Son Haberler

Avrupa bir arada olma mücadelesi veriyor

Avrupa ülkelerinin bir birine tutunarak ayakta kalma çabası ve ekonomik durgunluk, işsizlik ve finansal krizinden çıkma mücadelesi sürüyor. AB bu krizden hangi politikaları izleyerek çıkacak? ABD ne kadar yanında olacak?

Yunanistan’da yapılan seçimlerin ortaya çıkardığı durum ve İspanya’ya yapılan acil yardımlar ve genel gidişat Avrupa Birliği ülkelerinin son yıllarda yaşadığı dramatik ekonomik ve finansal krizin henüz bitmediğini gösteriyor. özellikle, EUROZONE ülkelerin kendilerini ciddi bir durgunluk sarmalının içinde ve çözümsüzlük noktasında görmeye başladılar. Uluslararası finans kuruluşlarının sunduğu ‘austerity’ ekonomik paketleri veya reçeteleri çaresizce kabul ederek, halk diliyle kemer sıkma politikalarıyla yüzleşmek zorunda kaldılar.

Tüm bu gelişmeler Yunanistan’ın çalışmama ve üretmemeye dayalı, kamu lüksünden vazgeçmek istemeyen sendikal ve örgütlü direncin ekonomik realitelerle çatışan görüntüsüne neden oldu. Yıllarca AB’nin İrlanda ile birlikte yüksek kamusal desteği ile beslenmeye ve bir nevi altyapı projeleriyle AB kaynaklarını sınırsızca sömürerek tembelliğe alıştırılmış İspanya’nın hazin çöküşünün bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi ise Sosyalist Başkan FRANCOIS HOLLANDE’ın Fransa da Başkanlığı kazanması ‘Büyüme-Odaklı Ekonomik Politikaların’ bir umut olarak yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bununla beraber burada ki kritik soru bu yeni ekonomik tercihin gerek finansal alt yapısının gerekse politik boyutunun uygulanma kabiliyetinin olup, olmadığı. Bu bağlamda, en gerçekçi yaklaşımı belki de İtalya’nın hem ekonomi ve finans bakanı hem de Başbakanı olan MARİO MUNTİ ortaya koydu. İtalya’nın ekonomist Başbakanına göre Avrupa‘nın bir numaralı sorunu işsizlik. Dolayısıyla, işsizlikle mücadeleye yönelik ekonomik politik programlar ve çözüm arayışları ilk etapta ön plana çıkartılmak zorunda.

Bu noktada, Avrupa’nın en yumuşak karnı Güney Avrupa ülkeleri. Nüfus içinde genç işsizlerdeki önlenemeyen artış Güney Avrupa ülkelerine kayıp nesil yani LOST GENERATION olarak dönmekte. örneğin, bugün itibariyle (2012) İspanya ve Yunanistan da 18-24 yaş arası nüfusun %50 si işsiz. Bu oran İtalya ve Portekiz de genç nüfusun %30’na tekabül ediyor. Burada esas analiz edilmesi gereken husus, genç işsizliğin genel anlamda başta Güney Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm Avrupa Birliği ülkeleri üzerinde yapacağı sosyal ve ekonomik tahribat.

Bu itibarla, Güney Avrupa ülkelerine önerilecek her türlü ekonomik paketin içinde işsizlikle mücadele araçlarının yanı sıra geri kalmış çalışma mevzuatlarının reformu ile iş gücü piyasalarının yeniden regülâsyonuna yönelik düzenlemeler mutlak suretle yer alacak.

Sonuç olarak, Avrupa ülkelerinin bir birine tutunarak ayakta kalma çabası ve tarihinin en büyük ekonomik durgunluk, işsizlik ve finansal krizinden çıkma mücadelesi 2012 yılının ikinci yarısında da devam edecek. Ancak, Fransa’da başlayan yeni politik tercihlerin ekonomik politikalara yansıması ve AB’nin göreceli ekonomik patronu Almanya’nın bu gelişmelere vereceği reaksiyon önemli. AB‘ni kurtarma operasyonunun finansörleri olan uluslararası finans ve yardım kuruluşlarının arkasındaki süper güç ABD’nin AB bölgesinde ki ani politika değişikliklerine izin vereceğine inanmak zor.

üstelik son birkaç yıldır ABD’nin başta Arap baharı, Ortadoğu, özellikle Suriye ve İran ile olan ilişkiler paralelinde oluşturmak istediği yenidünya düzeninde çin ve Rusya ya karşı AB’nin alacağı duruşa göre bu krizden çıkışın finansal altyapısının ve ekonominin rotasının şekilleneceği düşüncesindeyiz. Kısacası, AB’nin ekonomisinin geleceği bir nevi gelecekteki küresel ve bölgesel politik tercihlerine bağlıdır.

Prof. Dr. Ali Rıza BüYüKUSLU
1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    Alev Toker
    15 Temmuz 2012 17:42 -

    TEbrikler ederim

  • Site Haritası