Son Haberler

İŞTE HÜKÜMET`İN 2012 KARNESİ

iste_hukumetin_2012_karnesi_2.jpg Küresel ekonomileri, tsunami gibi vuran, 2007‘de başlayıp 2008‘de derinleşen küresel krizin etkileri hala sürüyor. Avrupa ve Amerika krizin etkilerini derinden yaşarken ABD ekonomisini düze çıkarma çabaları sürüyor.

Kıta Avrupası‘nda da İspanya, İtalya ve Yunanistan deyim yerindeyse iflasın eşiğine geldi. Türkiye ise aldığı bir dizi önlemle krizin etkilerini hafifletip, 2011 yılında rekor bir büyüme gerçekleştirmeyi başardı. 2012 yılında da frene basmasına rağmen dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme gerçekleştirdi. Şimdi ise yıl bitti, karne zamanı geldi. AK Parti Hükümeti, hangi alanlarda başarılı oldu, hangi alanlarda ise sınıfta kaldı? Bu soruların yanıtını ve AK Parti hükümetinin bir yıllık ekonomi performansını Arel üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erol Eren, Turcomoney için değerlendirdi. İşte 2012 yılı ekonomi karnesi..

BüTçE
Bütçe sıkıntılarımız var mı? Var. Hükmetin en önemli sıkıntısı bütçede. Yuvarlarsak bütçe giderleri 404 milyar, bütçe gelirleri ise 370 milyar Türk Lirası. Arada 34 milyar liralık bir bütçe açığı var. Bütçe açığımız arttı ama hükümet iç borçlarla bunu karşılayabilir. 2011 yılında bütçemiz, yüzde 2.1 oranında fazla verdi. ‘Aman ne iyi, hayatımızda ilk defa bütçe açığı vermediğimiz bir dönem gördük‘ diye düşündük ama bu dönem eksi 9.5 oranında bir bütçe sıkıntımız var. 2013‘te de bir bütçe açığımız var. Bunu nasıl çözebiliriz? Anladığım kadarıyla hükümet diyorki “biz vergi gelirlerini artıracağız”.

Ticaretten, sanayiden para kazananlar değil de para ticareti yapanlardan, belki gayrimenkullerden, büyük arabası olanlardan vergi almayı düşünüyor. Tabi bunlar devede kulak, 34 milyarı buralardan bulması biraz zor. Vergi gelirlerinden kapatma yoluna gidecek ya da bütçe giderlerini kısacak. Böyle bir durumun olması aslında büyümenin frenlenmesi politikasından kaynaklanıyor. Frene bastık ya, aslında iyi de bir iş yaptık; cari açığı yüzde 7‘ler seviyesine düşürdük. Bu da malesef bütçe açığına sebep oldu. İthalata dayalı ihracatımızı yapabilseydik, bu durum oluşmayabilirdi ama o da zordu. çünkü dünya bir krizde. Artık Avrupa Birliği ülkeleri bizden mal alamıyor.

Bütçe gelirlerini artırmamız gerek. Burada hükümetin bütçeyle ilgili politikaları nedir, onu açmak gerek. Bütçe giderleri Gayri Safi Yurtiçi Hasıla‘ya(GSYH) oranı yüzde 25.7‘dir. çok fazla bir şey değil. Bütçe gelirleri ise biraz daha aşağıda yüzde 20‘ler civarında. Hükümet işsizliği önlemede kamuya 79 bin personel almayı planlıyor. Burada şunu belirtmek isterim… Bütçe imkanları bakımından hükümet emekli, dul ve yetim aylıklarında fazla bir iyileştirmeye gitmeyecek. Kamu personelinin giderlerini fazla artırmayacak gibi geliyor bana. Seçim ekonomisiyle yapar mı? Yapabilir; ona da bir şey diyemiyorum. Sıkıntılı bir döneme giriyor hükümet.

Puan 50

BüYüME
Küresel kriz, bütün dünyada hissedilir bir şekilde arttı. Küresel krizin bu durumu tabii çin‘i de etkiledi. çin‘de de bir düşme var, Hindistan‘da da bir düşüş var. 2008-2009 yılararı tüm dünyada krizin çok yoğun olarak yaşandığı yıllardı. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma örgütü (OECD) ülkeleri içerisinde ekonomik bakımdan en iyi performans gösteren ülkedir diyebiliriz. Biz 2003-2012 verilerine göre, aşağı yukarı 10 yıllık bir periyotta, dünya ekonomisi yüzde 3.5 büyüdü. OECD ülkeleri ise yüzde 1.7 büyüdü.

Türkiye ekonomisi ise bu periyotta yüzde 5.1 oranında büyüme gösterdi. Dolayısıyla Türkiye ekonomisinin gerçekleştirdiği bu büyüme, aslında OECD ülkelerini oluşturan bütün ülkelerin ortalamasından daha büyük. Teker teker ele alıp inceleyecek olursak, hiçbir OECD ülkesi, Türkiye‘den daha yüksek oranda bir büyüme göstermiş değil. Hükümet, tedbir amaçlı olarak büyüme konusunda frene bastı. 2012 yılı Türkiye ekonomisinin büyümesi bakımından sıkıntılarla karşılaşılan bir dönem oldu ama bunun böyle gideceği söylenemez.

çünkü 2011 yılında yüzde 10.5 büyüme gösteren bir ekonomi, sonra yüzde 4‘lere sonra da yüzde 3.1‘lere kadar düştü. Hükümet, yüzde 4 oranında diyor ama aslında yüzde 3.1 civarında bir büyüme görülüyor. Şimdi OECD ülkeleri ortalaması 2012 yılında yüzde 1.4, dünya ekonomisi yüzde 2.9 civarında; Türkiye‘nin büyümesi hepsinin üzerinde. Burada ithalata dayalı bir ekonomik büyümenin yarattığı sıkıntıların üstesinden gelmiş bir ekonomiyi de görüyoruz. İthalatı durdurmuş ama ihracatı artırabilmiş bir ülkeyiz biz. İhracatını 150 milyar dolar seviyelerine çekebilmiştir.

Dolayısıyla Merkez Bankası enflasyonu azdırmadan, iç talebi ve yatırımları artırmayı öngörecek bir takım tedbirleri aldı. Bunu da kademeli olarak yapması da olumlu bir gelişme. Birden bire frene bassaydı, araba takla atardı, vitesi önce 4‘e sonra 3‘e alıyor… Bu önlemler son derece de önemli. Hükümet dengeli bir gidiş sağlamaya çalışıyor ve bence başarılı. Aynı hızla devam edeyim dese takla atabilirdi.

Notum 80

CARİ AçIK
Cari açık küçüldü. Hükümet politikaları açısından olumlu bir gelişme. Açık, Gayri Milli Yurtiçi Hasılamızın(GSYH) yüzde 7‘lerine kadar indi. Yüzde 7.5 tehlike sinyali verirken yüzde 7.2-7.1 seviyelerine kadar indi. Bu başarıyı göstermesi, hem de ihracatı artırıp, 151 milyar dolara çıkarması bir başarıdır. İthalatı çok fazla indirmemesine, aynı tutumasına karşın ihracatı artırması hükümet için bir başarıdır. Dolayısıyla bu durum, şu anda cari açığımızı 29 milyar dolar kadar azaltmaya doğru götürüyor. Geçen yıl 78 milyar dolara cari açığımız vardı, bu sayede 50 milyar dolara kadar indirmiştir. Enerjide dışa bağımlılığımız, burada çok önemli bir sıkıntı yaratıyor.

Bu başlıkta hükümet, yüzde 90 hatta 100 seviyelerinde başarılı diyebiliriz. Cari açıkla mücadele kolay bir şey değil, pat diye indiremezsiniz. Hükümetin cari açığı kapatabilmesine katkı sağlayan en önemli unsurlardan birisi de net turizm gelirlerinin 18 milyar dolara çıkmasıdır. Türkiye tarihinde bu ilk defa yaşanıyor. Bu da Türkiye yaz-kış turizm cenneti haline geldi demektir.

Puan 90

İç VE DIŞ BORç
Hükümet krize karşı 120 milyar doları Merkez Bankas‘nda rezerv olarak tutuyor. Kamu borçlarımızı dikkate alacak olursak hükümet borcu yüzde 36‘lar seviyesine kadar düşürdü. Milli gelirin yüzde 36‘ları seviyesinde bir kamu borcundan bahsedebiliriz. Bu durum sıcak para açısından önemli. çünkü cari açığımızdaki bir takım gedikleri onunla kapatabiliyoruz. Bu bir anlamda işletmenin kısa vadeli borcu alması gibi bir durum.

Puan 80

HABERİN DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY OCAK 2013 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA..

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası