Son Haberler

Sigortacılıkta nasıl küresel oyuncu oluruz?

*Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörünün aktif büyüklüğü ise finans sistemimizin yalnızca yüzde 4’ünü oluşturuyor. Oysa gelişmiş birçok ülkede sigortacılık sektörü bankacılık sektörünün de üzerinde büyüklüğe sahip. Sigortacılık ülkemizde yeterli büyüklüğe ulaşamadı. Sektörün küçüklüğü ve sorunları uzun yıllardır tartışılıyor.

*Kamuya ait 3 sigorta şirketi ile 3 özel emeklilik şirketinin Türkiye Sigorta çatısı altında birleşti. Birisi sigorta, diğeri de hayat ve emeklilik alanında olmak üzere güçlü iki şirket oluşturuldu. Türkiye Sigorta’nın kurulması sektörde dengeleri değiştiren çok önemli bir reform oldu.

*Türkiye Sigorta’nın kurulmasını, verimliliğin artması ve maliyetlerin düşmesi bakımından önemli olduğu gibi piyasa yapıcı rolü nedeniyle sektöre önemli bir dinamizm getirecek. Bu da sektörün küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacak ve uluslararası şirketler ile daha etkili rekabet mümkün olacak.

Bilindiği üzere diğer gelişmekte olan ülkelerin genelinde olduğu gibi ülkemiz finansal sisteminde de bankacılık sektörünün büyük ağırlığı bulunuyor. Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörünün aktif büyüklüğü ise finans sistemimizin yalnızca yüzde 4’ünü oluşturuyor.

Oysa gelişmiş birçok ülkede sigortacılık sektörü bankacılık sektörünün de üzerinde büyüklüğe sahip. Risk yönetimi aracı olarak ani ve beklenmedik olayların olası zararlarının azaltılması veya ortadan kaldırılmasına olanak sağlayan bir işleve sahip olan sigortacılık geleceğin belirsizliklerine yönelik güvence sağlayarak, belirsizlikleri ve riskleri azaltarak, geleceğin öngörülebilir hale gelmesine imkan sağlayarak ekonomik faaliyetlerin gerçekleştirilmesine güçlü bir temel oluşturur.

Bunun yanı sıra sigorta primlerinden ve bireysel emeklilik sisteminden toplanan fonlar orta ve uzun vadeli tasarrufların artmasına katkı sağlayarak bu tasarrufların para ve sermaye piyasaları aracılığıyla yatırım, üretim ve istihdama kanalize olmasına katkı sağlar.

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ DE HENÜZ ARZU EDİLEN BÜYÜKLÜĞE ULAŞAMADI

Bu da ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanmasında önemli rol oynar. Bu önemli işlevlerine rağmen sigortacılık sektörü ülkemizde bir türlü yeterli büyüklüğe ulaşamadı. Sektörün küçüklüğü ve sorunları uzun yıllardır tartışılıyordu.

Fakat son döneme kadar bu konuda önemli sayılabilecek nitelikte adımlar atılamamıştı. İlk kez 2003 yılında başlayan, 2013 yılındaki devlet desteği uygulaması ve 2017 yılındaki otomatik katılım sistemi ile büyümesi hızlanan bireysel emeklilik sistemi de (BES) henüz arzu edilen büyüklüğe ulaşamadı.

SİGORTACILIK VE ÖZEL EMEKLİLİK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU FAALİYETE GEÇTİ

Nihayet son birkaç yıldır sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörünün küresel rekabet gücünü artıracak nitelikte çok önemli ve radikal adımların atıldığı görülüyor. Bunun ilk adımı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK)’nın kurulması oldu.

Daha önce sektörün düzenleme, gözetim ve denetimi Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyordu. Bankacılıkta ve sermaye piyasaları alanlarında düzenleme, gözetim ve denetim fonksiyonu BDDK ve SPK gibi bağımsız üst kurullar tarafından yürütülürken, sigortacılık alanında böyle bağımsız bir kurul olmaması uzun yıllardır eleştiriyordu ve sigortacılık sektörünün gelişmesini önleyen faktörlerden birisi olarak görülüyordu.

SEDDK’nın kuruluşuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 18 Ekim 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Kurumun sigortacılık ve özel emeklilik şirketlerine yönelik düzenleme, gözetim ve denetim yetkileri bulunuyor.

Bu süreçte SEDDK’ya atamalar yapıldı, kurumun yapılanması tamamlandı. Kurum düzenleme ve gözetim faaliyetlerine başlıyor. Kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mail açıdan özerk bir yapıya sahip olan kurumun kurulması sigortacılık ve özel emeklilik sektörünün daha hızlı ve sağlıklı büyümesi için oldukça faydalı olacak bir gelişme.

KAMUYA AİT ŞİRKETLER TÜRKİYE SİGORTA ÇATISI ALTINDA BİRLEŞTİ

Bir diğer önemli gelişme de sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kamuya ait 3 sigorta şirketi ile 3 özel emeklilik şirketinin Türkiye Sigorta çatısı altında birleşmesi oldu. Kamu bankalarının sahibi olduğu sigorta şirketleri olan Güneş Sigorta, Ziraat Sigorta ve Halk Sigorta ile hayat ve emeklilikte faaliyet gösteren Vakıf Emeklilik ve Hayat, Ziraat Hayat ve Emeklilik ile Halk Hayat ve Emeklilik şirketlerinin Aralık 2019’da Türkiye Varlık Fonu (TVF) altında birleşmelerine karar verilmişti. Bu kapsamda TVF Finansal Yatırımlar Nisan ayında bu 6 şirketi satın almıştı.

Birleşme sürecine yönelik çalışmalar böyle bir birleşmenin büyüklüğü düşünüldüğündü gerçekten de çok kısa sayılabilecek bir süre olan yaklaşık 8 ayda tamamlandı ve Türkiye Sigorta A.Ş. ile Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. olmak üzere 2 ayrı şirket kuruldu.

Bu şirketler 7 Eylül’de yapılan lansman ile faaliyetlerine başladı. Böylece birisi sigorta, diğeri de hayat ve emeklilik alanında olmak üzere güçlü iki şirket oluşturuldu. Bu iki şirket hem sigorta pazarında hem de bireysel emeklilik ve hayat pazarında hakim konuma geldi.

Türkiye Sigorta, sigorta pazarında yaklaşık yüzde 14, bireysel emeklilik pazarında yaklaşık yüzde 28, hayat sigortaları pazarında ise yaklaşık yüzde 30’luk pay ile ilk sıraya yerleşti.

TÜRKİYE SİGORTA İLE SEKTÖRE DİNAMİZM GELECEK

Türkiye Sigorta’nın kurulması sektörde dengeleri değiştiren çok önemli bir reform oldu. Bilindiği üzere ölçek ekonomisi bütün sektörlerdeki şirketler açısından olduğu gibi sigortacılık sektöründeki şirketler açısından daha da önem taşıyor.

Daha önceki tecrübelerden de görüldüğü gibi küçük şirketler ile sektörün beklenen seviyeye ulaşması mümkün olamıyor. Türkiye Sigorta’nın kurulmasını, verimliliğin artması ve maliyetlerin düşmesi bakımından önemli olduğu gibi piyasa yapıcı rolü nedeniyle sektöre de önemli bir dinamizm getirecek nitelikte bir gelişme olarak görmek yanlış olmayacak. Bu da bu sektörün küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayabilecek ve uluslararası şirketler ile daha etkili rekabet etmek mümkün olabilecektir.

DİJİTALLEŞME SİGORTACILIĞI  DA KÖKTEN DEĞİŞTİRİYOR

Bunun yanı sıra hız kesmeden devam eden teknolojik değişim ve dijitalleşme her sektörü olduğu gibi sigortacılığı da derinden etkiliyor ve kökten değiştiriyor. Sigortacılık giderek dijitalleşiyor, yeni nesil finansal teknolojilerin kullanımı hızla artıyor.

InsurTech ile yeni nesil finansal teknoloji çözümleri sigortacılık hizmetlerin daha hızlı, kolay ve daha ucuza yapılmasına imkan sağlıyor. Açık sigortacılık (open insurance) uygulamaları sigortacılığı dönüştürüyor.

Blockchain teknolojisi sigortacılığın aracılara ihtiyaç olmadan yapılmasını mümkün kılıyor. Bunların yanı sıra yapay zeka, makine öğrenmesi, büyük veri ve veri analitiği, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, kripto paralar/varlıklar, bulut teknolojileri, otonom araçlar, giyilebilir teknolojiler, sanal gerçeklik/hologram teknolojileri, sosyal medya, RegTech gibi teknolojiler ve uygulamalar sigortacılığı doğrudan ve dolaylı olarak etkiliyor.

SİGORTACILIKTAKİ DEĞİŞİMİ YAKALAMAK İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Dünyada giderek artan ve boyutu genişleyen riskler sigortacılığın fonksiyon olarak önemini daha da artırıyor. Sigortacılığın katma değer fonksiyonu gelişiyor, zenginleşiyor.

Sigortacılıkta yeni ürün ve hizmetler, rekabet alanları ortaya çıkıyor. Kişiye özel, kişiselleştirilmiş ve özelleştirilmiş sigortacılık ürün ve hizmetleri ön plana çıkıyor. Sigortacılığa erişim kolaylaşıyor, hızlanıyor ve ucuzluyor. Uzun süreçler kısalıyor. Otomatik prim, indirim ve hasar ödemeleri yaygınlaşıyor. Kullanıcıların seçenekleri ve hakları genişliyor.

Kullanım bazlı ödeme yöntemleri artıyor. Farklı ülkedeki bir sigorta şirketi ülkemizde fiziksel bir mekanı olmadan sigorta ürünü satabiliyor. Bu şekilde sigortacılık alanındaki rekabet farklı bir düzleme taşınıyor.

GEREKLİ ÇALIŞMALARI VE YATIRIMLARI YAPMAK GEREKİYOR

Bu nedenle sigortacılık sektöründeki bu değişimi yakalamak, gerekli çalışmaları ve yatırımları yapmak gerekiyor. Bu açıdan da kamu sigorta şirketlerinin Türkiye Sigorta çatısında birleşmeleri önem taşıyor. Türkiye Sigorta’nın bu değişimi yakalamaya yönelik çalışmaları yalnızca kendisini değil sektörü de etkileyerek ileriye taşıyabilecektir.

SDDK’nın ve Türkiye Sigorta’nın faaliyete geçmesi gibi yapısal nitelikteki gelişmeler sigortacılığımızın geleceğine önemli düzeyde etki edecek niteliktedir. Bunları sigortacılığın ulaştığı aşamaya uygun çağdaş düzenlemeler, etkili gözetim ve denetim, araştırma-geliştirme çalışmaları, siber güvenlik sigortaları gibi yeni ürünler, hizmetler ve dijitalleşmeye yönelik yatırımlar ile desteklemek mümkün olduğu takdirde sigortacılık sektörünün beklenilen seviyeye yükselmesi, ekonomimize katkısının artması ve küresel rekabette güçlü bir şekilde yer alması mümkün olabilecektir.

Gürdoğan Yurtsever

yurtsever@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası