Kurumsal yönetim güvencesi için `iç denetim`

Kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız-objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyeti olan iç denetim, kurumsal yönetimin güvencesinin uygulanmasında temel sorumlulukları oluşturur.

Son yıllarda iş dünyasında faaliyet gösteren birçok büyük şirketin bir anda iflası ile tüm dünyanın en önemli gündem maddelerinden birisi haline gelen kurumsal yönetim ilke ve uygulamaları, kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasında çok büyük öneme sahiptir. Kurumsal yönetimin bir şirket veya kurum bünyesinde etkin bir şekilde uygulanabilmesinde temel rol ve sorumluluklardan birisi de “iç denetim”e aittir.

Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü’nün (The Institute of Internal Auditors-IIA) tanımına göre; “İç denetim, bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İç denetim, kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetişim süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.” Tanımda da belirtildiği gibi iç denetimin güvence ve danışmanlık şeklinde iki temel fonksiyonu bulunur. “Güvence sağlama” fonksiyonu, kurumun risk yönetimi, iç kontrol ve kurumsal yönetim süreçlerine dair bağımsız bir değerlendirme yaparak bu sistemlerin varlığı ve etkinliğine yönelik güvence vermeyi, mevcut eksiklikleri ortaya çıkarmayı ve yönetimin bunları gidermesine imkan sağlamayı içerirken, “danışmanlık” fonksiyonu ise bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacını güden tavsiyede bulunmak, yol göstermek, işleri kolaylaştırmak gibi danışmanlık faaliyetlerini kapsar.

Aslında, iç denetimin büyüyen, şube ve taşra teşkilatı oluşturan kurumlar açısından bir ihtiyaç olarak çok eski dönemlerden beri var olduğunu ifade etmek gerekir. Bununla birlikte 1941 yılında kurulan Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü ile “iç denetim” kurumsal kimlik kazandı, standartları, etik kuralları ve sistematik uygulamaları olan bir meslek olarak gelişmeye başladı.

Küreselleşme, karmaşıklaşan işlemler, bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler, artan rekabet ortamı, verimlilik, kurumsal yönetim, şeffaflık gibi kavramların önem kazanması, krizler, büyük şirket zararları veya iflasları gibi çeşitli gelişmeler günümüzde iç denetimin önemini daha da artırdı.

Türkiye’de 2000’li yıllarla birlikte iç denetim ile ilgili her alanda art arda düzenlemeler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Başta Bankacılık olmak üzere, sermaye piyasaları, sigortacılık, kamu ve suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi alanlarında iç denetim ile ilgili çok önemli düzenlemeler yapıldı, zorunluluklar getirildi. Böylece günümüzde mali sektörde ve bir çok kamu kurumunda iç denetim zorunlu bir faaliyet olarak yürütülüyor.

Reel sektörde ise bir zorunluluk olmamasına rağmen büyük şirketler ile holdinglerde, halka açık ve yabancı iştirakleri bulunan şirketlerin büyük kısmında iç denetim biriminin olduğu, şirketlerin kendi ihtiyaçlarını gözeterek bu faaliyeti oluşturduğu görülüyor. TüSİAD tarafından 2010 yılında yayımlanan “Reel Sektörde İç Denetim Uygulamaları: Tespit ve öneriler” başlıklı rapora göre Capital 500 şirketleri arasında yapılan bir araştırmada %72‘sinin organizasyonunda iç denetim birimi bulunuyor, %28‘inin iç denetimi ise holding merkezince gerçekleştiriliyor.

2011 yılında kabul edilen Yeni Türk Ticaret Kanunu da (TTK) iç denetimin önemini artıran bir başka düzenleme oldu. Kanun’da doğrudan iç denetim ile ilgili düzenlemeler olmasa da kurumsal yönetim ilkelerine uyum, sermaye şirketlerinde riskin erken teşhis komitesi, dış denetim gibi getirilen düzenlemeler ve yaklaşımlar artık belirli boyutun üzerindeki firmalarda iç denetimi de gerekli hale getirdi.

İç denetim, kurumun kontrol, risk yönetimi ve kurumsal yönetim uygulamalarına yönelik bağımsız ve objektif bir şekilde yaptığı etkinlik ve yeterlilik değerlendirmeleri ile bu uygulamalardaki eksikliklerin giderilmesi, kurumun karşı karşıya bulunduğu risklerin ortaya çıkarılması ve en aza indirilmesi, kaynakların etkili ve verimli kullanılması, yasa ve düzenlemelere uyum sağlanması, itibar ve güvenin korunması, adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine uygun yönetim uygulamalarının geliştirilmesi gibi hususlarda kurumlara katma değer yaratıp, hedef ve amaçların gerçekleştirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Uluslararası standartlara uygun, etkin yürütülen ve kurumsal yönetim uygulamaları için güvence oluşturan iç denetim faaliyeti sayesinde, kurumların sağlıklı bir şekilde gelişerek faaliyetini sürdürebilmesi çok daha mümkündür.

İç denetim günümüzde kurumun amaçlarına ulaşmasında yönetimin en temel yardımcılarından birisi haline gelmiş ve önemi günden güne daha da artan bir fonksiyon konumundadır. İç denetimden beklenen sonuçların elde edilebilmesi için iç denetimin rol ve sorumluluklarının kurum yönetimince anlaşılması ve desteklenmesi, gerek insan kaynağı, gerekse de teknoloji açısından yeterli kaynağın ayrılması, iç denetçilerin yetkinliklerinin geliştirilmesi, iç denetim metodolojisinin etkin bir şekilde oluşturulması büyük önem taşıyor.

Gürdoğan Yurtsever, SMMM, CFE

Türkiye İç Denetim Enstitüsü

Yönetim Kurulu üyesi

yurtsever@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası