Son Haberler

TÜRKİYE G-20`NİN NERESİNDE?

Bu oluşumun geçmişi, 1999 yılında Köln Zirvesi’nde düzenlenen toplantıya dayanıyor. O toplantıda, dünyanın önemli ülkelerinden oluşan yeni bir danışma grubunun kurulmasına karar

verildi. G-8 grubundaki ülkelerin maliye bakanlarının 25 Eylül 1999’daki Washington toplantısında küresel sistem için önde gelen ülkelerden oluşan 20’ler Grubu (G-20) resmen ilan edildi. Bu önemli girişimin üyeleri ise şunlar: Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu. G-20, ilk başta çeşitli bakanlıklar düzeyinde toplantılar düzenledi. Kasım 2008 tarihinden itibaren ise G-8‘de olduğu gibi her yıl devlet ve hükümet başkanları düzeyinde toplanmaya başladı. Esasen maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarından oluşan G-20 toplantılarında, şimdiye dek sadece yedi kez devlet başkanları düzeyinde bir araya geldi. G-20 ülkelerinin ekonomik önemi dikkat çekiyor. Bu

ülkelerin ekonomileri, dünya ekonomisinin yüzde 85‘ini oluşturuyor. Dünya ticaretinin yüzde 80‘ini gerçekleştiriyor. Nüfus açısından ise dünya nüfusunun üçte ikisini temsil ediyor. Ekonomik veriler açısından ele alındığında söz konusu ülkelerin dünya ekonomisinin temel eğilimlerini yansıtmakta oldukları görülüyor. Bu

çerçevede ekonomik verilerin irdelenmesi önem arzediyor. G-20 kapsamında yer alan ve Avrupa Birliği Komisyonu tarafından temsil edilen ülkeler dışında kalan 19 ülkenin verileri ele alınarak dünya ekonomisini

görünümünü irdeleyelim..

EN BüYüK SORUN ENLASYON VE İŞSİZLİK

Makroekonomik istikrar açısından çok önemli bir kriter olan fiyat istikrarı bağlamında enflasyon göstergelerinin G-20’nin gelişmiş ülkelerinde daha düşük olduğu görülüyor. Nitekim özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da enflasyon yüzde 2 düzeyinin altında iken Arjantin ve Türkiye’de yüzde 8 ila 10 düzeyine yükseliyor. Bu açıdan G 20 ülkelerinin benzerlikten uzak olduğu ortadadır. İşsizlik açısından da benzer bir farklılaşma dikkat çekiyor. Bazı gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde yüksek işsizliğe rastlanırken; tam aksine yine bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kontrol altında olan bir işsizliğe rastlanıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde G-20 ülkelerinde işsizliğin daha ziyade ülkelerin yapısal özelliklerine bağlı olarak tartışılması gerekiyor.

Dosyanın devamı için Turcomoney dergisinin Aralık sayısına bakabilirsiniz…

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası