Son Haberler

Bankalarda hareket görmeyen paralar zaman aşımına kurban gitmemeli!

KEY hesaplarının hak sahiplerine ödenmesini sağlayarak vatandaşın hakkını, hukukunu koruyan hükümet; bankalarda uzun zaman hareket görmeyen paralar zaman aşımına uğramasını da engellemeli.

Herhangi bir sebeple kanunla belirlenmiş bir zaman içinde, bir sebeple hiç hareket görmemiş (sahibinin talimatıyla) paraların Merkez Bankası’na – Hazine’ye devredilmesi paranın malikleri ve paranın halihazırda bulunduğu finans kurumları açısından ne derece doğru?

1- Acaba bu paralar meblağı ne olursa olsun, bulunduğu yerden alınarak Hazine’nin olmak üzere devredilmeli midir?

2- Yoksa yine Hazine’ye devredilerek Hazine fonu olarak kullanılmasına müsaade edilmeli, ancak daha sonra maliki ortaya çıkınca Hazine’den tekrar alınmalı mı?

3- Bulunduğu finans kurumlarında kalarak faizleri veya karları eklenerek malikleri belirlenene kadar bu finans kurumlarının kullanılmasına müsaade edilmeli mi?

4- Bu finans kurumları ömrünü tamamlarsa yani bir sebeple kapanırsa sahibi uzun zaman tespit edilemeyen paralar Hazine’ye devredilmeli mi?

Aklımıza gelen bu sualler karşısında birçok cevaplar verilebilir. öncelikle şunu kabul etmemiz lazım ki; bu paranın bir sahibi vardır ve arızasız olarak buraya yatırılmıştır. Zira buraya yatırılırken yetkililerce incelenmiş (kara para mı, değil mi?) ve kabullenilmiştir. Bir başkasının bunu bir sebeple sahiplenmesi ne derece doğru. Bir kimse yatırmış olduğu, emanet ettiği (kullanılmasına müsaade ederek) parasının üzerine ekleme yapmadan veya almadan (bizzat) yıllarca bekletemez mi? Sen bu hareketleri 10 sene yapmadın, o halde bu para benim olur denilebilir mi? Bir başkasının parası üzerinde zaman aşımı olur mu? Bu para 10 sene içinde unutulmuş da, unutulmamış da olabilir. Bir baba hane halkı bilgisi dışında çocuğu için veya torunu için yeni doğduğu zaman yirmi beş yaşına gelince olmak üzere yüksek tahsilinden sonra sermaye olsun düşüncesiyle adına büyükçe bir meblağ yatırmış olsa ve kendisine de o sene zarfında tebliğ edilmek üzere sarih bir adresler bıraksa, bu paranın akıbeti ne olacak?

Yatıranın ani vefatı veya unutkanlığı sonucu para hedefinden sapacak mı? Paraya sahip olacak kişinin o sene dolmadan araştırma imkânı var mı? Onuncu sene, yirminci sene yapılan ilanlar bir işe yarar mı dersiniz! Para hangi zaman içinde olursa olsun sahibinin olmalı. Yatıran tarafından hareket sağlanmaması zaman aşımına sebep olmamalı. Devlet, tebaasını korumak ve kollamakla mükellefse onun maddi-manevi haklarını da korumakla mükellef olmalı.

1- Hazine, sahibini bulmak şartıyla hareketsiz saydığı bu paraları belirli bir müddet sonra daha da emniyete alabilmek düşüncesiyle “tüm hak ve vecibeleriyle” devralabilir, kullanabilir. Ancak hiçbir zaman asıl sahibini yok etme düşüncesi olmamalı. Akla şu sual gelemez mi, faizden korkarak Katılım Bankasına para yatıran bir kişinin parasına Hazine nasıl bir kar verebilecektir ki, hakkı zayi olmasın!

2- Bu paralar hangi finans kurumuna yatırılırsa orada kalmalımı? Para maliki yatırdığı finans kurumunu bilerek severek yatırır, onun vereceği kar’a zarar’a veya faize razı olur. Kişi bu finans kurumunun hal ve hareketinden hoşnut ve razıyken, paranın da yıllarca burada kalması ve o finans kurumunun bu parayı kullanması, muhafaza etmesi daha doğru değil mi! Ayrıca devlet, vatandaşının hak ve hukukunu buralarda da arayıp takip edip koruyabilir. Tehlikeye düştüğünü anladığı anda da el koyabilir ve o vatandaşının menfaati ne gerekiyorsa onu yapabilir. (Bir başka finans kurumuna devredebilir.)

Unutmak insanlık halidir. Bizler de bunu yaşadık. İşlerin çokluğundan olduğu gibi, tevellütten mütevellit de olabilir. Mesela vazifeli olduğumuz yıllarda her şube açılışında örnek olmak bakımından açtırdığımız hesaba yatırdığımız paraları yıllar sonra o şubede, bizi tanıyan bir personelin hatırlatmasıyla aldığımız veya başka bir şubedeki hesaba naklettiğimiz olmuştur. Bunları yazarken bile belki de bir başka şubede de yıllarını doldurmuş hesabımız vardır diye düşünebilmekteyim. Böyle bir durumu yaşayan kimse zaman aşımına razı olabilir mi?

Nitekim bir çok icra veya istimlak paraları bankalarda yıllarca düşük gelirlerle (daha evvel hiç de gelir getirmezdi) beklemiştir. Halen de beklemektedirler. Belki de sahiplerinin bir çoğu maalesef ölmüş olabildiği gibi, mirasçılarının çoğunun bu durumdan bilgileri olmayabilir. Kim bunlarla hak ve hukuk diyerek uğraşmaktadır. 1995 yılında yatırılmasına son verilmiş KEY (Konut Edindirme Yardımları) hesabına bakan olmuş mu, sahiplerine ödeme talimatları verilmiş midir? Taki mevcut hükümet vatandaşlarımızın hakları kalmasın düşüncesiyle talimat veren kanunu çıkarana kadar.

O halde şimdi bu düşüncelerle; hem hükümete hem de başlangıcı sağlayacak başta BDDK, Bankalar Birliği olmak üzere bazı kurumlara vazife düşüyor. Bu durum gerek ilgili olabilecek kurumlarca, gerekse sosyal toplum kuruluşlarınca dile getirilmeli. özellikle hak ve adalet üzerinde itina ile duran vatandaşın hakkını kuruşuna kadar koruma gayretinde olan bu hükümetin, bunu en güzel şekilde hallederek hak sahiplerinin paralarının zaman aşımına uğratılmayacağına inanıyoruz. Kaldı ki bugün teknolojinin bu kadar ilerlemiş ve kayıtlara her türlü bilgi alınırken (vatandaşlık numaraları vs) mutlaka uzun bir zaman hareket görmeyen hesapların ilgililerce de hatırlatılabileceği mümkündür. Zaman aşımına uğrayacak denen paranın meblağının çok büyük veya küçük olması neticeyi değiştirecek bir durum değildir.

Mehmet Zeki SAYIN

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası