Son Haberler

KÜRESEL PİYASALARA ABD DAMGASI

KüRESEL PİYASALARA ABD DAMGASI

Bir mali yıl içerisindeki borçlanma limitlerine ulaşan ABD hazinesinin yasal borç tavanı nedeni ile yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimali ise piyasalarda stresli günlerin yaşanmasına neden oldu. 16 gün boyunca kapalı kalan hükümet ve borç tavanı sorunu siyasetçilerin en sonunda uzlaşma zemini sağlayabilmeleri ile Ekim ayı içerisinde şimdilik aşılmış görünüyor. Fakat ilerleyen aylarda ülkede aynı konunun yeniden ekonomik endişelere neden olabilecek bir potansiyel taşıyor. Diğer taraftan hükümetin kapalı kaldığı süre boyunca ekonomiye getirdiği maliyet ve verilerin geç açıklanması, piyasaların takibinde yer alan maddeler arasında ABD’yi öne çıkarıyor.

ABD’de Cumhuriyetçi ve Demokratlar arasındaki anlaşmazlığın hükümetin kapanmasına yol açmasının sonuçları arasında, yatırımcıların yakından takip ettiği tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verilerinin planlanan tarihte açıklanamaması da yer aldı. çalışma Bakanlığı’nın ilgili kurumunda çalışanlarının mecburi ücretsiz olarak izne çıkarılması göstergelerin yayınlanmasının önüne geçerken, rakamlar hükümetin yeniden faaliyetlerine başlaması ile açıklanabildi. Rakamlara göz atıldığında ise tarım dışı istihdam değişimi verisinin beklentilerin çok altında olumsuz gerçekleştiği diğer taraftan işsizlik oranının da %7.2 ile son 5 yılın düşük seviyesine gerilediği gözlemlendi. Piyasaların merakla beklediği ertelenmiş veriler sonrasında olumsuz tarım dışı istihdam verisinin fiyatlandığı ve FED’in parasal genişleme miktarını kısma planlarını ertelemesine neden olacağı beklentisinin ağırlık kazandığı görüldü. Bu paralelde Dolar’da sert değer kayıpları oluşurken, altın ve gümüş gibi kıymetli maden fiyatlarında yükseliş yaşandı.

PİYASALARDA JANET YELLEN İYİMSERLİĞİ

ABD Başkanı Barack Obama’nın, Ocak ayında görev süresi sona erecek olan FED Başkanı Ben Bernanke’nin yerine Janet Yellen’ı aday olarak göstermesi piyasalarda olumlu karşılanıyor. Uzun zamandır FED’in içerisinde görev yapan Yellen’ın genel anlamda gevşek para politikalarını savunan bir ekonomist olması, FED’in ekonomiye olan teşviklerini daha uzun bir süre devam ettireceği düşüncesine destek veriyor. Diğer taraftan özellikle politik gerginlikler, hükümetin kapanmasının ABD ekonomisine artı bir yük getirmesi gibi sebepler; küresel piyasalarda, FED’in bu yıl içerisinde tahvil alım miktarını azaltamayacağı fikrini güçlendiriyor.

Sonuç olarak, Yellen, kapanan hükümet ve işsizlik verileri FED’e ilişkin beklentilere yön veren ana unsurlar olarak öne çıkıyor; aynı zamanda Dolar’ın ve dolayısı ile birçok finansal varlığın fiyat değişimlerinde etkili oluyor. Piyasalarda erken oluşan “Janet Yellen Etkisi” iyimserlik yaratsa da öncelikle Obama’nın aday gösterdiği Yellen’ın Senato’da yapılacak oylamada onay alması gerekiyor. FED Başkanlığı yolunda herhangi bir pürüzle karşılaşmayacağı düşünülen ve herkes tarafından sevilen Yellen için söz konusu Senato oylamasının ise Kasım ya da Aralık ayı içerisinde yapılması bekleniyor.

FED BEKLENTİLERİ FİNANSAL ARAçLARIN ROTASINI BELİRLEYEBİLİR

Euro Bölgesi genelinde ekonomik toparlanmaya ilişkin inancın, son aylarda daha da güçlenmesine rağmen ECB Başkanı Draghi’nin de belirttiği gibi kıtaya ilişkin olumlu ifadeler kullanmak için henüz erken olduğu söylenebilir. Diğer taraftan Almanya seçimlerinden sonra büyük koalisyonun kurulabilme ihtimali piyasalarda yakından takip edilirken, Merkel’in hükümet çalışmalarının Kasım ayında sonuca ulaşması bekleniyor. ABD gündeminin son ay içerisinde yoğun bir tempo yaşaması Avrupa ve Asya’ya yönelik gelişmeleri gölgede bırakırken Euro Bölgesi’ndeki bu görünümün yanında, piyasalarda çin endişelerinin de mercek altında olduğu görülüyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde yüksek enflasyon ve artan konut fiyatları politika yapıcıların likidite kaynaklarını kısacağı beklentilerinin oluşmasına neden olurken, kredilerdeki azalmanın çin’deki büyümeyi baltalayabileceği üzerinde tedirginliklere yol açtığı görüldü.

Dünyanın diğer tarafında gündem bu şekilde oluşurken, Kasım ayı içerisinde özellikle altın ve gümüş gibi emtia fiyatları ABD merkezli gelişmeler ile birlikte yön bulabilir. Global ekonominin baş aktörü FED’in parasal genişleme programı çerçevesinde her ay piyasalara verdiği 85 milyar Dolarlık likiditenin miktarını ne zaman azaltacağı, yatırımcıların ilerleyen aylarda alacağı kararlar için son derece etkili bir rol alabilir.

Bu paralelde yılın son çeyreğinin ikinci ayında ABD ekonomisine ilişkin gelişmeler, FED’in para politikası kararlarında etkili olabileceği için yakından takip edilmeye devam edilecektir. özellikle istihdam verileri, küresel piyasa katılımcılarının gündeminde yer alacak önemli ekonomik göstergeler arasında öne çıkmaktadır. ABD çalışma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada 8 Kasım’da açıklanacağı duyurulan tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verileri, FED’in tahvil alım miktarını ne zaman azaltmaya başlayacağına yönelik ipuçları sağlayabilir. Son yapılan anketlere bakıldığında piyasa katılımcılarının büyük bir çoğunluğunun FED’in tahvil alımlarını Mart ayında 10 milyar Dolar tutarında azaltacağı beklentisinin ağırlıkta olduğu görülüyor. Bu görüşün altında yatan nedenler ise, hükümetin kapalı kalmasının ekonomiye vereceği zarar sonrasında FED’in teşvikleri azaltmak istemeyeceği beklentisi, veri setlerinin sağlıksız bir şekilde açıklanması, Yellen’ın gevşek para politikalarını savunan bir ekonomist olması ve Eylül ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisinin tahminlerin çok altında kalması olarak sıralanabilir. Ekim ayı öncesinde yapılan anketlerde ise tahminlerin parasal genişlemenin bu yıl içerisinde kısılacağı yönden olduğu görülüyordu.

Kasım ayının başında açıklanacak tarım dışı istihdam değişimi ve işsizlik oranı verilerinin ABD ekonomisine ilişkin olumsuz bir tablo çizmesi ve FOMC üyelerinden gelecek açıklamalarda parasal genişlemenin devam etmesi gerektiği yönünde gelecek görüş bildirimleri, FED’in tahvil alımlarını daha ileriki tarihlerde kısmaya başlayacağı düşüncesini destekleyebilir. Bu gibi bir durumda Dolar’da değer kayıpları izlenebilecekken, altın başta olmak üzere değerli maden fiyatlarında yükselişler gözlemlenebilir. Ancak FED’in bu yıl içerisinde ya da Mart ayından daha yakın bir tarihte parasal genişleme miktarını azaltacağı beklentilerini destekleyecek açıklama ve ABD’den gelebilecek olumlu istihdam verileri, Dolar’da yukarı yönlü hareketlerin ivmelenmesini sağlayabilir. Altın ve gümüş fiyatlarında ise bu gibi bir durumda yatırımcılar değer kayıplarına şahit olabilirler.

ALTINDA KRİTİK SEVİYELER

Altın fiyatları ABD’nin Suriye’ye düzenleyeceği olası operasyon, FED’in parasal genişlemesine devam edeceği açıklamaları, ABD hükümetinin bütçe krizi ve borç tavanı ile ilgili gerçekleştirmiş olduğu anlaşmalar eşliğinde 1250 desteğinden güç alarak 1345 seviyesini gördü. Altın da (Gold) bundan sonraki süreçte 1360 ve 1432 seviyeleri dikkatle takip edilmelidir. Uzun bir süredir düşüş trendi içerisinde yer alan Altın fiyatlarının, orta vade de 1360, uzun vade de 1432 bariyerlerinin altında kaldığı müddetçe düşüş baskısının devam ettiği görülüyor.

PEKİ, ALTIN FİYATLARI HANGİ SEVİYELERİ TEST EDER?

Bu sorunun cevabını sadece 1360 direncinin geçilmesi ile 1432 seviyesine doğru yukarı yönlü atak başlatabilir ifadesini kullanmak yerine genellikle trendi görmek ve var olan trende göre işlem stratejisi oluşturmak için kullanılan RSI (Relative Strength Index) indikatörüne bakarak açıklayabiliriz. Genellikle 30 ve 70 seviyeleri kullanılan bu indikatörde seviyeler üzerinde biraz oynama yaparak son zamanlarda en çok dikkat edilen seviyelerin 20, 50 ve 83 olduğu görülüyor. Şuanda da 50 seviyesine yakın olduğunu gözlemlediğimiz RSI indikatöründe bu direncin geçilmesi durumunda yeniden 14’lü seviyelere doğru atak beklentisi içine girilebilir. Ancak var olan düşüş trendinin aktif bir şekilde devam etmesi nedeniyle var olan yükselişlere şüphe ile yaklaşmak ve yaşanılacak olası yükselişleri satış fırsatı olarak değerlendirmek önemli bir strateji olarak ortaya çıkıyor.

DüŞüŞ DEVAM EDERSE YENİ HEDEFLER NELER?

Uzun bir süredir düşüş trendi içerisinde yer alan Altın da orta vadeli olarak 1360, uzun vadeli olarak 1432 bariyerlerinin altında kaldığı müddetçe düşüş baskısı devam ettiğini yukarıda sizlerle paylaşmıştık. Eğer Altın bu bariyerler altında kalmayı sürdürürse daha önce test edilen 1250 ve 1180 destek noktaları yeniden hedef olarak belirlenecek.

GüMüŞTE 1310 BARİYERİNE DİKKAT!

Gümüş (Silver) tıpkı Altın gibi orta ve uzun vadeli olarak hala daha satış baskısı etkisi altında kalıyor. Bu da gümüş fiyatlarının önümüzdeki süreçte yeniden satış baskısına maruz kalması için önemli bir gelişme olarak kaydediliyor. ABD ile ilgili son gelişmeler Altın gibi Gümüş fiyatlarının da kısa vadeli yükseliş gerçekleştirmesini sağlasa da trend olarak orta vadeli 23,20, uzun vadeli ise 26,05 bariyerleri büyük önem taşıyor. Gümüş yukarıda belirlemiş olduğumuz bariyerler altında kalmayı başarırsa aşağı yönlü baskının süreceğini ve yeniden 20,50 ve 18,25 seviyelerini test etmesi bekleniyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası