Son Haberler

Avrupa Birliği`nde seçim sonrası hangi beklentiler hakim?

Borç krizinden çıkamayan AB’nin yeni gündemi “büyüme”. Avrupalıların tercihi hem ekonomik dar boğazı aşabilecek hem de finansal büyümeyi arttırabilecek liderin seçilmesi. Fransa ve Yunanistan seçimlerinden sonra Avrupa Birliği’nde yeni oluşumlar bekleniyor.

Avrupa Birliği 1950’lerden beri Gümrük Birliği, Ortak Pazar, ekonomik birlik, parasal birlik gibi aşamalardan geçti, coğrafi olarak genişledi (27 ülke) ve nihayetinde siyasi birliğe doğru ilerliyor.
AB içerisinde 7 ülke hem çok borçlu hem de bütçe açıkları oldukça yüksek. Ayrıca bu ülkelerde borçların vade yapısı, faizi, para birimi kompozisyonu, alacaklıların orijini bu ülkelerin oldukça aleyhine. Belçika, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Portekiz ve Slovenya yani tam yedi ülkede durgunluk hakim. Euro bölgesinde Borç/GDP oranı % 87.2 seviyesinde.

Avrupa Birliği’nin içerisinde bulunduğu krizin; finans, ticaret, borç, bütçe açığı, küresel sorunlar, çevre sorunları, enerji, gıda, yoksulluk gibi bileşenleri var. 2006 yılında ABD konut piyasasında başlayan, hemen akabinde finansal-reel sektör krizine dönüşen ve 2008 yılında da küreselleşen durgunluk, şu anda yaşanan krizin sadece bir kısmı olup tamamı değil. Şu andaki krizin daha önce eşine pek rastlanmadı.

AB’deki en önemli sorun; kurulan ekonomik ve parasal birlik olgusunun mali birliğe ya da transfer birliği haline dönüşememesi. Yani AB hala bir mali birlik değil. Dolayısıyla ülkelerin tercihlerinin homojenleşmemesi ve ortak bir kader birliği (dayanışma ruhu) yaratılamaması nedeniyle var olan parasal birlik optimal bir para birliğine dönüşemiyor. Daha çok merkez ülkeler, çevre ülkeleri “beceriksizlik ve tembellik” ile, karşı taraf ise “sömürücük” ile suçluyor. Bu gibi sorunları aşmak üzere 2010’da Lizbon Stratejisi ve Avrupa 2020 stratejileri oluşturuldu.

Almanya’da da büyüme durmuş gibi gözüküyor. Eğer Almanya’da büyüme durur ise kriz bir başka aşamaya geçecek demektir.

Avrupa büyümeye odaklandı
Borç krizinden çıkamayan AB’nin yeni gündemi “büyüme”. Geçen yıla kadar mali disiplinin önemine vurgu yapan liderlerden gelen mesajlar, giderek büyüme üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Mali disiplinden taviz vermeyen Almanya’nın söylemlerinde gevşeme sinyalleri var. Bakalım, Haziran ayının 28 ve 29’unda yapılması planlanan AB Zirvesinin şimdiden en önemli gündem maddesi haline gelen “büyüme” konusu, ne tür tartışmalara ve ayrışmalara yol açacak.

Avrupalıların tercihi hem ekonomik dar boğazı aşabilecek hem de finansal büyümeyi arttırabilecek liderlerden yanadır. Fransa ve Yunanistan seçimlerinden sonra Avrupa Birliği’nde şu senaryolar bekleniyor:

• çevre ülkeleri dışlayan Fransa-Almanya işbirliği zayıflayacak.
• Avrupa Birliği belli bir süre genişlemeye ara vermek zorunda kalacak,
• Almanya merkezli, kemer sıkma, devletleri küçültme politikalarının etkinliği azaltacak.
• Avrupa’nın krizden çıkış ya da olası yeni dalgalara karşı koyuş direnci esnekliği zayıflayacak.
• Bütçe disiplini yerine tüketimi artıran büyüme politikaları gündeme gelecek.
• İşsizlik azalacak ve ancak enflasyon artabilecek.
• Euro kısa vadede zayıflama belirtisi gösterse de uzun vadede toparlanacak.
• Daha genişlemeci para politikaları uygulanacak ve bu kapsamda zora düşen ülkelerin tahvillerini Avrupa Merkez Bankası satın alacak.
• Kemer sıkma politikalarının sıkıştırdığı Avrupa ekonomileri, orta vadede kısmen toparlanma sürecine girecek; çin, Rusya gibi cari fazlasına sahip gelişen ekonomilerden Euro Bölgesi’ne sermaye akışı hızlanacak.
• Kredi hacmi yeniden tırmanışa geçecek.
• 2012 yılı Haziran ayında planlanan AB Zirvesinin şimdiden en önemli gündem maddesi “büyüme” konusu. Hâlihazırdaki Avrupa 2020 stratejisi “Akıllı, Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Kapsayıcı Büyüme” kavramları üzerinde şekillenecek. Aksi taktirde Avrupa Birliği’nin dağılması kaçınılmaz hale gelecek.

Orhan öKMEN

JCR EURASIA RATING Başkan
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası