Son Haberler

ZOR BİR YIL BEKLİYOR

Dünya ekonomisinin 2014 yılında tecrübe etmek zorunda kaldığı birçok gelişme, 2015 yılının hiç de kolay geçmeyeceği yönünde mesajlar veriyor. öyle ki küresel çapta önemli merkez bankalarının para politikası tarafındaki adımları ile birlikte, siyasi ve jeopolitik risklerin gündemde yer bulduğu bir dönem oldu. Halen 2008 krizinin olumsuz etkilerini üzerinde atmaya çalışan ülkeler, ekonomi dışındaki dinamiklerin de etkilerini hissediyor. Asya’dan, Avrupa ve ABD’ye kadar global finansal piyasalar, yeni yıl beklentilerini şekillendirirken tabii ki geride kalan ayların kritik faktörlerini dikkate alacaklar. Bu paralelde 2015 için öncelikle 2014 yılında dünya ekonomisi için önem taşıyan başlıkları değerlendirmek faydalı olacak.

GLOBAL PİYASALAR KRİZDEN çIKIŞ YOLU ARADI

2008 yılında yaşananların ekonomik kriz olduğunun anlaşılmasının ardından dünya, vakit kaybetmeden toparlanma süreci içerisine girdi. Bu görünümün nispeten geride kalan yıl için de devam ettiğini söyleyebiliriz. Krizden ciddi yara alan global ekonomiyi yeniden eski günlerine kavuşturmaya çalışmak için en büyük görev, yine en büyük ekonomilerin üzerine düştü. ABD’nin dışında ekonomik toparlanmaya dair ipuçları veren başka ülkeler olmadı. Yani 2014 yılında gelişmiş ülkeler, dünya ekonomisini daha iyi bir seviyeye taşıma konusunda yeterli iyileşme sağlayamadı. ABD ekonomisinin geride kalan yıl içerisinde kaydettiği ilerlemeyi göz ardı etmemek gerekiyor. ABD ile Euro Bölgesi, çin ve Japonya arasında ortaya çıkan farklılık, ekonomileri yöneten merkez bankalarının para politikaları arasındaki mesafenin açılmasına neden olurken, finansal araçlar üzerinde de son derece etkili bir unsur oldu.

ABD EKONOMİSİ TOPARLANDI

2014 yılı içerisinde ABD’de istihdam piyasası oldukça iyi sinyaller verdi. Kriz sonranda işsiz kalan Amerikalıların yeninden istihdam edilmesini ve ekonomide tam istihdama en çabuk sürede ulaşılmasını hedefleyen ABD Merkez Banaksı (FED) yeni Başkanı ile birlikte 2014 yılında yeni bir döneme başladı. Ekonomiye destek verebilmek adına, daha önce görülmemiş büyüklükteki parasal genişleme programını adım adım azaltan Başkan Janet Yellen, FED’in artık “krizden çıkış için” uyguladığı oyun planını bir kenara bırakmaya başladığını ve para politikasının normalleşmeye başlayacağının ipuçlarını verdi. ABD tarafındaki bu gelişmeler paralelinde, FED genişlemeci para politikasını ve düşük faiz uygulamasını terk etmeye hazırlanırken, Euro Bölgesi, Japonya ve çin’de ise işler ABD’dekinden çok uzak görünüyordu.

aa_144.png

ABD ekonomisinin temposunu artırdığı bir dönem içerisinde, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve benzer bazı gelişmiş ve gelişen ülke merkez bankalarının para politikalarını genişletme zorunda kalmaları, Dolar’ın geride kalan yıl içerisinde önemli yükselişler kaydetmesine katkı sağladı. Merkez bankalarının para politikaları arasındaki farklılaşma, ABD’nin para biriminin güçlenmesine katkı sağlarken, FED’in normalleşme sürecine girmesi gelişen ülke varlıklarından emtia fiyatlarında kadar birçok finansal aracın baskı altında kalmasına neden oldu.

PETROL FİYATLARI DİP YAPTI

Yılın sonlarına doğru ekonominin gündemine damgasını vuran petrol fiyatları oldu. Yavaşlayan global ekonomik büyüme ve artan petrol üretimi, arz fazlalığına neden olarak ilgili emtianın Haziran ayından sonra ciddi kayıplar yaşamasına yol açtı. Düşen fiyatlara rağmen OPEC’in 27 Kasım’daki üretim miktarını azaltmama kararı, düşüşlerin hız kazanmasına neden oldu. Petrol fiyatlarındaki gerileme bazı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, enerji ihracatçısı ülkeler için büyü bir sorun oldu. Bu paralelde Rusya, karşılaştığı zorluklar ve para birimindeki panik kayıpları ile dikkat çekti. 2014 yılında kabaca, önemli merkez bankalarının para politikaları arasındaki farklılaşmanın derinleşmesi ile birlikte jeopolitik-siyasi riskler ve petrol fiyatlarının öne çıktığını ifade edebiliriz. Piyasalarda dolar, gelişen ülke para birimleri, altın ve petrol gibi varlıkların bu dinamiklerden etkilenerek yön aradığı görüldü. Yeni bir yıla hazırlık yapan global sermaye piyasaları ise yine ilgili faktörler ve tabii ki yeni değişkenler ile rotasını çizmeye çalışacak. Bu noktadan sonra ise 2015 yılında izlenmesi gereken başlıkları değerlendirmek faydalı olacak.

aa_145.png

JEOPOLİTİK TEHDİTLER BASKI OLUŞTURUYOR

Ekonomik dinamikler ile birlikte 2014 yılı, toplumsal olayların da öne çıktığı bir süreç oldu. Yurtiçi ve Hong Kong’daki protesto gösterilerinin yanında dünyanın dört bir yanında şiddet eylemeleri artış gösterdi. Ukrayna’da çıkan olaylar, Rusya’nın Kırım’ı ilhakına kadar ilerlerken, yıl boyunca en çok konuşulan ve sermaye piyasalarında etkili olan faktörler arasında söz konusu bölgedeki gelişmeler yer aldı. Diğer taraftan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) isimli örgütün Ortadoğu’daki faaliyetleri endişe yaratırken, İsrail’in Gazze saldırıları jeopolitik riskler açısından yakından izlendi. Ayrıca dünya geride kalan yıl üç ayrı yankı bulan referanduma tanıklık etti. Kırım’ın Rusya’ya katılmak için, İskoçya’nın İngiltere’den ayrılmak için, İsviçre’nin ise, ülkenin Merkez Bankası’nın altın rezervlerini artırması için düzenlediği halk oylamaları, piyasaları da yakından ilgilendirdiği için mercek altına alındı.

RİSKLER DENGELERİ SARSIYOR

Geride kalan yıl Rusya ve batılı ülkeler arasındaki artan kutuplaşma ile birlikte, Rusya’nın Ukrayna politikası nedeni ile yine batı dünyası tarafından “yaptırımlar” ile tecrit edilmeye çalışılması, hiç kuşku yok ekonomik ve siyasi dengeleri değiştiriyor. Bu paralelde yeni yılda Ortadoğu’dan gelecek haberler ve Rusya’ya ilişkin gelişmeler, yine gündemdeki kritik başlıklar arasında olacak. Bunun yanında petrol fiyatlarının düşmeye devam edip etmeyeceği de en önemli soruların başında yer alıyor. OPEC’in Haziran 2015’deki toplantısının bu paralelde son derece önemli olduğunu ifade edebiliriz.

PİYASALAR NEYİ TAKİP EDECEK?

Yeni yılda piyasaların cevap arayacağı en kritik sorunun FED’in faiz politikasındaki adımlarına ilişkin olacağını ifade edebiliriz. Altın fiyatlarından gelişen ülke para birimlerine kadar, birçok varlık için yol haritasını belirleyebileceği için FED’in ne zaman ve nasıl bir tempoda faiz artırımına gideceği büyük bir önem taşıyor. Piyasalardaki mevcut beklenti ise ağırlıklı olarak, artırımın Haziran ya da Nisan ayında gelebileceği yönünde görülüyor. Banka’nın daha yakın bir tarihte politika faiz oranını artırma kararı alması, piyasalarda sürpriz olarak karşılanabilir. Bu gibi bir durumda altın ve Türk Lirası ile birlikte özellikle gelişen ülke para birimlerinde değer kayıpları izlenebilir. Tabi ki, FED’in altını çizdiği gibi, para politikası kararları ekonominin ilerleyişine bağlı. FED’in faiz artışını, ekonomik faktörlerin desteklememesi ile ilerleyen tarihlere ötelemesi halinde ise gelişen ülkeler ve altın biraz daha rahat bir nefes alabilir. ABD cephesinin yanında dünya ekonomisi adına piyasalar, Avrupa’daki gelişmeleri yine dikkatle izleyecekler. Euro Bölgesi’nin, ECB’nin reçetesi ile canlanma sağlayıp sağlayamayacağı önemli bir faktör olarak dikkat çekiyor. Diğer yandan Mayıs ayında genel seçimlere gitmeyi planlayan İngiltere’nin Avrupa Birliği üyeliğini yeniden değerlendirmeye alması sürpriz bir başlık olabilir. İçeride ise FED’in adımları, genel seçimler ve TCMB’nin faiz konusundaki tutumu, varlık fiyatlarında yönü tayin edebilecek etkenler arasında dikkat çekiyor.

2015 NASIL GEçECEK?

2014’e yön veren birçok faktörün, 2015 için de varlık fiyatları üzerinde etkili olmaya devam edeceğini varsayarsak, söz konusu dinamiklere yenilerinin eklenmesi ile 2015 yılının küresel ekonomi için en azından daha kolay geçmeyeceğini söyleyebiliriz. ABD ekonomisinin olumlu ilerleyişinin, Avrupa ve Asya tarafından da destek bulması gerekirken, petrol fiyatlarındaki değişimlerin de hem üreticileri, hem de petrol tüketicilerini sıkıntıya sokmayan bir dengeye kavuşması iyimser senaryolar arsında değerlendirilebilir. Ayrıca jeopolitik riskler ve FED’in faiz politikasında izleyeceği rota sermaye akımlarının yönü açısından önem taşıyor. Bu paralelde, dünya ekonomi gündeminin daha da yoğunlaşarak, 2015’in önemli ve tarihi bir dönem olma potansiyeli taşıdığını ifade edebiliriz.


Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Site Haritası