Son Haberler

Piyasaların gözü global gelişmelerde

Global piyasalarda, Şubat ayında mevcut seviyeleri koruma ve dengelenme çabaları dikkat çekti, peki önümüzdeki günlere yönelik beklentiler ne yönde?

Dördüncü çeyrek bilançoları sonrasında ABD’den gelen veri akışına odaklanan global piyasalar, Şubat ayında mevcut seviyeleri koruma çabası içinde geçirdi. FED’in parasal genişleme aksiyonları sonrasında istihdam rakamlarına vurgu yapmasıyla birlikte, istihdam rakamları başta olmak üzere ABD’den gelen diğer ekonomi verileri yakından takip edilirken, Avrupa tarafında İspanya ve İtalya’dan gelen haber akışları, global piyasalar üzerinde satış baskısı görülmesine neden oldu. Euro bölgesinde özellikle İspanya’da yolsuzluk iddiaları, İtalya’da bu ay sonunda yapılacak seçimler öncesi artan siyasi belirsizliğe bağlı olarak değişen risk algılamaları, global piyasalardaki yükseliş beklentilerinin önüne set çekti. Bununla birlikte, Japonya Merkez Bankası Başkanı’nın emekliye ayrılması ile birlikte Japonya’da daha agresif bir parasal genişleme izleneceği beklentileri, global borsalardaki aşağı yönlü baskıların sınırlı kalmasında etkili oldu. Şubat ayının son günlerine yaklaşılırken global piyasaların gündemini, G-20 toplantısından çıkacak kararlar ve FED’in tahvil alım sürecinin geleceğine ilişkin yapacağı açıklamalar meşgul etti.

Şubat ayında İMKB’nin ana gündem maddelerini, şirketlerin dördüncü çeyrek mali verileri ve PPK toplantısından gelecek kararlar oluşturdu. Yurt dışında görülen dengelenme sürecini, global piyasalara göre daha hasarlı atlattığı görülen İMKB tarafında, Ocak ayının son haftasında başlayan satış baskısının Şubat ayına da taşındığı gözlendi. 86,000 üzerinden bankacılık hisseleri eşliğinde başlayan satışların devamında Şubat ayında 76,000 üzerine kadar geri çekilen İMKB, aynı zamanda yılbaşından beri almış olduğu kazançları da geri verdi. 76,000 üzerinde tutunma ve yeniden yukarı hareketlenme çabası içine giren İMKB’de, yukarı hareketlerde işlem hacimlerinin düşük kalması ve beklentilere paralel gelen bilanço verilerinin ardından, başta bankacılık hisselerinde gözlenen açığa satış işlemleri nedeniyle, tepki hareketinin zayıf kaldığı gözlendi.

İMKB’nin diğer gündem maddesi olan Merkez Bankası’nın ay içinde gerçekleştirdiği PPK toplantısında, politika faizinin % 5,50‘te sabit tutulduğu açıklandı. Gecelik faiz oranlarını borçlanmada % 4,75‘ten % 4,50‘ye ve borç vermede % 8,75‘ten yüzde 8,50‘ye düşüren Merkez Bankası, ayrıca 1 yıla kadar olan TL zorunlu karşılıklarda 25 baz puan, yabancı para zorunlu karşılıklarda ise çeşitli vadelerde 50 baz puan artırıma gitti. Alınan kararlar piyasa beklentilerine yakın olduğu için kararların İMKB üzerindeki etkisi de sınırlı kaldı.

Merkez Bankası’nın attığı bu adım Şekeryatırım olarak Aralık 2012 tarihinde faaliyete başladığımız ve son günlerde gündemden düşmeyen FX piyasaları tarafından da yakından takip edildi. özellikle faizlerin dip yaptığı inancı dolardan TL’ye yönelimi beraberinde getirdi. Bu karara bağlı olarak USDTRY’de çıkış eğilimi güçlendi. ŞekerFX ismiyle sunduğumuz Forex platformumuza ise bu hareketlilik USDTRY’deki uzun pozisyonların artması şeklinde yansıdı. Merkez Bankası’nın bu adımı sonrasında bir süredir direnç yaptığı 1,78’i aşan USDTRY’ye de yeni direnç noktası 1,80 olarak duruyor. Bu noktada döviz kurunun yönünü, aldığı kararlarla hızlı bir şekilde etkileyebilen Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde yapacağı açıklamalar piyasalar açısından belirleyici olmaya devam edecek. özellikle faizlerde indirme eğiliminin sürmesi durumunda dolar kurunda çıkışın güçlendiği görülebilecek.

Bu nokta özellikle FX yatırımcısının beklentilerine yönelik birkaç noktayı ifade etmek önemli. Kaldıraçlı olarak gerçekleştirilen FX işlemlerinde bu tip hareketlik yaratabilecek gelişme sayısı oldukça fazla. Bu nedenle yatırımcıların diğer piyasalardan çok daha fazla işlem disiplinine özen göstermesi; zarar durdurma ve kar alma seviyelerini daha pozisyona girmeden sisteme tanımlaması önem arz ediyor. Yine bizim ŞekerFX’te önemli gördüğümüz mikro lot bazlı küçük miktarlarla işleme başlanması yatırımcıların bu hareketli piyasaları, düşük işlem zararları ile kavramalarını sağlayacak.

Mart ayında global piyasaların ana gündemini, FED’in tahvil alımları sürecine ilişkin aksiyonları, ABD’den gelecek başta istihdam ve enflasyon verileri olmak üzere ekonomi rakamları, AB tarafında ise İtalya’daki başkanlık seçimlerinin sonuçları ve Asya tarafında ise çin’den gelecek veriler ve Japon’da yeni hükümet ile birlikte artan parasal genişleme haberleri takip edilecek. özellikle Şubat ayında zirve seviyelerine ulaşan ABD hisse senetleri piyasalarında yaşanacak hareketler de yine global piyasalar tarafından yakından izlenecek bir diğer etken olacak. Yukarıda saydığımız gelişmelere piyasaların vereceği tepkiler ve yatırımcı algılamaları, global piyasaların Mart ayında da dengelenme arayışını sürdüreceğine işaret ediyor.

Forex piyasaları tarafında ise bu gelişmelerin daha fazla volatilite yaratması beklenmeli. özellikle 2012 yılında hareket aralığının azaldığı EURUSD’de 2013 başında mali uçuruma yönelik gelişmelerle artan volatilitenin daha fazla güçlendiği görülebilir. Yine Japonya Merkez Bankası’nın genişlemeci bir para politikasına yönelmesiyle 90’ları hızlı bir şekilde aşan USDJPY’nin, bu yıl dikkat çekmeye devam etmesi beklenmeli. Nitekim, Japonya Merkez Bankası’nın bu açıklamaları sonrasında USDJPY, ŞekerFX platformumuzda işlem sayısı bazında hızla ilk üçe girdi.

İMKB tarafında dördüncü çeyrek bilanço verilerinin Mart ayı içinde de devam edecek olması, piyasanın gözünün o tarafta kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Aynı zamanda, mali verilerin ardından temettü rakamlarını yakından izleyecek olan İMKB’de, son dönemde yaşanan hızlı geri çekilmenin ardından yurt içi ekonomi verilerinde çok önemli bir bozulma olmadığı sürece yukarı yönlü tepki hareketlerinin ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası