Piyasaların rotası, neyi gösteriyor?

Global risk alma iştahı devam ettiği sürece BIST’te kar satışları yaşansa da yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor. Ancak global risk iştahındaki olası bir düşüşte her ne kadar güçlü gelen şirket karları BIST’teki güçlü performansı desteklese de hızlı kar satışları görebiliriz. 

Temmuz ayına 100.000 seviyesinin hemen üzerinden başlayan BIST-100 endeksi, global risk alma iştahının güçlenerek devam etmesiyle 108.605 ile TL bazında yeni tarihi zirve görürken, ayı %7,06’lık yükselişle 107.531 seviyelerinden kapattı. Sanayi ve bankacılık endeksi BIST-100’e paralel performans gösterdi. FED ve AMB’dan gelen yumuşak mesajlar ile global büyümeye dair oluşan pozitif havayla birlikte Temmuz ayında gelişmekte olan (EM) ülke borsaları güçlü pozitif ayrıştı. Yılbaşından beri güçlü performans gösteren BIST, Temmuz ayında da bu performansını devam ettirerek dolar bazında MSCI EM endeksinin %1 üzerinde performans gösterdi. BIST gelişmekte olan ülkeler (EM) içinde Temmuz ayında en iyi performans gösteren borsalar içinde yer almaya devam ederken, petrol fiyatlarındaki yükseliş sonrası geçen ay negatif ayrışan Brezilya (Bovespa) Temmuz ayında EM içinde en iyi performansı gösteren borsa oldu. Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen Rusya siyasi etkenlerle Temmuz ayında negatif ayrışan borsalardan biri oldu. İyileşen global büyüme beklentilerinin risk alma iştahını devamına neden olması, FED ile AMB’nın sıkı para politikasına geçişte aceleci davranmayacağı sinyali vermesi, Avrupa ve Çin’den ekonomik verilerin pozitif gelmesiyle birlikte Temmuz ayında borsalarda genel olarak güçlü bir seyir gördük. ABD borsaları tarihi zirve seviyelerini yinelerken, MSCI Dünya endeksi de benzer şekilde yeni tarihi zirve seviyeleri test etti. BIST’te TL bazında tarihi zirve seviyeler test etmesine karşın son 1 yıldaki kurdaki hızlı değer kaybı nedeniyle dolar bazında tarihi seviyeler olan 5 cent seviyelerinin oldukça altında 3 cent seviyesinin hemen üzerinde seyrediyor. Başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında yaşan yükseliş de Temmuz ayında borsalardaki güçlü performansı destekledi. BIST, EM borsaları içinde halen iskontolu işlem görüyor olması, beklenti üzerinde gelen şirket karları, TCMB’nin sıkı duruşunu koruması ve güçlü büyüme beklentileriyle birlikte yabancı yatırımcının ilgi odağı olmaya devam ederken, TL değer kaybı ve tahvil faizlerindeki sınırlı yükselişe rağmen pozitif ayrışmasını devam ettirdi.

                                                            DRAGHI’NİN AÇIKLAMALARI

FED piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini %1,00-1,25 aralığında sabit bıraktı. Karar, üyelerin oy birliği ile alındı. FED tutanaklarında bilanço küçültmeye görece yakın zamanda başlamayı planladığı ifadesi dikkat çekti. FED toplantı özetinde bilanço küçültme konusunda Eylül ayını işaret ediyor olabileceği gibi Aralık ayını da işaret ediyor olabilir. Bu nedenle karar sonrası başta TL olmak üzere gelişmekte olan ülke kurlarında pozitif fiyatlama oluştu. Piyasalar açıklamaları ”güvercin” ton olarak değerlendirdi. ABD’de son olarak açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerden düşük gelmesi, FED’in faiz artışı beklentilerini zayıflatırken, gelişmekte olan ülke piyasalarının Temmuz ayında pozitif ayrışmasında ana faktörlerden biri oldu. Bloomberg anketlerinde Aralık ayı için FED faiz artırım olasılığı %50’nin altında fiyatlanıyor. Bu görünüm başta BIST olmak üzere EM borsalarına yönelik risk alma iştahının yüksek seyretmesini sağlıyor. Temmuz ayında Draghi’nin yaptığı açıklamalar parasal teşviklerin erken bitirilebileceği endişesi oluştursa da sonrasında AMB toplantısının akabinde yapılan açıklamalar bu endişeleri giderdi. AMB toplantısı sonrası tutarlı ve sürekli bir iyileşme gerçekleşinceye kadar parasal teşviklerin devam edeceği mesajının verilmesi piyasaları rahatlattı ve risk alma iştahın artırdı.

                                                 MERKEZ BANKASI’NIN SIKI DURUŞU DEVAM EDİYOR

TCMB Temmuz ayında piyasa beklentilerine paralel olarak faizleri sabit bıraktı. PPK özetinde iktisadi faaliyetteki toparlanmanın güçlendiği ifadesi “iktisadi faaliyette toparlanma devam ediyor” şeklinde değiştirildi. Diğer ifadeler genel olarak geçen ayki gibi korunurken, enflasyondaki yüksek seyrin taşıdığı riske işaret edilmesi ve buna paralel sıkı para politikasının devamının gerekli olduğuna ilişkin yaklaşım piyasalar tarafından pozitif olarak değerlendirildi. TCMB sıkı duruşunu korurken ağırlıklı ortalama fonlama faizini %11,99’lara kadar yükseltti. Ancak buna rağmen Euro/Usd paritesindeki güçlenmenin de etkisiyle TL , sepet bazında sınırlı da olsa değer kaybetmeye devam ederken, tahvil faizlerinde sınırlı yükseliş gerçekleşti. TCMB Başkanı Murat Çetinkaya yılın 3. enflasyon raporu sunumunda da benzer şekilde enflasyonda hissedilir bir iyileşme yaşanana kadar sıkı duruşun devam ettirileceği mesajı verdi. Ayrıca 2017 yılı için enflasyon hedefi 0,2 puan yukarı revize edilerek %8,7’ye yükseltildi.

                                    ENFLASYON, SON 4 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE

 Temmuz ayının ilk haftasında yurt içinde açıklanan enflasyonun, 4 ayın en düşük seviyesine gerilemesi, Dolar/TL kurunun 3.52 aşağısında fiyatlanmasına neden oldu. ABD kanadında ise Başkan Donald Trump ile ilgili siyasi riskler tekrar gündeme gelirken; hem FED Başkanı Yellen’ın yarıyıl politikası sunumu hem de FOMC tutanakları piyasalarda volatiliteyi artırdı. Trump’ın oğlunun Rusya’nın başkanlık kampanyasını desteklediği belirtilen mektupların ortaya çıkması haberi riskli varlıklara satış getirirken; Yellen’ın enflasyonun hala belirsizlik kaynağı olduğunu açıklaması, bankanın parasal sıkılaştırma konusunda aceleci davranmayacağı sinyalini vermesiyle Eylül ayı faiz artış beklentilerinin azalması Dolar’ın gerilemesinde etkili oldu. Öte yandan Kuzey Kore’nin yeni geliştirilmiş kıtalararası balistik füze denemesinde bulunduğunu ve denizde planlanan hedefin vurulduğunu açıklaması küresel anlamda jeopolitik gerginliği artırdı. Temmuz ayının ilk iki haftasında sırasıyla 3.6470 ve 3.6439 seviyelerine çıkan Dolar/TL kuru aylık kapanışını 3.52 aşağısında gerçekleştirdi. Ağustos ayına 3.5155 seviyesinden başlayan kurun 3.55 üzerinde tutunması alımların artmasına neden olabilir ve 3.58 ile 3.65 dirençleri gündeme gelebilir. 3.55 aşağısındaki fiyatlamalarda ise 3.52 ve 3.4850 destek noktaları takip edilebilir.

 

                                                                   ALTIN FİYATLARI YÜKSELEBİLİR

Temmuz ayının tüm haftalarını alıcılı sonlandıran EURUSD paritesi, ayın son işlem gününde en yüksek seviye olan 1.1844’ü test etti. Parasal teşvikin uygun olduğu konusunda genel olarak anlaşmaya varılan Avrupa Merkez Bankası (ECB) tutanakları, ABD’de enflasyon gibi makro verilerin hayal kırıklığı yaratması, FED’in daha da sıkılaştırmaya gideceği beklentilerini zayıflatması paritenin yükselişini destekledi. 1.1840 seviyesinden Ağustos ayına başlayan paritenin yükselişinin devamında 1.1950 ve 1.21 dirençleri ön planda olabilir. 1.1840 aşağısındaki fiyatlamalarda ise paritede 1.1690 ve 1.1480 destekleri hedeflenebilir.

Dolar endeksinin gerilemesinden güç bulan ons altın Temmuz ayında 1270 seviyesinin üzerine çıktı ve 1269’dan aylık kapanışını gerçekleştirdi. Yeni ayda 1270 üzerinde fiyatlanması durumunda 1280 ve 1295 dirençlerine doğru yükselişler görebiliriz. Değerli metalde kar satışlarının olması durumunda ise 1257 ve 1245 destekleri gündeme gelebilir.

                                                           TRUMP İLE İLGİLİ BELİRSİZLİK

 Ağustos ayında İngiltere Merkez Bankası hariç TCMB dahil önemli merkez bankalarının faiz kararı bulunmuyor.  Piyasalara başta FED başkanı olmak üzere ve merkez başkanı yetkililerinden gelecek açıklamalara odaklanacaktır. Bu açıdan 24-26 Ağustos tarihlerinde yapılacak ve birçok merkez bankası başkanının katılacağı Jackson Hole toplantılarında verilecek mesajlar piyasalar açısından önemli olacak. Daha önce özellikle FED tarafından önemli politika değişikliklerine ilişkin mesajlar bu toplantıda verildiği için FED yetkililerinden bilanço küçültmeyle ilgili takvim ve tarihe ilişkin işaretler bu toplantıda gelebilir. Kısa vadede piyasalar için FED faiz artışından ziyade bilanço küçültmenin ne zaman başlayacağı ve ne hızda ilerleyeceği daha önemseniyor. Yine Dragjhi ya da AMB yetkililerinden parasal genişleme ile ilgili gelecek mesajlarda önemli olacaktır. Parasal teşviklerin beklenenden erken sonlandırılabileceği yönündeki bir mesaj kısa vadede piyasalarda bir satış dalgası ve türbülansa neden olabilir. Ekonomik tarafta ABD enflasyon verileri ve enflasyon için öncü gösterge niteliğinde olsan saatlik kazançlar verisi gibi veriler yakından izlenecek. ABD’den gelen zayıf enflasyon görünümüne işaret eden veriler sonrası gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelik fon akımları tekrar güç kazandı. Ancak, benzer şekilde güçlü gelebilecek verilerle Ağustos ayında bu fon akımları zayıflayabilir. ABD verilerindeki zayıflama ve sağlık reformu değişikliğindeki başarısızlık gibi Trump politikalarına ilişkin belirsizlik FED’in bir sonraki faiz artırımını yakın zamanda yapamayacağı beklentisini kuvvetlendirdi. Bu da hem EM’lerde hem global piyasalardaki risk alma iştahını Temmuz ayında iyiden iyiye artırdı. Gelişmekte olan ülkelere fon akımları Ağustos ayında da devam edebilir. Ancak, global risk alma iştahının düşmesi ve ABD’den gelecek güçlü enflasyona işaret eden verilerle birlikte fon akımları momentum kaybedebilir. Bu nedenle Jackson Hole toplantılarında FED’in Eylül ve sonrasında faiz artırımına gidebileceği yönünde bir masaj ya da sinyal özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızlı kar satışlarını tetikleyebilir. Petrol ve emtia fiyatlarındaki yükselişin devamı özellikle emtia ihraççısı EM ülkelerine yönelik fon akımlarını güçlendirebilir. Bu durumda TL varlıkların EM içinde kısa vadede negatif ayrışması bekleniyor. Emtia fiyatlarındaki düşüş ise genel olarak hem global risk alma iştahını hem de EM’lere yönelik fon akımlarını zayıflatabilir. Ağustos ayında bilanço döneminin sonu ermesiyle birlikte kısa vadede önemli bir beklenti kalmaması nedeniyle BIST’te kar satışı yaşanma riskinin arttığını düşünüyoruz.

PİYASALAR, MEHMET ŞİMŞEK’TEN MEMNUN

Yurt içinde son bakanlar kurulu değişikliği sonrası Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetiminin başında tek kalması, piyasalar tarafından pozitif algılandı. Temmuz ayında yurt içinde kabine değişikliği sonrası 180 günlük eylem planına ilişkin beklenti ön plana çıkabilir. Siyasi tarafta Almanya ile gerilene siyasi ilişkilerdeki gelişmeler yakından takip edilmeye devam edilecek. Ekonomik tarafta ise ana gündem enflasyon verileri olacak. Enflasyonda aşağı yönlü gelebilecek veriler BIST’teki güçlü performansa karşın Temmuz ayında negatif seyreden tahvil faizleri ve TL’de güçlenmeyi beraberinde getirebilir. BIST’in halen EM çarpanlarına göre iskontolu işlem görüyor olması ve yurtiçi büyümeye yönelik pozitif beklentilerle birlikte BIST’e yönelik yabancı ilgisinin ara kar satışları yaşansa da orta vadede devam edecektir. Global risk alma iştahı devam ettiği sürece BIST’te kar satışları yaşansa da yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor. Ancak global risk iştahındaki olası bir düşüşte her ne kadar güçlü gelen şirket karları BIST’teki güçlü performansı desteklese de hızlı kar satışları görebiliriz.  Son 6 yıldaki BIST’in Ağustos ayı performansı incelendiğinde 2 yıl haricinde BIST’in ayı genellikle güçlü düşüşlerle kapattığı görülüyor. Global borsalarda yaşanacak bir kar satışına son dönemde güçlü pozitif ayrışma gösteren BIST’in daha fazla negatif tepki vermesi bekleniyor.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

İlgili Haberler