Son Haberler

“Yatırımcılarımızın ilk rotası olmak…”

                            Türkiye Cumhuriyeti Tiflis Büyükelçisi Levent Gümrükçü

                            YATIRIMCILARIMIZIN İLK ROTASI OLMAK İSTİYORUZ

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Levent Gümrükçü, Gürcistan’da yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılara açık çek verdi: “Büyükelçilik olarak kapımız açık. Burada yatırım yapma arzusu duyanların ilk rotasının biz olmasını istiyoruz. Gelsinler oturup konuşalım, ellerinden tutalım. Gürcü hükümeti ile ilk temaslarının önünü de açabiliriz.”

Gürcistan, gerek coğrafik konumu gerekse kültürel yapısı ile Türkiye’ye çok yakın bir ülke. Gürcistan, ayrıca  Türkiye ile Azerbaycan’la birlikte petrol, doğalgaz ve demiryolu ulaşımı gibi mega projelerde yer alan bir ülke. Hemen her sektörde büyük yatırım potansiyeline sahip olan Gürcistan, Türk yatırımcıları bekliyor. Bu noktada Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Levent Gümrükçü’nün verdiği mesaj çok önemli. Büyükelçi Gümrükçü, “Büyükelçilik olarak kapımız açık. Burada yatırım yapma arzusu duyanların ilk rotasının biz olmasını istiyoruz.” diyor.

Büyükelçi Levent Gümrükçü, Gürcistan’daki yatırım fırsatlarını, Türk işadamlarına önemli tavsiyelerde bulundu.

-Sayın Büyükelçi’m, Gürcistan ve Türkiye iki dost ülke, ilişkileri çok eskiye dayanıyor. Gürcistan tarihi ve turistik açıdan Türkiye’de çok yakın bir ülke. Bunun en önemli göstergelerinden bir tanesi şu. Türk halkı Gürcistan’a sadece kimlikle girebiliyor. Buradan başlarsak Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkileri değerlendirir misiniz?

Gümrükçü- Öncelikle hoş geldiniz. Turcomoney Dergisi olarak mutluluk ziyaretinizden duyuyoruz öncelikle. Geçen seferki hazırladığınız dergiyi hatırlıyorum, gayet güzel bir çalışma olmuştu. İki ülke arasındaki ilişkilerin ne kadar iyi olduğunun en somut göstergelerinden bir tanesi şu. Türkiye’nin şu ana kadar tüm dünya üzerinde  sahip olduğu ilişkilerden bir tanesi pasaportsuz seyahat. Yani bir biz bir çok ülkeyle vizeleri kaldırdığımız için o ülkeyle ilişkilerimizin düzeyinin ne kadar iyi olduğunu söylerken, bırakın vizeyi pasaporta dahi ihtiyaç olmadan karşılıklı seyahat edebildiğimiz ülkelerden bir tanesi. 2011 yılından bu yana bu uygulama devam ediyor.  Bunun dışında çok önemli bir husus daha var. Batum Havaalanı, ortak kullanılan bir havaalanı. Yani İstanbul’dan kalkan bir kişi Hopa’ya iç hat seferini de Batum üzerinden yapıyor, dış hatlar olarak da uçuyor. Bu da dünyada galiba İsviçre ile Fransa arasında Cenevre’de uygulanan bir yöntem. Dünya da ikinci örneği Türkiye ile Gürcistan arasında Batum’da yapılıyor. Ticaret alanına baktığımızda da ilişkilerimiz çok güçlü.  2007’den bu yana, yani Serbest Ticaret Anlaşması’nı yaptığımız yıldan bu yana Türkiye istinasız Gürcistan’ın her yıl açık arayla birinci ticaret ortağı. Nitekim % 15 ile %20 arası değişen oranda Gürcistan’ın ticaret hacmi içerisinde birinci sıradayız. Yine yatırım açısından da her dönem ilk üç saradayız. Sayısal olarak ilk üç içinde olduğumuza bakmayın, ülkenin bütün sektörlerinde, eğitimden turizme, enerjiden sağlığa kadar her alanda Türk yatırımcılarını görmeniz mümkün. Dükkanlara, marketlere gittiğiniz zaman  Türk  ürünlerini görürsünüz. Bunu da bir yana bırakıyorum, onlar zaten hem yakınlığın hem de ticaretimizin yoğunluğu çerçevesinde gelişen bir ilişki. O bakımdan gerçekten güzel bir ilişkimiz var. Bunun temeli de tabi ki halklarımız arasındaki yakınlık. İki ülke halkları gerçekten kültürel açıdan, sosyal açıdan birbirine çok yakın. Birbirini çok  seven ve tabi tarihten gelen bir ilişki sözkonusu. Çok uzun yıllara dayanan Türk ve Gürcistan ortak yaşam kültürü var.  Özellikle Karadeniz bölgemize gittiğiniz zaman gerçekten bir ülkeden diğer ülkeye geçerken insan fizyonomisi kültürü, coğrafyası olarak hiçbir fark görmüyorsunuz. Bunun üzerine son 25 yıl içerisinde hükümet, siyasi irade de tarihi ve sosyal çok güzel bir yapı kurmuş.  90’lı yıllar da ise Gürcistan’ın iç savaş yılları olmuş. Çok zor yıllarında Türkiye, gerçekten iyi bir komşu olmanın gereğini yerine getirerek her alanda Gürcistan’a yardımcı olmuş.   Ben ilk geldiğimde Türkiye’den gelen buğday yardımı sayesinde, Türkiye’nin her alanda kendilerine nasıl elini açtığını anlattılar. Gürcistan’ın belki ayakta durmasının en önemli sebeplerinden biri  olarak Türkiye’nin komşuluğu ve yardımı olduğunu söylüyorlar. Daha 2000’li yıllarda Gürcistan  gelişmeye başlayınca Avrupa Atlantik entegrasyonu dediğimiz gerek Avrupa Birliği ile gerek NATO ile entegre olma çabası yüzünü Batı’ya çevirdiğinde gene en büyük yardımcısı ve destekçisi Türkiye olmuş. Bir anlamda Türkiye,  Avrupa ile Gürcistan arasında hem fiziki hem de siyasi ekonomik bir köprü haline gelmiş. Tabii serbest ticaret anlaşması olsun diğer, ilişkilerin hukuki zemini olsun, pasaportsuz seyahat olsun hep bu dönemde atılmış. Gerçekten çok vizyoner, çok ileri görüşlü adımlar olarak ortaya çıkıyor. Daha sonra bunun üzerinde daha kuvvetli ve sağlam işleyen bir ilişki kurmuş durumdayız. Nihayet biraz gecikmiş de bir adım olarak geçen sene itibari ile konseyimizin ilk toplantısını gerçekleştirdik. Bu da esasında ilişkilerimizin geldiği en üst noktanın kurumsal bir yansıması oldu.

                                                  SERBEST TİCARET ANLAŞMASI’NI REVİZE EDECEĞİZ

-Sayın Büyükelçi’m gayet güzel özetlediniz. Türkiye ve Gürcistan her alan da çok iyi ilişkiler içerisinde olan iki ülke. Serbest Ticaret Anlaşması ile ticaretimiz de ciddi bir artış gösterdi . Sonraki yıllarda bir ivme kaybetti. İki ülke arasındaki ticari hacminin artması için neler yapılması gerekiyor ?

Son iki-üç sene  içerisinde küresel anlamdaki ekonomik gelişmeler, bölgemizdeki yansımaları ister istemez iki ülkenin de ticaret hacminde belirli bazı azalmalar daralmalar yarattı. Bir ara 1.7 milyar dolar civarında olan ticaret hacmimiz, 2015 yılında 1. 3  milyar dolara kadar geriledi. Geçen sene de ekonomik krizin etkileri  Azerbaycan ve Rusya’da devam ettiği için biz de etkilendik. Çünkü , bunlar iki ülkenin de esasında ticaret ve yatırım ortakları arasında yer alan iki ülke. Buna rağmen biz ticaret hacmimizi tekrar 1.5 milyar doların üzerine getirdik. Ama bunu yeterli görmüyoruz. Hem dalgalanmayı önlemek için hem de önümüzdeki döneme güvenle bakabilmek için bazı adımlar atmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bunların başında serbest ticaret anlaşmamız geliyor. 2007 yılından bu yana işleyen bir şey. Bunu gözden geçirmeyi düşünüyoruz. Böylece ticaretimizi  daha da arttırmanın yolunu bulacağız. İki ülke de birbirlerine karşı liberal ticaret rejimine sahip olmakla beraber bazı alanlarda yapılacak olan, anlaşmanın kapmasını genişletmek sureti ile artırabileceğini düşünüyorum. Bu çerçeve de buna sadece Türkiye’nin ihracatının nasıl arttırabiliriz gözüyle de bakmıyorum. Aramızdaki ilişkilerin dostluk zemini üzerinde gelişmesini arzu ediyoruz. Şu anda ticaretimiz %80 bizim lehimize işleyen bir ticaret. Bunun Gürcistan’a da daha fazla yarar getirecek şekilde dengelenmesini de arzu ediyoruz. Gürcistan’dan  Türkiye’ye daha fazla neyi ithal edebiliriniz düşüncesini de biz yapıyoruz.  Önümüzdeki Şubat ayı içerisinde ikili manada değil, üçlü bir yapı yani, Türkiye- Gürcistan-Azerbaycan ilişkilerimizin önemli bir boyutudur. Gürcistan, sadece ikili manada değil, Azerbaycan üçlü manada çok güzel bir şekilde projesini ortaya koyuyor. Asya ile Avrupa arasında köprü konumunu nerdeyse üç ülke birleşmiş bir şekilde organik bir şekilde ortaya koyuyor.

                                     TİCARET, YEREL PARA BİRİMİ YAPILACAK

-Türkiye Gürcistan ve Azerbaycan büyük bir projelere imza atan üç ülke, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı gibi büyük projeler var. Bu projeler, Türkiye ile Gürcistan’ın ekonomisini nasıl etkileyecek?

Gümrükçü-İkili anlamda yapılacak şeyler de var. Mesela son dönemde ticaretimizi arttırmak  ve önümüzü biraz daha rahat görebilmek için ticaretimizi yerel para birimleri ile yapalım diye konuştuk. Bu daha çok fikri düzeyde ele alındı. En son Gürcistan Başbakanı geçen yılın sonunda Avrasya Tüneli’mizin açılışında bizi yalnız bırakmadı, İstanbul’a geldi.  Yerel para birimi ile ticaret yapma fikri, çok cazip bir fikir. Uzmanlar düzeyinde incelenmesi lazım. Bu fikri iki başbakan da kabul etti.  Uzmanların çalışması konusunda mutabık kaldılar. Eğer bu yönde bir ilerleme olursa ticaret hacmimizi arttırma konusunda etkili olacağını düşünüyorum. Diğer sorunuza geçersek o çok önemli. Türkiye- Gürcistan-Azerbaycan arasındaki bu ilişkiyi, sadece üç ülke arasındaki normal bir ilişki olarak görmemek lazım. Bunu stratejik bir ortaklığın her alanda bir şekilde inşa edilmesi  olarak görmek lazım. Bu projeler, sadece üç ülke ve bölge için değil,  küresel anlamda çok iyi projeler.  Bahsettiğiniz enerji alanının dışında şimdi Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi var. Bunu ben çok önemsiyorum. Çin’den İngiltere’ye Londra’ya kadar en ekonomik demir yolu hattını bu şekilde hayata geçirmiş olacağız. Esasında  Orta Asya’dan Bakü’ye kadar gelen bir hat vardı. Bakü ile Gürcistan arasında da bir hat vardı. İlk tren, ticaret amaçlı. Bu yılın ilk yarısında başlayacak diye umut ediyoruz. Avrasya ticareti, Avrupa ile Asya arasında, Çin ile Avrupa Birliği arasındaki ticarette çok önemli bir güzergah oluşacak.

                ALTYAPI, SAĞLIK VE TARIM SEKTÖRÜNDE BÜYÜK POTANSİYEL VAR

-Gürcistan’da yatırım yapmak isteyen Türk iş adamlarına bir mesaj vermek istersiniz? Burada hangi alanlarda yatırım potansiyeli var ?            

Gümrükçü-Hemen hemen her alanda yatırım potansiyeli var. Gürcistan halen gelişmesinin ön aşamalarında. Gerçekten her alanda dış yatırıma ihtiyaç duyuyor. O bakımdan dış yatırımı cazip kılabilmek için hükümet adımlar atıyorlar. Yatırımcılar için iş açışından gayet dostane bir ortam var. Hukukun üstünlüğü bakımından burada önümüzü görebileceğimiz var ortamdayız. Hükümet bunu daha da geliştirmek için elinden gelen bütün çabayı sarf ediyor. Avrupa Birliği ile entegrasyon süreci çerçevesinde özellikle hukukunu ve iş ortamını iyileştirmek için her türlü adımı atıyor.

Sağlık sektörü çok fazla gelişmekte olan bir sektör. Burada hastane açılabilir. Diğer sektörlerde de iş yapabilecek alanlar olduğunu düşünüyorum.  Altyapı yatırımları ile ilgili çok ciddi potansiyel var.  2017-2023 dönemi için yatırım planları var. Hükümet,  Gürcistan’ı bu coğrafik konumunu değerlendirmek, özellikle Avrupa ve Asya arasında geliştirmek geliştirmek istiyor. Bu nedenle yol, tünel, köprü , sulama kanalları gibi altyapı yatırımları hız kazanacak.  Bu konuda çok ciddi altyapı programları var. Burada özellikle Türk firmalarını bekliyorlar. Burada inşaat sektörü ve bu tür inşaatlar düşünülünce ilk akla gelen Türkiye oluyor. Tarım sektörü gerçekten potansiyeli olan bir sektör. Önümüzdeki bir iki ay içerisinde toprak tarım işletimi konusunda yasal düzenleme yapılması sözkonusu. Bu düzenlemelerin yatırımların önünü açacağını düşünüyorum. Tarım alanında da yatırımcılarımızın buraya gelip bu imkanlara bakmasında fayda var.

                                         YATIRIMCILARIMIZA KAPIMIZ AÇIK

-Gürcistan pazarına girmek isteyen Türk firmalarına  neler tavsiye edersiniz ?

Gümrükçü-Esasında nispeten kolay bir ortam var. Gizli saklı olan bir ülke değil. Firma kurmak çok kolay. Ortalıklar yapmak çok kolay. Dediğim gibi öngörülür bir hukuk sistemi var. Çok ciddi bir endişe duymadan yapılması gereken şey, buraya gelmelerinde fayda var. Büyük elçilik olarak kapımız açık. Burada yatırım yapma arzusu duyanların ilk rotasının biz olmasını istiyoruz. Gelsinler oturup konuşalım, ellerinden tutalım. Gürcü hükümeti ile ilk temaslarının önünü de açabiliriz. Bu yapıldığı takdirde fırsatlar kendini gösterecektir. Bugüne kadar Gürcistan’da ciddi sorun yaşayan olmadı.  Bugüne kadar çözemediğimiz bir sorun yok. Gürcü hükümeti, sorunları aşmak için dinleme ve beraber çalışmaya hazır bir hükümet. Türkiye büyük elçiliği olarak burada her türlü yardıma açık olduğumuzu bir kez daha açık olduğumuzu söylüyorum. Buraya gelmek, dışarıdan duyumlarla olmaz. Halen büyük şehirlerimizde  Gürcistan’ın tanınmadığını düşünüyoruz. Herkesin olumlu görüşü var ama gelinmemiş gidilmemi.  Bizzat gelip gördüğünüzde zaten başka bir resim oluşuyor kafanızda.

                                       TÜRK FİRMALARINDAN 1 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

-Buradaki Türk nüfusu ve Türk firmalarının iş hacmi ile ilgili neler söyleyeceksiniz ?

Gümrükçü-Gürcistan’da 7-8 bin civarında kayıtlı vatandaşımız var. Ama ben gerçek sayının, bunun çok üzerinde olduğunu düşünüyorum. Özellikle Batum bölgesinde geliş gidişler o kadar kolay ki. Birçok insan Gürcistan’da yaşamadan hem Türkiye’de hem Gürcistan’da  işlerini idare edebiliyor. Artık daha sık gelip gidiyorlar. O bakımdan burada yerleşik nüfus olduğundan daha az gözüküyor. İş dünyası açısından sırf kayıtlı firma sayısına baktığınız da binleri aşıyor. Ama aktif, gerçek anlamda somut iş yapan firmamız 500-600 civarında. Bunların çoğu küçük ve orta işletmeler. Son 15 sene içerisinde 1 milyar dolar kadar yatırım hacmimiz var. Giderek gelişiyor tabi. Biz de bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Burada iş adamları ile birlikte Türk firmalarının Gürcistan ekonomisine yaptıkları katkıyı, vergileri ve yarattığımız istihdamı ortaya koymaya çalışıyoruz.

                                         GÜRCİSTAN, AVRUPA BİRLİĞİ’NE DE ERİŞİM SAĞLIYOR

-Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı ?

Gümrükçü-Türkiye ile Gürcistan, komşu ve  dost olarak nitelendirebilecek bir iki ülke. İlişkilerimizi son 25 yıl içerisinde her alanda geliştirdik. Ama önümüzde daha ciddi bir potansiyel var. Özel ekonomik alanda ciddi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Gürcistan sadece Gürcistan olarak da gözükmemeli. Stratejik konumu ile Azerbaycan ve Orta Asya’ya  açılan pencerelerimizden bir tanesi. Gürcistan’ın istikrar ve refahı en az kendi şehrimiz ve bölgemiz kadar önemli. İkincisi bu bölgede Avrupa entegrasyonu içerisinde batılı kurumlarla en yakın ilişkileri test etmiş. O yüzden Gürcistan’a yapılan yatırımlar, Avrupa Birliği’ne de erişim sağlıyor. Dolayısıyla yatırımcılarımız burayı sadece Gürcistan olarak değil, Gürcistan üzerinden açılan diğer pazarlar olarak değerlendirmeli diye düşünüyorum.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası