Merkez Bankası, FED’i gözlüyor…

Merakla beklenen ve hakkında tahminlerin adeta havada uçuştuğu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikaları Kurul (PPK) toplantısı sona erdi. Bir haftalık repo faiz (politika faizi) oranını açıklayan yeni Başkan Murat Uysal ve ekibi beklentilere yakın bir faiz indirimi gerçekleştirdi. Piyasaları ve USDTRY paritesini sarsabilecek hareketlerden kaçınan TCMB, politika faizini 425 baz puan aşağıya çekerek %19.75’e indirdi.

Mehmet Cihat Altay yazdı…

Ağustos 2018’de yaşanan kur şoku ve arkasından yükselen enflasyon sonucunda TCMB, Eylül 2018’de politika faizini 625 baz puanlık artış ile %24’e yükseltmişti.  Eylül 2018’den bu yana sabit tutulan politika faizi, son günlerde enflasyon oranının %16’nın aşağısına da çekilmesiyle (%15.72) tekrar gündem olmaya başlamıştı. Dün gerçekleştirilen 425 baz puanlık politika faiz indiriminin, son 4,5 yılın ilk faiz indirimi ve yine son 17 yılın ise en yüksek faiz indirimi oranı olduğunu belirtelim. 25 Temmuz öncesine kadar politika faiz oranının, güncel ve yıl sonu beklenen enflasyon oranının ilk defa bu kadar üzerinde olduğuna şahit olduğumuz bir dönem yaşadık.

                                                        FAİZLERİN DÜŞMESİ GEREKLİYDİ

Güncel enflasyon oranını ve gelecek yıl beklenen enflasyon oranını düşündüğümüzde faizlerin düşmesinin zaten gerekli olduğu ve mevcut finansal ortamın buna uygun olduğu biliniyordu. Yapılan çeşitli anketlerde 250-350 baz puan civarı bir indirim bekleniyordu ki yeni Başkan ile beklentilerin bir tık üzerinde gerçekleşen faiz indirimi paritede kısa süreli artışa neden olsa da dakikalar içerisinde faiz kararı öncesi seviyesinin de altına düştü. Piyasalar 425 baz puanlık indirimi sindirmiş ve normal karşılamış görünüyor. 800 baz puan faiz indiriminin bile konuşulduğu sırada 425 baz puan indirim uygulayan TCMB kararını verirken USDTRY paritesini de hesaba katmış görünüyor. Bu nedenle hem faizi indirip hem de piyasaları ürkütmeyen TCMB PPK toplantısının başarılı bir toplantı olduğunu söyleyebiliriz.

Faiz kararının paritedeki etkisinden ziyade TCMB tarafından yayınlanan raporun kurdaki düşüşte etkili olduğunu görüyoruz. Türk lirası risk priminin düşüşünü, paritenin son bir yılda yükselmesi sebebiyle ihracat noktasında rekabet gücünün artmasını ve Amerika ile Avrupa Merkez Bankalarının faiz indirme ile parasal gevşeme sinyalleri vermesi ile motive olduğunu belirten TCMB piyasadaki gelişmeleri ve enflasyon oranını yakından izleyeceğini belirtti. Gerektiği anda parasal sıkılaşmaya geri dönebileceğini belirten TCMB paritenin düşüşe geçmesine büyük oranda etki etti.

Faiz kararının hemen ardından 5.77’lere dayanan USDTRY şu sıralar ~%1.7 düşüş ile 5.67 seviyelerinde seyrediyor.

AVRUPA MERKEZ BANKASI’NDAN FAİZ KARARI

TCMB faiz kararının açıklandığı gün Avrupa Merkez Bankası (AMB) da faiz kararını açıkladı. AMB Başkanı Mario Draghi görevden ayrılacağı tarih olan Ekim 2019’dan önceki son para politikaları toplantısında faizleri 10 baz puan geriye çekme ve aynı zamanda parasal gevşeme politikalarına hız verme sinyalleri verdiği 25 Temmuz’daki toplası ile Euro’nun özellikle dolara karşı güç kaybetmesine neden oldu.

Avrupa’nın ve özellikle bölgenin imalat konusundaki lokomotifi olan Almanya’nın imalat PMI endeksinin 43.1 ile son yedi yılın en düşük seviyelerine inmesi, Avrupa enflasyon oranının %2 hedefinin çok aşağısında kalarak en son %1.3 olarak açıklanması AMB’yi kara kara düşündürüyor. Açık açık kur savaşlarının yaşandığına şahit olduğumuz bu dönemde Euro’nun dolara karşı daha da güç kaybetmesi ihracat noktasında büyük avantaj sağlamaya devam ediyor. Bu duruma Trump’ın her an bir twitler bile olsa müdahale edebileceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

Önümüzdeki hafta 31 Temmuz’da gerçekleşecek olan FED FOMC toplantısında politika faizinin muhtemelen 25 baz puan oranında indirilecek olması, Türk lirasını nefeslendirmeye devam ederek güç kazanmasına devam etmesine sebep olacak.

Tabi Trump’ın S-400 konusunda aceleci davranıp CAATSA yaptırımları hakkında bir aksiyona geçmesi USDTRY paritesinde dalgalanmalara sebep olabilir ki arada farklı sesler çıksa da ABD’nin bu konuda şimdilik ağırdan aldığını ve ılımlı hareket ettiğini söyleyebiliriz.

TÜRKİYE AVANTAJLI KÜRESEL DURUMDAN FAYDALANMALI

Dünyanın önde gelen ekonomileri teker teker parasal gevşeme ve faizleri indirme politikalarına yöneldi. Birçok ülke düşük enflasyon ve yavaşlayan ekonomileri sebebiyle düşük faiz modasına uymuşken, gelişmekte olan ülkelerden birisi olan Türkiye olarak sıcak parayı ülkemize hızlıca çekebilmeli ve bu avantajlı küresel durumdan olabildiğince faydalanabilmeliyiz. Özellikle geçtiğimiz Ağustos’ta yaşadığımız kur şoku sebebiyle %25’lere kadar tırmanan enflasyonun sert bir şekilde düşüşe geçmiş olması, faizi, USDTRY’yi yukarı yönlü dalgalandırmaya sebep olmadan %20 altına çekebilmemizi sağladı. Küresel piyasaların dolaylı olarak da olsa destek verdiği bir dönemden geçerken, USDTRY hatırı sayılır bir süre için nefesleneceği bir döneme girdi.

 

ÖNÜMÜZDE ALTIN DEĞERİNDE FIRSAT VAR

Önümüzdeki dönemde; 31 Temmuz ABD Merkez Bankası faiz kararı, Suriye’deki gelişmeler, Akdeniz’deki gerginlik ve Trump’ın S-400 konusunda atabileceği adımlar Türk lirasını yakından ilgilendiriyor.

Tüm siyasi ve ekonomik engelleri atlatmadığımız bir gerçek olsa da ülkece, gelişmek ve üretmek için güzel bir zamana adım atmış bulunuyoruz. Şanssız dönemlerin bizleri en hazırlıksız şekilde yakalayabildiğini göz önüne aldığımızda, bu fırsat dolu yaz döneminin ekonomimizi kalkındırmak için altın değerinde bir fırsat olduğunu bilmemiz ve her türlü yapısal/ekonomik önlemi almamız konusunda harekete geçmemiz gerekiyor.

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler