Son Haberler

Vergi cennetlerindeki paralar cari açığın çözümü olabilir mi?

Vergi cennetlerine transfer edilecek paralardan yüzde 30 vergi kesintisi yapılması planlanıyor. Türkiye’den vergi cennetlerine giden paranın yaklaşık 150 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde, konunun Maliye Bakanlığı için önemi ortaya çıkıyor.

WikiLeaks belgelerinin ardından bu yıl ortaya çıkan OffshoreLeaks belgeleri tüm dünyanın gözlerini vergi cenneti olarak nitelendirilen offshore merkezlere çevirdi. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun adresine gelen ve kim tarafından gönderildiği bilinmeyen bir diskin içinde 260 gigabyte büyüklüğünde yazışma ve belge bulunuyordu. 2.5 milyon dosya ve 2 milyon elektronik posta mesajından oluşan belgelerde 170 ülkeden 130 binden fazla zengin, siyasetçi, sanatçı ve politikacı ile bunların eş ve çocuklarının dünyanın çeşitli bölgelerindeki offshore bankalarda bulunan hesapları ve vergi kaçırmak için kurdukları paravan şirketler hakkında bilgiler yer alıyor.

ABD‘nin gizli diplomatik yazışmalarını içeren WikiLeaks belgelerinden 150 kat daha fazla sayıdaki dokümanı okumak ve tasniflemek için 40 ülkeden, 86 gazetecinin oluşturduğu bir ekip oluşturuldu. Dünyanın en ünlü gazetelerinden muhabirlerinin bulunduğu bu ekip büyük bir gizlilik içinde tam 15 ay ellerindeki belgeleri inceledi. Belgeler, bu yıl içinde açıklanmaya başlandı. Açıklanmasıyla birlikte bazı ülkeler ayağa kalktı. Tasnif devam ettikçe Türkiye dahil diğer ülke vatandaşlarına ilişkin verilerin de açıklanması bekleniyor.

Bu skandal, bir anlamda vergi kaçırma ve kara para aklama gibi çeşitli yolsuzlukları gizlemek için offshore bankaların nasıl kullanıldığını da ortaya çıkardı. Offshore hesaplarda yaklaşık 30 trilyon dolar mevduat bulunduğu, bankacılık sistemine girmeyen bu hesaplar nedeniyle küresel finans sistemine yılda yaklaşık 2 trilyon dolar zarar verdiği, hatta finansal krizin asıl kaynağının bu hesaplar olduğu, uluslararası finansmana katılmayan bu paraların küresel finansal sistemi çökerttiği ifade ediliyor.
Vergi cenneti olarak nitelendirilen offshore ülkeleri, vergilerin hiç olmadığı veya çok düşük olduğu ülke, ya da bölgeler olarak ifade etmek mümkün. Genellikle Bahama, Bermuda, Cayman Adaları, British Virgin Adaları, Cook Adaları, Marshall Adaları gibi küçük ada ülkeleri off-shore merkezi olarak hizmet veriyor. Vergi oranlarının yüksek olduğu ülkelerdeki kişi ya da şirketler, offshore ülkelerde kağıt üzerinde paravan şirket kuruyor, fakat bu şirketleri gerçekte kendi ülkelerinden yönetiyorlar. Böylece asıl faaliyet gösterdikleri ülkelerde ödemeleri gereken vergileri ödemiyorlar.

Şeffaf düzenlemeler bulunmaması, vergi yasalarının ve muhasebe standartlarının bulunmaması, denetim faaliyetinin gelişmemiş olması ve gizlilik offshore merkezlerdeki ortak noktalar olarak göze çarpıyor. Bu özellikleri nedeniyle özellikle bazı çok uluslu şirketler ve zenginler için offshore hesaplar, vergisel yükümlülüklerden kaçmak ve ticari sırları gizlemek açısından büyük ilgi görüyor. Bunların yanı sıra bu hesapların gizli olması; kara paranın aklanması, terörist grupların desteklenmesi, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı için de kullanılmalarına neden oluyor.

Dünya ekonomisinde neden oldukları büyük olumsuzluklar nedeniyle offshore merkezleri bir süredir G-7 ve G-20 ülkeleri gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, Avrupa Birliği ve OECD’nin hedefindeydi. Dünyada yaşanan ekonomik krizin ardından vergi yükü artan kesimlerin isyanının da etkisiyle gözler vergi cennetlerine daha güçlü bir şekilde çevrildi. Krizin derin yaşandığı ülkelerde yoğun tepkiler görülüyor, bu konuda mücadele çağrıları giderek artıyor, kemer sıkma politikalarından çıkmanın yolunun vergi cennetlerinde olduğu ifade ediliyor.

OffshoreLeaks skandalıyla pandoranın kutusu artık iyice açıldı. Birçok gelişmiş ülke büyük ek vergi gelirleri beklentisiyle konuya giderek artan bir ilgi duyuyor. Bazı ülkeler offshore işlemlerine ek vergi uygulamaya başladı bile. Bu konuda bir çok ülke birlikte hareket ediyor. Artık dünya daha şeffaf bir noktaya gidiyor, gizlilik yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Yakın gelecekte offshore hesapların bütün cazibesini kaybedeceğini belirtmek mümkün. Konuya ilgi duyan ülkelerden birisi de Türkiye.

Türkiye’den vergi cennetlerine giden paranın yaklaşık 140-150 milyar dolar civarında olduğu ifade ediliyor. Maliye’nin basına yansıyan açıklamalarından gerek vergi cennetlerine giden paralardan vergi kesilmesi, gerekse de vergi cennetlerindeki Türk vatandaşlarının paralarının yurtiçine getirilerek üretim ve istihdama katkı sağlaması bakımından çeşitli önlemler üzerinde çalışıldığı anlaşılıyor.

Bu kapsamda vergi cennetlerine transfer edilecek paralardan yüzde 30 vergi kesintisi yapılmasının planlandığı ifade ediliyor. Bunun yanı sıra bir çok vergi cenneti ülkeyle çifte vergilendirme ve tam bilgi değişimini içeren anlaşmaların imzalandığı ve imzalanmaya devam ettiği görülüyor.

Bir diğer konu ise ikinci varlık barışı. Yeni yasalaşan bu düzenlemeyle, Türk vatandaşlarının yurtdışındaki fonlarını yüzde 2 gibi düşük bir vergiyle yurtiçine getirmeleri hedefleniyor. Daha önce uygulanan ve kısmen başarı sağlanan vergi barışı konusundaki bu ikinci düzenlemenin özellikle vergi cennetlerindeki paraları Türkiye’ye çekmek amacı taşıdığı ifade ediliyor.

Bu uygulamalar başarılı olursa Türkiye’nin vergi gelirlerinde artış sağlanırken, dış ticaret işlemleri açığı, dış borcu ve devletin borçlanma faiz oranı azalabilecek, ülke içindeki şirket sermayeleri daha güçlü hale gelecek, bütün bunlar da cari açığın azalması ve milli gelirde artışa neden olabilir. Bu nedenle Maliye Bakanlığı’nın hem dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve diğer ülkelerle birlikte hareket etmesi, hem de Türkiye’deki gerekli düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmesi ve uygulamaları yakından takip etmesi önem taşıyor.

Gürdoğan YURTSEVER

Türkiye İç Denetim Enstitüsü
Başkan Yardımcısı
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası