Son Haberler

ALTINA DAİR Yastıkaltında 2 bin 819 ton altın var

Finansal krizle birlikte, altına ilgi tekrar artmaya başladı. Yatırım aracı olarak çok ciddi talep görüyor. Bu ilgi sadece tasarrufçu tarafında kalmadı. Ekonomi yönetimlerini ve merkez bankalarını da etkiledi. Birden bire dünyada ve ülkemizde altına olan yöneliş ve talep çok ciddi boyutlarda arttı. 2009‘ da ons fiyatı 1.300 dolar olan altın, aradan üç yıl geçmeden 1.750 dolara yükselerek ne denli bir taleple karşılaştığını gösterdi.

Altın başlı başına para birimi
Amerikan Merkez Bankası(FED) ve Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme kararları en çok altın fiyatlarını tetikliyor. Deutsche Bank analistleri, altının artık dolara karşı yükselen, sıradan bir emtia değil, başlı başına bir para birimi olduğunu ifade ediyor. Artık rezerv kabul edilme anlamında ve kriz sorunlarıyla baş etmede, altının önümüzdeki süreçte ciddi bir fonksiyon üstleneceğini ifade edebiliriz.

Geleneksel servet biriktirme aracı
ülkemizde de altının rolü ve önemi yüzyıllardır bilinmekte olup, piyasası da sürekli bir gelişim içinde. Geleneksel olarak servet biriktirme ve koruma aracı olan altın, 1995 yılında kurulan İstanbul Altın Borsası ile finans piyasamıza önemli bir yatırım aracı olarak katıldı. önümüzdeki yakın dönemde de Borsa İstanbul bünyesine katılacak olan Altın Borsası, daha fonksiyoner ve daha etkin bir zemine kavuşmuş olacak.

Yastıkaltında 115 milyar dolar
Altının ekonomik faaliyetlerdeki önemi ve fonksiyonunun artmasıyla birlikte, geleneksel altın tasarruflarının ekonomiye kazandırılması için kamu otoritesinin gündeminde daha fazla yer almaya başladı. Bu çerçevede, Merkez Bankamız bu yıl Ekim ayında yayınladığı Finansal İstikrar Raporu’nda, Türkiye’deki yastıkaltı altın stoğunu tahmin eden bir çalışma yayımladı. Bu çalışmaya göre; 1984 yılından öncesi sıfır kabul edilerek, 28 yılda Türkiye’nin altın stoğunun 2 bin 819 ton olduğu tahmini yapıldı. Stoğun parasal karşılığı 115 milyar dolar. Diğer yandan, yastıkaltı altın miktarının ve tutarının Merkez Bankası tahmininin en az iki katıdır diyen tahminler olduğunu da belirtmiş olalım.

Kayıt dışılık ve yastıkaltı bir gerçeklik
Bilindiği üzere, ülkemizde altın tasarrufları büyük oranda kayıt dışıdır. Biz bu kayıt dışılığı yastıkaltı sözcüğü ile ifade ediyoruz. Altın borsası, darphane, kuyumculuk ve mücevherat piyasasının oluşturulması ve çalışıyor olması, maalesef kayıt dışılığı büyük oranda engelleyemedi. Kayıt dışılık ve yastıkaltı bir gerçeklik.

Altın için bankalar devrede
Ciddi anlamda tasarruf açığı çektiğimiz ve cari açığımızın finansmanında zorlandığımız bir dönemde; ekonomi yönetimi, yastıkaltı altın tasarruflarını ekonomiye kazandırma gayreti çerçevesinde; kayıt dışılığın hiç olmadığı bankacılık sektörünü devreye soktu. Bankaların altın alım satımı yapabileceğini, altın mevduat hesabı açabileceklerini ve altın üzerine her türlü yatırım fonu oluşturabileceklerini mümkün hale getirdi. Ayrıca, Merkez Bankası altını kayıtlı ekonomiye kazandırmaya destek ve teşvik sağlama amacıyla, 2011 Ekim ayından bu yana TL zorunlu karşılıkların yüzde 30‘una kadar olan kısmını altın olarak tesis etme imkânı sağladı.

Altın hesapları 170 tona ulaştı
Yukarıda bahsettiğimiz yönlendirme ve teşvikle, bankalarımız altın tasarruflarını artırmada ciddi kampanyalar başlattı. Son bir yılda bankalardaki altın hesapları 170 tona ve 16 milyar liraya ulaşmış durumda. Yine Merkez Bankası’nın altın rezervi de 2011 sonundaki 5.2 milyar liradan, Kasım 2012 sonunda 18.2 milyar liraya ulaşarak çok ciddi bir sıçrama yapmış oldu.

Görüldüğü gibi, altının kayıtlı ekonomiye kazandırılmasında; sağlıklı ve geliştirilebilecek bir yapı oluşturuldu. Bu yapının ilave önlem ve teşviklerle desteklenmesi sağlanmalıdır.

Neler yapılmalıdır?

Bankacılık otoritesi BDDK, Merkez Bankası, Altın Borsası, sektör temsilcileri ve bankalar sık sık bir araya gelerek oluşturulan mekanizmayı geliştirmeye ve sağlamlaştırmaya çalışmalı.

Burada sistemin geliştirilmesi hususunda birkaç öneride bulunmak isteriz:

1- Türk lirası karşılık için uygulanan yüzde 30 altın kabul oranı TL için uygulanan yüzde 60 döviz kabul oranının seviyesine çıkarılabilir. Merkez Bankamız istediğinde rezervdeki altını dövize dönüştürebilir. Böylece bankaların topladığı daha çok altını kabul etmiş olur.

2-Bankaların açtığı altın mevduat hesaplarına tahakkuk ettirecekleri gelirlere gelir vergisi muafiyeti uygulanabilir.

3-Topluma bankaların evlerinden daha güvenli ve kârlı olduğunu gösterecek kampanyalara ihtiyaç var. Altını bankaya koymanın ekstra getirisi olmalı.

önümüzdeki yakın gelecekte, altındaki yastık altının ekonomiye kazandırıldığı ve ekonominin finansmanında etkin bir şekilde kullandırılarak hem tasarrufçuya, hem de ülke ekonomisine katkı sağlandığını görmek dileği ile.

Osman AKYüZ

Türkiye Katılım Bankaları Birliği
Genel Sekreteri

akyuz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası