Son Haberler

2016 yılı ilk yarısında büyüme performans

Tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türk ekonomisi, 2016 yılının ilk yarısında yüzde 3,9 oranında büyüdü. Büyüme hızının yavaşlamasında, tarım sektöründeki daralma etkili oldu.

2016 yılının ikinci çeyreğinde büyüme oranı yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. Böylece yılın ilk yarısında büyüme hızı da yüzde 3,9 düzeyine geriledi. İkinci çeyrek büyüme hızı ilk çeyreğin altında kalarak yılın tamamına dair hedeflere ulaşılmasında ikinci yarı performansının önemini artırdı. Bunun yanı sıra, döviz kurlarında görülen istikrar çerçevesinde ABD doları bazında büyüme hızı da yüzde 0,4 oldu.

Sektörler itibarıyla analiz yapılacak olursa, öncelikle tarım sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2016 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla yüzde 1’lik azalış dikkat çekti.

Sanayi sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2016 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla yüzde 3,9’luk artışa işaret ederken; hizmet sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değerinde, 2016 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla yüzde 3,6’lık artış yaşandı.

TARIM SEKTÖRÜ DARALDI

Bu veriler aydınlığında büyüme hızının yavaşlamasında, tarım sektöründe görülen daralmanın etkili olduğunu belirtmek mümkün.  Ancak, sanayi ve hizmet sektörlerinde görülen büyüme hızlarının da 2016 yılı hedeflerinin altında kaldığı dikkat çekiyor.

Harcamalar yöntemiyle milli gelir değişimleri incelendiğinde hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 5,2 ve devletin harcamalarının da yüzde 15,9 artmış olduğu görülüyor. Bu iki önemli bileşende görülen artış oranları yurtiçi talepte görülen nispi canlılığa işaret ediyor. Ancak, yatırım harcamalarının artışının izlendiği gayrisafi sabit sermaye oluşumunda ise yüzde 0,6 daralma görülmektedir. Söz konusu eğilim makroekonomik büyüme hızının umulan seviyelerin altında kalmasına neden oluyor.

 

DIŞ TİCARETİN, BÜYÜMEYE ETKİSİ NEGATİF

Dış ticaretin büyümeye katkısı incelendiğinde ise negatif bir görünüm ortaya çıkıyor. Dış talebi oluşturan ihracatın artış hızı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,2 olarak gerçekleşerek büyüme hızına pek katkı yapamadı. İthalatın artış hızı ise yüzde 7,7 olarak gerçekleşti. Bu bağlamda, net dış ticaretin makroekonomik büyüme üzerindeki etkisi negatif oldu. Türkiye ekonomisinin yapısal özelliklerinden biri olan dış ticaret açıklarının büyüme bağlamında da olumsuz etkisi dikkat çekiyor.

İkinci çeyrek büyüme verileri bir bütün olarak ele alındığında 2016 yılı büyüme hızının yüzde 3 dolaylarında gerçekleşme olasılığı dikkat çekiyor. Her ne kadar iç talebin bileşenleri göreceli olarak daha iyi bir performans sergilese de özellikle yatırım harcamalarında görülen durağanlık olumsuz bir gösterge olarak değerlendirilmelidir.

İÇ TALEPLE BÜYÜME ZOR

Bilindiği üzere, yatırım harcamaları hem cari dönemde talep yaratmakta hem de gelecek dönemlerdeki üretim kapasitelerini genişletiyor. Bu olumlu yanlarıyla kritik önemi haiz olan yatırımların durağan olması geçmiş dönemlerde görüldüğü gibi Türkiye ekonomisinin büyüme eğilimini sınırlandırıyor. Benzer bir biçimde, net dış ticaretin de büyüme eğilimine olumsuz katkıda bulunması dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artabilmesi doğrultusunda yapısal ekonomik sorunlarının çözümüne yönelik iktisat politikalarına ağırlık verilmesi gerekiyor.  Başka bir ifadeyle, genişletici nitelikte maliye politikası ve gevşetilen para politikalarıyla desteklenecek iç talebin büyüme hızını beklenen seviyelere ulaştırması mümkün olmayacaktır.

Kaynak: TÜİK.

Doç. Dr. Ertuğrul KIZILKAYA

kizilkaya@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası