Lezzet sunumunda ve tanıtımında “nezaket” ve “zarafet” önemlidir

Yemek yeme zevkinin oluşturduğu büyük hazzın kaynağı olan lezzetin, dışarıdan bakıldığında; ticari hırsla ve bilgi eksikliğiyle “aşağılanması” gibi gözüken markalara market raflarında, sloganlara ise ilanlarda sıkça rastlanıyor olunması, maalesef düşündürücüdür.

Reklam ve PR ajansları ile akıl hocalarına, lezzeti, nezaketi ve zarafeti ön plana çıkaran, insan onuruna, damak  zevkine, beslenmeden kaynaklanan sağlık olgusuna önem veren marka ve sloganlar bulmalarını tavsiye ediyorum.

Üretiminin tanıtımı ve tüketiminin yönetimi “Sosyal Medya” araçlarına endeksli markalar ve pazarlama sloganları; gerçek “yemek zevkine sahip” kişileri üzüyor. Markası “Ye Doy” veya benzeri gibi olan ürünlerin yanı sıra bazı firmalar reklamlarında: “Aç bitsin, ye gitsin” veya “Şu mobil programı cebe, yemeği mideye indir” gibi düzeysiz sloganlar kullanılıyorlar.

Lezzete giden yolda, gıda maddeleri üreten ve gastronomik hizmet sağlayan kuruluşların, lezzet sever halkımıza yönelik marka veya sloganlarında kullanılan kelimelerin seçiminde dikkatli olmaları gerekmektedir.

Allahın, sadece insanoğluna bahşettiği, “yemek yeme zevki” ve onun oluşturduğu büyük hazzın kaynağı olan lezzetin, dışarıdan bakıldığında; ticari hırsla ve bilgi eksikliğiyle “aşağılanması” gibi gözüken markalara market raflarında, sloganlara ise gezici ve sabit alanlardaki ilanlarda sıkça rastlanıyor olunması, maalesef düşündürücüdür.

SOFRA ADABINA TERS DÜŞEN DAVRANIŞLARI İZLEME TALİHSİZLİĞİ
Bazı restoran açılışları, yemekli tanıtım toplantıları veya ürün lansmanlarında karşılaştığım (kendi blogları, web siteleri, instagram, facebook, youtube kanalları haricinde; ulusal ve yerel medyada hiçbir ürünü bulunmayan) kişilerden söz edeceğim. 

Onları pek seven, müşterilerine karşı dolgu malzemesi olarak kullanmayı amaçlayan, bazı sosyal medya meraklısı halkla ilişkiler firma yöneticilerine sergiledikleri: Gastronomi ve Gurme’lik hakkında sahip oldukları bilgi seviyesini, kulaktan dolma önerilerini, daha da önemlisi sofra adabına ters düşen yeme-içme davranışlarını izleme talihsizliğine uğruyorum.

Bu alandaki düzeysizliğin bu boyuta ulaşması, hizmet verdiğimiz bu seçkin camia adına beni üzüyor. Sosyal medyadaki “Yemek Konusu” araştırmasını, tahammül gücü ve boş zamanı olan okurlarıma öneririm.


BİR LEZZET AŞIĞI OLARAK ÖNERİLERİM

Netice itibariyle; yıllarını ülkemizde gastronominin gelişimine vermiş, birçok STK’nın oluşumuna katkı sağlamış ve yönetimlerinde görev almış ve halen de sektörün bu alandaki; en yüksek tavanı ve en geniş yelpazeyi içeren Lezzet Dernekleri Federasyonu (LDF) Yönetim Kurulu Başkanı olarak… Ayrıca, lezzetin tadımı ve onun verdiği hazzın, insanımıza tanıtımı için 45 yıldır yazan, konuşan, yarışmalar, fuarlar ve etkinlikler düzenleyen, düzenlenen etkinliklere katılan bir Lezzet Aşığı olarak, yukarıda değindiğim hususlara açıklık getirmek isterim.
Avrupa Türk Marketlerinde, et ve süt ürünleri markası olarak sergilenen “Ye Doy” (Türkiye’de her halde tescil edilmezdi ) ifadesi, bence yemekte ve yemek adına kullanılmamalıdır.

İstanbul’da şehir içi otobüslerde gördüğüm, yine bir süt ürünü firmasının, “Aç Bitsin, Ye Gitsin” sloganını doğrusu hem ürün, hem de muhatabı için çok yavan ve aşağılayıcı buluyorum.

Başka bir rahatsız edici slogansa; bir mobil cep telefonundan sipariş sitesine ait. Şu programı “Cep’e, Yemeği Mideye İndir”…

“YEMEĞİ MİDEYE İNDİRMEK” ÇAĞDIŞI BİR İFADE DEĞİL MİDİR?

Tamam, bu bir sosyal medya fenomeni için ideal reklam formatı olabilir. Ancak, “yemeği mideye indirmek” bu gün biraz çağdışı bir ifade değil midir?

Obeziteye davet ve kalitesiz beslenmeye özendirme değil midir?
Bu ifade, “lezzet sever ve seçerlere” yani dünya genelinde gurmelere göre de, yeni milli ve yerli adımızla biz “LEZZETHAN’lara göre de yanlıştır.

İnsanın, yemek yeme zevkini hiçe sayarak, direkt mideye indirmeyi, yani tıkınmayı teşvik edici bulduğum bu yaklaşımı kınıyorum. Gıdalarımızı üreten ve lezzet sunan değerli kuruluşlarımıza, onların kıymetli reklam ve PR ajansları ile akıl hocalarına bu alandaki çalışmalarında:

– lezzeti, nezaketi ve zerafeti ön plana çıkaran,

– insan onuruna, damak  zevkine, beslenmeden kaynaklanan sağlık olgusuna önem veren
marka ve sloganlar bulmalarını, bu alanlarda kendini geliştirmiş, ispatlamış kişi ve kuruluşlara danışmalarını tavsiye ediyor, daha cazibeli, dünyaya da açılabilecek konseptler, saygın ve seviyeli  ifadeler kullanmalarını rica ediyorum.

M. Vasfi Pakman

Lezzet Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı

pakman@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası