH oranını da yüzde 5-6 bandına getirmeyi başarması bekleniyor. Yurtiçinde uzun süredir devam eden sorunların çözümlenmesi de Türkiye’nin yurtdışında algısını ciddi biçimde olumlu yapan faktör olarak ortaya çıkacak. özellikle, Güney Kıbrıs’taki gelişmeler Türkiye açısından önümüzdeki dönemde pozitif sonuçlar ortaya çıkarabilecek. Bunun için halihazırda güçlü bir finans kesimine sahip olan Türkiye’nin İstanbul’un finans merkezi olma hedefine yönelik atacağı adımlar bölgemizde yeni bir güvenli liman olarak ülkemizi ön plana çıkaracak. Bu anlamda bakıldığında, ortaya çıkacak gelişmelerin Türkiye açısından yeni fırsatlar yaratacağı beklenmekle birlikte bu fırsatları değerlendirmek ise ülkemizin global fon akımlarına vereceği güvene bağlı olacak.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası