Son Haberler

Seçim bitti, şimdi ekonomi

Orta gelir tuzağından çıkmak isteyen ülkemiz için mevcut büyüme rakamlarının yukarıya doğru çekilmesi elzemdir. Bunu başarabilmek için ise üretim yapımızın dönüştürülmesi gerekiyor. Geçtiğimiz ay içerisinde gözümüz, kulağımız genel seçimlerdeydi. Bu seçimi de demokratik teamüllere uygun ve Türkiye’ye yaraşır bir şekilde atlattık. Ancak yine de ekonomi yeni oluşacak hükümet ve tercihlerine kitlenmiş durumda. özellikle yurtdışı piyasalarda, FED’in faiz artırım sürecine bağlı olarak, gelişmekte olan ülkelerin büyüme hikayeleri üzerindeki baskının arttığı bir dönemde, Türkiye’nin politik belirsizliği atlatıp, bir an önce ekonomik politikaları ön plana çıkarması gerekiyor. Global piyasalarda artması beklenen dalgalanmaların Türkiye’yi en az oranda etkilemesini sağlamak için, Türkiye’nin makroekonomik politika önceliklerini uygulayabileceği bir ortamı yaratmak, 2015’in ikinci yarısının daha iyi geçmesini de sağlayacaktır. İlk çeyrek büyüme rakamı %2,3 ile beklenenin üzerinde gerçekleşse dahi hala mütevazı seviyelerde. Orta gelir tuzağından çıkmak isteyen ülkemiz için mevcut büyüme rakamlarının yukarıya doğru çekilmesi elzemdir. Bunu başarabilmek için ise üretim yapımızın dönüştürülmesi gerekiyor. Dolayısıyla onuncu kalkınma planında yer alan ve 25 madde olarak açıklanan yapısal dönüşüm programlarının yürürlüğe girmesi çok önemli. Eğitim kalitemizden üretim yapımıza, nitelikli insan gücünden kurumsal yapının güçlendirilmesine kadar birçok dönüşümle esecek bir rüzgâr ile yeniden büyüme rakamlarımızda önceki yıllarda olduğu gibi bir ivme yakalayabiliriz. Türkiye, farklı bölgeler arasındaki sosyal uyumu sağlayarak, kurumlarının bağımsızlığı ve şeffaflığını koruyarak ekonomik dönüşüm planlarını uygulayabilir ve katma değerli üretim yapısına doğru ilerleyebilir. Böylece büyüme oranlarını tekrardan 2003-2007 seviyelerine yükseltebilir. Bir de elbette ekonomimizin belkemiği olan KOBİ’lerimizin uluslararası düzeyde bir üretim, dağıtım ve pazarlama faaliyeti yürütmesi gerekiyor. Türkiye’nin G20 dönem başkanlığını yürüttüğü bu süreçte KOBİ’lere ağırlık verilmesi bu açıdan bir fırsattır. Türk Girişimci ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TüRKONFED) G20’nin iş dünyası ayağı olan B20’nin içinde yer alması da ayrıca önemli bir şanstır. Avrupalı KOBİ’lerin temsilcisi olan UEAPME’nin de üyesi olan TüRKONFED, KOBİ’lerin küresel bağlamda sesinin duyuran bir mekanizma, uluslararası bir platform kurulması için çalışıyor. Bu ve benzeri ulusal ya da uluslararası platformlar KOBİ’lerin Ar-Ge ve inovasyona dayalı üretim yapması için yeni olanaklar sunabilir, KOBİ’lerin bu yöndeki dönüşümü de elbette ekonomide dönüşümün anahtarı olur. Seçimlerin ülkemize, demokrasimize, ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum. Artık uzlaşmanın, birlikte bir arada hareket etmenin ve Türkiye’yi hak ettiği seviyeye çıkarmamızın zamanıdır. Siyasi partilerin ve üyelerinin bu bilinçle hareket edeceklerini umuyorum.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası