Futbol büyük bir endüstri haline dönüştü

2010 yılında dünya futbol pazarı 30 milyar Euro’ya, Avrupa’daki futbol pazarı 16 milyar Euro’ya yükseldi. Yayın, sponsorluk, reklam, ürün satışları gibi gelirlerin lig ve kulüplerin toplam gelirleri % 80’lere, stadyum gelirlerinin payı ise % 20’lere geriledi.

Dünya üzerinde üç milyarın üzerinde kişinin futbol ile ilgilendiği ifade ediliyor. Başka hiçbir spor dalında bu boyutta bir küresel ve kitlesel bir ilginin bulunmadığını söylemek gerekli. Hatta futbolu gerçek anlamda tek küresel oyun olarak ifade etmek ve küreselleşmenin son evresi olarak belirtmek yanlış olmaz. Futbol bütün bu insanların ortak tutkusu.

Bununla birlikte özünde bir oyun olsa da gelişim süreci içinde gösterilen ilginin büyüklüğü nedeniyle belki de hiç bir şeye olmadığı kadar, futbola kendi anlamı dışında farklı anlamlar yüklendiği görülüyor. Genellikle siyasal, kimi zaman dini, zaman zaman ideolojik faktörler gibi çok çeşitli nedenlerle futbol dünyanın birçok ülkesinde çeşitli amaçlara ulaşmada bir araç olarak kullanılmaya çalışıldı ve çalışılmakta. Futbolun yalnızca bir oyundan ya da sportif müsabakadan ibaret olmadığı artık herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir olgudur. Son yıllarda ise futbolun büyüyen ekonomik boyutu ve endüstriye dönüşmesi ana gündem maddelerinden birisi haline geldi.

çeşitli siyasal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle dünyada 1980’lerden beri gittikçe hızlanan küreselleşme sürecinden futbol da kendine düşen payı aldı. özellikle 1990’lardan sonra özel televizyonculuğun gelişmesi sonucunda futbolun artan yayın gelirleri, zaman içinde artan reklam, sponsorluk gelirleri, önemi gittikçe artan forma vb. logolu ürün satışları, yapılan yeni statlar sayesinde artan bilet gelirleri ile futbol çok hızlı bir şekilde endüstri, bir işkolu haline dönüştü.

özellikle Avrupa Adalet Divanı’nın 1995 yılında aldığı ve futbolcuların serbest dolaşımına imkan veren Bosman Kararı sayesinde kulübüyle sözleşmesi biten futbolcuların bonservis bedeli ödemeden istediği kulübe transfer olabilmesi imkanı futbolun endüstrileşmesinde devrim niteliğinde etki yaptı. Artan gelirler futbol kulüplerini başta Avrupa ülkeleri olmak üzere hızla şirketleşmeye yönlendirdi. Bugün borsalara bakıldığında en değerli şirketler arasında futbol/spor kulüplerini görebilmek mümkün.

Böylece futbol kulüpleri artık sportif organizasyonlardan, ekonomik organizasyonlar haline dönüşmeye başladı. Kulüplerde ticari işletmelerin yönetim esasları günden güne daha fazla uygulanır hale geldi. Artık kulüpler rahat ve konforlu stadyumlar, localar vb. uygulamalarla seyir ortamını iyileştirmeye, markalaşarak ürün satışlarını artırmaya, gelir artırmak için geçmiş dönemlerde akla hayale gelmeyen yöntemler geliştirmeye çabalıyor.

Bunları yapabilmek için de şirketleşmeye, şirket hisselerini halka açmaya, günden güne daha fazla profesyonel yöneticilerle çalışmaya yöneliyor. Ulaşılan dev bütçeler futbolu yalnızca kulüpler, futbolcular, seyirciler gibi temel aktörleri ile sınırlı bir aktivite olmaktan çıkarmış, medya, eğlence, eğitim, ulaşım, turizm, spor malzemeleri, bahis gibi sektör ve alt sektörleri doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren bir endüstri haline dönüştürmüş durumda.

Yapılan araştırmalar 2010 yılında dünya futbol pazarının 30 milyar Euro’ya, Avrupa’daki futbol pazarının 16 milyar Euro’ya yükseldiğini gösteriyor. Yine bu araştırmalara göre yayın, sponsorluk, reklam, ürün satışları gibi gelirlerin lig ve kulüplerin toplam gelirlerinin % 80’lerine ulaştığı, temel olarak bilet satışlarından oluşan stadyum gelirlerinin payının ise % 20’ler seviyesine gerilediği görülüyor. Daha 10-15 yıl öncesine kadar stadyum gelirlerinin, toplam gelirler içerisindeki %80’ler civarındaki ağırlığının günümüzde % 20’ler seviyesine gerilemesi, futbolun geleneksel gelirlerinin yanında giderek artan oranda yeni gelir kaynakları yaratarak bir endüstri haline dönüştüğünün açık kanıtlarından birisi.

Futbol artık gittikçe endüstrileşen yapısıyla geriye dönüşü mümkün olmayan yeni bir yöne doğru ilerliyor. tbolun yönetim kurallarının yeniden yazıldığı, ekonomik boyutunun hızla büyüdüğü, yarışın yeni bir düzleme taşındığı bu yeni dönemde bu değişimi anlayamayan ve gerekli dönüşümü sağlayamayan kulüplerin başarılı olmalarının, kurumsal gelişmelerini ve sürekliliklerini sağlayabilmelerinin çok zor olduğunu ifade etmek gerekli. Tüm bunlar dikkate alındığında spor/futbol kulüplerinin yalnızca sportif anlamda iyi yönetilen kurumlar halinde örgütlenmesi ve yönetilmesi yeterli olmaktan uzaklaştı. Artık kurumsal ve endüstriyel dinamiklere uygun yönetim yapılarının oluşturulması gerekiyor.

ülkemiz spor ve futbol kulüpleri de bu gelişmelerin dışında kalamadı. özellikle yayın gelirlerinin artışı, markalaşma, ürün satışları, gelir getiren farklı projeler, şirketleşme ve halka açılma, yeni stadyumların yapılması ve seyir ortamının iyileştirilmesi gibi çok çeşitli endüstriyel faaliyetler başta üç büyüklerden başlamak üzere günden güne artıyor. Yapılan araştırmalar ülkemiz Süper Lig’inin büyüklüğünün ise 700 milyon Euro’ya yaklaştığını gösteriyor. Bu büyüklük dünya ve avrupa futbolundaki rakamlar dikkate alındığında henüz yetersiz görünmekle birlikte, bugün ligimiz Avrupa’nın en büyük 6. ligi konumuna geldi.

Türk spor ve futbol kulüplerinin gelecek stratejilerinde değişen bu dinamiklerin çok iyi analiz edilmesi, endüstriyel ve kurumsal yapılanmaya öncelik verilmesi bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor. Bunun yanısıra federasyon gibi spordan sorumlu otoritelerin yönetim yapıları ile yasal altyapının da futboldaki değişen bu dinamiklere ayak uydurabilecek bir niteliğe dönüştürülmesi büyük önem taşıyor.


yurtsever@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası