Son Haberler

Merkez bankaları gündemi belirlemeye devam ediyor

Küresel piyasalarda geride kalan Kasım ayı içerisinde gelişmiş ekonomilerin merkez bankalarının aldığı kararlar ve ilerleyen dönemlerde para politikalarında yapabilecekleri değişikliklere ilişkin beklentiler etkili oldu. özellikle ABD ve Avrupa Merkez Bankaları, finansal araçların fiyat hareketlerine yön verirken, içeride TCMB’nin temkinli duruşunu korumak istediği görüldü.

Uluslararası mali piyasalarda, yılın genelinde olduğu gibi FED’in aylık 85 milyar Dolar tutarındaki parasal genişleme programını ne zaman kısmaya başlayacağına yönelik beklentiler Kasım ayı içerisinde de öncelikli gündem maddesiydi. Aslında Ekim ayında tahminlerin oldukça üzerinde gelen tarım dışı istihdam değişimi verisi, varlık alımlarının yakın bir tarihte azaltılacağı beklentilerine destek vermiş, 30 Ekim’de tamamlanan FOMC toplantısında, FED’in önümüzdeki aylarda parasal genişleme programını kısmaya yakın olduğuna yönelik ipuçları görüldü.

ABD hükümetinin Ekim ayı içerisinde 16 gün boyunca kapalı kalmasını ekonomik faktörler içerisinde değerlendiren FED yetkilileri, ekonomik verilerin desteklemesi halinde tahvil alımlarının yavaşlatılabileceği görüşlerini yinelediler. öyle ki FED Başkanı Bernake ve 2014‘ün Şubat ayında başkanlık koltuğunu devralmaya hazırlanan Janet Yellen’ın genişlemeci para politikası yanlısı konuşmalarına rağmen piyasalarda, tahvil alımlarının önümüzdeki toplantılarda azaltılabileceği beklentisi ağırlık kazandı. Küresel endeksler üzerinde FED’in, ABD ekonomisine sağladığı teşvikleri azaltmaya başlayacağına ilişkin endişeler baskı yaparken, ABD Doları’ndaki değer kazanımları paralelinde altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerde düşüşler oluştu.

Kasım ayının önemli gelişmeleri arasında, piyasalar tarafından sürpriz olarak değerlendirilen ECB’nin faiz indiriminin de üst sıralarda yer aldığını ifade edebiliriz. Euro Bölgesi’nde enflasyon oranının %0.7 ile son dört yılın en düşük seviyesine gerilemesi ve %12.2 olan rekor düzeydeki işsizlik oranının bu seviyelerde kalmaya devam etmesi sonrasında ECB, % 0.50 olan politika faiz oranını 25 baz puan indirerek % 0.25’e çekti. Toparlanma süreci içerisinde olan Euro Bölgesi’nde tüketici harcamalarındaki artışın son iki ayda ciddi şekilde hız kesmesi, Birlik genelinde ekonomik aktivitelerin düştüğü yönünde sinyaller verirken, ECB bu duruma faiz politikası tarafından attığı adım ile karşılık verdi.

Küresel piyasalarda Draghi ve ekibinin bu hamlesi sürpriz olarak değerlendirilirken, ayın ilerleyen haftalarında, negatif mevduat faiz oranı konusunun da ECB yetkilileri arasındaki önemli gündem maddelerinden olduğuna yönelik basında çıkan haberler gündemde yer aldı. Ancak ECB Başkanı Mario Draghi, negatif faiz oranı uygulamasının ECB için yeni bir konu olmadığını ve son toplantıdan bu yana da yeni bir gelişme kaydedilmediğini ifade etmesi, ilgili konunun fiyatalar üzerindeki baskısının bir miktar azalmasını sağladı.

Euro Bölgesi’nde dikkat çeken noktalardan bir tanesinin de ortak para birimini kullanan ülkeler arasındaki en büyük ekonomi olan Almanya’nın kaydettiği ilerleme olduğu söylenebilir. Rekabetçi ekonomisi ile sağladığı ticaret fazlası nedeni ile ABD ve bazı gelişmiş ülkelerin eleştirilerine maruz kalan Euro Bölgesi’nin lokomotifi için 22 Eylül seçimlerinden Merkel‘in güçlü çıkması Euro bölgesindeki istikrar açısından önemliydi. Almanya, ekonomik toparlanmanın devam ettiğine ilişkin önemli sinyaller veriyor. Yılın üçüncü çeyreğinde % 0.3 oranında büyüyerek önceki üç aylık döneme göre daha düşük bir hızda büyüyen Almanya ekonomisi, son 20 yılın en düşük işsizliği ve artan iş güveni ile birlikte doğru yolda ilerlediğini gösteriyor. Kasım ayında Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) tarafından yapılan açıklamada, ülke ekonomisinin “sağlam bir toparlanma” sergilediği değerlendirmesinde bulunuldu. Ayrıca Alman ekonomisi, güçlenen yerel talebi ile de dikkat çekerken, Euro Bölgesi’ni ayağa kaldırmaya çalışmaya devam ediyor.

En çok ihracat yaptığımız pazarların başında gelen Alman‘daki istikrar Türkiye açısından olumlu bir gelişme.

Küresel bu gelişmeler dünyadaki mali piyasalar üzerinde etkili olurken, yurt içinde de varlık fiyatları Kasım ayında bu paralelde yön bulmaya çalıştı. Ancak TCMB, USD/TRY paritesindeki yükselişlerin 2,00 seviyesinin üzerine çıkması karşısında para politikasında yeni bir adım attı. TCMB Başkanı Erdem Başçı daha önce, faiz oranları tarafında beklentiye girilmemesi konusunda açıklamalarda bulunmuştu. Kasım ayı toplantısında faiz koridoru ve politika faiz oranında bir değişiklik yapmayan Merkez Bankası, 1 aylık repo ihalelerini kaldırarak TRY üzerinde baskı yaratmayı amaçladı. Temkinli duruşunu devam ettireceğini belirten TCMB’nin Para Politikası Kurulu (PPK), TRY’nin değerini artırmayı amaçlayan döviz ihalelerinin yanında yeni bir adım atarak miktar bazlı müdahalelerine bir yenisini daha etkilemiş oldu.
Diğer taraftan yurt içi gelişmelere arasında kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin, Türkiye’nin kredi notlarını teyit ettiği açıklamaları gündemde yer buldu. S&P, BB+ olan yabancı para cinsinden kredi notunu aynı bırakırken, görünümü de “durağan” olarak açıkladı. Not kararının yanında kuruluş, kredi büyümesinin devam etmesi ve borçlanma maliyetlerinin çok fazla yükselmesi durumunda not indirimine gidilebileceği uyarısında bulundu. S&P ayrıca yılsonu enflasyonun 8’e ulaşacağı tahmininde bulunurken, “Durağan görünüm, kredi notunun gelecek yıl değişme olasılığını üçte bire indiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yurtiçi ve yurtdışı söz konusu bu gelişmeler ile birlikte yılın son ayına girilirken, dünya ekonomi gündeminin yine FED üzerinde yoğunlaşacağını ifade edebiliriz. Parasal genişleme miktarının ne zaman azaltılacağına yönelik ipuçları Aralık ayı içerisinde açıklanacak olan ABD’nin ekonomik verilerinde ve politika yapıcıların söylemlerinde aranacakken, yılın son ayındaki FOMC toplantısı piyasalar açısından büyük bir önem taşıyor. FED’in tahvil alımlarını 2014 yılı başlamadan azaltıp azaltmayacağına yönelik sinyaller ise, ABD’nin tarım dışı istihdam değişimi gibi kritik öneme sahip verileri ile ay boyunca yatırımcılar tarafından alınmaya çalışılacak. Altından Dolar’a, faizden hisse fiyatlarına kadar bir çok finansal enstrüman, yeni yıl öncesinde de ağırlıklı olarak FED’in atacağı adımlara odaklanacak. 

Borsa Dünyası
Alper Nergiz
GCM Menkul Değerler
Genel Müdürü

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası