Son Haberler

Türkiye ekonomisinde olumlu ivme sürecek

Global ekonomide yaşanan yavaşlama, merkez bankalarının 2007 yılından beri uygulamaya başladığı daha aktif ve etkin para politikaları ile aşılmaya çalışılıyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkenin merkez bankaları, negatif faiz politikalarını devreye sokarak dolaşımdaki para miktarını artırmaya yönelik uygulamalarla ekonomik büyümeye güçlü destek veriyorlar fakat dünya ekonomisinde canlanma işaretleri tatmin edici düzeyde değil. Amerika’dan sonra Avrupa’da da piyasaların merkez bankaları söylemlerine odaklanması ve piyasa dostu merkez bankalarının parasal genişleme politikalarını sürdürmeleri çerçevesinde dünya borsaları tarihi zirvelerini legale ediyor. Diğer taraftan global ekonomideki yavaşlamanın ve döviz kurlarındaki dalgalanmanın artması sonucu emtialar da sert fiyat hareketleri sürüyor. FED’in ise parasal genişleme politikasından ne zaman geri adım atacağına yönelik net bir görüş bulunmuyor. Bununla birlikte Avrupa Merkez Bankası(ECB) üzerinde daha fazla para basılması ve parasal genişlemeye gidilmesi yönünde bir baskı var. Amerika ve Avrupa’dan sonra Japonya’da da para basma politikaları son sürat devam ediyor ve Yen’de değer kaybı sürüyor. Kurdaki oynaklık yatırımcıları ve döviz riski taşıyan kurum ve işletmeleri zorluyor. İstihdam piyasası son dönemdeki iyileşmelere rağmen zayıf olmaya devam ediyor.

Türkiye açısından baktığımızda ise karşımıza olumlu bir tablo çıkıyor. Son olarak Mayıs ayında yaşanan iki gelişme, yurtdışı ve yurtiçi risklere karşı ülkemizin önceki yıllara göre çok daha güçlü olduğunu gösteriyor. İlk olarak küresel talepteki yavaşlama ve emtia fiyatlarındaki gevşemeden de güç alan Merkez Bankası (MB), TL’deki aşırı değerlenmenin önünü kesmek ve sıcak para akışını yavaşlatmak ve finansal istikrarın devamını sağlamak adına faiz koridorunun alt ve üst bandı aralığını yüzde 4-7 den 0,50 puanlık indirimle yüzde 3,5-6,5 puan aralığına çekti.

İkinci bir gelişme olarak Fitch’in ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ülkemizin uzun vadeli yabancı para birimi cinsinden kredi notunu artırarak “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseltti.

Not artırımı ekonomide atılan doğru adımların ve yapısal reformların sonucudur. Asya ve Avrupa bölgesinde köprü görevi gören Türkiye, vizyon 2023 hedefleri doğrultusunda önümüzdeki 10 yılda dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer almak hedefine doğru hızla ilerliyor. İstanbul’un dünyanın en önemli finans merkezleri arasında yer alması için gerekli adımlar atılıyor. Bugün Türk şirketleri marka olma yolunda ilerliyor ve geleceğe dair büyümelerinin devam edeceğini artan karlılıklarıyla teyit ediyor. Büyüyen Türkiye’de enerji yatırımları hızla artarken ülkemiz, jeopolitik konumu itibariyle enerji geçiş üssü olmaya aday önemli bir ülke konumuna geliyor. Dünyada gelişmiş ülkelerin notunun düştüğü bir dönemde Türkiye’nin notunun kısa bir süre içinde ikinci kez artmış olması Türk ekonomisinin gücünü göstermesi açısından önemli.

Uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından notumuzun yatırım yapılabilir seviyeye çıktığının onaylaması, sürdürülebilir büyümeye ve istihdama pozitif etkileri olacak. Bu not teyidi ile birlikte Türkiye’nin kredibilitesi daha da arttı ve küresel sermayenin, portföy ve doğrudan yatırımların önü açıldı. Risk algısı olumlu yönde etkilenecek. Uluslararası borçlanmada finansman maliyetleri düşecek ve kaynak bulmak daha kolaylaşacak. Böylece şirketler ve hazinemiz uluslararası piyasalardan daha iyi şartlarla daha ucuz kaynak bulabilecek. Türkiye; üçüncü hava limanı, kanal İstanbul gibi büyük projelerinde, büyük çaplı enerji yatırımları, özelleştirmeler ve halka arzlarında daha uygun koşullarda finansman bulabilmesi sağlanacak. Fon girişi artacağından cari açığın finansmanı kolaylaşacak. Sermaye piyasalarının büyümesine ve gelişmesine katkılar sağlayacak ve kurumsal yatırımcı sayısını arttıracak.

Alper NERGİZ

nergiz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası