Son Haberler

Sorunlu alacaklara ilişkin erken uyarı sinyalleri

Son zamanlarda satmaktan ziyade tahsilat konusu daha çok önem çıkmaya başladı. Ürettiklerini satamayan firmalar, nakit sıkışıklığı yaşıyor, ödemelerini yapamıyor. Bu durum, firmanın mali dengesini sarsıyor.

 Son dönemde tahsilat ve risk yönetimi kavramlarının satışın önüne geçmesi nedeniyle bu ayki yazımda geçen ayın devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde özellikle KOBİ’lerimize rehber niteliğinde sorunlu alacakların tespitinde erken uyarı sinyallerine değinmek istiyorum. İşletmelerimizin hayatını devam ettirebilmesi için esas faaliyetinden elde ettiği gelirlerin sürekliliği hayati öneme sahiptir. Artık satmaktan ziyade tahsilatın öne çıktığı son dönemde müşteri kredibilitesinin analiz edilmesi kadar kredi tahsis olduktan sonra müşteri ile ilgili öncü göstergelerin doğru okunması ve zamanında aksiyon alınması önem taşıyor. Bu öncü göstergelerden bir veya birkaçının tespiti halinde müşteri ile ilgili detaylı bir analiz çalışması yapılması gerekiyor. Ancak dikkat edilmesi gereken konu müşteri özelinde bu sinyallerin değişebilmekte olması ve bazen geçici veya gerçeği tam olarak yansıtmıyor olabilmesidir. Bu sebeple müşterimiz ile sağlıklı ilişkimizi sürdürebilmemiz açısından aksiyon almadan önce tüm değişkenlerin gözden geçirilmesinde fayda var.

 SORUNLU KREDİ SİNYALİ NASIL ALINIR?

vergiSorunlu kredi sinyallerinin alınabileceği ana kaynakları şöyle sıralamak mümkün;

 

  • Firma kayıtları: Müşterinin geçmiş ödeme ve ilişki performansı,
  • Müşteri: Değerlendirmek üzere alınan mali ve mali olmayan veriler,
  • İstihbarat: Resmi kaynaklar, bankalar, piyasa, internet ve basın.

Sorunlu alacak sinyali olarak değerlendirilebilecek belirtiler oldukça çeşitli. Bunlardan bazıları ise şunlar;

 

  • Vadede kısmi veya hiç geri ödeme yapılmaması,
  • Yapılandırma, teminat değişiklik talepleri,
  • Banka ve diğer ticari ilişkilerde sorun yaşanması,
  • Müşteri, ortak, grup firmaları ve kefiller adına negatif kayıt, olumsuz istihbarat tespit edilmesi,
  • Kredi müşterisinin borçlusu olduğu veya kredinin teminatını oluşturan gerçek müşteri çek/senetlerinin tazmin edilmesi,
  • Ortaklar arasında firmanın sürekliliğini etkileyecek problemler olması,
  • Müşterinin işbirliği ve bilgi paylaşımından kaçınması,
  • Gerçeğe aykırı bilgi beyan edilmesi,
  • Nakit akışına uygun olmayan ve/veya yüksek tutarlı veya yüklü miktarda vade farkı içeren ürünlerin pazarlıksız kabul edilmesi,
  • Firma mali verilerinde, nakit akışında, alıcı ve satıcılarında kredibiliteyi etkileyebilecek düzeyde sorun tespit edilmesi,
  • Firmanın üretim, satış, yönetim faaliyetlerinde kredibiliteyi etkileyebilecek düzeyde sorun tespit edilmesi,
  • Maaş ödemelerinde gecikme yaşanması,
  • Çalışan sayısında hızlı azalma, yüksek personel hareketliliği, çözülemeyen işçi sorunları,
  • Kayıtlı mal varlığı ve teminatlardaki azalışlar,
  • Ödenen yüksek cezalar, lisans-belge iptalleri, olumsuz denetim raporları,
  • Sosyal ve aile hayatında ticari ve kredi itibarını tehdit edecek gelişmelerin tespit edilmesi.
  • Firma faaliyetlerini etkileyecek şekilde sektörel, bölgesel ve makro ekonomik gelişmelerin meydana gelmesi,

KOBİLER, ZAMANINDA TEDBİR ALMALI

Alacakların tahsilinde yaşanan sorunlar ve vadelerin uzamasının yanında, piyasada hissedilmekte olan nakit sıkışıklığı, firmalar için başlı başına önemli bir sorun. Bu firmalar, finansal kaynaklara ulaşmada sorunlar yaşıyor. Öte yandan artan döviz kurları, hammadde ve enerji maliyetleri üzerindeki olumsuz yaratıyor. Bu gibi faktörler ile bilançolarda yaşanacak bozulmalar bankacılık sektöründe takipteki kredilerin toplam krediler içindeki payını %4’ün üzerine taşıyacağı tahmin ediliyor. KOBİ’lerimiz, bu konuda gerekli olan tedbirleri zamanında almalı, bu konuda kendilerine yön gösterecek karar destek sistemlerini kullanmalıdır.

Mehmet YAZICI

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası