Haziran’da kar satışları gelebilir, yeni bir swap anlaşması TL’yi güçlendirir

*Mayıs ayında piyasalar toparlanmaya devam ederken, gelişmiş ülke piyasalarında risk alma iştahı güçlendi. Covid-19 salgını ivme kaybederken, global piyasalardaki panik yerini güçlü teşviklerle birlikte son iki ayda toparlanmaya bıraktı. ABD, Almanya ve Japonya gibi majör borsa endeksleri salgın krizi sonrası oluşan kayıplarının yaklaşık yüzde 60’nı geri aldı.

*Piyasalar için risklerin devam ettiğini de belirtmek gerekiyor. Virüsün ikinci dalga şeklinde yayılma riski, beklenen resesyonun çok güçlü şekilde ve tahminlerden daha uzun gerçekleşebileceği beklentisi kar satışlarını tetikleyebilir.  ABD Başkanı Trump’ın, Çin’e yönelik eleştirilerinin dozunu artırması ve güçlü yaptırımlar uygulama olasılığı risk alma iştahını kısa vadede bozabilecek önemli risklerdir.

*Yurtiçinde de ana gündem Covid-19 salgının hızı ve ekonominin kademli açılış planı olacak. TCMB faiz kararı, jeopolitik riskler ve Moody’s’in kredi notuna ilişkin gelişmeler de takip edilecek. Bu gelişmeler ve petrolde güçlü toparlanmanın devamı halinde, TL Haziran ayında zayıf bir performans gösterebilir. Başka ülkeler ile de bir Swap anlaşması yapılmazsa da TL üzerindeki negatif baskı yeniden artabilir.

*BIST’ten güçlü yabancı çıkışı devam etmesine karşın yurtiçinde TL enstrümanlarda getiri arayışıyla birlikte artan yerli yatırımcı ilgisiyle yükseliş eğilimini devam ettiriyor. BIST’te yılbaşından beri yabancı çıkışı 15 Mayıs itibarıyla 3,6 milyar dolara ulaşırken DİBS’lerde ise bu rakam 6,7 milyar dolara yaklaştı. Yabancı payı yüzde 53 altına düşerek 2004 yılı seviyelerine geriledi.

*BIST, EM içinde Mayıs ayında iyi performans gösteren borsa endekslerinden biri olurken, majör borsa endekslerine göre ise TL bazında kısmen negatif ayrıştı. TL, Katar ile swap anlaşmasının 5 milyar dolardan, 15 milyar dolara çıkarılmasının etkisiyle EM içinde kısmen pozitif ayrıştı. TCMB’nin diğer merkez bankalarıyla da swap anlaşması yapabileceği beklentisinin gerçekleşmesi durumunda TL’de kısa vadede değer kazancı Haziran ayında da devam edebilir.

*Covid-19 yasaklarının birçok Avrupa ülkesinde yavaş yavaş kalkması ve ekonominin yeniden açılacağı beklentisi Euro’ya olan talebi artırdı. Kriz anında nakit olarak tercih edilen doların değer kaybetmesiyle paritede yükseliş yaşandı. Haziran ayında da bu durum devam edebilir. 1.1170 ve 1.1250 parite için izlenecek direnç noktaları, 1.10 ve 1.0850 seviyeleri ise alımların artabileceği destek noktalarıdır.

Covid-19 salgını ivme kaybederken, global piyasalardaki panik yerini güçlü teşviklerle birlikte son iki ayda toparlanmaya bıraktı. Aşı çalışmalarına ilişkin pozitif gelişmeler, majör ekonomilerin kademeli olarak normalleşmeye hazırlanması ve güçlü parasal teşviklerin etkisiyle piyasalarda toparlanma devam ediyor.

Global risk alma iştahı Mayıs ayında özellikle gelişmiş ülkeler tarafında güçlenirken, başta Asya piyasaları olmak üzere gelişmekte olan piyasalar negatif ayrıştı. ABD, Almanya ve Japonya gibi majör borsa endeksleri merkez bankalarından gelen güçlü teşviklerin desteğiyle Covid-19 krizi sonrası oluşan kayıplarının yaklaşık yüzde 60’nı geri aldı.

ABD Başkanı Trump’ın Çin’e yönelik suçlamaları ve yaptırım tehditleri nedeniyle Asya piyasalarının negatif ayrışmasında etkili oldu. Ancak açıklanan teşviklerin desteğiyle Japonya güçlü seyir izleyen piyasalardan birisi oldu. Dünya genelinde 28 Mayıs itibarıyla virüsten enfekte olan insan sayısı 5,8 milyonu, ölenlerin sayısı ise 357 bini geçti. Virüsün yayılma hızı kısmen yavaşlasa da virüs halen etkisini devam ettiriyor.

3.6 MİLYAR DOLAR ÇIKTI, YABANCI PAYI % 53’ÜN ALTINA DÜŞTÜ

BIST’ten güçlü yabancı çıkışı devam etmesine karşın yurtiçinde TL enstrümanlarda getiri arayışıyla birlikte artan yerli yatırımcı ilgisiyle yükseliş eğilimini devam ettiriyor. BIST’te yılbaşından beri yabancı çıkışı 15 Mayıs itibarıyla 3,6 milyar dolara ulaşırken DİBS’lerde ise bu rakam 6,7 milyar dolara yaklaştı.

Bu son yıllarda gerçekleşen en yüksek yabancı çıkışına işaret ederken yabancı payı yüzde 53’ün altına düşerek 2004 yılı seviyelerine geriledi. Buna rağmen artan yurtiçi bireysel-kurumsal yatırımcı talebiyle birlikte BIST toparlanmasına devam etmektedir. Bu görünüm BIST’te ciddi bir yapısal dönüşüm yaşandığına işaret ediyor. Daha önce tahvil piyasasında yaşandığı gibi BIST’te de yabancı hakimiyeti ve yabancının fiyatlama üzerindeki etkisinin kırılmaya başlandığını görüyoruz.

VIX ENDEKSİ AY İÇİNDE 27 SEVİYESİ ALTINI TEST ETTİ

VIX endeksi piyasalardaki normalleşmeye bağlı olarak düşüşüne devam ederek ay içinde 27 seviyesi altını test etti. Endeksteki gerileme volatilitenin azalmaya devam ettiğine işaret ediyor.

Mayıs ayında petrol fiyatlarında yüzde 40 üzerinde bir yükseliş yaşanırken, petrol fiyatlarındaki artış borsalardaki toparlanmayı ve yükselişi destekledi. Piyasalar majör ekonomilerin kademeli açılışa hazırlanmasıyla en kötünün geride kaldığını fiyatlarken, aşı çalışmalarına ilişkin pozitif gelişmeler de piyasalardaki toparlanmayı destekliyor. Bununla beraber, piyasalar için risklerin devam ettiğini de belirtmek gerekiyor. Virüsün ikinci dalga şeklinde yayılma riski, beklenen resesyonun çok güçlü şekilde ve tahminlerden daha uzun gerçekleşebileceği beklentisi piyasalarda kar satışlarını tetikleyebilir. Ayrıca, ABD Başkanı Trump’ın, Çin’e yönelik eleştirelinin dozunu artırması ve güçlü yaptırımlar uygulama riski de piyasalardaki risk alma iştahını kısa vadede bozabilecek önemli risklerdir.

BIST, EM İÇİNDE İYİ PERFORMANSA GÖSTEREN ENDEKSLERDEN BİRİ OLDU

Mayıs ayında BIST-100 endeksi 106.000 seviyelerine kadar yükselerek ayı yüzde 4’lere yaklaşan yükselişle kapatmaya hazırlanırken, bankacılık endeksi negatif ayrışmasını devam ettirerek ayı yüzde 2 üzeri düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.

BIST, EM içinde Mayıs ayında iyi performans gösteren borsa endekslerinden biri olurken, majör borsa endekslerine göre ise TL bazında kısmen negatif ayrıştı. Ancak dolar bazında bakıldığında ise TL’deki değer kazancıyla birlikte BIST Mayıs ayında gelişmiş ülke borsalarına yakın bir performans gösterdi.

