Son Haberler

Koronavirüsün online ticarete etkisi

*2019 yılı itibarıyla yaklaşık olarak 3,5 trilyon dolara erişen e-ticaret ile yapılan satışların 2020 yılı itibariyle dünya genelindeki 4,2 trilyon dolar değerine ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de ise e-ticaret hacmi 2014 yılından 2018 yılına yıllık yüzde 33’lük ortalama büyüme hızı ile 18,9 milyar TL’den 59,9 milyar TL’ye ulaştı.

*Elektronik para uygulamalarının gelişerek değişim işlemlerinde fiziki paranın giderek ortadan kalkacağı bir gerçek. Elektronik ticarette artan eğilimler yanında yaşadığımız koronavirüs sürecinin hızlandırıcı etkisi dikkate alındığında sağlık, eğitim ve perakende ticaret sektörlerinde önemli fırsatların bulunduğu görülüyor.

Türkiye’de dünyaya paralel olarak nispeten daha yavaş olmakla birlikte e-ticaret ekosistemi her geçen gün büyümeye devam ediyor. Ancak koronavirüsün ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri yanında önümüzdeki dönemde özellikle sağlık, eğitim, perakende ticaret, finans ve iletişim sektörlerinde dijitalleşmenin iş yapış tarzları ve fırsatlar üzerinde hızlandırıcı etki yaratacağı düşünülüyor.

E-ticaret sitesi kurmak ve bir online mağaza sahibi olmak belirli servis sağlayıcılar üzerinden oldukça kolay biçimde yönetilebilmekte ise de internet üzerinden satış ve tahsilat yapmanın geleneksel satış kanallarına kıyasla farklı dinamikleri bulunuyor. Bu nedenle online mağazaya sahip olmak kadar tahsilatların nasıl yönetileceği konusu da önem arz ediyor.

Modern yaşam koşulları zamanın önemini artırarak e-ticaret hizmetleri ile daha hızlı, güvenli, daha düşük maliyetli ve tüm ürünleri karşılaştırarak alışveriş yapmamıza yardımcı olmakta, bu hizmetlere olan talep dünyada ve Türkiye’de hızla artıyor.

E-TİCARETİN RAKAMSAL BÜYÜKLÜĞÜ

1979 yılında Michael Aldrich tarafından hayatımıza kazandırılan e-ticaret’in büyüklüğü ile ilgili rakamsal olarak fikir vermek üzere global rakamlara bakacak olursak, 2019 yılı itibarıyla yaklaşık olarak 3,5 trilyon dolara erişen pazarın ilk beş oyuncusu 2018 yılı rakamları ile sırasıyla Çin 634 milyar dolar, Amerika 504 milyar dolar, Japonya 123 milyar dolar, İngiltere 103 milyar dolar ve Almanya 70 milyar dolardır (DD ve TÜSİAD, 2019).

Statista’nın verilerine göre ise, 2020 yılı itibariyle dünya genelindeki e-ticaret ile yapılan satışların 4,2 trilyon dolar değerine ulaşması öngörülüyor (Statista, 2020). Türkiye’de ise e-ticaret hacmi 2014 yılından 2018 yılına yıllık yüzde 33’lük ortalama büyüme hızı ile 18,9 milyar TL’den 59,9 milyar TL’ye ulaştı (TÜBİSAD, 2019).

Artış eğiliminin özellikle elektronik ödemelerde artan güvenlik, uygun fiyat, satış sonrası servis ve lojistik uygulamaları ile devam edeceği düşünülüyor.

KREDİ KARTI SAHİPLERİNİN % 32’Sİ GİYİM ÜRÜNLERİ ALIYOR

Önceleri kabine girip aynada kendimize bakmadan karar vermediğimiz giyim ve aksesuar alışverişleri internetin cazip şartları altında artık online dünyaya taşınmış durumda. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 32’si internetten giyim ürünleri ve aksesuar satın aldıklarını söylerken, bu kategorileri yüzde 14’le yemek siparişi, yüzde 10’la market, elektronik ve gıda, yüzde 8’le havayolu/seyahat harcamaları takip ediyor (BKM, 2017).

E-ticaret sektörünün bu kadar büyümesinde rol oynayan unsurlar özellikle e-cüzdanların ortaya çıkışı, alternatif elektronik ödeme seçeneklerinin artması (Dünyada yüzde 70, Almanya’da yüzde 80 oranında) ve geleneksel banka kredi ve ödeme imkanlarındaki (Anında kredi, banka havalesi, EFT gibi) gelişmeler ve son dönemde özellikle koronavirüs ile birlikte artan sağlık ve hijyen problemleridir.

DİJİTAL ÖDEMENİN ÖNEMİ

E-ticaret hizmetlerinde ödemenin de online olması gerekiyor. Tüm dünyada yüksek seyreden bu oran Türkiye’de yüzde 90 seviyesinde bulunmaktadır. Ödemeye aracılık eden alternatif elektronik ödeme kuruluşları ile entegrasyon gittikçe artıyor.

Henüz banka hesabı olmayan (18 yaş altı dahil) ve banka hizmetlerinden memnun olmayan müşterilerin online hesap açabilmeleri yaptıkları alışverişin ödemesini elektronik ortamda güvenle yapabilmelerini sağlıyor.

E-TİCARETTE HAKİM ALICI KADINLAR

E-ticaretteki hakim alıcı kadınlar olmakla birlikte, genç kullanıcılar da giderek artan oranda bu alandaki talebi artıyor. Ancak bu artan talebe karşın birbirini tekrar eden e-ticaret sitesi enflasyonu yaratmaktansa bu alanda farklılık yaratan sitelerin kendi aralarında sinerji ve iş birliği imkanları ortaya koyarak rekabet üstünlüğü yaratması gerekiyor.

Farklı önde gelen markaların açtığı siteler yanında küresel e-ticaret sitelerinin baskınlığı, uluslararası rekabette çok sayıdaki e-ticaret sitesinin büyümesinin önündeki engeller olarak görünüyor.

FINTECH’LER BANKACILIK SEKTÖRÜ İÇİN YIKICI BİR ETKİ YARATIYOR

E-ticaretin olmazsa olmazı bankalar, değişen ticaret yapış şekli ve farklılaşan kanallardan hızla etkilenmekte, fintech’ler (finansal teknoloji start-up ‘ları) bankacılık sektörü için yıkıcı bir etki yaratıyor.

Geleneksel bankacılık ürünlerinin kullanımı dışında, artan maliyetler ve dijitalleşmenin maliyet etkisi ile fintech teknolojisi giderek tüketiciler ve bankalar tarafından daha fazla tercih ediliyor.

Artan genç nüfus ile birlikte e-ticaretin büyümesini sağlayan internet kullanımının artması, alternatif elektronik ödeme sistemlerinin de önünü açıyor. Ödemedeki güvenlik ve tedarik süreçlerindeki hız, maliyet ve iade sorunlarının çözülmeye başlaması ile müşteri deneyimlerindeki memnuniyetin artarak bu kanalların daha fazla ve etkin kullanılmasına neden oluyor.

Fintech’lerin rekaberlik (comperation: rekabet ve beraberliğin bileşimi) yaklaşımı geleneksel rekabet ile mücadelede fayda sağlıyor (Sironi, 2017, s.19). İnternetten satışın en önemli avantajlarından birisi de yeni teknolojilerin iş yapış yöntemlerine hızlı biçimde yansıtılabilmesidir.

Her şeyin dijitalleştiği dünyada e-ticarette ödeme sistemleri de dijitalleşiyor. Özellikle Aralık 2019’dan beri karşı karşıya kalınan koronavirüsün olumsuz etkisi ile insanların evlerinde tecrit edilmeleri hayat koşullarının buna göre tekrar dizayn edilerek dijitale hızlı bir yönelim göstermemize neden oluyor.

SONUÇ: SAĞLIK, EĞİTİM VE PERAKENDE TİCARET SEKTÖRLERİNDE ÖNEMLİ FIRSATLAR VAR

Merkez bankaları henüz para üzerindeki kontrol fonksiyonlarını bırakmaya hazır olmasalar da elektronik para uygulamalarının gelişerek değişim işlemlerinde fiziki paranın giderek ortadan kalkacağı bir gerçek. Bu kapsamda elektronik ödeme sistemleri, bilginin aracı olarak kullanılan bankalar, basılı kartlar veya benzeri fiziki unsurlardan bağımsızlık kazanarak, bilgiye yüksek güvenlikli bulut ortamından erişebilen Fintek (finansal teknoloji) şirketlerince hızla değişen ve etkisi giderek artan yıkıcı teknolojilere dönüşecek.

Elektronik ticarette artan eğilimler yanında yaşadığımız koronavirüs sürecinin hızlandırıcı etkisi dikkate alındığında sağlık, eğitim ve perakende ticaret (gıda, market, hazır giyim, ikinci el eşya ve araba, konut) sektörlerinde önemli fırsatların bulunduğu görülüyor.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi

yazici@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası