Son Haberler

ALBARAKA`NIN 2023 VİZYONU!

♦ Türkiye’de şubeleşme çalışmalarını hızlandırıyoruz, Erbil’de şube açan ilk katılım bankası olduk. Balkan ülkelerine açılma konusunda bazı girişimlerimiz bulunmaktadır.

♦ Sektör karlılıkta düşerken, son 5 yılda kararlılıkla ortalama %19 büyüme gerçekleştirdik. 2023 yılında bankamızı yaklaşık 95 milyar TL’lik aktif büyüklük, 10 milyar TL sermaye, 1,7 milyar TL net kar ve 350 şubesiyle orta ölçekli bir banka haline getirmeyi hedefliyoruz.

♦ Türkiye ekonomisinin en temel 3 sorunu, cari açık, düşük tasarruf oranı ve verginin tabana yayılmamasıdır. Ancak bu sorunlar zaman içinde alınacak tedbirlerle azalacak ve göreli önemini kaybedecek.

1985 yılında Türkiye’nin ilk katılım bankası olarak finans sistemi içindeki yerini alan Albaraka, faizsiz bankacılıkla ilgili birçok konuda öncülük etti. Dünyanın en büyük faizsiz finans gruplarından Dallah Albaraka’nın iştiraki olan Albaraka, büyümesini iki koldan yürütüyor. Halen 130 şubesi bulunan Albaraka, bir yandan Türkiye’de şubeleşme çalışmalarını hızlandırırken bir yandan da yurtışında da hem yeni şubeler açıyor hem de banka satın alma yönünde girişimlerde bulunuyor. Yurtdışındaki ilk şubesini Kuzey Irak’ın Erbil kentinde şube açan Albaraka, Arnavutluk ve Bosna Hersek’te banka satın almak için görüşmelerini sürdürüyor.

KOBİ’leri öncelikli hedef kitesi olarak belirleyen Albaraka, son 2 yılda Körfez bölgesinden 590 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisini getirerek reel sektörün finansmanında kullandırdı. Dünyada “sukuk”, olarak tanımlanan ve geçtiğimiz yıl Türk finans sistemindeki yerini alan kira sertifikaları ihracı için start veren Albaraka, uygun konjonktürü bekliyor.

Uzun süre Albaraka’da genel müdür yardımcısı olarak görev yapan ve 2010 yılı başında genel müdürlük koltuğuna oturan Fahrettin Yahşi, faizsiz bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisi ile ilgili değerlendirmeleri Turcomoney için yaptı. 2011 yılını 160,2 milyon TL karla kapatan, aktif büyüklüğü 10,5 milyar TL olan Albaraka’nın 2023 vizyonunu anlattı… İşte sorular, işte Türkiye’nin ve bölgenin en büyük kurumlarından Albaraka Genel Müdürü Fahrettin Yahşi’nin cevapları…

Sayın Yahşi, uluslararası finans piyasalarında “sukuk” olarak adlandırılan kira sertifikalarının işlem hacmi sürekli büyüyor ve birçok ülkede de ihraç ediliyor. Türkiye’de ise kira sertifikası olarak mevzuattaki yerini alan bu enstrüman, kısa sürede büyük ilgi gördü, bazı katılım bankaları yüklü miktarlarda ihraç etmeye başladı. Albaraka olarak siz 2011’de bu konuda nasıl bir çalışma gerçekleştirdiniz? 2012 planınız ve hedefiniz nedir?
Bankamız, yurt dışı kira sertifikası ihracına yönelik olarak çalışmaları 2011 yılında başlattı. Ne var ki geçtiğimiz yıl global ekonomik koşullardaki olumsuzluk ve belirsizlikte belirgin bir artış gözlemlendi. Planladığımız ihraca yönelik kayda değer bir talep bulunmakla birlikte, uluslararası piyasalardaki olumsuzluklara bağlı olarak yurt dışı yatırımcıların talep ettiği getiri oranlarının bankamız beklentileriyle uyuşmadığı görüldü. Bu sebeple, kira sertifikası ihraç çalışmaları ileri bir tarihe erteledi. Gelişen şartlar paralelinde ihraç gündemimizde kalmaya devam edecek.

Kira sertifikasının daha etkin ve büyük boyutlarda kullanılması için sizce neler yapılmalı?
Hal-i hazırdaki mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen ihraçlarda sabit giderler (hukuki danışmanlık, SPK Kurul Kaydı ücreti) maliyetleri oldukça yüksek. öte taraftan, Türkiye’nin düşük kredi notu da, özellikle Ortadoğu ile karşılaştırıldığında, kira sertifikası ihracını bankalar için oldukça maliyetli bir borçlanma aracı haline getiriyor.

Uluslararası yatırımcıların yanı sıra, yurt içi kurumsal ve bireysel yatırımcılara yönelik TL cinsinden yurt içinde gerçekleştirilecek bir ihraç, alternatif bir yatırım aracı olacağını düşünüyoruz. Yurt dışındaki ihraçlar gibi 5-7 yıl vade yerine daha kısa, mesela 3 yıl vadeli bir ihraç, özellikle bu alanda arayış içinde olan yatırımcılar için hem getiri hem de risk bakımlarından oldukça cazip bir enstrüman haline gelecektir.

Bir diğer unsur ise kira sertifikaların ikincil piyasalarının işler duruma getirilmesi olacak. Bilindiği gibi daha önce katılım bankaları olarak kamunun ihraç ettiği Gelire Endeksli Senet’lerin ikincil piyasalarının olmaması sektörün katılımını büyük ölçüde kısıtlamıştı. Kira sertifikalarında ise ikincil piyasaların işlemesi durumunda böyle bir problem yaşanmayacak.

Albaraka olarak sermaye piyasası ile ilgili çalışmalarınız hangi noktada? Yatırım fonu veya benzeri faizsiz fonlar ihraç etme gibi hedefleriniz var mı?
Faizsiz bankacılık hizmetleri veren kurumların kısa vadeli likidite yönetimi için faydalanabilecekleri enstrümanlar oldukça kısıtlı. Bu durum, faizsiz bankacılık hizmeti veren kurumların faaliyet gösterdikleri piyasadaki diğer aktörlerle rekabet güçlerini azaltıyor. Bu alandaki eksikliği gidermek amacıyla Malezya’da faaliyet gösteren Islamic Financial Services Board (IFSB) tarafından IILM, Kasım 2010’da kurulmuş ve 2011 Ocak’ta resmen faaliyete geçti. IILM İslami finansal hizmetler sunan kuruluşlar arasındaki uluslar arası likidite yönetimini en az maliyetle ve faizsiz bankacılık esaslarına uygun şekilde kolaylaştırmak amacını taşıyan bir organizasyon. Aralarında TCMB’nin de bulunduğu 12 ülkenin merkez bankaları ve iki çok ortaklı kuruluşun birleşimi ile oluşturulan IILM İslami finansta yepyeni bir nefes olacak, küresel piyasalarda faizsiz bankacılık ürünlerine ortak temelli bir referans oluşturulmasını sağlayacak.

IILM, finansal sıkışıklık dönemlerinde İslami finans hizmeti sunan şirketlerin likidite yönetimini kolaylaştıracak, İslami bankalar arası piyasaların bölgesel ve küresel olarak entegrasyonunu teşvik edecek. Böylece faizsizlik prensibi ile çalışan bankaların, geleneksel bankalar karşısında rekabet güçleri dengelenecek. IILM, bankalar arası borçlanma işlemlerinde teminat olarak kabul edilebilecek ve ikincil piyasalarda alınıp satılabilecek “AAA (3A)” olarak derecelendirilmiş enstrümanlar üretecek. Bu enstrümanlar Merkez Bankalarınca sağlanan kısa vadeli finansmanlarda teminat olarak kabul edilebilmesi fonksiyonunu kolaylaştıracak.

IILM’nin ihraç edeceği enstrümanların başında Sukuk ihraçları olacak. SPK’nın 1 MAYIS 2010 tarihinde yayınladığı “kira sertifikalarına ve varlık kiralama şirketlerine ilişkin esaslar hakkında tebliğ”e bağlılığı söz konusu.

Albaraka, İslami finans dalında atılan bu çok ciddi ve büyük adımın bir parçası olmak için gerekli adımları atıyor. Banka, 3 yıl boyunca sürecek olan piyasa yapıcılığı (primary dealer) için başvuruda bulundu. Bu statü güçlü sermaye tabanı ve finansal pozisyona sahip, hazine işlemlerinde tecrübeli, genel risk yönetimi değerlendirmesine ilişkin kriterleri karşılayabilecek nitelikte bankalara verilecek bir sorumluluktur. Albaraka bu sorumluluğu alarak IILM enstrümanlarının ilk ihraçlarında ve ikinci el piyasalarında aktif rol oynamayı taahhüt ediyor.

öte taraftan, İMKB’de oluşturulan Katılım Endeksi de sektörün derinleşmesi bakımından bir diğer önemli adım oldu. Katılım Endeksi, İMKB’de işlem gören ve Katılım Bankacılığı prensiplerine uygun hisse senetlerinden oluşan bir borsa endeksi. Katılım Endeksi Kuralları’nın uluslararası uygulamaları dikkate alması nedeni ile Katılım Endeksi ve bu endekse dayalı ürün ve hizmetler, yabancı yatırımcılara da hitap edebilecek.

Körfez’de 1 trilyon dolarlık kaynaktan söz ediliyor. Körfez ülkelerinden Türkiye’ye bu fonları getirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? 2011’de ne kadarlık sendikasyon kredisi getirdiniz? Bu konuda 2012 planınız nedir?
Körfez ülkelerinden Türkiye’ye artan oranda yatırım gelmesi bekleniyor. Bununla birlikte körfez ülkeleriyle Türkiye arasındaki dış ticaret işlemleri de artış eğiliminde olduğu görülüyor. Körfez sermayesinin önümüzdeki yıllarda çeşitli sektörlerde Türkiye’deki sermayesini artıracağı çok aşikar.
2010 yılı içinde kaynak çeşitliliğini arttırmaya yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında, Albaraka’nın ve aynı zamanda Albaraka Banking Group’un ilk murabaha sendikasyon çalışmalarına başlandı ve son iki yılda toplamda 590 milyon dolar tutarında murabaha sendikasyon kredi süreci tamamlandı. 2011 murabaha sendikasyonumuz, katılım bankacılığı sektöründe bugüne kadar temin edilmiş en yüksek sendikasyon kredisi olma hüviyetini kazandı.

Murabaha Sendikasyonu dışında, Wakala ve Murabaha gibi klasik enstrümanlarla Körfez Bölgesi’nden fon toplama faaliyetlerimiz devam ediyor. Sukuk ihracı ve uluslar arası yatırımcılara da hitap edecek tarzda oluşturulmuş Katlım Endeksi gibi sermaye piyasası enstrümanları da bölgedeki likiditenin ülkemize yönelmesine önemli katkılar sağlayabilecek diğer araçlar olacak.

2011’de yurtdışına da açıldınız. Kuzey Irak’ta, Erbil’de şube açtınız. Şube’nin çalışmaları, bölge ile ilgili beklentilerinizi karşıladı mı? O bölge ile ilgili hedefleriniz nedir?
Türkiye – Irak ilişkileri Türk hükümetinin çabaları ile yeniden canlanma sürecine girmiş bulunuyor. Geçmişte Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortaklarından biri olan Irak ile Türkiye arasında yapılan anlaşma ile vergi avantajı başta olmak üzere birçok kolaylık sağlandı. Yaşanan olumlu gelişmeler ışığında bankamızın pazar payının artırılması ve bölge kaynaklı ticari faaliyetlerden işlem hacmi oluşturulması amacıyla Kuzey Irak’ın Erbil şehrinde yurtdışı şubemizi açtık. Kamu bankalarından sonra, Erbil’de faaliyet gösteren ilk katılım bankası ve özel banka olarak şubemiz yaklaşık bir yıldır aktif bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.

Erbil şubemiz vasıtasıyla, Irak’ta yeni merkezi ve bölgesel yönetimlerin kurulmasından sonra başlanan yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında, Erbil ve genel olarak Irak’ta faaliyette bulunan Türk firmaları ve Türkiye ile dış ticaret işlemleri yerinden yürütülecek; ayrıca, toplanan fonlar bireysel ve kurumsal alanda değerlendirilmek maksadıyla, Türkiye’de ve bölgede fon kullandırımı da değerlendirilecek.

Arnavutluk ve Bosna Hersek’te banka satın alma girişimleriniz oldu. Bu konudaki çalışmalar hangi noktada? Balkan ülkelerindeki planınız nedir?
Albaraka Banking Group (ABG) olarak, hal-i hazırda 13 ülkede faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Grubun amacı, faizsiz bankacılık hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde sektöründe lider banka olarak en iyi kalite hizmet sunmak.

Bu bağlamda, Balkan ülkelerine açılma konusunda bazı girişimleri bulunmakta. Bir kısım bankalar ile ortaklık ve/veya işbirliği imkanları konusunda görüşmelerimiz devam ediyor.

Bir yandan da şubeleşme çalışmalarınızı hızlandırmış görünüyorsunuz. Şubeleşme çalışmalarınız devam edecek mi? Yeni şubeler açarken ağırlığı hangi bölgeye, illere vereceksiniz?
Orta vadeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda orta ölçekli banka seviyesine ulaşmak bakımından yeni şube açmayı oldukça önemli görüyoruz. Bu yaklaşımdan hareketle geçtiğimiz yıl içinde, biri yurt dışındaki Erbil şubemiz olmak üzere toplamda 14 yeni şube açarak 2011 yılı sonu itibariyle 124 şubeye ulaştık. 2012 yılının ilk çeyreğinde bu sayıya 6 yeni şube daha ekleyerek toplamda şube sayımızı 130’a taşımış bulunmaktayız. Şubeleşmede stratejik olarak büyük illerde derinleşme, Anadolu’da ise hali hazırda bulunmadığımız illerde yeni şubeler açmayı planlıyoruz. Buna ilişkin tarama ve saha fizibilite çalışmalarını sürekli olarak gerçekleştiriyoruz.

Şubeleşme bankanın büyüme strateji ve imkanlara bağlı olmasının yanında dışsal denilebilecek birtakım faktörlere de bağlı bir konu. Bu noktada ekonomik ve siyasal istikrar kilit faktörleri ifade ediyor. Dolayısıyla, Banka olarak ekonomik ve siyasal istikrarın sürmesi halinde şubeleşme stratejimizi aynı hızla devam ettireceğimizi belirtebilirim…

HABERİN DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY MAYIS 2012 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA…

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası