Son Haberler

Türkiye`nin yeri AB`dir

Cumhuriyetten sonra yüzünü Batı’ya çeviren Türkiye, yarım asırdır AB’ye girmek için çaba harcasa da AB’nin çifte standart uygulaması hayal kırıklığı oluşturuyor. Oysa güçlü ekonomimiz, gelişen demokrasimiz ve genç nüfusumuzla AB’ye katacağımız çok şey var!

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana yüzünü çevirdiği Batı ile ilişkilerini hep olumlu seviyede tutmaya çalışmış, zaman zaman krizler yaşansa da ilişkiler sürekli stratejik öneme sahip olmuştur. çünkü Türkiye, Batı standartlarını kendine rehber edinmekte direnmiş ve ne olursa olsun bundan taviz vermemiştir. Bunun sonucunda da Müslüman dünyada örnek gösterilen bir demokrasi anlayışı yerleşmiş ve bugün birçok ülkenin yaşayamadığı özgür seçimleri hızlıca hayata geçirmiştir. Dönem dönem bazı sorunlar yaşanmış ve demokrasimiz kesintiye uğramıştır fakat sonuçta Türkiye halkı demokrasi anlayışından hiçbir zaman ödün vermeyerek sürekli özgürlükler yönünde kendini ortaya koymuştur.

Yarım asırdır üye olmak için her türlü mücadeleyi veren Türkiye’yle birlikte üyelik başvurusu yapan diğer ülkeler AB’ye üye olurken, ülkemizin hala kısır döngü içine itilmiş olması elbette son derece üzücü. Türkiye’nin kararlı ve istekli davranmasına rağmen AB’nin üyelik sürecini olumlu bir nihayete erdirmemesi toplumsal açıdan da hayal kırıklığı yaratıyor. Oysa Türkiye, AB hedefine son on yılda çok güçlü bir şekilde kilitlendi ve kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdi. Son zamanlarda müzakerelerin devam etmemesinin tek nedeni olan Rum kesiminin vetoları, Türkiye’yi zor durumda bıraktı ama aynı zamanda haklılığını da gösterdi. Uyuşmazlık bağlamında Türkiye’nin, Kıbrıs konusunda ne kadar hakkaniyetli davrandığını AB ülkeleri bu süreçte fark ettiler. Şu günlerde Güney Kıbrıs’ın içine düştüğü ekonomik kriz AB’nin de başını ağrıtmakta. Avrupalı ülkeler, Yunanistan’ın ardından şimdi de Rum kesimi ile sıkı pazarlığa girmiş durumda. Ayrı bir konu gibi görünse de, aslında bu mesele Türkiye’nin üyeliği ile son derece ilgilidir.

Türkiye son yıllarda giderek güçlenen ekonomisi ve sağlıklı finansal altyapısı ile Avrupa için bir sorun değil, belki de yükü hafifletecek önemli bir ortak konumundadır. Oysa maalesef Avrupa, Türkiye’yi siyasi hırs ve iç politika konularına malzeme olarak kullanmayı tercih ediyor. Yunanistan başta olmak üzere AB’nin, ekonomik altyapısı ile ilgili Türkiye’nin her açıdan yapabileceği çok şey var. Yıllarca yaşadığı krizler ile daha sağlam bir altyapı oluşturan Türkiye, IMF direktörlerinin isimlerini unuttu uzun süredir. IMF ile yeni tanışan ülkelere verecek çok nasihatimiz olabilirdi. Sonuç olarak Türkiye, AB üyesi olmalı. Bu üyelik hem demokrasi, hem de siyasi istikrar açısından Türkiye kadar, AB için de önemlidir.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası