Son Haberler

Bu riskler piyasalara kâbus yaşatabilir!

Küresel ekonomi yeni yıla diken üstünde girdi. özellikle Avrupa bölgesinde sorunun kaynağı olarak görülen bütçe açıkları ve bankacılık sorunları yakından izleniyor? Peki büyümenin yavaşlaması, işsizliğin artması, bütçe açıkları ve yüksek kamu borçları 2013’te yatırımları nasıl etkileyecek?

Dünya ekonomisine küresel olarak baktığımızda; ekonomik aktiviteye henüz güven sağlanamadığını ve risklerin devam etmekte olduğunu görüyoruz. 2013 yılında büyümenin gelişmiş ülkelerde yavaşlaması, gelişmekte olan ülkelerde ise nispeten daha güçlü kalması bekleniyor. özellikle gelişmiş ülkelerdeki İşsizlik oranlarının yükselmesi öngörülmekte, bu da toplumsal sorunları beraberinde getirmektedir. Avrupa bölgesinde sorunun kaynağı olarak görülen bütçe açıkları ve bankacılık sorunları sürüyor. Borç problemine yönelik haber akışı ve parasal genişlemeye ilişkin gelişmeler, piyasa algısında en önemli gündem maddeleri olmaya devam edecek. Küresel büyümeye ilişkin kaygılar ve gelişmiş ülkelerdeki yüksek kamu borçları yatırımcıların risk iştahını zayıflatıyor. ABD 2012 yılında parasal genişlemeye devam etti ve 2013 yılında da devam etmesi beklenmekte. Ancak FED’in son toplantısında işsizlik oranının en az yüzde 6.5 olana kadar ve enflasyonun yüzde 2.5‘i aşmaması koşulu ile sıfıra yakın faiz uygulayacağını açıkladı. önümüzdeki yıl ABD ve Avrupa başta olmak üzere küresel piyasalardaki belirsizlikler azalır olumlu beklentiler güç kazanırsa risk alma iştahı artacağından global borsa endeksleri istikralı seyrini sürdürür. Aksi halde satış baskısı etkili olur.

TüRKİYE, KüRESEL KRİZE DİRENDİ

Küresel ekonomilerdeki belirsizliklere ve global büyümenin zayıflamasına rağmen Türkiye’nin makro ekonomik verileri 2012 yılında pozitif bir seyir izledi. Avrupa‘da sorunun kaynağı olarak görülen bütçe açıkları ve bankacılık sitemi, Türkiye’de güçlü ve sağlam duruyor. Türkiye ekonomisi dünyada küresel bir ekonomik durgunluk döneminin yaşandığı ortamda dahi olumlu bir tablo sergiliyor. % 3 seviyesinde bir büyüme rakamı ile istikrarlı büyümesini sürdüren Türkiye için, 2013 yılı büyüme tahminimiz ortalama % 4.5 seviyelerinde. 2012 yılında Kasım sonu itibariyle yıllık bazda enflasyon yüzde 6.37 oldu. Görünen o ki; 2012 yılı için Orta Vadeli Programda (OVP) öngörülen % 7.4’lük tahmin oranının altında 6.30-6.70 arasında gerçekleşecek. 2013 yılı enflasyon için OVP’de öngörülen oran % 5.3 seviyesinde küresel petrol ve emtia fiyatlarında önemli fiyat yükselişleri olmazsa yüzde 5 seviyeleri rahat yakalanabilir. Enflasyonun düşüşü ile beraber gösterge tahvilin bileşik faizi de 5.70 seviyelerini kadar indi. Enflasyondaki bu düşüş ülkemizin daha düşük faiz oranlarına kavuşabilmesine olanak sağlayacak ve sürdürülebilir büyümeye büyük oranda katkı sağlayacak. 2013 yılında enflasyon seviyesini enerji ve emtia fiyatlarının seyri ile kamu zamları belirler. önümüzdeki yıl için enflasyon, faiz ve büyümede beklentilerimiz olumlu. Bu başarılar önümüzdeki dönemde sermaye piyasalarının gelişmesi ve büyümesine olumlu katkılar sağlayacak.

ENERJİ İTHALATI CARİ AçIĞI KöRüKLüYOR

İşsizlik tek haneye indi ve yılı yüzde 8.8-9.1 arasında kapatmış olması bekleniyor. Yeni yılda not artırımının etkisi ve yeni yatırım talepleri ile beraber işsizlik rakamlarında gerileme sürebilir, tahminimiz 8.5-8.9 arasında olur. İhracat 2012’yi 150 milyar dolar civarında kapatacak gibi duruyor, yeni yılda 160-170 milyar dolarları zorlayacaktır. İhracatın yarıya yakını Avrupa ülkelerine yapılıyor. Bu bölgenin önümüzdeki yıl büyüme beklentileri düşük yeni pazarlardaki ticaret hacmi arttırılabilirse, 2013 hedefleri daha rahat yakalanabilir. Cari açığın ise geçen yılı 50-55 milyar dolar civarında kapatmış olmasını öngörmekteyiz. Hızla büyüyen Türkiye’de enerjiye olan talep de hızla artıyor. Cari açığın büyümesinde en büyük etken enerji kaynaklarındaki dışa bağımlılık oranımız. Enerji ithalatının cari açığa oranı % 45 gibi yüksek bir oranda seyrediyor. Cari açık problemine ilişkin son aylarda alınan yapısal tedbirlerin olumlu etkileri gözüküyor. önümüzdeki yıl uluslararası piyasalarda petrol ve doğalgaz fiyatları beklentilerin üzerinde artmadığı takdirde cari açık rakamları alınan yapısal tedbirlerin de etkisiyle bu yılki rakamların da altında gerçekleşebilir. Cari açık rakamlarında olası gerilemelerin devam etmesi diğer kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu arttırma ihtimalini güçlendirir.

TüRKİYE 18 YIL SONRA YATIRIM YAPILABİLİR üLKELER ARASINDA

Ekonomide atılan doğru adımlar ve yapısal reformlar sonucu sürdürülebilir büyüme, düşen enflasyon ve azalan işsizlik rakamları pozitif bir görünüm oluşturuyor. Genç dinamik nüfusa ve gelişmiş insan kaynağına sahip Türkiye son yıllarda yakaladığı yüksek büyüme hızı, yüksek ihracat rakamları, sağlıklı işleyen finansal sektörü ve siyasi istikrar ile önemli bir pazar konumuna kavuştu. Bugün Türkiye uluslararası saygın kuruluşlar tarafından dünyada yükselen bir ekonomik güç olarak gösterilmeye başlandı. önümüzdeki 10 yılda dünyanın en büyük ekonomileri arasına girme hedefine doğru hızla ilerliyor. Uluslararası piyasaların ve yatırımcıların ülkemize olan güveni açıklanan her olumlu veri ile gün geçtikçe artıyor. Ekonomik ve siyasi istikrarın getirdiği güven ile dünyada yükselen bir ekonomik güç haline gelen Türkiye‘nin yaklaşık 18 yıl aradan sonra notu yatırım yapılabilir seviyeye çıktı. Uzun vadeli yatırım yapan kurumsal, kamu fonlarının ve emeklilik fonlarının yatırım yapmasına olanak doğdu.

Bugün Türk şirketleri marka olma yolunda ilerliyor ve geleceğe dair büyümelerinin devam edeceğini artan karlılıklarıyla teyit ediyor. Bu pazarlardaki büyümeden ve gelişmiş insan kaynağından, faydalanmak isteyen ve yatırım planlayan yabancı sermaye için Türk şirketleri, güçlü ve şeffaf mali yapılarıyla iyi bir alternatif finansal yatırım imkânı sunuyor. İstikrarlı büyümesini sürdüren ülkemize ve güzide şirketlerine not artırımı ile beraber uluslararası yatırımcıların yeni yılda da ilgisinin artarak devam etmesini bekliyorum.

İMKB 2013’TE NASIL BİR SEYİR İZLEYECEK?

İMKB endeksi bir süredir zaten diğer borsalardan pozitif ayrışmış, istikrarlı seyrini ve yükselişini sürdürüyordu. İMKB 100 Endeksi 2012 yılı başından bugüne kadarki performansıyla yüzde 50’nin üstünde artış sergileyerek, dünyada en çok yükselen borsalar arasında liderlik mücadelesi veriyor. 2013’te de bu istikrarlı seyrini koruyacağını öngörmekle birlikte küresel piyasalardaki olumsuz gelişmeler sonucu belirsizliğin artması ve risk iştahının azalması durumunda bir miktar güç kaybedebileceğinden satış baskısı oluşabilir.

GCM Menkul Değerler
Genel Müdürü Alper NERGİZ

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası