Alacak sigortası KOBİ’lere ilaç olur mu?

Piyasadaki nakit sıkışıklığı ile artan vadeler, işletmeleri artan rekabet ile birlikte daha fazla kredili satış yapmaya itiyor. Ancak bu noktada alacakların tahsil edilememe riski doğuyor. Alacak sigortası, ödenmeyen faturalar için KOBİ’leri rahatlatmayı amaçlıyor.

Ödenmeyen faturalar, bir şirketin varlıklarının yüzde 30-35’i kadarını oluşturabiliyor. Bu alacakların tahsil edilememeleri durumunda ise büyük zararlara neden oluyor. Yurtiçinde 120, yurtdışında ise 180 güne kadar ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek kayıpları tazmin eden alacak sigortası sisteminin amacı, işletmeleri esas işlerine odaklanmalarını sağlayarak büyük ölçekli kayıplardan koruyarak büyümesine yardımcı olmaktır. Alacak sigortaları halen Türkiye’de başta Euler Hermes, Coface ve Atradius gibi uluslararası şirketler yanında Eximbank ve banka ve sigorta şirketlerince de uygulanıyor.

                                 KREDİLİ SATIŞLARIN PAYI YÜZDE 40’A ULAŞTI

Piyasadaki nakit sıkışıklığı ile artan vadeler, işletmeleri artan rekabet ile birlikte daha fazla kredili satış yapmaya itiyor. KGF ile üçüncü kez açılan yeni kefalet kaynağı ile teminatsız yeni kredi kullanma veya mevcut kredilerin yapılandırılması amacı ile piyasada geçici rahatlama sağlansa da kurlardaki anormal yükseliş, vadelerdeki uzama ve fiyatlamalara risklerin yansıtılamamış olması riskin artarak devam etmesine neden oluyor. İşletmeler, maliyetlerini karşılamak üzere satışlarına devam etmek istiyor ve vadeli satış kampanyalarına yüklenerek ciroları içerisindeki kredili satış payını %40’lar seviyelerine taşıyor. Burada temel sorun ise kampanya yaparken müşterinin ödeme gücüne ve gelecekte sorunlu olup olmayacağına sağlıklı şekilde karar verilebilmesidir. Piyasada işletmelerin kullanımına açık bir istihbarat ve bilgi sistemi olmaması nedeni ile bu riskin sigorta şirketlerine belirli bir risk primi karşılığında yansıtılması işletmeler açısından bir alternatif finansman yöntemi olarak öne çıkıyor. Bu sistemin bir diğer alternatifi olan faktoring piyasası ise yüksek maliyetleri yanında yükselen riskli portföyleri nedeniyle limitlerine gelmiş görünüyor. Ayrıca çek iskontosu ve doğrudan borçlandırma sistemi gibi finansman yöntemlerinin kullanılabilmesi için teminata gereksinim duyuluyor.

 

                                HALK SİGORTA’DAN KOBİ’LER İÇİN YENİ SİGORTA

Alacak sigortası sistemi, bugüne kadar ne yazık ki belli büyük kuruluşlarca portföyün tamamına uygulanıyor olması, küçük ve riskli bulunmaları, yurtiçinde uygulanmaması ve yüksek prim oranları gibi nedenlerle KOBİ segmentinde yer alan firmalar tarafından kullanılamamaktaydı. Ancak Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından KOBİ’lerin teminatsız finansmana ulaşması ve KOBİ’lerin alacaklarını tahsil edememe riskine karşı korunması için alacak sigortasını yaygınlaştırmak amacıyla devlet destekli yeni model üzerinde çalışıldığı belirtilerek “Konjonktürel dalgalanmaların olduğu dönemlerde piyasada güven unsurunu pekiştirecek alacak sigortası, ticaretin kesintiye uğramadan devam etmesini sağlayacaktır” denildi. Uygulamaya ilişkin detaylar yazımızın verildiği 23 Mayıs tarihine kadar netleşmemiş olmakla birlikte, Türkiye’de KOBİ ölçeğinde tecrübesi ve portföyü en geniş kamu bankası Halk Bankası A.Ş.’nin iştiraki Halk Sigorta’nın KOBİ’lere yönelik sigortacılık ürünlerinde önemli bir portföye sahip olması nedeniyle bu organizasyonu yönetmek üzere görevlendirilmiş olduğu biliniyor.

                     ALACAK SİGORTASININ BAŞARILI OLMASI İÇİN NE YAPILMALI?

Ortaya konulmuş olan bu projenin önemli olduğunu düşünmekle birlikte bu konunun uzmanı olarak sistemin başarıya ulaşabilmesi için bilgi paylaşımının sınırlı olduğu piyasada merkezi risk takip kuruluşu çatısı altında işletmelerin, tüm bankalardan ve diğer bilgi kaynaklarından elde edilen veriler ile objektif skorlamalarının yapılarak analiz, tahsis ve fiyatlama sisteme hız kazandırılmasının yerinde olacağını düşünüyorum. Bu sistem risk bazlı fiyatlamalar ile daha uygun maliyetler ile alternatif kaynaklara KOBİ’lerin ulaşabilmesini temin ederken ayrıca daha sonra alternatif finansman yöntemi olarak KOBİ’lerin finansman bonosu ihraç edebilmesi için de kullanılabilecektir.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

yazici@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

Site Haritası