Son Haberler

Geleceğimizi şekillendirecek kod: Gelişmiş Demokrasi

Türkiye’de, Cumhurbaşkanı ilk kez halk tarafından seçildi. İnsanı merkeze alan demokrasi sisteminin temsili olma özelliğinden, katılımcı olma özelliğine doğru evrilmesi ülkemiz adına memnuniyet vericiydi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye için hayırlara vesile olması dilekleriyle başlamak istiyorum. Bugüne kadar Meclis tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçildi. Türkiye bununla birlikte yeni bir demokrasi deneyimi yaşamış oldu. Bu anlamda ortaya çıkan seçim gelişmesine “demokrasinin bayramı” tanımı yapılabilir. Uğruna nice savaşların verildiği demokrasi rejimine sahip olmak ne Türkiye, ne de dünya için kolay olmadı. Rayına oturması için ciddi zaman, emek ve çaba harcanması gerekti. İnsanı merkeze alan demokrasi sisteminin temsili olma özelliğinden, katılımcı olma özelliğine doğru evrilmesi kuşkusuz modern zamanın vazgeçilmezleri arasında. Biz de kurulduğundan beri tercihini cumhuriyet rejiminden yana koyan bir ülke olarak demokrasimizin modern sistemlere uyumlu bir şekilde gelişimi için yıllarca çaba harcadık. Ne tek partili dönemlerinde, ne de ara darbe dönemlerinde demokrasiye olan inancımızı ve arzumuzu toplum olarak bir an olsun yitirmedik. En nihayetinde demokrasimizin vazgeçilmezleri olan sivil toplum kuruluşlarının da etkinliklerini arttırmasıyla birlikte demokrasimizi daha da katılımcı hale getirdik. Netice olarak farklıklarıyla bir arada yaşamakla övünen bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğimiz günleri yaşıyoruz. İnsanlığın vardığı nokta, sorunları olsa da kimliklerin, yapıların, grupların, içine kapanmışların değil, farklılıkların, açık ve çoğulcu yapıların zamanıdır. Ne yapıp, ne edip bu zamanın ruhuna uygun bir demokrasiyi talep etmekten vazgeçmemeliyiz.

Türkiye’nin her açıdan yaşadığı birçok sorunun temelinde yanlış ve kendimize göre yorumladığımız demokrasi sorunsalı vardı. Ekonomiden, sosyal konulara, siyasetten, toplum psikolojisine kadar onlarca toplumsal ve devlet alanının sorunlarını yeni bir zihniyet içerisinde okumamız gerekiyor. Kürt meselesinin son zamanlardaki barışçıl çözüm süreci de artık topraklarında şiddet olmadığı için sakin, akıllıca ve bireyi tüm farklılıkları ile öne alabilen ve düşünebilen bir devlet anlayışını da beraberinde getirecektir kuşkusuz. İnsanlarımızın huzur ve barış içerisinde, kendini hiç bir kısıtlama hissetmeden yaşayabileceği bir ülke tasavvur etmek için çok fazla nedenimiz var son zamanlarda.

Devletin bu dönüşümü yaşadığının birçok ipucunu görmemiz mümkün. İstediğimiz gibi bir ülkede yaşamak ve geleceğimizi yaşatmak için bu nedenlere sarılmalıyız. Rahatlıkla elde edilen hiçbir kazanım olmamıştır tarih boyunca. Bugün yaşadığımız kazanımların da kolay elde edilemeyeceğinin bilinciyle yaşadığımız en ufak sorunu gereğinden fazla büyütmeden siyasi ve sosyal davranışlar geliştirmeliyiz. En azından bu yolda ilerleyen ve toplumsal kodlarımızda olmasa bile gelecek nesillere bu kodları armağan edebilmeliyiz. Nasıl ki geçmişten bugüne yaşadığımız toplam acılar, sıkıntılar ve sorunlar bizlere tecrübe kodu ile aktarılmışsa biz de gelecek nesillere yeni dünyaya uyum sağlayacak kodlar aktarabilmeliyiz. Aktarılan bu kodların nasıl bir özelliğe sahip olacağı ve yeni dünyada ne kadar ayakta kalmaya yarayacağını elbette bizler belirleyeceğiz. Mutlak olan hiçbir gerçeğin olmadığını, sorumluluğun tüm toplum tarafından paylaşılması gerektiğini, doğruya ve gerçeğe ulaşma çabasının ancak doğru bir yol izlenirse mümkün olabileceğini anlatmakla başlayabiliriz belki. Uzun bir geçmişi, uzun bir geleceğe tevil ederken kendi inandığımız gerçekleri aktarmalıyız. Sıradan insanından, en gösterişli, karizmatik liderine kadar tüm toplumun amacının gelecek nesillerin bekası olması en büyük güvencemizdir. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle başladığım bu yazıdan bu noktalara gelmemin bir nedeni var. Etkili bir demokrasi ve huzurlu bir geleceğe sahip olmak için yeni bir dil geliştirmeliyiz. Son zamanlarda bu dili ortaya koyan, düşünen, üreten ve asıl önemlisi kendine güvenen bir nesil yetişiyor. Bu nesil, Usta olmak için önce çırak olmak gerektiğini öğrendiği an bizler, başımızı yastığa rahat koyabiliriz. Rahat etmek için, gelecek nesillere ürettiğimiz en gelişmiş demokrasiyi doğru aktarmalıyız.

Görüş

Tarkan Kadooğlu

Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı

TüSİAD Yönetim Kurulu üyesi

kadooglu@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası