Son Haberler

Yeni dönemde başarılı olabilmek için ne yapılmalı?

Dövize talep arttıkça, hem dövizin fiyatı arttı hem de Merkez Bankamızın döviz rezervlerinde hızlı bir düşüş oldu. Kur artışları nedeniyle enflasyonu artırırken diğer yandan faizlerde de yükselme eğilimini ortaya çıkardı. Netice itibariyle, fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makro dengelerde bozulma temayülü ortaya çıkmış oldu.

Yeni ekonomi yönetimi ve Cumhurbaşkanımızın da kararlılıkla belirttiği gibi, ekonomide yeni bir toparlanma dönemi başlatıldı. İfade edildiği üzere, ilgili tüm taraflarla istişare edilerek acı reçete de dahil yeni bir yol haritası oluşturulacak ve ekonominin sağlam makro dengelere dönüşü sağlanacak.

Bu yıl salgın, virüs sorunuyla baş etmeye çalışıyoruz. Virüs salgını, ekonomik aktivitemizi olumsuz etkiliyor. Maalesef döviz gelirlerimiz, ihracat hacmimizin düşmesi, turizm gelirlerimizin ve çeşitli hizmet gelirlerimizin de azalması nedeniyle, dış ticaret ve cari açığımız hızlı bir bozulma sürecine girdi.

Diğer yandan, salgın nedeniyle ülkemizdeki döviz yatırımları ülkeyi terk etmeye başladı. Sadece bizde değil bütün gelişmekte olan ülkelerdeki fonlardan ciddi çıkışlar oldu.

Bütün bu gelişmeler çerçevesinde dövize talep arttıkça, hem dövizin fiyatı arttı hem de Merkez Bankamızın döviz rezervlerinde hızlı bir düşüş oldu. Dokuz aylık rezerv kaybımız 42,5 milyar dolara ulaştı. Net döviz rezervimiz maalesef eksiye döndü.

FİYAT İSTİKRARI, FİNANSAL İSTİKRAR VE MAKRO DENGELERDE BOZULMA TEMAYÜLÜ

Bu durum, kur artışları nedeniyle enflasyonu artırırken diğer yandan faizlerde de yükselme eğilimini ortaya çıkardı. Netice itibariyle, fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makro dengelerde bozulma temayülü ortaya çıkmış oldu.

İste bu noktada, Cumhurbaşkanımız duruma vaziyet ederek, ekonomi yönetimini değiştirdi ve yeni bir süreç başlattı. Merkez Bankası Başkanı olan Naci Ağbal, yaptığı ilk açıklamada,”Merkez Bankası olarak temel amaçlarının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğunu, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılacağını” vurguladı. Ayrıca para politikasında, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iletişimin güçlendirileceğinin altını çizdi.

POLİTİKA FAİZ ORANINI YÜZDE 10,25’TEN  YÜZDE 15’E YÜKSELTTİ

Daha sonra 19 Kasım tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında, Merkez Bankası kararlı bir duruş sergileyerek politika faiz oranını yüzde 10,25’ten yüzde 15’e yükseltti ve tüm fonlamanın politika faiz oranı üzerinden yapılacağını duyurarak net ve sade bir karar vermiş oldu. Böylece döviz fiyatlarındaki artış durdu ve kurlarda geri çekilme başlamış oldu.

Değişim çerçevesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına da Lütfi Elvan atandı. Devlet yönetiminde ciddi tecrübe ve birikimi olan Bakan, yaptığı ilk değerlendirmede özetle; fiyat istikrarını sağlayacak politikaları ve araçları belirleme ve uygulama görevinin Merkez Bankasında olduğunu belirterek “Sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için fiyat istikrarını da içeren makro-ekonomik istikrarın sağlanması önemli bir ön koşuldur. Bu kapsamda, atılmakta olan para politikası adımlarını tamamlayıcı şekilde maliye politikaları, finansal sektör politikaları ve kamu finansmanına yönelik politikalarımızı makroekonomik istikrarı sürekli olarak destekleyecek ve fiyat istikrarını kalıcı bir biçimde sağlayacak şekilde oluşturacağız” ifadelerini kullandı.

LÜTFİ ELVAN: MAKRO-EKONOMİK İSTİKRARI SÜREKLİ OLARAK DESTEKLEYECEK POLİTİKALAR

Elvan, ayrıca fiyat istikrarına odaklı para politikasının, kamu mali disiplini ile desteklenmesi ve kamu ücret ve fiyatlamalarının enflasyon hedeflemeleri ile uyumlu olarak belirlenmesinin, enflasyon beklentilerinin hedeflere hızla yakınsamasında kritik rol oynayacağını, bu amaçla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yakın iş birliği içinde olacaklarını bildirdi.

Bakan Elvan ayrıca, ”Adil ve şeffaf bir hukuk devletiyle ekonomik büyümeyi, kalkınmayı, refahı ve istikrarı sürekli kılabileceğimize inanıyoruz. Önümüzdeki günlerde Adalet Bakanımızla birlikte sivil toplum kuruluşlarımızla, iş dünyamızla ve benzeri tüm kuruluşlarla bir araya geleceğiz .Ortak bir akılla yapılması gerekenleri yapacağız” diyerek her türlü işbirliğine ve koordinasyona hazır olduklarının altını kez daha çizdi.

Bunun yanında Bakan, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yetkinliğine, becerisine güvendiğini, ekonomi yönetiminin koordinasyonunda atılması gereken adımların atılacağını da ifade etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KAPSAMLI REFORMLARI BİRER BİRER HAYATA GEÇİRECEĞİZ

Yeni döneme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ”Ekonomide yeni bir yatırım, üretim, ihracat ve istihdam seferberliği başlatıyoruz. Bütçe görüşmelerinin ardından bu doğrultuda kapsamlı reformları birer birer hayata geçireceğiz. Milletimize sözümüz olan İnsan Hakları Eylem Planına ekonominin temeli olan güven iklimini de artıracak şekilde genişleterek en kısa sürede son halini vereceğiz. Bu çerçevede yapılan hazırlıkların insan haklarıyla ilgili tüm kesimler yanında ekonomi yönetimi ve iş dünyasıyla da istişare ederek grubumuz vasıtasıyla meclisin takdirine sunacağız” dedi.

Yeni ekonomi yönetimi ve Cumhurbaşkanımızın da kararlılıkla belirttiği gibi, ekonomide yeni bir toparlanma dönemi başlatıldı. İfade edildiği üzere, ilgili tüm taraflarla istişare edilerek acı reçete de dahil yeni bir yol haritası oluşturulacak ve ekonominin sağlam makro dengelere dönüşü sağlanacak.

Özellikle, ciddi sorun alanları olan enflasyon, fiyat istikrarı, Merkez Bankası rezervleri ve iletişimi ile dış ticaret alanlarındaki bozulmalar süratle giderilerek büyük oranda virüs salgınının neden olduğu bu sorunların giderilmesi hedefleniyor.

YENİ DÖNEMDE BAŞARILI OLUNABİLMESİ İÇİN NELER YAPILMALI?

konomideki bu yeni dönemde başarılı olunabilmesi için belli başlı yapılması gerekenleri sıralamak istersek, aşağıdaki önerileri sıralayabiliriz.

1- Her şeyden önce güven sağlanması esas alınmalıdır. Hazırlanıp yürürlüğe konulacak yol haritası iç ve dış piyasa oyuncularına açık ve net bir şekilde anlatılmalı. Güven sağlamaya çalışılmalı.

2-Mutlaka iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve ekonomiyle ilgili tüm birimler koordinasyonunda bir restorasyon programı hazırlanmalı.

3- Hazırlanan program kararlılıkla ilgili tarafların desteğini alarak aksiyona bağlanmalı, uygulamaya geçilmeli. Alınacak aksiyonların etki analizleri de ihmal edilmemeli.

Ben Türkiye’nin bu süreci kendi iç dinamikleri ile kararlı, planlı ve koordineli bir şekilde, serbest piyasa kurallarına uyarak, samimi şekilde güven sağlayarak geçebileceğine inananlardanım. Çünkü Türkiye’nin eğer iyi organize olabilirsek bunu yapabilecek yetkinliği ve gücü olduğuna inanıyorum.

Osman Akyüz

TKBB Genel Sekreteri

akyuz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası