Son Haberler

Bankalar rekabet kurallarına uymuyor mu?

Rekabet Kurulu, son 2 yılda en büyük iki cezayı bankacılık sektörüne kesti. Kesilen büyük tutarlı bu cezalar, “bankalar rekabet kurallarına uymuyor mu?” sorusunu akla getirdi.

Piyasa ekonomisinin temel dayanağı rekabettir. Rakiplere karşı üstünlük sağlamak amacıyla yürütülen faaliyetlerin bütünü olarak ifade edilen rekabetin bulunmadığı bir yerde gerçek bir piyasa ekonomisinden bahsetmek mümkün değildir. Rekabet, firmaları verimli olmaya, kaliteli ve düşük bedelle daha fazla ürün ve hizmet sunmaya yönelten en önemli araç olarak piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlar.

Bu nedenle tüm dünyada rekabeti sağlayacak ortam ve kurallara önem veriliyor, tekelleşme ve kartelleşmenin önüne geçilmeye çalışılıyor. Rekabet kuralları, günümüzde başta gelişmiş ülkeler olmak üzere hemen hemen dünyanın pek çok ülkesinde geçerli olan düzenlemeler arasında ön sıralarda yer alıyor. İş dünyasında faaliyet gösteren şirketler, rekabet kurallarına dikkat ederek, cezai yaptırımlarla karşılaşmak istemiyor.

ülkemizde de Anayasamıza göre piyasaların sağlıklı işlemesi için gerekli tedbirleri alma ve tekel oluşmasını önleme görevi devletin en önemli görevleri arasında. Rekabetin önlenmesine ilişkin yasal düzenleme 1994 yılında yapıldı, 1997 yılında da Rekabet Kurumu faaliyete geçti. Rekabet Kurumu, mal ve hizmet piyasalardaki rekabeti sağlamak, korumak ve geliştirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Kurum bünyesinde Rekabet Kurulu da yer alıyor. Rekabet ihlallerinde Rekabet Kurulu tarafından idari para cezası uygulanıyor.

Rekabet Kurulu, son iki yılda en büyük iki cezayı bankacılık sektörüne kesti. Rekabetin en yoğun olduğu sektör olarak bilinen bankacılık sektöründe faaliyet gösteren birçok bankaya Rekabet Kurulu tarafından kesilen büyük tutarlı bu cezalar, “bankalar rekabet kurallarına uymuyor mu?” sorusunu akla getirdi.

Bu cezalardan ilki 2011 yılında verilen cezaydı. Rekabet Kurulu, bankaların maaş promosyonları konusunda aralarında centilmenlik anlaşması yaparak rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle 7 bankaya toplam 72 milyon TL tutarında idari para cezası verdi. 2009 yılında başlatılan ve 2010 yılında banka temsilcilerinin sözlü savunmalarının alınmasıyla devam eden süreçte verilen bu cezalar, bankaların beklediği cezalardan daha düşük olduğu için büyük bir itirazla karşılanmadı ve bankalar bu cezaları ödedi.

Rekabet Kurulu tarafından bankalara ikinci büyük ceza Mart 2013’de verildi. Kredi kartı ihraç eden bankaların kredi kartı alışveriş ve gecikme faizi oranlarını da kapsayacak şekilde faiz oranlarını anlaşarak belirlediği iddiaları üzerine 2011 yılında başlatılan ve yaklaşık 5 yıllık dönemi kapsayan soruşturma sonucunda Rekabet Kurulu 12 bankaya yaklaşık 1.1 milyar TL idari para cezası verdi.

Bankaların 2011 yılı sonu gayri safi gelirlerinin yüzde 0.3‘ü ile yüzde 1.5‘i arasındaki bu ceza, Rekabet Kurulu tarafından bankacılık sektörüne yönelik bu güne kadar uygulanan en yüksek ceza oldu.
Bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında rekabeti ihlal ettiğine ilişkin bu karara yönelik bankalardan yüksek sesle itirazlar yükseldi. Bankaların rekabete en açık ve en şeffaf sektör olarak bu cezaları hak etmediği, Rekabet Kurulu’nun bankacılık sektörünün yapısını dikkate almadan karar verdiği ifade edildi. Bu nedenle cezayı alan bankalar tarafından yargı yoluna başvuruldu ve kararın düzeltilmesi talep ediliyor.

Gerçekten de son yıllarda yapılan düzenlemeler ile BDDK‘nın yakın gözetim ve denetimi sayesinde bankacılığın en fazla kayıt altındaki sektör olduğunu ve geçmiş dönemlere göre daha şeffaf bir hale geldiğini belirtmek yanlış olmayacak. Bu durum bankalar arasındaki rekabeti de giderek artırdı. Bankalar rekabette öne geçmek için teknolojik yeniliklere önem veriyorlar ve büyük yatırımlar yapıyorlar.

Bu nedenle bankaların aldığı rekabeti ihlal cezalarını şaşırtıcı olarak değerlendirmek mümkün. özellikle mevduat ve kredi fiyatlamalarında büyük rekabetin yaşandığı bir sektörde, rekabetin ihlal edildiğine inanmak güç geliyor. Fakat, rekabet ihlaline yönelik bankalar arasında çeşitli yazışmalara ulaşıldığı ifade ediliyor.

Yapılan açıklamalara bakıldığında bazı banka yöneticilerinin rekabet kuralları konusunda yeterli farkındalığının bulunmadığı görülüyor. Bu da bankaları rekabet cezalarıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu nedenle rekabet kurallarının bankalar tarafından daha iyi bilinmesi, yorumlanması ve uygulanması gerekiyor.

Verilen bu cezalar Bankaların konuya olan yaklaşımlarını oldukça değiştirdi ve dersler almalarını sağladı. Bankalar, rekabet ihlali olarak değerlendirilebilecek eylemlerden korunmak için önlemler almaya, çalışanları bilgilendirmeye yöneldi. Bankaların, rekabet mevzuatına göre durumlarını değerlendirmeleri ve ihlale neden olabilecek işlemlerden kaçınmalarını sağlayacak rekabet uyum programı oluşturmaları zorunluluk haline geldi.

Bankalara duyulan güven ve itibarı azaltacak bu tür eylemlerden bankaların uzak durması ve hassas davranması kadar, Rekabet Kurulu’nun da özel düzenlemeleri olan, çok sayıda kamu kurumu tarafından denetlenen, yoğun rekabetin yaşandığı bankacılık sektörünün özelliklerini iyi analiz ederek ve BDDK ile yakın işbirliği geliştirerek karar vermesinin faydalı olacağını belirtmek gerekiyor.

Gürdoğan Yurtsever
SMMM, CFE, CRMA
Türkiye İç Denetim Enstitüsü
Başkan Yardımcısı

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası