Son Haberler

Dünya`da ve Türkiye`de metropoller

Ocak ayında yayımlanan ilginç araştırmalardan biri Türk medyasında da dikkat çekti. Brookings Institution tarafından yayımlanan Global Metromonitor 2014 başlıklı raporda Türkiye’den 4 şehir, 2013-2014 döneminde en hızlı gelişim gösteren metropoller arasında yer aldı; üstelik de üst sıralarda olmak üzere.

Sıralamada İzmir ikinci, İstanbul üçüncü, Bursa dördüncü ve Ankara dokuzuncuydu. İzlemeye alınan dört şehrimizin de ilk 10 arasında yer alması medyada rapora geniş yer ayrılmasında tabii ki etkili oldu. Ancak raporun detayları incelendiğinde dünyanın önemli metropollerine dair çok ilginç veriler karşımıza çıkıyor. öncelikle vurgulamak gerekir ki, raporda geleneksel anlamdaki bir şehir kavramından ziyade (Türkçede genellikle metropol olarak ifade edilen) metro area kavramı kullanılıyor. Başka bir ifadeyle idari ve/veya siyasi tercihlere (geleneklere) göre tanımlanan şehir yerine daha geniş kapsamlı bir tanım geliştirilmeye çalışıldığı görülüyor. Raporun 34. sayfasında vurgulandığı üzere, Singapur gibi bir şehir-devlet, Moskova gibi bir federal kent, Ho Chi Min City gibi bir belediye veya Casablanca gibi bir idari bölge arasında ortak bir tanım oluşturmak çok zor olacağından; ekonomik bir yaklaşımla üretim, istihdam ve nüfusun belirli bir coğrafyada yoğunlaşmasını ifade eden metropol kavramına b a ş v u r u l m u ş . örneğin iki ayrı Japon kenti olan Osaka ve Kobe araştırmada O s a k a – K o b e metropolü olarak d e ğe rl e nd i r me ye alınmış.

Raporun medyada pek fazla irdelenmeyen d e t a y l a r ı n d a dünyanın en büyük metropolleri nüfus açısından sıralamaya tabi tutulmuş. Buna göre Tokyo, 37 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın bir numaralı metropolüyken, ilk 10 sırada gelişmiş ülkelerden sadece Seul-Incheon yer alıyor. İstanbul ise 14 milyonu aşan nüfusuyla 18. sırada yer alıyor. İstanbul’un üzerinde yer alan 17 metropolün sadece beşinin gelişmiş ülkelerde yer aldığı dikkat çekici demografik bir detaydır.

Sıralama araştırmada yer alan 300 metropolde yaratılan GSYİH değeri açısından yapıldığında Tokyo yine ilk sırada yer alıyor. Tokyo’nun SAGP (satınalma gücü paritesi) ile hesaplanan GSYİH değeri 1,6 trilyon ABD dolarının üzerinde. İstanbul ise aynı listede 348,7 milyar ABD doları değeriyle 25. sırada bulunuyor. İstanbul’un üzerinde yer alan 24 metropolden sadece 7’si gelişmekte olan ülkelerde yer alıyor. Demografik açıdan üst sıralarda yer alan gelişmekte olan ülke metropollerin, konu iktisadi değer yaratmak olduğunda yerlerini gelişmiş ülke metropollerine bıraktıkları görülüyor.

Bu veriler ışığında esasen iyi bilinen bir gerçeğin bir kere daha teyit edildiği görülüyor. Türkiye’nin iktisadi merkezi konumundaki İstanbul’da kişi başına GSYİH 25 bin ABD dolarının altında kalıyor. Başka bir ifadeyle, katma değer yaratıyor. Türkiye genelinde yaşadığımız sorun, İstanbul’da da görülüyor. Finans, ticaret, ulaştırma, turizm vb. alanlarda gerçekleştirilecek teknolojik gelişime yönelik ilerlemeler ve yapısal reformlar ile bu sorun aşılabilirse İstanbul’un dünyanın en önemli metropolleri arasında üst sıralara tırmanması kaçınılmaz.

Raporun verilerine bir diğer açıdan yaklaştığımızda ise, İstanbul’un rant ekonomisi bağlamındaki konumu irdelenebilir. Esasen sadece İstanbul’da yaşayanların değil, tüm Türkiye’nin cazip kentsel rantlar nedeniyle İstanbul’da spekülasyona katıldığı biliniyor. Hatta bu spekülatif çerçevede emlak fiyatları Londra veya Paris ile dahi karşılaştırılabilinir. Her ne kadar bu tarz bir karşılaştırma tamamen yanlış olmasa dahi İstanbul’daki ekonomik performans da akıldan çıkartılmamalı. İstanbul söz konusu metropolleri nüfus açısından yakalamış olmakla birlikte, ekonomik değer yaratımı açısından alması gereken daha uzun bir yol bulunuyor.

Analiz

Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

İ.ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi

kizilkaya@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası