Son Haberler

Altında doygunluk sinyalleri var, TCMB faiz artırmazsa kurda yükseliş sürebilir

*Faizlerdeki artışa rağmen reel olarak negatif faizin devam etmesi Türk Lirası’nı cazip kılmıyor. Faiz kararı sonrası 7.50’yi gören kur, Eylül ayı sonunda 7.85 direncini test etti. Yükselişin önünü almak için piyasaya güven verilmesi gerekmektedir. Bu gerçekleşene kadar TL’nin negatif ayrışması bir süre daha devam edebilir.

*Kurda yükselişin devam etmesi halinde 8.50 direnç noktası olarak belirlenebilir. Kar satışlarıyla geri dönüşün başlaması halinde ise 7.30 ve 6.70 destek seviyeleri takip edilebilir. Kurlardaki yükseliş eğiliminin devamı durumunda TCMB’nin kademeli olarak sıkılaştırma adımlarına devam edebilir.

*TCMB’nin şu an yüzde 11’lere yükselen ağırlıklı ortalama fonlamayı, kurlardaki oynaklığın devam etmesi ve enflasyon beklentileri üzerinde baskı oluşturması durumunda yükseltmeye devam edebileceğini ve önümüzdeki toplantılarda gerekmesi durumunda kademli olarak politika faizini yukarı çekebileceğini düşünüyoruz.

*Jeopolitik risklerin tekrar artması ve kurlardaki yükselişin devam etmesi, BIST’te güçlü satışlar yaşanmasına neden olabilir. BIST’in geçmiş Ekim aylarında genellikle geniş bir bant içinde dalgalandığı ve ayı yükseliş ile kapattığını görülüyor. Bu nedenle BIST’in Ekim’de genel olarak pozitif eğilimini sürdürmesi bekleniyor.

*Ons altında doygunluk sinyalleri devam ediyor. Eylül’de 1.960 dolar direnci birçok kez denendi fakat geçilemedi. ABD seçimleri öncesi Ekim ayında Başkan Trump ile Başkan adayı Biden arasındaki münazaralar izlenecek. Satışların sürerse 1.850 ve 1.790 dolar destek seviyeleri, aksi yönde ise 1.920 direnci aşılırsa 1.980 noktası takip edilebilir.

*Ekim ayında yurtdışı piyasaların ana gündemi ABD seçimleri öncesi yayınlanacak seçim anketleri, Covid-19 salgını ve aşı çalışmalarına ilişkin gelişmeler olacak. Trump’ın kaybedeceğine yönelik beklentilerin yükselmesi durumunda başta ABD olmak üzere yurtdışı borsalarda kar satışlarının devam etmesi beklenir.

*FED faizleri yüzde 0-0,25 aralığında sabit bırakırken, iki üye karara şerh koydu. FED, ekonominin toparlanması için faizleri 2023 yılına kadar sabit tutacağının sinyalini verdi. FED, 2020 için daralma beklentisini yukarı yönlü revize ederken, gelecek yıllara ilişkin büyüme tahminleri aşağı yönde revize etti.

*FED Başkanı Powell, önümüzdeki dönemde daha fazla mali teşvike ihtiyaç olacağını söyledi. Teşviklerin gelmemesi durumunda ekonomide risklerin aşağı yönlü oluşabileceğine işaret etti. Bu açıklama toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin artığı şeklinde yorumlandı. Başta ABD borsaları olmak üzere yurtdışı borsalarda güçlü kar satışları yaşandı.

Eylül ayında global risk alma iştahı, Covid-19 vaka sayısındaki artış ve ekonomik toparlanmaya ilişkin endişelerle zayıfladı. FED Başkanı Powell’in FED faiz kararı sonrası ekonomik toparlanmaya ilişkin belirsizliklere işaret etmesi ve toparlanma için ek mali teşviklerin gerekli olduğunu söylemesi sonrası yurtdışı majör borsalarda güçlü satışlar yaşandı.

ABD’de ek teşvik paketi konusunda anlaşma sağlanmaması da satış baskısında etkili oldu. Zayıf veriler gelmeye başlamasıyla ekonomik toparlanmaya ilişkin endişeler artarken, vaka sayılarının yükselmeye devam etmesi ve birçok ülkenin tekrar kademli olarak tedbirler almaya hazırlanması, risk iştahının zayıflamasına neden oldu.

BORSA ENDEKSLERİ JAPONYA HARİÇ EYLÜL AYINI YÜZDE 1-5 ARASINDA DEĞİŞEN DÜŞÜŞLERLE TAMAMLIYOR

Majör borsa endeksleri Japonya hariç Eylül ayını yüzde 1-5 arasında değişen düşüşlerle tamamlamaya hazırlanırken BIST ise TL bazında pozitif ayrışarak yüzde 5’e yaklaşan yükselişle ayı en iyi performans gösteren borsalar arasında kapatmaya hazırlanıyor.

TCMB’nin sürpriz bir şekilde gösterge faizde artışa gitmesine rağmen TL sepeti değer kaybetmeye devam ederek ayı yüzde 5’e yakın düşüş ile kapatmaya hazırlanıyor. Jeopolitik risklerin Eylül ayında zayıflaması ve TCMB faiz artışı sonrası para politikasında normalleşmeye yönelik sinyal vermesi BIST’in pozitif ayrışmasında etkili oldu.

Yurtdışı majör borsalara göre BIST’in değerleme olarak cazip seviyelerde olması da pozitif ayrışmayı destekledi. Kurlar Eylül ayında tarihi yeni zirveler test etmeye devam ederken, CDS’ler ay içinde 500 seviyeleri altına gerilese de TL’deki değer kayıplarının devam etmesinin de etkisiyle ayı 550 seviyelerinden kapatmaya hazırlanıyor. CDS’lerdeki yüksek seyir devam ederken, TL varlıklara yönelik risk algısının yüksek kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.

GÖRÜNÜMÜN NEGATİF OLMASI 6-18 AY ARASINDA YENİ BİR NOT İNDİRİMİ OLABİLECEĞİNE İŞARET EDİYOR

Fitch’in ardından Moody’s de Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Moody’s, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu B1’den, B2’ye düşürdü ve görünümü ise “Negatif” olarak bıraktı. Moody’s kredi notu düşüşüne gerekçe olarak dış kırılganlıklarla birlikte mali tamponlardaki aşınmayı ve kurumsal zorlukları işaret etti.

Şirket mali ölçümlerin beklenenden daha hızlı kötüleşebileceğini ifade ederek görünümü “Negatif”te bıraktı. Görünümün Negatif olması 6-18 ay arasında yeni bir not indirimi olabileceğine işaret ediyor.

Moody’s analistleri, altın hariç brüt döviz rezervlerinin bu yıl yüzde 40’dan fazla düşerek 44,9 milyar dolara gerilediğini ve bu durumun ülkenin ödemeler dengesini sürdürebilme imkanı açısından baskı yaratacağını belirttiler.

Moody’s mevcut kredi notu yatırım yapılabilir seviyesinin 5 kademe altında yer alırken, S&P yatırım yapılabilir seviyenin 4 kademe ve Fitch ise yatırım yapılabilir seviyenin 3 kademe altında notla Türkiye’yi derecelendiriliyor.

TCMB EYLÜL TOPLANTISINDA SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE POLİTİKA FAİZİNİ 200 BAZ PUAN ARTIRDI

TCMB Eylül toplantısında sürpriz bir şekilde politika faizini 200 baz puan artırarak yüzde 10,25’e yükseltti.  Piyasa beklentisi TCMB’nin politika faizini sabit bırakması yönündeydi. PPK metnine “Enflasyon üzerinde etkili olan salgına bağlı arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinde kademeli olarak ortadan kalkacağı ve talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği” ifadesi eklendi.

Metinde, “Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla Ağustos ayından itibaren atılan sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir” ifadesine yer verilirken, “dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla politika faizinin 200 baz puan yükseltilmesine karar vermiştir” ifadesi de metne eklendi.

İLK ETAPTA HIZLI GERİ ÇEKİLME YAŞAYAN KURLAR YÜKSELİŞE TARİHİ ZİRVELER TEST EDEREK DEVAM ETTİ

Bu metin TCMB’nin enflasyondaki yükselişe kayıtsız kalmayarak daha sıkı bir politikaya geçtiğine işaret ederken, para politikasında normalleşme sinyali olarak değerlendirdi. Piyasalar TCMB’nin faiz artışını ve para politikasında normalleşme adımı atmasını olumlu değerlendirdi.

TCMB faiz kararı sonrası kurlarda ilk etapta hızlı bir geri çekilme yaşansa da dolar endeksindeki güçlenmenin de etkisiyle yükseliş eğilimi yeni tarihi zirveler test ederek devam etti. Bu nedenle TCMB’nin şu an yüzde 11’lere yükselen ağırlıklı ortalama fonlamayı, kurlardaki oynaklığın devam etmesi ve enflasyon beklentileri üzerinde baskı oluşturması durumunda yükseltmeye devam edebileceğini ve önümüzdeki toplantılarda gerekmesi durumunda kademli olarak politika faizini yukarı çekebileceğini düşünüyoruz.

FED, EKONOMİNİN TOPARLANMASI İÇİN FAİZLERİ 2023 YILINA KADAR SABİT TUTACAĞININ SİNYALİNİ VERDİ

FED faizleri yüzde 0-0,25 aralığında sabit bırakırken, iki üye karara şerh koydu. FED, ekonominin toparlanması için faizleri 2023 yılına kadar sabit tutacağının sinyalini verdi. Ayrıca, FED yeni para politikası stratejisi çerçevesinde enflasyon ortalama yüzde 2 hedefine ulaşıncaya kadar para politikasını gevşek tutmaya devam edeceği mesajını verirken ekonomik toparlanma için tüm araçları kullanmaya devam edeceğini vurgulamaya da devam etti.

FED, 2020 için daralma beklentisini yukarı yönlü revize ederken, gelecek yıllara ilişkin büyüme tahminleri aşağı yönde revize etti. Başkan Powell, önümüzdeki dönemde büyük bir ihtimalle daha fazla mali teşvike ihtiyaç olacağını söyledi.

Mali teşviklerin gelmemesi durumunda ise ekonomide risklerin aşağı yönlü oluşabileceğine işaret etti. Powell, hızlı ekonomik toparlanmanın devam edip etmeyeceğinden emin olmadığını söylerken, bu açıklama piyasalar tarafından ekonomik toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin artığı şeklinde değerlendirilirdi.

BORSALARDA, PETROLDE VE BİRÇOK EMTİADA SATIŞ BASKISI GÜÇLENDİ

Bu açıklama sonrası başta ABD borsaları olmak üzere yurtdışı borsalarda güçlü kar satışları yaşandı. Ekonomik toparlanmaya ilişkin belirsizlikle birlikte Covid-19 vaka sayısındaki artışla birlikte Eylül ayında global risk alma iştahı zayıfladı. Ekonomik toparlanmaya ilişkin risklerin artmasıyla birlikte Eylül ayında petrol fiyatlarında ve birçok emtiada satış baskısı güçlendi.

Eylül ayına 1.20’den başlayan EUR/USD paritesi, ilk günden itibaren düşüşe geçerek önceki aylarda elde ettiği kazanımları geri verdi. Geçen ayki FED toplantısına göre faizlerin uzun süre sıfıra yakın kalacağı anlaşıldı.

1.16’YA YAKLAŞAN PARİTE, BU SEVİYENİN ÜZERİNDE KALDIKÇA 1.1720 DİRENCİNİ HEDEFLEYECEK

Buna karşın koronavirüs vakalarındaki genel artış ekonomik toparlanmaların gecikeceği endişesi yarattı. Bu sebeple dolara olan talebin artması da paritedeki bu düşüşte etkili oldu. Ay sonuna doğru 1.16’ya yaklaşan parite, bu seviyenin üzerinde kaldıkça 1.1720 direncini hedefleyecek. Bu direnç aşılırsa 1.1870 noktası izlenmelidir. Aksi yönde 1.16 desteği kırılır ise 1.1480’e kadar düşüşler görülebilir.

Geçtiğimiz ay TCMB’nin faizleri 200 baz puan artırması sürpriz olarak karşılanıp kurda bir miktar geri çekilmeye sebep olduysa da bu gerileme kalıcı olamadı. Faizlerdeki bu artışa rağmen reel olarak negatif faizin devam etmesi Türk Lirası’nı cazip kılmıyor. Faiz kararı sonrası 7.50’yi gören kur, kısa süre içerisinde 7.80’i aştı.

KURDA 8.5 DİRENÇ SEVİYESİ VE 7.30 VE 6.70 DESTEK SEVİYELERİ

Geçen ay 7.40 sonrası belirttiğimiz 7.85 direnci Eylül ayı sonunda test ediliyor. Türk Lirası’nın tüm para birimleri karşısında değer kaybettiği şu dönemde yükselişin önünü almak için piyasaya güven verilmesi gerekmektedir.

Bu gerçekleşene kadar TL’nin negatif ayrışması bir süre daha devam edebilir. Kurda yükselişin devam etmesi halinde 8.50 direnç noktası olarak belirlenebilir. Kar satışlarıyla geri dönüşün başlaması halinde ise 7.30 ve 6.70 destek seviyeleri takip edilebilir.

ONS ALTINDA DOYGUNLUK SİNYALLERİ SÜRÜYOR, 1.960 DOLAR DİRENCİ BİRÇOK KEZ DENENDİ FAKAT GEÇİLEMEDİ

Geçen ay belirttiğimiz gibi ons altında doygunluk sinyalleri devam ediyor. Eylül ayında işaret ettiğimiz 1.960 dolar direnci birçok kez denendi fakat geçilemedi.

Dolara olan talebin de artması emtialara satış getirdi. Yaklaşan ABD seçimleri öncesi Ekim ayında Başkan Trump ile Başkan adayı Biden arasındaki münazaralar takip edilecek. Anketlerde daha önce geride gösterilen Trump’ın farkı kapattığı belirtiliyor. Trump’ın seçilmesi piyasa pozitif etki göstereceğinden risk iştahının artması, emtiaların gerilemesi şeklinde yorumlanabilir.

Satışların devam etmesi halinde 1.850 ve 1.790 dolar destek seviyeleri takip edilebilir. Aksi yönde ise 1.920 direnci aşılırsa 1.980 noktası hedeflenebilir.

PİYASALARIN ANA GÜNDEMİ ABD SEÇİM ANKETLERİ, SALGIN VE AŞI ÇALIŞMALARI OLACAK

Ekim ayında yurtdışı piyasaların ana gündemi ABD seçimleri öncesi yayınlanacak seçim anketleri olacak. Diğer bir önemli gündem ise Covid-19 salgını ve aşı çalışmalarına ilişkin gelişmeler olacak. Trump’ın kaybedeceğine yönelik beklentilerin yükselmesi durumunda başta ABD borsaları olmak üzere yurtdışı boralarda kar satışlarının devam etmesi beklenir.

Diğer yandan Ekim ayında kullanılabilir bir aşıya onay verilmesi durumunda yurtdışı borsalarda kısa vadeli güçlü pozitif hareket oluşması beklenmektedir. FED Başkanı Powell’in ekonomik toparlanmaya yönelik belirsizliklere işaret etmesi sonrası önümüzdeki dönemde başta ABD olmak üzere majör ekonomilerden gelecek ekonomik veriler önemli olacak.

Güçlü veriler borsaların Eylül ayındaki kayıplarını geri almasını sağlayabileceği gibi zayıf veriler satış baskısını güçlendirebilir. Ekim ayında piyasaların bir diğer gündemi ise ABD ek teşvik paketine ilişkin gelişmeler olacaktır.

FED Başkanı ekonomik toparlanma için ek teşviklere ihtiyaç olabileceğine işaret etmişti. Ek teşvik paketi konusunda anlaşma sağlanamaması durumunda bunun piyasalara negatif yansıması beklenmektedir. Paketin geçirilmesi durumunda ise yurtdışı majör borsalar kısa vadede gördükleri en yüksek seviyelere doğru yükselişini devam ettirebilir.

DOLARDA YUKARI YÖNLÜ HAREKET SÜRERSE, ALTIN GİBİ DEĞERLİ METALLERDE KAR SATIŞLARININ OLUŞMASI BEKLENEBİLİR

DXY dolar endeksinde son dönemde yukarı yönlü hareket gerçekleşirken, bunun devamı durumunda gelişmekte olan ülkelerin negatif ayrışmaya devam etmesi ve altın gibi değerli metallerde kar satışlarının oluşması beklenebilir.

Ekim ayında yurtdışı borsalarda volatilitenin ABD seçimleri, aşı ve ek paket beklentileri ile kısmen yükselmesi beklenirken, ay içinde dalgalı bir seyir oluşması beklenmektedir. Bu bağlamda, majör borsaların Ekim ayı içinde Eylül ayındaki kayıplarını büyük oranda geri alması ancak yükselişlerin tekrar satış fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünülmektedir.

YURTİÇİNDE EKİM AYINDA JEOPOLİTİK GELİŞMELER ÖN PLANDA OLACAK

Yurtiçinde Ekim ayında jeopolitik gelişmeler ön planda olmaya devam edecek. Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile yaşanan gerilimin ne yönde ilerleyeceği ve Azerbaycan-Ermenistan arasındaki çatışmaya yönelik gelişmeler yakından izlenecek.

Ekonomi tarafında ise TL’deki değer kayıplarının devam edip etmeyeceği ve TCMB faiz kararı yakından takip edilecek. Kurlardaki yükseliş eğiliminin devamı durumunda TCMB’nin kademeli olarak sıkılaştırma adımlarına devam edebileceğini düşünüyoruz.

Ağustos ayında pozitif ayrışan BIST, kurlarda geri çekilme yaşanması durumunda Ekim ayında da bankacılık endeksi öncülüğünde pozitif ayrışmasını devam ettirebilir. Akdeniz’de yaşanan eğrilimin düşmesi ve diğer jeopolitik risklerin azalması da bu eğilimi destekleyecek. Diğer yandan jeopolitik risklerin tekrar artması ve kurlardaki yükseliş eğiliminin devam etmesi, BIST’te güçlü satışlar yaşanmasına neden olabilir.

BIST’in geçmiş Ekim ayı performansları incelendiğinde genellikle endeksin geniş bir bant içinde dalgalandığını ve ayı yükseliş eğilimi ile kapattığını görülüyor. Bu nedenle BIST’in Ekim ayında genel olarak pozitif eğilimini devam ettirmesi ve olası satışların ise alım fırsatı olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

Bu beklentiler ışığında BIST-100 endeksinin Eylül ayında 1.090-1.180 aralığında dalgalanabileceği ve 1.010 ve altına gerilemelerin yeni alım fırsatı, 1.175 ve üzerine yükselişlerin ise kar satışı fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası