Milli derecelendirme şirketi kurmak ne getirir, ne götürür?

Birçok bankacı bile küresel oyuncu olacaksak böyle bir milli derecelendirme kuruluşuna ihtiyaç var diyerek ezbere cümleler kuruyorlar.    Kaldı ki derecelendirme kuruluşunun yereli olur, uluslararası olur ama asla millisi olamaz.

Birkaç haftadan beri Türkiye’de yerli ve milli bir derecelendirme kuruluşunun kurulacağı konusu tekrar tartışılmaya başlandı. Ancak konu gerçek içeriğinden ve yasal alt yapısından kopuk bir şekilde tamamen yanlış tartışılıyor.

Şimdi yapı itibariyle fiili hayatta ve Dünya’da üç türlü derecelendirme kuruluşu var: Yerel (yerli değil) derecelendirme kuruluşları (Local CRA), uluslararası derecelendirme kuruluşları (NRSRO- Nationally Recognized Statistical Rating Organization) ve Basel düzenlemelerinde yer alan dışsal derecelendirme kuruluşları (ECAI- External Credit Assessment Institutions).

Yerel rating kuruluşlarının lisansları, faaliyette bulundukları ülkelerin Sermaye Piyasaları Kurulu tarafından veriliyor ECAI’lerin lisansını da yine kuruldukları ülkelerin yetkilileri veriyor. Örneğin Türkiye’de ECAI’lerin bu yetkisini BDDK veriyor.

RATING KURULUŞLARININ LİSANSLARINI SADECE ABD VERİYOR

Uluslararası rating kuruluşlarının lisanslarını ise Dünya’da sadece ABD veriyor. Global tahvil piyasalarında ezici büyüklüğe sahip olmasının sağladığı üstünlükle uluslararası derecelendirme kuruluşu olabilmenin lisansı sadece ABD tarafından veriliyor. Dolayısıyla, tahvil piyasalarında ihmal edilebilecek kadar küçük bir payı olan Türkiye ve benzeri ülkelerin uluslararası bir derecelendirme şirketi kurmalarına ilişkin projelerinin olabilirliği pek mümkün gözükmüyor. Küresel tahvil piyasalarındaki ezici üstünlüğü ve rezerv para üreten ülke olma konumu nedeniyle Dünya’daki tüm uluslararası derecelendirme şirketlerinin lisansı ABD tarafından veriliyor. Şu anda Dünya’da sadece 10  uluslararası derecelendirmek şirketi var. Bunların tamamının lisansını ABD verdi. Dolayısıyla Türkiye’nin kuracağı derecelendirme şirketi, uluslararası bir derecelendirme kuruluşu değil, ancak yerel derecelendirme şirketi olacaktır.

 

U.S. Securities and Exchange Commission tarafından NRSRO olarak kayıtlı olan uluslararası derecelendirme kuruluşlarının listesi (*) Ofis Merkezinin bulunduğu ülke
1 A.M. Best Rating Services, Inc. U.S.
2 DBRS, Inc. U.S.
3 Egan-Jones Ratings Co. U.S.
4 Fitch Ratings, Inc. U.S.
5 HR Ratings de México, S.A. de C.V. Mexico
6 Japan Credit Rating Agency, Ltd. Japan
7 Kroll Bond Rating Agency, Inc. U.S.
8 Moody’s Investors Service, Inc. U.S.
9 Morningstar Credit Ratings, LLC U.S.
10 S&P Global Ratings U.S.
·  Nationally Recognized Statistical Ratings Organizations: Ulusal Olarak Tanınan İstatistik Derecelendirme Kuruluşları

                         YERELİ OLUR, ULUSLARARASI OLUR AMA ASLA MİLLİSİ OLMAZ

Kendisi uluslararası bir konumda olmayan bir kuruluşun Türkiye’nin uluslararası pozisyonlarında pozitif katkı sağlamasını beklemek anlamsızdır. Ancak konuyla alakası olmayanları bir kenara bırakır isek, birçok bankacı bile küresel oyuncu olacaksak böyle bir milli derecelendirme kuruluşuna ihtiyaç var diyerek ezbere cümleler kuruyorlar.    Kaldı ki derecelendirme kuruluşunun yereli olur, uluslararası olur ama asla millisi olamaz.

            TÜRKİYE İSTESE DE ULUSLARARASI NİTELİKTE BİR RATING ŞİRKETİ KURAMAZ

Şimdi ilk soru, Türkiye bu derecelendirme kuruluşlarından fiilen hangisini kurabilir, hangisini fiilen kuramaz?  Türkiye istese de uluslararası nitelikli bir derecelendirme şirketini kuramaz. Böyle bir amaçla yola çıkanların kuracakları tek şirket tipi yerel rating şirketi olacaktır.

İkinci soru: Mademki Türkiye ilk etapta uluslararası bir rating şirketi değil de sadece yerel rating şirket kurabiliyorsa ve şu ana kadar da 4 adet yerel derecelendirme şirketi kurmuş ise o zaman ilave olarak yeni bir şirket kurulumuna neden ihtiyaç duyuluyor? Şu anda SPK’nın lisans verdiği aşağıdaki tabloda yer alan 4 tane özel sermayeli yerel rating şirketi var. Ve bu şirketler 10 yıldan daha fazla bir süredir piyasada faaliyet yürütüyorlar.

Türkiye’de şu anda yerel olarak kurulmuş özel sektör sermayeli derecelendirme şirketleri varken, kamu öncülüğünde ilave olarak kurulacak yeni bir derecelendirme şirketi rekabet ortamını engelleyecektir: Kurulacak olan derecelendirme kuruluşu SPK ve BDDK lisanslı yerel bir kuruluş olacaktır. Halbuki şu anda özel kesim tarafından kurulmuş yerel SPK lisanslı 4 adet,

 

SPK Tarafından Lisans Verilen Derecelendirme Şirketleri
1 JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş.
2 Saha Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.
3 Kobirate Uluslararası Kredi Derecelendirme ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri A.Ş.
4 TURKRATING İstanbul Uluslararası Derecelendirme Hizmetleri

 

BDDK lisanslı ise 1 adet derecelendirme kuruluşu vardır.

 

BDDK Tarafından Yetkilendirilen Derecelendirme Şirketleri
1 JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş.

 BDDK lisanslı derecelendirme kuruluşlarının, bankaların SYR hesaplamalarına girdi temin edilecek faaliyet alanından dışlanıp, bu alanın kamu öncülüğü ve kontrolündeki derecelendirme kuruluşlarının tekeline bırakılması tam bir “crowding out effect “ hali oluşturacaktır: BBDK lisanslı derecelendirme kuruluşlarının vereceği “eşleştirilmiş derecelendirme notları”, bankaların SYR hesaplamalarında temerrüt olasılığı girdisi olarak kullanılacaktır. Yeni kurulacak olan derecelendirme kuruluşuna işte bu alan açılacaktır. Halbuki özel sermayeli derecelendirme kuruluşlarının desteklenmesi yerine, bu alanın kamu öncülüğü ve kontrolünde yeni bir derecelendirme kuruluşuna açılması, özel sektörün dışlanması sonucunu doğuracaktır.

             KAMU ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULAN HİÇBİR FİRMA BAŞARILI OLAMADI

Kamu kontrolü ve öncülüğünde kurulan derecelendirme şirketleri taraflı kuruluşlar olacağı için vereceği YP notlarının yatırımcılar nezdinde piyasa kabulü sağlanamaz: Türkiye’nin kuracağı ve lisans vereceği derecelendirme şirketi, vereceği notlar açısından yurtdışı piyasalarını ilgilendirmeyen ve sadece yurt içinde geçerliliği olacak olan kamu kontrolünde taraflı bir kuruluş olacaktır. Böyle bir kuruluş Türkiye’nin politik, transfer ve konvertibilite risklerini ölçebilecek objektiviteden yoksun olacağı ve yatırımcı için değil de sadece milli hislerle analiz yapacağı için uluslararası YP notları vermeyecek veya vereceği uluslararası YP notlarının yatırımcı nezdinde piyasa kabulü yok denecek kadar sınırlı olacaktır.

Kamu öncülüğü ve kontrolünde bir derecelendirme kuruluşu kurulmasına ilişkin Dünya’daki proje ve uygulamaların hiçbirisi başarılı olamamıştır: Derecelendirme şirketlerine bağımlılığı bitirmek gayesiyle Fransa, Japonya, Rusya, Çin, Hindistan, Malezya, Endonezya, Tayvan, Filipinler, Tayland, Karayipler ve Bahreyn gibi birçok ülkede kamusal kredi derecelendirme kuruluşları oluşturulmak istendi. Ancak bu ülkelerin hiçbirinde başarılı olunmadı. Bizzat Avrupa’da “Avrupa Kredi Derecelendirme Kuruluşu” adı altında bir proje uzun süre tartışılmış olmakla beraber sonradan vazgeçildi. Rusya ve Çin’deki kamu sermayeli kuruluşların hiçbiri etkinlik kazanamadı.

                                        TARTIŞMALAR, KOPUK ŞEKİLDE YAPILIYOR

Türkiye’de yerli ve milli bir derecelendirme kuruluşunun kurulacağı konusu gerçek içeriğinden ve yasal alt yapısından kopuk bir şekilde tamamen yanlış tartışılıyor. BDDK ve Bankalar Birliği öncülüğünde kurulmak istenen yapı Local CRA ve NRSRO değil yeni bir yerel ECAI şirketi kurmaktır. SYR hesaplamalarında bankalar tarafından esas alınacak temerrüt olasılıklarını bu şirket hesaplayıp bankalara verecektir. Yani bu kuruluş ülke notu vermeyecektir.

Türkiye’de çok sayıda banka SYR hesaplamalarında JCR Eurasia Rating’in derecelendirme notlarını kullanacaklarını yazılı olarak beyan etmiş olduklarını biliyoruz. Buna rağmen bu kuruluşun notları eşleştirilmedi.

BASEL’e göre bankalar karşısında bağımsızlık koşullarını sağlayamayan bir kuruluşun notları, SYR hesaplamalarında girdi olarak kullanılmaz. Üzerinde politik baskıların hep var olacağı dikkate alınırsa, BASEL kriterlerini kategorik olarak sağlayamazlar. KKB nezdinde kurulacağı belirtiliyor. Halbuki Basel dokümanlarında “Dışsal” Derecelendirme kuruluşları deniliyor. “İçsel” derecelendirme kuruluşu denilmiyor. BDDK, Banklar Birliği, KKB ve bankaların dahil olacağı derecelendirme kuruluşları “dışsal” değil, “içsel” olacaktır. Bu da Basel düzenlemelerine göre uygun değildir.

                              KULLANILAN NOTLARIN BAĞIMSIZLIĞI NASIL SAĞLANACAK?

Bankaların, Bankalar Birliği’nin ve BDDK’nın kontrolünde (denetiminde demiyorum) olacak bir rating kuruluşu, bankaların SYR hesaplamalarında kullanacakları notların bağımsızlığı nasıl sağlanacaktır?  Halbuki BDDK sadece düzenlemek, gözetlemek ve denetlemekle mükellef olmalıdır.

Türkiye’de şu an itibariyle ECAI olarak JCR Eurasia Rating BDDK tarafından yetkilendirilmiş olduğu halde bu kuruluşa ilaveten yeni bir ECAI yetkisine sahip derecelendirme kuruluşu kuruluyor.

Orhan ÖKMEN

JCR EURASIA RATING Başkanı

okmen@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası