Son Haberler

Fed, Kasım ayında da piyasalara yön vermeye devam etti…

1 Kasım seçimleri öncesinde yapılan ve 7 Haziran’a paralel koalisyon seçeneklerinin çıkacağını gösteren seçim anketlerinin tersine, AKP %49,5 oy ve 317 milletvekili kazanarak tek başına iktidar oldu. Halktan 4 yıllığına

yeni hükümeti kurma görevi alan AKP’nin bu zaferiyle birlikte, Borsa İstanbul Kasım ayına %5’i aşan yükselişle 83.600 üzerinden başladı. 84.000 üzerini test ederek ay içindeki en yüksek seviyesine seçimin ardından ilk

fiyatlamalarda ulaşan Borsa İstanbul, ayın devamında ise bu yukarı hareketini devam ettiremedi. Kur tarafında seçim öncesinde 2.92 seviyelerinde yer alan Dolar/TL paritesi, seçim sonrasında ilk fiyatlamalarda 2.75 seviyelerine kadar geri çekilirken, gösterge tahvil ise 10.20 seviyelerinden 9.60 seviyelerine, döviz

sepeti ise 3.06 seviyesinden 2.92 seviyelerine kadar geriledi. Ayın devamında ise 16 Aralık toplantısında FED’in faiz artırımına yönelik artan endişelerle ve yeni kabinede ekonomi yönetimin kimlerden oluşacağı beklentileri

ile Borsa İstanbul’da satışlar görüldü. Kasım ayına 83.600 seviyelerinden başlayan BİST 100 endeksi, ayın sonuna doğru ise 80.000 seviyelerinin altına gerilerken, kur ve faiz tarafında seçim öncesi seviyelere doğru

yükselişler gözlendi. 64. Hükümetin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulduğu gün, Rusya savaş uçağının sınır ihlali ile düşürülmesi sonrasında ise Borsa İstanbul endeksinde 76.000 seviyelerine kadar çok hızlı gerileme yaşandı. Kasım ayındaki PPK toplantısında ise TCMB, piyasa beklentilerine paralel olarak faizlerde

değişime gitmedi.

FED BAŞKANI YELLENİN NE

AçIKLAYACAĞI öNEMLİ

Piyasaların son dönemde ana gündem maddesi olan FED’in faiz artırımının zamanlamasına ilişkin belirsizlik, Kasım ayında gelen veri ve açıklamalarla birlikte, Aralık 2015 toplantısını işaret ederken, bu toplantıda FED ‘den faiz artırımı bekleyenlerin oranı %74 seviyesine yükseldi. Ayın ilk haftasında FED Başkanı Yellen’den gelen,

ayın devamında da diğer üyeler tarafından dillendirilen Aralık toplantısında faiz artışının

masada olduğu açıklamalarına ek olarak, Ekim tarım dışı istihdam verisi, 190.000 olan piyasa beklentisinin oldukça üzerinde 271.000 olarak açıklanırken, işsizlik oranı beklentilere paralel %5,0 seviyesinde gerçekleşti. Veri

ardından global hisse senedi piyasalarında satışların ağırlık kazandığını gözledik. Ayın devamında FED’in Ekim ayı toplantısına ilişkin tutanaklarda, 16 Aralık toplantısında faiz artırımının uygun olabileceği ve faiz artışının

kademeli olması görüşünün ağırlık kazandığı yer aldı. Tutanakların ardından faiz artırımı olasılığının yükselmesini, ABD ekonomisinin güç göstergesi olarak algılayan ABD piyasalarında alımların geldiğini izledik. Global hisse senedi piyasalarında, Paris’te yaşanan ve 129 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör eylemleri

kısa süreli bir dalgalanma yaratsa da, ayın ilkyarısında satış baskısında kalan global hisse senedi piyasalarında, ayın ikinci yarısında yukarı eğilim gözlendi. Ay sonunda Rusya ile Türkiye arasında yaşanan sınır ihlali gerilimi

ise global hisse senedi piyasalarında kayıpların yaşanmasında etkili oldu.

PARİSTE TERöR VE RUS UçAĞININ

DüŞüRüLMESİ ALTIN PİYASASINI

ETKİLEMEDİ

Kasım ayına 1140 seviyesinden başlayan altın gelen sert satışlarla birlikte 1060’lı seviyelere kadar indi. Paris’te yapılan terör saldırısı ve Suriye sınırında düşürülen Rus uçağıyla ilgili yaşanan gerginliklere rağmen altın, yukarı

yönlü tepki veremedi. Bunun sebebi olarak Aralık ayındaki FED’in faiz artırım ihtimalini gösterebiliriz. Faizlerin artacağı görüşü daha ağır basarken, artış olması halinde bile miktar olarak düşük kalması, yukarı yönlü tepki hareketine sebep olabilir. Bu ihtimal ve siyasi gerilimin artması durumunda 1125 ve 1175 seviyeleri hedeflenebilir. önümüzdeki günlerde siyasi gerilimin azalması halinde ise 1050 seviyesine doğru çekilebilir. Buranın altındaki fiyatlamalarda ise 1000 desteği konuşulmaya başlanabilir. Ekim ayının ardından Kasım ayında da zayıf görünümünü sürdüren Euro/Dolar 1.10 seviyesinin üzerinde başladığı ayda 1.05’li seviyeleri gördü. FED’in Aralık ayında faiz artıracağı ile ilgili beklentilerin fiyatlandığı paritede 1.05’in kırılması durumunda Mart ayında görülen dip seviyesi olan 1.0461 denenmek istenebilir. Bu durumda dikkatler 1 doların 1 euroya eşit olup olmayacağı konusuna çevrilebilir. Son dönemde Mario Draghi’nin teşviklerle ilgili konuşmaları ve FED’in faiz artırım süreci bu konunun gerçekleşme ihtimalini artırıyor. 1 Kasım seçimleriyle beraber sert düşüşe geçen Dolar/TL Kasım ayına 2.82 seviyesinden başladı ve hemen sonrasında 2.75’e kadar geriledi. FED tarafından yapılan konuşmalar ve iyi gelen tarım dışı istihdam verisi dolar kurunu tekrar seçim öncesi seviyelere döndürdü. Daha sonrasında bir gevşeme görülse de özellikle ay sonunda yaşanan Türkiye-Rusya arasındaki gerginlikle birlikte Dolar/TL sert yükseldi. Bu yukarı yönlü baskı bir müddet daha devam edebilir. Bu durumda 2.90 ve 2.95 seviyeleri izlenebilir. İki ülke arasındaki gerginliğin azalmasıyla birlikte kurda 2.80 – 2.85 arasında dengelenme

olabilir.

FED, FAİZLERİ ARTIRMAZSA PİYASALAR

DALGALANIR

Aralık ayının en önemli gündem maddesi 16 Aralık tarihinde gerçekleştirilecek olan FED toplantısı olacaktır. FED’in bu toplantıda faiz artırım olasılığının %74 seviyesine yükselmesi ile birlikte, global piyasalarda çok önemli dalgalanmalar olmadığı sürece, kademeli gerçekleşeceği açıklanan faiz artırım sürecinin başlayacağını düşünüyoruz. Faiz artırımının gerçekleşmesi sonrasında ise piyasaların yeni gündemi sonraki

artırımların hızı ve zamanlaması olmaya devam edecektir. FED’den artırım sonrasında gelecek yol haritası ise takip edilecektir. Bunun dışında ABD ve çin’den gelecek ekonomi verileri de FED’in faiz artırımlarının hızını ölçme açısından izlenmeye devam edilecektir. Kasım ayında, toparlanmaya çalışan global hisse senedi piyasalarında, FED’in faiz artırımlarına başlamasıyla birlikte gelişen ve gelişmekte olan ülke piyasalarının hareketlerinde ayrışmalar görebiliriz. Ancak, Ekim toplantısından sonra fiyatlamaların bu yönde olması ve faiz artırımlarının başlamasıyla bir belirsizliğin sona erdiğini göz önüne aldığımızda, bu ayrışmanın kısa süreli ve yumuşak olacağı dolayısıyla da Fed artırımlarıyla birlikte sonraki artırımların zamanlamasına ilişkin ortaya konacak yol haritası da takip edilerek global hisse senedi piyasalarında yeni bir yukarı hareket başlayabileceği seçeneği de gözardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Faiz artırımı olmaması halinde ise piyasalardaki mevcut dalgalı seyrin bir sonraki toplantıya kadar devam etmesi kaçınılmaz olacaktır.

MOODYİN NOTU MERAK EDİLİYOR

1 Kasım seçimlerinin ardından yurt içi piyasalarda yeniden tek parti iktidarına ilişkin olumlu fiyatlamanın devam ettirilemediğini izledik. Dolayısıyla FED tarafında faiz artırım sürecinin başlamasıyla birlikte belirsizliğin azalması yurt içinde yarım kalan yukarı fiyatlamanın devam etmesini beraberinde getirebilir. Ancak, seçim ardından kurulan yeni hükümetin hem ekonomi hem de diğer alanlarda atacağı adımlar, bu hareketin

gücünü belirleyecektir. Ayrıca, Suriye ve DEAŞ terör örgütü ile ilgili sınır bölgelerimizdeki hareketliliğin yanı sıra Rus savaş uçağının sınır ihlali nedeniyle düşürülmesi sonrasında gerilen Rusya-Türkiye ilişkileri de piyasalardaki endişeleri artırarak yukarı hareketlerin sınırlanmasına, tersine aşağı yönlü hareketlerin oluşmasına da neden olabilir. Ek olarak, FED faiz artırımlarının başlamasıyla birlikte TCMB’nin normalleşme adımları da yurt içi piyasaların seyri üzerinde etkili olacaktır. Ay içinde kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in yapacağı

(notlarda değişim beklenmemekte) kredi değerlendirmesi takip edilecektir. Bu gelişmeler çerçevesinde BİST’in Aralık ayında yukarıda belirttiğimiz gelişmelere göre dalgalı bir seyir izleyerek yön arayışını sürdürmesi beklenebilir.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası