Yönetimde dört doğru, bir yanlışı götürür mü?

“Kervan yolda dizilir” deyip, hiçbir hazırlık yapmadan hemen her işe koyulmak yerine, gerekli hazırlıkları her boyutuyla yapmak ve ondan sonra yola koyulmaktır. Aksi halde, yapılan dört doğru, bir yanlışı götürmez.

Yaşam “sıfır hata” üzerine kurulu olsaydı, yani “hata yapan yok olacak” denilseydi, sanırım yeryüzünde yaşayan kimse kalmazdı. O halde, hata insana özgü bir durumdur ve insan, daima hata yapar. Bunun şu veya bu şekilde de faturasını da öder. Fatura bazen para, bazen emek ve bazen de geri dönüşü mümkün olmayan zamandır. Faturanın bedeli ne olursa olsun, ödeyen açısından çok ama çok kıymetlidir. Hatanın tekrarı ise faturanın tutarını oldukça artırır.

HATA YAPMAKTAN KORKMAYIN!

Hata, bilinçli bir eylem sırasında, amaçlanan sonuca ulaşmada başarısız olunmasıdır.(1) Önemli olan hata yapmak değil, yapılan hatalardan ders çıkararak, tekerrürüne meydan vermemektir. Einstein, “hayatında hiç hata yapmamış biri, hiç yeni bir şey denememiş demektir” diyerek, hatanın vaz geçilmez olduğunu vurgulamıştır.  Akio Morita ise “Hata yapmaktan korkma, aynı hatayı ikinci kez yapmadığından emin ol” diyerek, hatanın tekerrür etmemesinin önemini vurgulamıştır.

Hata yapmanın gerekliliği ve normal olduğu konusunda onlarca, hatta yüzlerce düşünürün etkili sözleri vardır. Bu sözlerin ortak özellikleri, hatadan ders çıkarılması ve yapılan hataların tekrar etmemesidir. Yine Einstein, mükemmel insanı, “aynı hatayı iki kez yapmayan kişi” olarak tanımlamıştır. Bu düşünceden hareketle, demek ki mükemmel insan yoktur.

               HATALAR ÖĞRETİCİ, YANLIŞLAR ERDEM Mİ?

Neredeyse bütün düşünürler, hatanın ne kadar öğretici olduğunu, bir anlamda “yanlışın erdemi” ni anlatıyorlar. Acaba “ilk defada doğru yapmak”, hata yapmaktan daha doğru bir şey değil mi? Hatalardan ders çıkararak öğrenmek, gelişimi bu şekilde sağlamak, hep kafayı duvara vura vura öğrenmek katlanılması güç bir durum değil mi?

Yanlışların yanında yaptığımız pek çok doğru şeyler de var ki hayatta kalabiliyor, başarılar elde edebiliyoruz. Belki de yaptığımız doğruların yanlışları götürmesi nedeniyle ayakta kalabiliyoruz.

Gerek kişi ve gerekse işletmeler olarak gerçek hayatta hatalardan ders çıkarıyor muyuz ya da hatanın tekrarını önleyecek bir anlayışa sahip miyiz, asıl olan budur.

Bir gazetede okumuştum. 70 yıllık bir şirket nakit yönetiminin kötü olması nedeniyle batmış. Aklıma bir yığın soru işareti geldi. Haber tam olarak doğruyu yansıtmasa bile belli ki birkaç hata yüzünden sonu gelen bir işletme. Öyleyse birkaç yanlış, bir asra yakın zaman diliminde yüzlerce doğru yapılan işi götürdüğü için mi bu sonuç ortaya çıktı, yoksa yıllardan bu yana benzeri hatalar tekrar ede ede grizu patlaması etkisi mi yarattı, araştırmak gerek                      

                                              DEV ŞİRKETLER, NİÇİN İFLAS ETTİ?

Capital Dergisinden Elçin Cirik’in 17.05.2015 tarihli haberine göre, son 25 yılda toplam ciroları 830 milyar TL olan 423 dev şirket iflasını açıklamış. Batığın toplam tutarı ise 1,5 trilyon dolar. Aynı dönemde 258 Amerikan şirketi de 380 milyar dolarlık zarar açıklamış. Bu şirketlerin her birinin hatalarını içeren “Billion Dollars Lessons – Milyar Dolarlık Dersler” adlı kitap Amerika’da en çok satanlar listesine girmiş. Yazar Caroll ve Mui, bu dev şirketlerin başarılı şirketlerin yolunda gitmelerine rağmen neyi yanlış yaptıklarını anlatıyorlar. Yazarların ortak görüşü, ana fikir olarak, bu şirketlerin aynı hatayı tekrar etmeleri olduğunu belirtiyorlar. Bunun yanında,

  • Devralma-birleşmelerdeki başarısızlıklar,
  • Finans mühendisliğindeki hatalar, (kısa süreli varlıklara uzun süreli kredi verilmesi – ekonomik ömrü 10 yıl olan bir konuta 30 yıllık kredi verme gibi, daha az karşılık ayrılması, gelirlerin cari yıla-giderlerin ileriki yıllara taşınması suretiyle karların yüksek gösterilmesi vs.)
  • Tek güç olma adına, ne olursa olsun büyümeliyim düşüncesiyle oluşan karmaşık yapıların getirdiği sorunların çözümündeki yetersizlikler,
  • Algılanamayan tehditler/tehlikeler,

Yöneticilerin,

    • Sadece %17’si tehdit anında, şirketlerinin hızlı ve agresif davranabileceğini,
    • %39’u yeterince hızlı davranamayacaklarını,
    • %20’si ne yapacakları hakkında fikirlerinin olmadığını,
    • %16’sı ise bu tehlikeyi yok sayacaklarını

belirtmişlerdir.

  • Yan iş kollarına yatırım yapılması/girilmesi,

Yan iş kollarına yatırım yapan şirket yöneticilerinin %75’i bekledikleri sonucu alamadıklarını, sadece %13’ü % bu yolla gelirlerini %5,5 artırdıklarını belirtmişlerdir.

  • Yanlış teknoloji seçimi,
    • Teknolojik trendlerin yanlış okunması,
    • Yanlış yazılım seçimi,

Amerika’da yapılan bir araştırmada, yazılım projelerinin 1/3’ünün hiç tamamlanamadığını, yarısının ise maliyetinin iki katına çıktığını göstermiştir.

  • Konsolidasyonlarda, büyüme adına farkında olmadan çözümü çok güç olan yeni sorunlar ithal edilmesi

Görüleceği üzere, hata maliyeti bir ülke için bir işletme için sanılan rakamlardan çok çok fazla olabiliyor. Aynı hataya küçük işletmeler kadar küresel devler de düşebiliyor.

                                FIRSAT VE TEHDİTLER ÇOK İYİ ANALİZ EDİLMELİ

Kıssadan hisse, ilk defada doğru yapmak, hatalardan ders çıkararak hatasız iş yapmayı öğrenmeye göre daha az maliyetlidir. İlk defada doğru yapmanın yolu ise stratejik kararlar öncesi, konuyu her boyutuyla ele almak, tüm tarafların – uzmanların görüşlerine başvurmak, analitik düşünmek, her duruma hazırlıklı olacak fırsat ve tehditleri çok iyi analiz etmektir. Yani kervan yolda dizilir deyip, hiçbir hazırlık yapmadan hemen her işe koyulmak yerine, gerekli hazırlıkları her boyutuyla yapmak ve ondan sonra yola koyulmaktır. Aksi halde, yapılan dört doğru, bir yanlışı götürmez…!  (1)Hamdi Fidan

Şaban Çağıran

cagiran@turcomoney.com

 

 

 

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

İlgili Haberler

Site Haritası