TL ay içinde Swap anlaşması beklentileri ve Katar merkez bankasıyla Swap anlaşmasının 5 milyar dolardan, 15 milyar dolara çıkarılmasının etkisiyle EM içinde kısmen pozitif ayrışan grupta yer aldı. TL sepeti ayı yüzde 2 üzeri değer kazancı ile tamamlamaya hazırlanıyor.

TL’DE DEĞER KAZANCI HAZİRAN AYINDA DA DEVAM EDEBİLİR

Bununla beraber, çalışmaların devam ettiğinin açıklanması nedeniyle TCMB’nin diğer merkez bankalarıyla da Swap anlaşması yapabileceği beklentisi halen devam ediyor. Bu beklentinin gerçekleşmesi durumunda TL’de kısa vadede değer kazancı ve pozitif ayrışma Haziran ayında da devam edebilir.

Swap anlaşması sonrası CDS’ler 530’lu seviyelere kadar hızlı bir gerileme gerçekleştirdi. Kısa vadede 530-560 bandında hareket eden CDS’lerin mevcut seviyeleri halen oldukça yüksek seviyeler ve TL varlıklar için yüksek risk fiyatlamasının devam ettiğine işaret ediyor.

TL varlıklardaki negatif beklentilerin kısa vadede kırıldığının teyidi için ilk etapta CDS’lerin 400’lü seviyeler altına geldiğini görmemiz gerekiyor. Tahvil faizleri Nisan ayında BDDK’nın aldığı bazı kararların da etkisiyle bankaların tahvil alımlarına yönelmesiyle hızlı gerilemişti. Mayıs ayında 10 yıllık yurtiçi tahviller 60 baz puan kadar yükselirken, faizler yüzde 12,40’lı seviyelere yükseldi.

TCMB FAİZİ PİYASA BEKLENTİSİ OLAN 50 BAZ PUAN DÜŞÜREREK %8,25’E İNDİRDİ 

TCMB Mayıs toplantısında politika faizini ortalama piyasa beklentisi olan 50 baz puana paralel düşürerek yüzde 8,25’e indirdi.  TCMB finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin devamının büyük önem arz ettiğini söylemeye devam ediyor. Buna göre, TCMB’nin önceliğini enflasyondan ziyade büyüme olarak tutmaya devam ettiği düşülmektedir. Faiz indirim kararının arkasındaki temel motivasyonun ise büyüme olduğunu anlaşılmaktadır. Enflasyona ilişkin ise TCMB çekirdek enflasyon göstergelerinin ılımlı seyir izlediğini vurgulamaya devam ediyor.

TL’deki değer kaybı ve üretimdeki düşüşe bağlı olarak maliyet artışlarına rağmen, emtia fiyatları ve talepteki düşüşün enflasyonu olumlu etkilediği düşünülüyor. PPK özeti öncekine benzer olmakla birlikte tonunun bir miktar daha temkinli olduğunu söylenebilir.

TCMB’nin önceliğini büyüme olarak tutmaya devam etmesi ve buna göre de parasal genişleme eğilimini korumasını beklenmektedir. Bununla beraber, faiz indirim döngüsünün sonuna yaklaşıldığını ve TCMB’nin önümüzdeki dönemde faizleri indirmek için çok sınırlı bir alanı kaldığını düşülmektedir.

FED DARALMANIN DEVAMI HALİNDE DAHA BÜYÜK DESTEKLERE HAZIRLANIYOR

Nisan ayı FED toplantı tutanakları virüs salgınının etkilerinin kısa vadede ekonomik faaliyet, istihdam ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine işaret ederken, orta vadede ise ekonomik görünüm için önemli riskler oluşturacağına işaret etti.

FED ekonomik daralmanın devamı durumunda ise daha büyük desteklerin gerekli olabileceğine işaret etti. Ay içinde açıklamalarda bulunan FED Başkanı Jerome Powell salgınının ekonomiler için yıkıcı olduğuna işaret ederken, oluşan ekonomik durgunluğun İkinci Dünya Savaşı döneminden beri görülen en büyük resesyon olacağını söyledi.

Powell, ekonomik aktivitede ve istihdamda ciddi bir düşüş görüldüğünü ve buna karşılık atılan adımların ve çıkarılan teşviklerin eşi benzeri görülmemiş nitelikte olduğunu vurguladı. Powell ayrıca gerekmesi durumunda ek teşvik ve önlemlerin alınabileceğini tekrar vurguladı.

Mayıs ayında da dalgalı seyrini sürdüren parite, ay başında arka arkaya sert düşüşlerle daha önce bahsettiğimiz 1.0750 desteğine kadar geri çekildi. Bu bölgede alımların artmasıyla toparlanan parite, ay sonunda ise yeni bir atakla 1.11’e dayandı.

PARİTEDE YÜKSELİŞ HAZİRAN’DA DA SÜREBİLİR, DİRENÇLER 1.1170 VE 1.1250’DİR

Covid-19 salgın yasakların birçok Avrupa ülkesinde yavaş yavaş kalkması ve ekonominin yeniden açılacağı beklentisi Euro’ya olan talebi artırdı. Kriz anında nakit olarak tercih edilen doların değer kaybetmesiyle paritede yükseliş yaşandı. Haziran ayında da bu durum devam edebilir. 1.1170 ve 1.1250 parite için izlenecek direnç noktalarıdır. Alt bölgede ise 1.10 ve 1.0850 seviyeleri alımların artabileceği destek noktaları olarak takip edilebilir.

Dolar/TL kuru Mayıs ayında da yükselişine devam ederek tüm zamanların rekoru olarak 7.26’nın üzerini gördü. Rekor kırdıktan sonra gelen kar satışları ve Swap görüşmeleri haberleriyle gerileyen kur, ay sonuna doğru 6.70’i gördü. Bu düşüşte önceki aylarda fazlaca değerlenen doların değer kaybetmesi ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kazanması etkili oldu. TCMB brüt rezervlerinin düşmeye devam etmesi, Katar harici ülkelerle de Swap anlaşmaları ihtiyacını doğurmakta.

Haziran ayında da bu haberler takip edilecek olup, 1 Haziran itibariyle Covid-19 salgın sonrası yeni normale dönüşün de ekonomi üzerindeki etkileri izlenecektir. Olumlu gelişmelerin devam etmesi halinde kurda bir miktar daha gevşeme görülebilir. Önemli bir destek olan 6.70 sonrası 6.50 seviyesi ikinci destek olarak takip edilebilir. Yukarıda ise 7.00 ve 7.25 gözlenmesi gereken direnç noktalarıdır.

HAZİRAN’DA ALTININ ONSUNUN 1.700-1.750 BANDINDA HAREKET ETMESİ MUHTEMEL

Mayıs ayında kısmen sakin seyreden ons altın, en düşük 1.680’i görse de çoğunlukla 1.700’ün üzerinde kalmayı başardı. Bu da bize yeni bölgenin 1.700’ün üzeri olduğunu göstermekte. Haziran ayında 1.700-1.750 bandında hareket etmesi muhtemel olan altında 1.750 direnci aşılırsa 1.775 ikinci direnç olarak hedeflenebilir. Geri çekilmelerde ise 1.700 ve 1.680 seviyeleri alımların artabileceği destek noktaları olarak belirlenebilir.

Yurtdışı piyasalarda ana gündemi Covid-19 salgını sonrası aşı çalışmaları ve majör ekonomilerin açılmasına ilişkin gelişmeler olacak. Majör ekonomilerin kademli olarak normalleşmeye hazırlanması, güçlü teşviklerle birlikte piyasalarda risk alma iştahının devam etmesini sağlayacak. Ancak virüsün yayılma hızının tekrar artması, ikinci dalga endişeleri ve beklenenden daha zayıf veriler risk alma iştahını düşürerek piyasalarda satışlara neden olabilir. Yine ABD ile Çin arasındaki gerilim yükselmesi ve Trump’ın, Çin’e yönelik yaptırımlar uygulaması, Haziran ayında piyasalar için en önemli risklerden biri olacaktır.

Nisan ve Mayıs ayında borsalarda oluşan güçlü performansın momentum kaybetse de genel olarak Haziran ayında da devam etmesi beklenmektedir. Majör ekonomilerin devasa parasal ve mali teşviklerin etkisiyle pozitif ayrışmasını devam ettirmesini bekliyoruz. Ancak majör borsa endeksleri zirve seviyelerden düşüşün yüzde 60’nı çok hızlı şekilde geri aldı.

YURTDIŞI BORSALARDA KAR SATIŞLARI YAŞANMA RİSKİ ÇOK YÜKSEK

Bu nedenle ve özellikle de ABD-Çin geriliminin etkisiyle Haziran ayında yurtdışı borsalarda kar satışları yaşanma riskinin çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca beklenenden daha zayıf ekonomik veriler de bu kar satışlarını tetikleyebilir.

Yurtiçinde de ana gündem Covid-19 salgının hızı ve ekonominin kademli açılış planı olacak. Alınan tedbirlerle Mayıs ayında virüsün yayılma hızı diğer ülkelere göre belirgin bir şekilde yavaşladı. Bu resmin devamı durumunda Haziran ayı başından itibaren yurtiçi piyasalar kademli bir şekilde normale dönmeye hazırlanıyor.

Ekonominin normalleşmeye başlamasıyla birlikte salgın verilerinde önemli bir bozulma olmaması durumunda TL varlıklarda toparlanma Haziran ayında da yurtdışına paralel devam edebilir. Haziran ayında TCMB faiz kararı ve Moody’s’in kredi notuna ilişkin gelişmeler takip edilecek diğer önemli gelişmeler olacak.

Diğer yandan gündemde olmasa da Libya ve Suriye’de olası yeni gelişmeler jeopolitik riskleri tekrar gündeme gelebilir. Jeopolitik risklerin tekrar gündeme gelmesi, TL varlıklarda yurtdışından bağımsız olarak kısa süreli negatif fiyatlamaya neden olabilir. Petrol fiyatlarındaki güçlü toparlanmanın devamı durumunda TL Haziran ayında zayıf bir performans gösterebilir.

BAŞKA ÜLKELER İLE DE BİR SWAP ANLAŞMASI YAPILMASI BEKLENTİSİ

TL’nin performansı için diğer önemli bir gündem ise yeni bir Swap anlaşması yapılıp yapılmayacağı olacak. Katar ile yapılan anlaşma sonrası TCMB’nin başka ülkeler ile de bir Swap anlaşması yapması bekleniyor. Beklentinin gerçekleşmesi durumunda TL’deki pozitif ayrışma Haziran ayında da devam edebilir. Tersi bir durumda ise TL üzerindeki negatif baskı yenide artabilir. Haziran ayında da BIST’in yurtdışı majör borsalardaki eğilime paralel hareket etmeye devam etmesi beklenmektedir. BIST zirve seviyelerden düşüşün yüzde 55’ni, pandemi sonrası yaşanan düşüşün ise yaklaşık yüzde 70’lik bölümünü geri aldı. Bu hızlı toparlanma sonrası yurtdışı borsalarda olduğu gibi Haziran ayı içinde BIST’te kar satışları yaşanma riskinin yükseldiğini düşünüyoruz. Değerleme olarak bakıldığında BIST’teki bankacılık endeksi dışındaki şirketlerde fazla bir alan kalmaması da endekste kar satışları yaşanma olasılığının yükseldiğini gösteriyor. Ancak yurtdışı piyasalardaki güçlü seyrin devam etmesi ve ekonomilerin açılmasıyla birlikte BIST-100 endeksi ay içinde bankacılık endeksinin de desteğiyle yükselişini 110.000’li sevilere kadar devam ettirebilir. Kısa vadede bu seviye üzerine yükselişlerin kar satışı fırsatı olarak değerlendirilmesi beklenmektedir. Genellikle Haziran aylarında dalgalı bir seyir izleyen BIST-100 endeksinin kar satışlarıyla 100.000’li seviyeler altına gerilemesi durumunda ise kar satışlarının yeni alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası