Son Haberler

Şirketlere leasing fırsatı!

Yatırım mallarının mülkiyeti finansal kiralama şirketinde kalmasına karşılık, söz konusu malın kullanım hakkının kiracıya verilmesine olanak tanıyan bir finansman yöntemi olan Finansal Kiralama sistemi (leasing), üretim ve yatırım araçlarının satın alınması yerine, çok daha ekonomik bütçelerle kiralanarak kullanılmasına olanak sağlıyor.

FİNANSAL KİRALAMA HİZMETLERİ TüRKİYE’YE 1983’TE GİRDİ
Finansal kiralama hizmetleri, üretim ve yatırım araçlarının satın alınması yerine kiralanarak kullanılmasına olanak sağlayarak şirketlere verimlilik ve maliyet yönetimi konularında yardım ve finansman olanakları sağlıyor. Finansal kiralama; yatırım mallarının mülkiyeti finansal kiralama şirketinde kalmasına karşılık, taraflarca önceden belirlenmiş olan kira ücretleri karşılığında söz konusu malın kullanım hakkının kiracıya verilmesi ve sözleşmede net olarak belirlenmiş değer üzerinden kiracıya geçmesine olanak tanıyan bir finansman yöntemidir.

Bu yolla şirketlere önemli bir finansman kolaylığı sağlanıyor ve şirketlere sahip oldukları sermayeyi çok daha verimli kullanabilmelerine olanak sunuluyor.

Dünya’da leasing’in tarihi çok eskilere uzanmakta olup ilk uygulamaları Sümerler tarafından M.ö. 2000’li yıllarda tarım araçları kiralamasında ortaya çıktı. Yunanlılar, Romalılar ve Mısırlılar’da toprak, stoklama ve ayrıca gemi üzerinde leasing uygulamaları hep kullanıldı. İlk modern leasing şirketi 1952’de ABD’de kuruldu ve diğer ülkelerde de yaygınlık kazandı. Bugün itibariyle leasing alanında en iddialı ülkelerden biri Japonya’dır. Dünya leasing pazarında birinci sırada Kıta Amerikası var, bunu sırasıyla Kıta Avrupa’sı ve Uzakdoğu ülkeleri izliyor.

Türkiye’de finansal kiralamaya ilişkin ilk düzenlemeler, 1983 yılında yapıldı ve ilk leasing şirketi 1986 yılında kuruldu. Kurulduğu günden itibaren 2008 yılı sonuna kadar hızlı bir gelişim gösteren sektör 2008 yılından sonra vergi düzenlemeleri nedeniyle gelişimi zayıfladı. Finansal kiralama sektörü açısından penetrasyon oranları Türkiye’de oldukça düşük. Bilindiği üzere penetrasyon oranı, taşınmazlar hariç kiralaması yapılan tutarların özel sektör sabit yatırımları içerisindeki payıdır.

Zira, toplam sabit sermaye yatırımları içinde Leasing’in payı gelişmiş sanayi ülkelerinde %15-20 civarındayken, bu oran Türkiye’de % 2 civarında. Ancak, Türkiye’de Leasing’in henüz değerlendirilmemiş büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı yadsınamaz.

2005 yılının sonlarında yürürlüğe giren Bankacılık Kanunu ile birlikte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) denetimi altına alındı. Dolayısıyla leasing kuruluşları, 2005 yılından itibaren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından regüle ediliyor. BDDK tarafından yayımlanan 2011 Haziran ayı verilerine göre Türkiye’de toplam 33 finansal kiralama şirketi faaliyet gösteriyor. 1 adedi Antalya, geriye kalanının tamamı ise İstanbul’da faaliyet gösteriyor.

TüRKİYE‘DE FİNANSAL LEASING öN PLANDA
BDDK istatistiklerine göre, Haziran 2011 itibariyle 33 şirketin Türkiye’de 17 şubesi, 68 temsilciliği, 1.281personeli, 46.219 adet müşterisi bulunuyor. Düzenlenen sözleşme sayısı ise 80.487’dir.

Faaliyette bulunan şirketlerin büyük çoğunluğu dernek çatısı altında örgütlenmiş durumda. Kendi şubeleri ve temsilcilikleri ile banka şubeleri Finansal Leasing sektörünün ülke düzeyindeki en önemli faaliyet kanalları olmaya devam ediyor. Tabii olarak, internet üzerinden işlem yapılması hala bankacılık sektörünün oldukça gerisindedir.

2006 yılından itibaren bugüne kadar 60’a yakın leasing kuruluşu, BDDK düzenlemelerine intibak edememe veya kendi talebiyle veyahut da birleşme gibi sebeplerle faaliyet izinleri iptal edildi. Toplam 33 şirket içerisinde sadece İş Leasing, Finans Finansal Kiralama Şirketi ve Şeker Finansal Kiralama şirketi halka açık. Finansal Leasing sektöründe yeralan 33 firmanın 18 tanesinin ortaklık yapısı bankalara ait olup sektörün % 91,58’lik kısmı bu leasing firmaları tarafından kontrol ediliyor.

Diğer ülkelerde Operasyonel leasing önemli paylara ulaşmış olmasına karşın Türkiye’de leasing işlemlerinin sadece finansal leasing türü yasal olarak düzenlenmiş, ancak operasyonel leasing işlemleri binek ve ticari araçların kiralanmasına yönelik oto kiralama şirketleri tarafından artan bir şekilde uygulanmakta. Leasing işlemlerinin finansman işlevi (finansal leasing) yanı sıra leasing konusu malın bakım-onarım hizmetlerinin de verildiği kiralama işlevinin (operasyonel leasing) mevcut olduğu biliniyor.

HANGİ MALLAR LEASING KAPSAMINA GİRER?
Bir yıldan fazla kullanılabilen, kiralama süresinin sonunda temel özellikleri bozulmayan, bağımsız olarak kullanım olanakları bulunan ve tüketim malzemesi niteliği taşımayan her türlü taşınır ve taşınmaz mallar leasing konusu olabiliyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de finansal kiralama sektörü esasen bankacılık sektörünün tamamlayıcısı olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de finansal sisteme bankacılık sektörü hâkimdir. TCMB hariç Türk finans sektöründe aktif büyüklüğü açısından Leasing sektörünün payı 2006 yılında % 1,77, 2007 yılında % 1,69, 2008 yılında % 1,76, 2009 yılında ise % 1,33, 2010 yılında % 1,19, Haziran 2001 itibariyle ise % 1,14 olup, sistem içerisindeki payı giderek küçülen bir sektördür. Yine 2005 yılında toplam 84 leasing kuruluşu varken, 2010 yılı itibariyle, leasing şirketlerinin sayısı 33‘e düşmüş olup, aktif büyüklüğü ise 15,800 milyon TL dir. Haziran 2011 de ise aktif büyüklüğü 17,1 milyar TL seviyelerindeydi.

Yatırımın finansmanını doğrudan sağlayan finansal kiralama şirketleri, özellikle kaynaklara erişimi sınırlı küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ); ilave finansman olanakları, mali ve ticari işbirlikleri konusunda yeni imkânlar, dış ticaret işlemlerinde anahtar teslim anlayış ile operasyonel verimlilik sağlıyor. 2008 yılından itibaren sektörün zayıflayan mali yapısı nedeniyle uzun vadeli kredi kullanma olanakları kısıtlı küçük şirketlerden uzaklaşma eğilimi içerisinde girdiği ve ana fonksiyonunun zayıfladığı ortaya çıktı. Ancak 2010 yılı sonundan itibaren tekrar artış trendine girdi.

Türkiye’de finansal kiralama sektörü 2008 yılına kadar hızlı bir şekilde büyümekte iken, vergisel avantajların KDV yönünden azaltılması nedeniyle 2008 yılından itibaren büyümesi yavaşladı. Sektör genelinde, müşteri sayısı, sözleşme sayısı, şube / temsilcilik sayısı bakımlarından 2010 yılı itibariyle gerilemiş durumdadır. Türkiye’de 2011 Eylül itibariyle 33 adet Finansal Kiralama şirketi bulunuyor.n

DENETİMLER SEKTöRDE KALİTEYİ ARTTIRIYOR
Leasing kuruluşları 2005 yılından itibaren BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından regüle ediliyor. Denetim faaliyetlerine giderek daha çok ağırlık verilmesi sektörün kalitesine katkı yapıyor. Türkiye’de bankacılık dışındaki diğer finansal kuruluşların toplam sistem içindeki payı nispi olarak düşük. Leasing sektörünün finansal sektör içerisindeki payı 2010 itibariyle % 1,25 civarında.

Leasing sektörün toplam aktifleri 2004-2010 yılları arasında toplam 2,36 kat büyüdü. 2009 yılına göre 2010 yılında ise göre % 7,48 oranında büyüdü. Kendi şubeleri ve temsilcilik ile banka şubeleri Leasing sektörünün ülke düzeyindeki en önemli faaliyet kanalları olmaya devam ediyor.

İNTERNET üZERİNDEN YAPILAN LEASING İŞLEMİ DüŞüK
İnternet üzerinden işlem yapılması hala bankacılık sektörünün oldukça gerisinde. Sektörde sorunların nedenlerinden biri olarak gösterilen yasal altyapı ve geçmişteki denetim eksikliği, 2006 yılından itibaren BDDK denetimi sayesinde risk yönetimi açısından düzelme sürecine girmiş ise de; Türkiye’deki kaynakların kısa vadeli olması ve leasing sektörünün yüksek miktarlı sermaye yapısına olmaması nedenleriyle, leasing işleminden beklenen uzun vadeli yatırım finansmanı olanağını azaltıyor.

Bu durum, sektörün bu haliyle yüksek büyüme oranlarına ulaşılmasını sınırlandırıyor. Ancak, leasing sektörünün gelişimi 2011 yılında da istikrarını koruyacağı bekleniyor. Büyüme potansiyeli ve yeni kanunda beklenen iyileşmeler göz önünde bulundurulduğunda finansal kiralama sektörü ile ilgili beklentiler halen olumlu.

LEASING SEKTöRü YENİ KANUNU BEKLİYOR
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanun Tasarısı’ (Kanun Tasarısı) uzun süredir hala TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yasalaşması için bekleniyor. Bu finansal kiralama kanunu ile;
– Hâlihazırda var olan olumlu özelliklerin korunması,
– Operasyonel kiralamayı uygulamaya koyarak, ayrıca satış ve geri kiralama, devren kiralama ve yazılım kiralama işlemlerine yetki vererek, yeni büyüme fırsatları yaratılması,
– Finansal kiralama şirketlerinin haklarını koruyacak maddeleri uygulamaya koyarak yasal belirlilik sağlanması amaçlanıyor.

Tasarının yasalaşmasıyla finansal kiralama mevzuatı ABD ve AB ülkeleri uygulamaları ile ve UNIDROIT (özel Hukukun Birleştirilmesi Uluslararası Enstitüsü) tarafından hazırlanan “Kiralama Hakkında Taslak Model Kanun” ile uyumlu şekle gelecek. Kanun Tasarısı’nın yasalaşması halinde Mevcut Kanun kapsamında yapılamayan birçok işlem yapılabileceğinden sektörün sunduğu ürün ve hizmet yelpazesi de genişleyecek.

TüRKİYE’DE İŞLEM HACMİ VE BüYüME GERİLEDİ
Ortalama sözleşme büyüklüklerinde ve işlem hacminde dünyada özellikle 2003 yılından itibaren artış meydana gelmişken, Türkiye’de özellikle 2008 yılından itibaren düşüş yaşandı. Nitekim 2007 yılındaki 8,2 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşan finansal kiralama sektörünün 2009 yılında işlem hacmi 2,2 milyar dolara düştü, 2010 yılında da 3,2 milyar dolar oldu.

TüRKİYE FİNANSAL KİRALAMADA 28. SIRAYA GERİLEDİ
Finansal kiralama hizmetleri, 2008 yılında yapılan vergi artışı ve global ekonomik krizin reel sektörde yarattığı olumsuz durumdan etkilendi. Maliye Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2008 tarihinde gündeme gelen finansal kiralama işlemlerinde % 1 olan KDV oranının % 18’e çıkarılması sektörün dinamiklerini negatif yönde önemli ölçüde değiştirdi. 2006 yılsonu itibari ile dünya çapında finansal kiralama işlem hacmi sıralamasında 16. olan Türkiye 2008 yılsonu ve devamında 28. sıraya kadar geriledi. Bu olumsuz etki tarım makineleri ile bazı inşaat ve imalat makinesi türleri için KDV’nin % 8’e indirilmesi ile kısmen hafifletildi.

SEKTöREL LEASINGTE İMALAT SEKTöRü AĞIRLIKTA
Sektörel olarak leasing ile en fazla imalat sanayine yönelik işlem gerçekleştiriliyor. Finansal kiralama Sektörü; makine ve ekipmanlar, iş ve inşaat makineleri, tıbbi cihazlar, tekstil makineleri, büro ekipmanları, kara ulaşım araçları, deniz ulaşım araçları gibi mal gruplarının finansmanını sağlamaktadırlar. 2010 yılında mal grupları içerisinde en önemli payı % 28,25 ile üretim makineleri, % 23,45’ü iş ve inşaat makineleri, % 1,461 gayrimenkuller, % 6,27 tıbbi cihazlar, % 6,12 tekstil makineleri almıştır.

PAZAR PAYI VE KONUMDA SON DURUM NE?
TCMB hariç Türk finans sektöründe aktif büyüklüğü açısından Finansal kiralama sektörünün payı 2008 yılında % 1,76, 2009 yılında % 1,33, 2010 yılında % 1,19, Haziran 2001‘de ise % 1,14 olup, oldukça küçük bir sektördür. 2011 ikinci çeyreği itibariyle Finansal Kiralama şirketlerinin sayısı 33, aktif büyüklüğü 17,156 milyon TL, öz kaynak büyüklüğü ise 4.119 milyon TL dir.

Türkiye’de finansal sisteme bankacılık sektörü hâkim. Ağırlıklı olarak KOBİ’lere ve alternatif finansman arayışında olan ticari işletmelere fon imkanları sağlayan finansal leasing şirketlerinin sektördeki payı oldukça düşük. Leasing şirketleri tarafından sağlanan fon tutarının büyük oranda banka iştiraki olan veya grubu içerisinde banka olan leasing şirketleri tarafından sunulduğu göz önüne alındığında, banka iştiraki olmayan leasing şirketlerinin ve sektörün aracılık işlevini yerine getirmesi son derece sığ kalıyor.

sirketlere_leasing_firsati_2.jpg

Zira, 31.12.2010 tarihli verilere göre banka iştiraki olan veya bankaların dahil olduğu sermaye grupları içerisinde bulunan leasing şirketi sayısı 15 olup, aktif büyüklük itibarıyla en büyük 10 şirket, banka iştirakidir. Bankacılık grubuna ait bu 10 şirketin faktoring şirketlerinin aktif toplamı içerisindeki payı % 84,92’dir. Toplam sahiplik yönünden direkt ya da dolaylı olarak bankacılık gruplarına bağlı olan 15 adet şirketin sektör içerisindeki toplam payı ise % 91,58’dir. Ortaklık yapısı içerisinde direkt, ya da dolaylı olarak banka olmayan leasing şirketlerinin sayısı ise 18 olup, bu 18 şirketin, leasing sektörünün aktif toplamı içerisindeki payı ise sadece % 8,42’dir.

VARLIK-KAYNAK YAPISI
Sektörün varlıkları arasında en yüksek payı 2010 yılı sonu itibariyle % 67 civarında Leasing alacakları, kaynakları içerisinde ise en yüksek payı % 72 civarında sağlanan kısa vadeli krediler oluşturuyor. Uzun vadeli kaynak ihtiyaçlarının en önemli kısmını bankalardan sağlanan kısa vadeli kredilerle gideren sektörün en önemli özelliği, kaynak çeşitliliği yaratamamış olması. Sektörün öz kaynakları ise toplam kaynakların % 24,3’ü oranındadır.

Sektörün tahsili gecikmiş alacaklarının toplam alacaklarına oranı 2011 Haziran itibariyle % 9,9 civarında olup, bankacılık sektörünün üzerindedir. Yine tahsili gecikmiş alacaklarının toplam öz kaynaklarının % 39’u civarında olması, bu alanda leasing sektörünün risk algısını yükseltmekte ve aktif kalitesini zayıflatmakta.

Leasing sektörünün karlılık göstergeleri ROA genel olarak bankacılık sektörü ile paralel iken ROE göstergeleri bakımından bankacılık sektörünün gerisindedir.

sirketlere_leasing_firsati_3.jpgZira, bankacılık sektöründe “ROA (av.)” ve “ROE (av.)” rasyoları sırasıyla % 2,95 ve % 21,85 iken aynı oranlar Leasing sektöründe aynı sırayla % 2,94 ve 12,06 dir. Aynı şekilde “Interest Covarage rasyosu” ile “Net veya Gross Profit Margine” rasyoları da bankacılık göstergelerinin altındadır. Ancak öz kaynakların toplam aktiflere oranı dikkate alındığında, Leasing sektörü daha yüksek özkaynaklara sahip.

Zira “Equity/Total Asset” rasyosu Leasing sektörü için 2010 yılında % 22,44 iken aynı oran bankacılık kesiminde % 13,64 oranında. Yine Leasing sektörünün NPL rasyoları bankacılık sektörünün oldukça üzerinde. Nitekim leasing sektörünün NPL oranları % 12 civarındadır. Haziran 2011 verilerine göre ise takibe dönüşüm oranı 9,9 dur.
özellikle son yıllarda sektörle ilgili BDDK tarafından yürütülen önemli ve sıkı disipliner uygulamaların devam etmesi, denetim faaliyetlerine giderek daha çok ağırlık verilmesi sektörün kalitesine katkı yapıyor.

FİNANSAL KİRALAMA SEKTöRü YüZDE 14 KüçüLDü
Finansal Kiralama sektörü 25 yıllık geçmişi içerisinde iyi bir gelişim gösterdi ve 2005-Haziran-2011 arasında birikimli olarak % 156,06 oranında büyüme sağlandı. Ancak 2006 yılından itibaren büyüme hızları düştü, hatta 2009 yılında % 14, 22 oranında küçüldü. Finansal Leasing sektörü 2010 yılından itibaren tekrar büyüme eğilimine girdi. Ancak, Finansal sistem içerisindeki payı düşüş göstermekte veya artmamakta.

* Leasing Dosyası, JCR Araştırma Grubu‘nun katkılarıyla hazırlanmıştır.leasing_dosyasi_jcr_arastirma_grubunun_katkilariyla_hazirlanmistir.jpg

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası