Son Haberler

PATRONLAR NE İSTİYOR?

Peki tartışmanın içeriği olan güven ve istikrar ortamı nereye gidiyor, patronlar kulübü ne istiyor?

gv.jpg

ffff.jpg

Patronlar kulübü TüSİAD’ın 44. Olağan Genel Kurul Toplantısı, hükümetle yeni bir gerginliğin fitilini ateşledi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sert tepkisine neden oldu. Genel Kurul Toplantısına katılması beklenen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, son dakikada programında değişiklik yapması yaşanacakların haberci gibiydi. Cumhurbaşkanı’nın yanısıra, hükümetten herhangi bir Bakan’ın katılım sağlamaması ve Genel Kurul’da düzenlenen “Türkiye’nin Demokratikleşme Evreleri’ isimli özel oturumda konuşmacı olarak davet edilen Prof. Dr. Zafer üskül’ün, AK Parti icraatlarını sert dozda eleştirmesi de dikkat çekiciydi.

Genel Kurul’un gidişatı aslında kopacak fırtınanın haberci gibiydi. Nitekim TüSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın, konuşması durum tespitinin yanında ciddi eleştiriler de içeriyordu. Konuşmasına, “Toplumun önüne yeni bir mutabakatın ilkelerini koymak mümkün.

Bunun için tüm toplumun demokratikleşmesi, sisteme ve adalete güveni tesis edecek adımların atılması gerekiyor” diyerek başlayan Yılmaz sözlerini; çözüm süreci ile ilgili tartışmaları, bölgesel sarsıntıları, Gezi olaylarını, yeni anayasa çalışmalarının sonuçsuz kalmasını, hala süren yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarıyla çerçevelenmiş siyasi depremi düşündüklerinde 2013‘ün ağır bir dönemi ve yüklü miktarda sorunu yeni yıla devrettiğini söyleyerek devam ettirdi.

Ekonomik ve stratejik olarak dünyanın yeni çerçevesinin çizildiği ortamda Türkiye‘nin kendisini tüketen, şiddetli, yıkıcı ve kazanımı olmayacak bir kavga ile enerjisini harcadığını savunan Yılmaz, söz konusu kavganın temelinde hukuk devleti, güçler ayrımı, temiz siyaset gibi vazgeçilmez demokratik kavramlar konusundaki zaafların yattığının açık olduğunu iddia ederek meseleye sistemi, kurumları altüst ederek çözüm bulunamayacağının altını çizdi.

‘Diğer yandan devletin güvenlikle ilgili kurumlarında yaşananlardan sonra bu kurumların daha önce nasıl işlediğini, bundan böyle nasıl işleyeceğini sorgulamadan da edemiyoruz” diyen Yılmaz, emniyet güçleri ve yargı içerisinde varlığı ortaya çıkan gruplaşmaları ve bu gruplaşmaların örgütlü niteliğini devletin kurumsallığı açısından kabul edilemez bulduklarına işaret etti ve siyaset dışı örgütlenmelerin, devlet kurumları aracılığıyla siyaseti etkilemeye çalışmasının herkesi tedirgin ettiğini ifade etti. Birbiri ardına hazırlanan bir takım kanunların kendilerini tereddüte düşürdüğünü aktaran Yılmaz, “İnternette özgürlük sınırlarını düzenleyen kanun tasarısının iletişim özgürlüğü üzerine kara bir bulut gibi çökeceği görüşü hayli yaygın. Ayrıca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu‘nu (HSYK) düzenleyen yeni kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyuyoruz” ifadelerini de kullandı.

gdfgdfg_1.jpg

“YABANCI SERMAYE GELMEZ” çIKIŞINA BAŞBAKAN NEDEN ATEŞ PüSKüRDü?
Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en yüksek yabancı sermaye girişinin Ak Parti hükümeti döneminde gerçekleşmesi ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye’yi “yatırım yapılabilir ülke” kategorisinde tutarak, pozitif olan kredi notunda değişikliğe gitmemesine karşın TüSİAD’ın, “Yabancı Yatırımcı Gelmez” şeklinde yorumlanabilecek açıklamada bulunması, hükümetle gerginliğe yol açmıştı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu‘nu (HSYK) düzenleyen yeni kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyduklarını vurgulayan TüSİAD Başkanı Yılmaz, ‘‘Cazibemizi yitirdiğimizde, refah düzeyimizin gerilemesi riskiyle karşı karşıya kalacağız‘‘ diyerek gelişmelerin böyle devam etmesi halinde Türkiye’ye yabancı sermayenin gelmeyeceğini vurgulamış ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın, sert tepkisine hedef olmuştu. TüSİAD’ın açıklamalarını vatan hainliği olarak nitelendiren Başbakan Erdoğan, çarpıcı beyanatlarda bulunarak patronlar kulübüne şu sözlerle tepki göstermişti: “TüSİAD Başkanı çıkıyor olduğundan çok farklı bir Türkiye manzarası çizmeye çalışıyor. Neymiş? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bununla ilgili kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyuyorlarmış. Peki ey TüSİAD, ananas meselesinden niye rahatsız değilsin? Uganda’da sizlere rafineri bağlantısı kuranlardan niye rahatsız değilsin? Yargı içindeki paralel örgütlenmenin iş dünyası üzerindeki ağır baskısından, şantajından rahatsızlıklarınız niye yok? Niye? çünkü bazılarının işleri tıkır tıkır yürüyor. Ananaslar gelip gidiyor. Herhalde bu bildiğiniz ananas değil, anlıyorsunuz. Bunlar farklı, ananas bunun kod adıdır. Rafineri dağıtımları da yapılıyor. Yargıda bazı işler çözülüyor. Beyefendiler bundan rahatsız olmuyorlar. TüSİAD’a rağmen iş dünyasının üzerindeki baskıyı, şantajı, tehditleri biz kaldırdık. TüSİAD, ‘Bire beş kazandık’ diyordu. Bizzat bana söylüyorlardı, ‘Sizin döneminizde bire beş kazandık’ diye. Şimdi utanmadan, sıkılmadan, ‘böyle bir ülkeye küresel sermaye gelmez’ diyorlar. 120 milyar dolarlık sermayeyi siz mi getirdiniz bu ülkeye? TüSİAD’ın üyelerinin birçoğunun, küresel sermayeli ortaklıklarına bak, nasıl geldiler? Bu havayı görerek geldiler. TüSİAD kusura bakmasın, maalesef bugüne kadar hiçbir zaman milletin yanında durmadılar.‘‘

İŞTE TüSİAD‘IN 10. MADDELİK öNCELİKLERİ

1- Mevcut siyasi dalgalanmanın ve 2014 yılında gerçekleştirilecek seçimlerin muhtemel ekonomik etkilerini bertaraf ederek yeniden yüksek büyüme patikasına dönülmesi.
2- Yargı bağımsızlığı tartışmasının Kopenhag siyasi kriterleri çerçevesinde çözülmesi.
3- Türkiye‘yi terör ve şiddet ortamından kalıcı bir şekilde arındıracak olan ‘çözüm Sürecinde‘ şeffaf, kararlı ve somut adımlar atılması.
4- AB müzakere fasıllarında, başta yargı ve adalet sistemi ile ilgili olan 23. ve 24. başlıklar olmak üzere, en az 3-4 yeni başlık açılması.
5- Seçim sisteminin 2015 yılı genel seçimlerinde uygulanmak üzere, çağdaş normlar çerçevesinde gözden geçirilmesi ve özellikle yüzde 10 barajının indirilmesi.
6- Merkez Bankası‘nın yüzde 5 olan sene sonu enflasyon hedefini yakalaması.
7- Rekabet gücünün teknoloji ve inovasyon temelli olarak yükselmeye odaklanılması ve bu yönde destekleyici mevzuatın geliştirilmesi.
8- 21. yüzyıl becerilerini kazandıracak çağdaş normlar ile şekillendirilmiş uzun erimli eğitim politikalarının yürürlüğe konması.
9- İnternet düzenlemeleri başta olmak üzere ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi temel hak ve özgürlüklerin alabildiğince genişletilmesi.
10- İtibarı, sürdürülebilirliği ve refahı gözeten bir dış politika anlayışının benimsenmesi.

İŞTE PATRONLARA GöRE TüRKİYE MARKASINI ZAYIFLATAN 4 YANLIŞ

TüSİAD’ın 44. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erkut Yücaoğlu; Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, 2013’ün zor bir yıl olacağını hissediyorduk, işaretler vardı ama böylesine farklı şeyler yaşadığımız bir dönemi hakikaten beklemiyorduk” diyerek gelişmelerin sıra dışı olduğuna işaret etti. Türkiye Markası’nın, belirgin hatalar sonucunda, dört noktada ağır hasar gördüğünü belirten Yücaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci hasarı dış politikada yaşadık.

Bölgede liderlik konumu için iddialı bir dış politika söylemi benimseyen Türkiye, “reel politik” gelişmelerine ayak uyduramadı. “Komşularla Sıfır Sorun” diyerek çıkılan yolda, sorun yaşanmayan komşu kalmadı. İkinci hasarı demokrasi ilkesinde yaşadık. Bir ifade özgürlüğü refleksi olan ve barışçıl bir protesto biçiminde başlayan Gezi Parkı olaylarına cevaben verilen aşırı tepki, Türkiye’nin yıllar içinde adım adım geliştirdiği demokrasi algısını değiştirdi. üçüncü hasar hukuk devleti ilkesinin zedelenmesi ile ortaya çıktı.

Bir süredir adil yargılanma süreçlerindeki aksamalar ve uzun tutukluluk süreleri toplum vicdanını rencide ediyordu. Son olarak bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturması, yargının ve kolluk gücünün alt üst olmasıyla sonuçlandı. Dördüncü hasar ekonomiyi ilgilendiriyor. Bu hasar bir bakıma yukarıdaki gelişmelerin neticesinde oluştu. 17 Aralık sonrasında dövizde meydana gelen çok ciddi tırmanış, dövizle borçlanmış olan tüm kurumları bir ay içinde yüzde 20 civarında borç artışıyla karşı karşıya bıraktı.

YüCAOĞLU: GELECEKTEN üMİTLİYİZ

Türkiye’de son dönemlerde yaşanan ve iç karartan tablonun orta ve uzun vadede aydınlık bir geleceğe evrilmesi hususunda ümitli olduklarını sözlerine ekleyen TüSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, “hukuk alanında yaşadığımız karışıklığın giderilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı’nın da içinde bulunduğu arayışların umut yaratan bir gelişme olduğunu dile getirmek isteriz. Hiç kuşkusuz, ülkemizin siyasette yaşadığı sorunları, kaybettiğimiz itibarı, kollektif bir bilinç içinde, evrensel demokratik esasları referans alarak giderebilir ve ülke markasının yaşadığı tahribatı süratle tamir edebiliriz. Bu bilinci gösterebilirsek henüz yitirmediğimiz ekonomik gücümüzü yeniden devreye sokabiliriz. Yeniden yatırım cazibemizi sergileyebilir ve piyasalara güven verebiliriz. Türkiye halen genç nüfusu ve güven tazelemek isteyen hane halkı ile güçlü büyüme potansiyeline sahip bir ülke olarak, gelişmekte olan ekonomiler arasında üst sıralarda bulunuyor” dedi.

TOFAŞ CEO’su Kamİl Başaran:
TüRKİYE 2023 HEDEFLERİNE KİLİTLENMELİ

Türkiye’deki gelişmelerle ilgili konuşan TOFAŞ CEO’su Kamil Başaran, “Sadece bir Türkiye’miz var. Tüm şirketler çok çalışıp kâr etmenin yollarını ararken, bu ülkeye daha fazla katma değer sağlamak için çabalıyor. Ekonomik büyümenin hızlanması ve ülkenin daha fazla yabancı sermaye çekebilmesi, katma değer üretmesi amacıyla gerekli adımları hep birlikte atmamız gerekiyor. Gelişmelerden dolayı elbette tedirgin olduğumuz bazı noktalar olabilir, iniş-çıkışlar yaşanabilir ama sonuçta olaylara kısa vadeli bakmamalıyız. Uzun vadeli düşünmemiz lazım. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz pozisyonların ötesinde 2023’lerin ötesine giden planlar üzerinde çalışmalı, o hedeflere ulaşmak için çalışmalıyız. Yatırımlarımıza devam edeceğimizin altında çizerken, bugünkü sorunları Türkiye olarak birlikte el ele vererek çözebileceğimizi ve her problemin üstesinden geleceğimize inandığımı belirtmek isterim.
İstanbul Aydın üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın:

SORUN DEĞİL çöZüM üRETMELİYİZ

17 Aralık’tan sonra ortaya çıkan atmosferin ekonomiye etkilerini değerlendiren İstanbul Aydın üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın, her şart altında geleceğe mutlaka ümitle bakmak gerektiğine işaret ederek karanlık senaryolar çizmemek gerektiğini söyledi. Türkiye’nin tarih boyunca ekonomik ve siyasi açıdan zaman zaman yaşanan tablodan daha sıkıntılı günler yaşadığını ve bunların hepsinin atlattığını belirten TüSİAD üyesi Dr. Mustafa Aydın, bugünkü sorunların çözüme kavuşturulacağını savundu. Türkiye’nin genç nüfusu, dünyada gelişen ekonomisi, stratejik coğrafyasıyla önüne çıkan problemleri rahatça çözebileceğine inandığını belirten Aydın, “Olumsuz koşullarımızın halkın desteği ve birlik beraberliğimizle olumlu hale dönüşeceğine inanıyorum. Aksi taktirde bu ülkeyi bırakıp gitmemiz lazım. Başka Türkiye, başka ülkemizde yok.

Dolayısıyla çözüm için kafa yormamız gerekiyor. Toplumun bu kadar gergin hale gelmesinin bir nedeni de seçimlerin yapılacak olmasıdır. Sanıyorum herkes üzerinde düşen soğukkanlılığı yitirmeden, tansiyonu düşürecek yapıcı davranışlar ortaya koymalı. Türkiye’yi rahatlatma yoluna giderek sorun değil, çözüm üretmeliyiz.”

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası