Yabancı yatırımcılar, hisse senedi alır mı?

Oldukça cazip fiyatlara gelen hisse senetlerinin yabancının ilgisini çekebilir. Aynı şekilde tahvil faizlerinin de geldiği seviyeler yabancıların ilgisini çekebilir. Eylül ayı sınırlı da olsa TL varlıklar için genel bir toparlanma ayı olabilir. Ancak volatilitenin ay içinde devamı bekleniyor.  

Ağustos ayında TL varlıklarda sert dalgalanmalar yaşandı. Global piyasalarda gelişmekte olan para birimlerinin değer kaybının yanında yurt içinde seçimlerin ve yönetim sistemi değişikliğinin belirsizliğinin ve beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisinin etkisi ile TL varlıklarda artan volatilite, Ağustos ayında ABD ile yaşanan rahip krizinin etkisiyle sert bir şekilde yükseldi. ABD’nin adalet ve içişleri bakanına yaptırım kararı almasının yanında Türkiye’den ithal edilen demir-çelik ve alüminyum ürünlerinin vergisini artırması dalga boyunun yükselmesine neden oldu. TL, ay içinde %40 geçen değer kaybına maruz kalırken, TL’deki volatilite tarihi en yüksek seviyesine çıktı. BIST ise aya 97.000 seviyeleri üzerinde başlarken, ABD ile ilişkilerin bozulması ve döviz kurlarındaki sert yükselişin de etkisiyle 84.600’lü seviyelere kadar gerileyerek Ocak 2017 seviyelerini test etti. Ancak TL’deki sert değer kaybına rağmen özellikle sanayi şirketlerinin dönem itibarı ile karlılıklarını sürdürmesinin etkisiyle BIST’teki satışlar diğer TL varlıklara göre kısmen zayıf kaldı ve ay sonuna doğru BIST kayıplarını büyük oranda geri aldı. BIST Ağustos ayını %4’ü aşan kayıpla kapatırken, bankacılık endeksi güçlü negatif ayrışarak %18 üzeri düşüşle ayı tamamladı. Sanayi endeksi ise özellikle endeks ağırlığı yüksek olan şirketlerin güçlü gelen karların etkisiyle pozitif ayrışarak ayı %4’e yaklaşan yükselişle kapattı. BIST yurtdışı borsalara göre yüksek yüksek iskonto ile işlem görmesi ve güçlü gelen şirket karlılıklarının desteğiyle diğer TL varlıklara göre güçlü görünüm sergilemeye devam etti. Ağustos ayında TL varlıklar güçlü negatif ayrışmaya devam ederken, gelişmekte olan ülke piyasaları da gelişmiş ülke piyasalarından negatif ayrıştı. Ağustos ayında ABD borsaları yeni zirveler test ederek yükselişine devam etti. Powell’in Jackson Hole’da yaptığı güvercin açıklamalar ay sonuna doğru global piyasalardaki risk alma iştahını tekrar yükseltti.

                                           TL’DEKİ DEĞER KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN TEDBİRLER AÇIKLANDI

Ağustos ayında TL’ye yönelik spekülatif atak sonrası ekonomi yönetimi, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak koordinasyonunda BDDK, TCMB ve SPK, TL’deki değer kaybını önlemek için bir dizi tedbir açıkladı. BDDK bankaların, TL satıp karşılığında döviz aldığı swap işlemlerinde limiti yasal öz sermayelerinin önce %50’si sonrasında ise %25’i olarak sınırlandırdı. Bu adımlarla birlikte sert yükselen döviz kurlarında hızlı bir gerileme yaşandı. TCMB’de arka arkaya bir dizi karar alarak finansal istikrarı ve piyasalardaki likidite ihtiyacını karşılayacaklar adımlar attı. TCMB piyasalardaki likidite sıkışıklığını gidermek için TL zorunlu karşılıkları tüm vadelerde 250 baz puan, yabancı para mevduat dışı diğer yükümlülükleri de 400 baz puan indirdi. TCMB bankalara ihtiyaç duydukları tüm likiditenin sağlanacağı belirtirken, TL işlemler için kullanılacak döviz depo limiti 7,2 milyar €’dan 20 milyar €’ya yükseltti. Bankaların döviz deposu almak üzere kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar ABD doları seviyesindeki mevcut limitlerinin gerektiğinde artırılabileceği belirtildi. Ayrıca TL’yi savunmak için TCMB haftalık repo ihalesi açmayarak, fonlamasını gecelik vadeye (%19,25 faiz oranı olan üst banda) yönlendirdi. Böylece TCMB üstü örtülü bir faiz artırımı yapmış oldu. Bu uygulama 13 Eylül PPK toplantısında TCMB’nin faiz artışına gideceği beklentilerini kuvvetlendirdi. Ancak bu artış yapılırken zaten yavaşlaması beklenen büyümeye sekte vurmayacak optimal bir oranda artış yapması gerekir. Alınan kararların etkisi ile TL’deki sert değer kaybı momentum kaybederken piyasalar ilk şokun arkasından sakinleşemeye başladı. Ay içinde 5 yıllık Türkiye CDS’leri 542 puan ile son yılların en yüksek seviyesine yükselerek TL varlıklara ilişkin risklerin çok güçlü olduğuna işaret etti. Alınan tedbirler sonrası CDS’ler bir miktar gevşese de mevcut seviyeler orta vade için TL varlıklardaki güçlü risk algısının ve sistematik risk fiyatlamasının devam ettiğine işaret ediyor. Alınan tedbirlere rağmen momentum kaybetse de TL üzerindeki satış baskısı ve değer kaybı devam ediyor. TL’deki oynaklığın devam etmesi durumuna hem faizler hem de BIST’te dalgalı seyrin önümüzdeki aylarda devam etmesi bekleniyor. TL’nin stabil olması ve değer kazanma sürecinin başlaması durumunda faizlerde hızlı bir geri çekilme, BIST’te ise bankalar öncülüğünde güçlü tepki yükselişi oluşması bekleniyor.

MOODY’S, TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTUNU DÜŞÜRDÜ

TL’de oluşan değer kaybı sonrası aynı günde hem S&P, hem de Moody’s Türkiye’nin kredi notlarını düşürdü. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu “Ba2″den “Ba3″e düşürürken, görünümünü ise “negatif” olarak belirledi. Söz konusu not seviyesi yatırım yapılabilir seviyenin 3 kademinde altında olup, görünümün negatif olması 6-18 ay arasında bir not indirimi riskinin olduğuna işaret ediyor. Bu not seviyesi tahvillerin anapara ve faiz ödemelerinde sadece ılımlı bir korumaya sahip olduğunu anlamına gelmektedir. S&P ise “BB-“ olan uzun vadeli döviz cinsi notumuzu “B+”ya düşürürken, görünümü ise “Durağan” olarak belirledi. S&P’nin mevcut notu yatırım yapılabilir seviyenin dört kademe altında olup, tahviller için genel olarak zayıf olduklarına ve geri ödemelerde riskin fazla olduğunu anlamı taşıyor. TL varlıklar not indirimi öncesinde zaten çok güçlü negatif ayrıştığı için kararların fiyatlar üzerinde etkisi olmadı. Fitch ise Türkiye’de ekonomik görünümün kötüleştiğini, TL’deki düşüşün hızla durdurulması gerektiğini söyledi. Fitch’in Türkiye için not değerlendirmesi, Aralık ayında ve BB (yatırım  yapılabilir 2 kademe altı) olan mevcut kredi notu için görünüm negatifte bulunuyor. Yaşanan gelişmeler sonrası Fitch’in de kredi notunu Aralık’ta düşürmesi bekleniyor.

Ağustos ayında TL’nin hızla değer kaybetmesi, Dolar/TL kurunda arka arkaya rekorların kırılmasına sebep oldu. Spekülatif ataklarla ay içerisinde 7.0’nin üzerine çıkan kur, arka arkaya atılan adımlarla bir miktar sakinlese de yukarı yönlü hareketine devam etti. Fiyatların teknikten ziyade beklentilerle yön bulduğu şu dönemde, önceki görülen zirveler direnç olarak hedeflenebilir. 13 Ağustos piyasa açılışında görülen 7.10, ki bu farklı platformlarda farklı rakamlar olarak yazılabilir, dolar kuru için önemli direnç seviyesi olarak izlenebilir. Eylül ayında kurun yönünü belirleyecek olan yurt içi ve yurt dışı birçok gelişmeler bulunuyor. FED’in faiz artışı yapmasına kesin gözle bakılan bu ay, TCMB’den piyasayı tatmin edecek bir faiz artışı gelmesi durumunda kurda hızla gevşeme görülebilir. Aksi bir durumda ise yeni zirveler test edilebilir. Faiz artışının kısa vadeli çözüm olmasından ötürü yeni açıklanacak olan orta vadeli plan da kurun ateşinin sönmesi için önem arz ediyor. Olası geri çekilmelerde 6.15 ve 5.70 seviyeleri takip edilebilir.

                                                             GÜÇLÜ DOLAR ETKİSİ SÜRECEK Mİ?

Geçtiğimiz ay 1.13’e kadar düşen parite, ay sonunda kayıplarının tamamını geri aldı. FED tarafındaki beklentiler ve Trump’ın FED ile ilgili açıklamaları sonrası gerileyen doların etkisiyle yükselen EURUSD kurunda 1.18 seviyesi hedeflenebilir. Fakat ticaret savaşlarının devam etmesi ve Euro Bölgesinden gelebilecek olan olumsuz haberler paritenin yükselmesini engelleyebilir. Bu durumda 1.1575 ve 1.1430 seviyeleri destek olarak izlenebilir.

Üst üste 5. ayını da düşüşle kapatan altın ons fiyatı 1.200 dolar bölgesinde tutunmaya çalışıyor. Güçlü doların etkisiyle Ağustos ayında 1.160’a kadar gerileyen emtia için 1.200 kritik nokta olarak görülüyor. Bu noktanın üzerinde kalması durumunda alımların tekrar artması beklenebilir. Bu durumda 1.240 ve 1.290 seviyeleri satışların gelebileceği direnç noktaları olarak takip edilebilir. Küresel çapta yaşanan ticaret savaşlarının da etkilerinin görüldüğü sarı metalde Eylül ayında da ABD’deki yeni gelişmeler takip edilecek. Güçlü dolar etkisinin devam etmesi durumunda 1.160 ve 1.105 seviyeleri destek olarak belirlenebilir.

                                                     FED, FAİZ ORANLARINI ARTIRACAK MI?

Eylül ayında yurtdışında en önemli gündem FED’in faiz kararı olacak. FED’in Eylül’de faizleri 25 baz puan daha artırarak %2,00-2,25 aralığına yükseltmesi %95 olasılıkla fiyatlandırılıyor. Asıl önemli olan FED’in projeksiyonları olacak. Trump’ın FED faiz artışlarına yönelik eleştirisi sonrası FED başkanı Powell’in Jackson Hole toplantısında faiz artışlarının kademeli devam ettirileceği mesajı Aralık ayında FED’in faiz artışı yapmayabileceği şeklinde değerlendirildi. Şuan Eylül sonrasında Aralık ayında bir 25 baz puan da faiz artış olasılığı %60 olarak fiyatlanıyor. FED’in faiz kararı sonrası Aralık ayında bir faiz artışına işaret etmesi ya da 2019 için faiz artışı öngörü sayısını artırması piyasalar tarafından negatif algılanacaktır. Özellikle Ağustos ayı sonlarına doğru Powell’in güvercin açıklamaları ve Dolar endeksindeki (DXY) düşüşle toparlanama çabası içinde olan EM’lerde satış baskısı tekrar artacaktır. Başka bir ifadeyle EM’ler negatif ayrışmaya devam edecektir. FED’in ve Powell’in yumuşak mesajlar vererek güvercin bir mesaj vermesi durumunda ise EM’lerdeki toparlanmanın güç kazanması ve TL varlıkların da bundan pozitif yönde faydalanması bekleniyor. Her ne kadar gündemden düşse de ticaret savaşı tartışmaları piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir.

TL açısından en önemi konu, TCMB’nin faiz kararı olacak. TCMB’nin Eylül toplantısında faiz artırımına gideceği beklentisi kuvvetleniyor. Ancak büyümedeki yavaşlama nedeniyle yüksek bir faiz artışı beklenmiyor. TCMB’nin faiz artırımına gitmemesi durumunda ise TL’deki dalgalanmanın devam etmesi beklenmelidir.

                                                    MERKEZ BANKASI FAİZLERİ NE KADAR ARTIRACAK?

Yurtiçinde en önemli gündem ABD ile ilişkileri ve Rahip Brunson krizine ilişkin gelişmeler takip edilecek. İki ülke yetkilileri arasındaki diyalog devam ediyor. Olumlu adımların gelmesi durumunda son dönemde sert değer kaybına uğrayan TL’de hızlı bir değerlenme süreci oluşması ve diğer TL varlıkların güçlü bir performansı ile önceki aylardaki kayıplarını telafi etmeye çalışması bekleniyor. Aksine krizin derinleşerek devam etmesi TL varlıklardaki güçlü negatif ayrışmayı ve oynaklığı devam ettirecektir. Ekonomik tarafta Eylül ayında yeni açıklanacak orta vadeli planın yerini alacak olan yeni yol haritasına ilişkin ayrıntılar takip edilecektir. Ekonomik veri tarafında son dönemde ciddi bozulma yaşanan enflasyon verileri önemli olacaktır. TL açısından ise, en önemi konu TCMB’nin faiz kararı olacaktır. TCMB’nin Eylül toplantısında faiz artırımına gideceği beklentisi kuvvetleniyor. Ancak büyümdeki yavaşlama nedeniyle yüksek bir faiz artışı beklenmiyor. TCMB’nin faiz artırımına gitmemesi durumunda ise TL’deki dalgalanmanın devam etmesi beklenmelidir. İkinci çeyrek büyüme verileri takip edilecek diğer ekonomik gelişmeler olacaktır.

                                                               AB İLE YAKINLAŞMA BAŞLADI

ABD ile ilişkiler gerilirken, son dönemde AB ile yakınlaşma dikkat çekiyor. AB ile ilişkilerin tekrar güçlenmeye başlaması TL varlıklar üzerinde negatif baskıyı kısa vadede tersine çevirerek pozitif bir katalizör olabilir. Yurtiçi piyasalar için Eylül ayındaki önemli risklerden biri de Suriye’deki gelişmeler ve jeopolitik riskler olacaktır.

                                          HİSSE SENETLERİ, YABANCI YATIRIMCILAR İÇİN CAZİP FİYATLARDA

Eylül ayında TL varlıklardaki dalgalanmanın devam etmesi bekleniyor. Ancak BIST’in diğer TL varlıklara göre güçlü görünümü devam ettirebilir. BIST’te toparlanma çabası ve tepki alımlarının Eylül ayında devamı bekleniyor. Güçlü gelen şirket karlılıklarının desteği, global risk iştahındaki canlanma ve değerleme olarak BIST’in yurtdışı borsalara göre oldukça cazip değerlemelerde olması nedeniyle Eylül ayında tepki alımları devam edebilir. Endeksin ay içinde 86.000-103.000 arasında geniş bir bantta dalgalanması bekleniyor. Ay içinde endekste yeniden satış baskısıyla kısa vadeli dip seviyelere doğru yönelim olsa da Ağustos ayında olduğu gibi endeksin kayıplarını hızla telafi ederek Eylül ayını pozitif getiriyle kapatmasını yüksek olasılık olarak değerlendiriyoruz. TL’deki oynaklığın durulması ve stabilize olması durumunda BIST’te daha güçlü tepki alımları oluşması bekleniyor. Aksine TL’deki değer kayıplarının derinleşmesi durumunda BIST güçlü görünüm sergilese de panik satışlarıyla Eylül ayında olduğu gibi yeni dip seviyeler test edileme risk ortaya çıkacaktır. Olası yeni dip denemelerinin kısa ve orta vadeli alım fırsatı olacağını düşünüyoruz. Oldukça cazip fiyatlara gelen hisse senetlerinin yabancının ilgisini çekebilir. Aynı şekilde tahvil faizlerinin de geldiği seviyeler yabancıların ilgisini çekebilir ve Eylül ayında tahvil faizlerinde güçlü bir gevşeme görebiliriz. Eylül ayı sınırlı da olsa TL varlıklar için genel bir toparlanma ayı olabilir. Ancak volatilitenin ay içinde devamı bekleniyor.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.