Son Haberler

Dünya piyasaları sallanırken Türkiye gücünü koruyor

FED’in açıklamalarıyla, dolar ve faizler fırladı, borsalar düştü, altında ise satış baskısı güçlendi. Dünyada sistematik risklerin oluşumuna karşı Türk mali yapısı güçlü konumunu sürdürüyor.

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin büyüme ve istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin azaldığını belirtmesi ve aylık 85 milyar dolarlık varlık alımlarının 2014 yılı ortasında sonlandırılabileceğini net bir dille açıklamasıyla birlikte global piyasalar satış baskısı altında kaldı. Piyasalar bir süredir FED’in varlık alımlarını azaltmak veya sonlandırmak için ne zaman zamanlama sinyali vereceğine yönelik açıklama yapmasını bekliyordu. FED’in açıklamaları, doları güçlendirdi. ABD 10 yıllık bono faizi 2.40’ın üzerine çıktı, borsalar düştü, altında ise satış baskısı güçlendi. FED’in bu açıklamalarının arkasından gelişmekte olan piyasalarda ise para birimlerinde değer kaybı, bono faizlerinde yükseliş ve hisse senetlerinde düşüşler görüldü. çin’de gecelik repo faizi ortalaması açıklamalar sonrası % 12.5 seviyelerini gördü.

Piyasalar için bu açıklamanın anlamı; parasal genişlemenin 2013 yılının sonuna doğru kademeli azaltılması ve 2014 yılının ortasında da programın tamamen sonlandırılması. Analistler genel olarak FED’in daha önce açıkladığı enflasyon ve işsizlik hedeflerini 2015 yılından önce yakalayamayacağını düşünüyor dolayısıyla varlık alımlarını 2015 yılından önce sonlandırılmasını beklemiyorlardı. FED’in varlık alımlarını 2014 yılı ortasında sonlandırılması konusunda net bir açıklama yapması analistler içinde sürpriz oldu.

önümüzdeki süreçteki senaryoları tahmin edebilmek açısından Türkiye’nin de eşlik ettiği global piyasalardaki FED’in açıklamasından öncesi tabloyu tekrar hatırlamakta fayda var. Amerika, Avrupa Japonya gibi gelişmiş ülkelerin ve gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları tüm para politikalarını parasal genişleme üzerine tasarlamış ve borsalar likidite bolluğunun verdiği güç ile rekor üstüne rekorlar kırarak tarihi zirvelerini yaşıyordu. Faizler düşme trendine girmiş, para birimleri hafif balanslarla birbirlerine karşı güçlerini korumaya çalışıyorlardı. önceden pozisyon alan tahvil/bono fonları düşen faiz ortamında önceden pozisyon almanın mutluluğu yaşıyordu ve FOMC toplantıları piyasalarda izleniyordu. FOMC tutanaklarından Amerika’nın makro ekonomik hedeflerine yaklaşıldığında parasal genişleme programının kademeli olarak sonlandırılacağı biliniyordu. Piyasalar biliyordu, yatırımcı biliyordu fakat zamanlama yönünde soru işaretleri vardı.

Parasal genişleme ve düşük faiz politikasının etkisi ile gelişmekte olan piyasalara giden likiditenin geri çekileceği endişesi ile bu piyasalarda daha sert düşüşler yaşandı. özellikle 2012 yılında % 52 oranında değer kazancı ile dünyada en çok kazandıran borsalar arasına giren BİST’te olumsuz etkilendi. Türk para piyasaları da küresel satış baskısından etkilendi. Kur, sepet ve faiz yükseldi. Merkez bankası kurda aşırı oynaklık durumlarında dolara zaman zaman sınırlı ve kısmi müdahalelerde bulundu.

önümüzdeki dönemde küresel finansal sistematik riskler artabilir fakat Türkiye açısından mali tablo gücünü koruyor. Küresel durgunluğun olduğu dönemde Türkiye büyümesini sürdürüyor. Halen enflasyon ve faiz rakamları hükümetin hedeflerini tehdit edecek seviyede değil. Bugün Merkez Bankası önceki yıllara göre çok daha güçlü konumda ve rezervleri 128 milyar dolar seviyesinde. Dolarda oynaklık olduğunda Merkez Bankası gerekli müdahaleleri yapacak güçte. Gelişmiş ülkelerinin notunun düştüğü dönemde Türkiye’nin kredi notu 4 kredi derecelendirme kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir seviyeye yükseltti. İhracatta yeni pazarlarda önemli rakamlara ulaşılmaktadır ve ihracatı artırıcı girişimler sürüyor. Şirketlerin karlılık oranlarında gerileme yoktur ve büyüme hedefleri doğrultusunda ilerliyor. İşsizlik rakamları düşük seyrediyor ve mali disiplin devam ediyor.
Sonuç olarak dünyada sistematik risklerin oluşumuna karşı Türk mali yapısı güçlü konumda. Türkiye’nin taşıdığı sistematik risklerin 2023 vizyonu doğrultusunda 10 yıl içinde dünyanın en önemli 10 ekonomisi arasına girme hedefini gerçekleştirmesine engel olabileceğini öngörmüyorum. Gelişmekte olan ülkelerden pozitif olarak ayrılan Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hedeflerine ilerleyeceğini düşünüyorum.

Alper Nergiz

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası