Son Haberler

Ömrümüzün matematik analizi…!

Türkiye‘de erkeklerin ortalama yaşları 70-75 kadınlarınki 75-80 arasında seyrediyor. Gelin matematik yoluyla bu zamanı değerlendirelim Aşık Veysel‘in dediği gibi “iki kapılı bir handayız gidiyoruz gündüz gece…!” Evet atalarımız “Dünya fani – ölüm ani” demişler bu sebeple imtihan kapısı olan ömrümüzün matematik analizini hiç düşündünüz mü? Yüce yaradan (cc) ne kadar ömür vermişse onu yaşıyoruz ecel geldi mi “ne bir nefes fazla ne bir nefes eksik” Allah (cc) hayırlı ömür, hayırlı ölüm, bizlere de irademizi doğru yönde kullanmayı nasip etsin. Türkiye‘de erkeklerin ortalama yaşları 70-75 kadınlarınki 75-80 arasında seyrediyor. Gelin matematik yoluyla bu zamanı değerlendirelim. Farz edelim ki 75 yıl yaşadık, yirmidört saat olan günün 8 saati, ömrün üçte biri 25 yıl uyku ile geçiyor. Bebeklik ve çocukluğun ilk yılları 7 yıl. Dolayısıyla hayatı anlama çağı sayılmaz.

Okul başlar, ev-okul arasında 13 yıl kitaplar, defterler, dersler, sınavlarla tükenir. Sonra sorumluluklar yıllarına adım atılır, hayatımıza yön verecek meslek edinme, üniversite yılları 5 yıllık bir mücadele gerektirir. İş bulma çabaları askerlik dahil iki yıl sürer iyi bir iş kurabilme ya da makam sahibi olabilme sonucu yeterli kazanç elde edebilme yarışı başlar. Evlenme, yuva kurmanın getireceği bazı zorunlu yatırım borçlarını ödeme gayreti derken ortalama 5 yıl koşturmayla geçer. Gereksiz oyalanmalar, beklemeler, trafikte yollarda geçen zamanla asgari 7 yıl hayattan harcanır gider. Kısmetse hayatın tadı ve gayesi olan çocuklarına, sonra torunlarına kavuşursunuz. Mutluluğunuz, onların yetişmesi için geçen günlerle bütünleşir. Yılların nasıl geçtiğini anlayamadan zaman bankasından çekip çekip harcadığımız takvim yaprakları silinir gider.

Bir gün ömürümüzün hesabına bakınca görürüz ki; 25 yıl uyku + 7 yıl çocukluk + 13 yıl okul + 5 yıl üniversite + 2 yıl askerlik ve iş bulma + 7 yıl boş yere harcanan zaman + 5 yıl evlenip düzen kurma = 65 yıl gitmiş. Geriye: kendi irademizle yaşayabileceğimiz zaman 10 yıl, o da 75 yıl içinde takvim yaprakları arasında eriyip gitmiş. Hayatımızın kıymetini bilelim O zaman hayatımızın tamamının kıymetini bilelim, zira hayatımızın tümünde doğaldır ki 65 yıllık programlı yaşama dönemlerinde de mutlaka sevinçlerimiz mutlu anlarımız olmuştur. Eğer sevdiklerimizle, sevenlerimizle, sağlıklı huzurlu, mesut bir hayat sürebildiysek kazasız, belasız, bilinen, bilinmeyen hastalıklarla çile çekmediysek ne mutlu. Hamd olsun yaradana işte ömrümüzün matematik analizi bu….!

On yıllık zaman 3650 gün ettiğine göre 75 yıllık ömür içinde her yıla belirli ve zorunlu programlar dışı kendi kararımızla tercih edeceğimiz 48 gün düşüyor. İyi düşünelim kaybedilen zaman da, bozulan sağlık da geri gelmiyor. Hırsa kapılmayalım, dünya malına esir olmayalım, 75 yılın her saniyesini iyi değerlendirelim, ülkemize, ailemize insanlara faydalı olmaya çalışalım. Bir an düşünelim böylesine çileli imtihan kapısı olan hayatta ya sevgi olmasaydı? Yunus‘un ifadesiyle “sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz”.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası