Son Haberler

Kriz yönetimi ve liderlik

Krizin gelişim süreci bir hastalığın gelişim sürecine benzetilebilir. Hastalığa ilişkin öncü göstergeleri zamanında fark ederek erken teşhis ve önleyici tedavi ne kadar erken başlarsa, krizi engellemek daha kolaylaşır.  

İçinde bulunduğumuz global ekonomik ve politik sistem içinde sıklıkla kriz sözünü işitir olduk. Ekonomik anlamda konuya baktığımızda büyümenin negatif çıkması başlıca belirleyici olmakla birlikte, yükselen işsizlik, aşırı enflasyon, deflasyon, döviz kurlarındaki şiddetli dalgalanmalar kriz atmosferi olarak görülebilir.

Kriz ortamlarında işletmeler açısından liderlik, krizin yönetilebilmesi için çok önemli. Kriz yönetimi ancak güçlü ve donanımlı liderlerle başarılabilir. Öngörü sahibi bir lider, kriz belirtilerini algılama konusunda gerekli duyarlılıkları göstererek  işletmenin krize girmesini önleme veya aniden ortaya çıkan sıkıntılı ortamları şirketi en az maddi kayıpla kurtaracak süreci yönetebilme becerisini gösterir(Tutar,2000,s.90)

“KORKU KRİZİ”Nİ “FIRSAT KRİZİ”NE DÖNÜŞTÜREN KAZANIR

Kriz yönetimi, bir liderin olabilecek tehlike ortamlarında şirketinin amaçlarını kabul edilebilir bir maliyetle karşılamaya gayret etme süreci olarak da görülebilir. Kriz ortamlarında güçlü bir lider işletmesinin muhtemel kayıp ve kazançlarını yakinen takip edebilmelidir. Hesaba  katılması gereken en önemli unsurlardan biri  krizlerin tehditlerle birlikte işletme açısından kazanca neden olabilecek fırsatları da getirmesidir. Şirketin karşı karşıya kaldığı fırsat ve tehditler kriz yönetiminde belirleyici rol oynar. Başarılı bir lider, tehlikeye yönelik ‘korku krizleri’nin yönetiminde olabilecek kayıpları asgariye indirebilirken, ’fırsat krizi’nin yönetiminde muhtemel kazançların azamileştirilmesini mümkün kılar(Dinçer,1992,s.334).

Kriz liderliği öncelikle değişimi ve değişime katılmayı gerekli kılar. Kriz yönetimi için psikolojik unsurda en önemli faktör ,liderin inandırıcılığını istikrarlı şekilde korumasıdır. Kriz yönetimi belirsizliği ve gerilimi arttırıcı rahatsız edici konularla yüzleşmek gibi cesur liderlere ihtiyaç duyar. Bu nedenle liderden en alt kademe çalışanına kadar tüm çalışanlar yeni bir örgütsel felsefe ve vizyonla kriz üzerine odaklanırlar(Tutar,2000,s.87)

KRİZİN GELİŞİ, HASTALIĞIN GELİŞİNE BENZER

Krizin gelişim süreci bir hastalığın gelişim sürecine benzetilebilir. Hastalık had safhaya ulaşıncaya dek, nasıl birtakım belirtiler gösterirse, kriz tüm şiddeti ile ortaya çıkmadan önce belirli uyarı sinyalleri gönderir. Hastalığa ilişkin öncü göstergelerin zamanında fark edilerek erken teşhis ve önleyici tedavi ne kadar erken başlarsa krizin gönderdiği öncü uyarı sinyallerinin belirlenmesi de, krizin ortaya çıkışının engellenmesini o kadar kolaylaştırır. Erken uyarı sinyallerinin lider tarafından gerektiği gibi izlenip değerlendirilmesi sonucunda krizin etkilerin azaltılması mümkün olabilecektir(Busse,1985,s.166).

TAKİP VE ANALİZ ÖNEMLİ

Krizden kaçınmak  dış çevreyi sürekli takip ve analizi gerektirir, tüm iletişim kanalları açık olmalı bir diğer değişle işletmenin radar sistemi iyi çalışmalıdır.

Kriz yönetiminde en önemli faktörlerin başında şirket içi analiz yapılarak işletme kaynaklarının potansiyel krizde göstereceği direnç kapasitesinin kontrolüdur.

Sonuç  olarak kriz yönetimi, güçlü, vizyon sahibi, ekonomi ve politik anlamda global hayatı izleyebilme yeteneğine sahip yöneticilerle gerçekleştirilebilir.

Kaynaklar:

-Busse Karl ve Ludwing (1985),’Management im Zeitaller der Strategischen’ Gabler, Wieshaden

-Dinçer Ömer (1992), ‘Stratejik Yönetim ve İşletme Politikası’ , Timaş Basım ,İstanbul

-Tutar Hasan(2000), ‘Kriz ve Stres Ortamında Yönetim’, Hayat Yayıncılık, İstanbul

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası